::Vedalar::
|
Görmesem de onları ,tutamasam da ellerini bildim ki hep yanımdalar... onlar da hep bildiler yanlarında olduğumu.Gözümün, ruhumun gördüğü her güzelliğe onlar için de
baktım.Onlar için de kokladım en güzel çiçekleri ve
yağmuru,toprağı... Sevinçlerimde, gözlerim parıldadığında
''merhaba''dedik-lerim için de sevinçler taştı yüreğimden... |
Ayrılırken
''hoşçakal''diyeceğim hiç kimseyi istemiyorum
yaşamımda.Ya da ''allahaısmarladık''
sevmiyorum bu vedaları... Ben
''merhaba''nın o sıcak ve yalın samimiyetini sevdim
hep,giderken de ,gidenlere de ''merhaba'' dedim yüreğimden.Ben gibi
olanlara ,can kokusu taşıyanlara söyledim bu sözü... Görmesem
de onları ,tutamasam da ellerini bildim ki hep yanımdalar...onlar
da hep bildiler yanlarında olduğumu.Gözümün,ruhumun gördüğü
her güzelliğe onlar için de baktım.Onlar için de kokladım en
güzel çiçekleri ve yağmuru,toprağı... Sevinçlerimde,gözlerim
parıldadığında ''merhaba''dediklerim için de sevinçler
taştı yüreğimden... Ben
onlarla ''var''olmanın o hassas çizgisini duyumsadım
derinlerimde... Acı
anlarında hemen yanıbaşlarında olamadım belki ama
onlar hep bildiler yüreğimi yüreklerine
dayadığımı.Hiç inkar etmediler bunu ve hep hissettiler... Kocaman
boşlukların içinde kaybolup gitmek istediğimde ise bunu
sezdiler ve sımsıkı tuttular elimi
sevgiyle,karşılıksız... Yaşamın
arsız ve cimri ellerini boğazımda bulduğum her zaman beni
nefessiz kalmaktan yine ''merhaba''dediklerim kurtardılar... Onlara
hep sevgi ile sarıldım bir çocuğu öper gibi öptüm,bir bilgenin
öpülesi ellerine duyduğum saygı ile sarıldım onların
sevgilerine.Zaman zaman kırıp incittim belki...patlama
noktalarımda sadece onlara patlayabilirdim.Başka kim anlayabilirdi
ki beni... Çoğu
zaman çekip gitmeler yaşadığım o sonsuz boşlukta
yine onların yankılanan sesleri ile döndüm gerçeklere.Gerçeklerin
acı ve boğan ellerine yine onların sihirli sesleri ile katlandım.. Ben
kaldıysam eğer onlar içindir... Oysa
valizlerim hep hazırdı yüreğimin
içinde...taşıyamayacağım kadar ağır
olmadılar hiç. Kimbilir
ya da daha rahat taşıyabilmek için ben böldüm onları
parçalara... Bunu
hiç bilemedim. Cehennem
acılarının içinde kıvrandığım
zamanlarım da oldu elbet... ''kurtarın
beni'' diye bağırmadım hiç... ''merhaba''dediklerim
sesimi nerede olursam olayım hep duydular... Ben
onlara hep tutkuyla sarıldım,hiç çıkartmadım
aklımdan varlıklarının ne denli güzel
olduğunu...''iyi ki varsın'' diyebilmenin o büyülü
söylenirliliğini paylaştım onlarla... Karmaşalarımda
,çelişkilerimde,kıskançlıklarımda derinlerimde hep
''sevgi''olduğunu bildiler ben bunu onlara hiç söylemedim. Değişimlerimde
hep denizleri ''merhaba''ları ile boyadım çılgın
renklere...koyu,karanlık,puslu günler yine
onların''merhaba''larında aydınlandı boydan boya... Ben
onları tutku ile sevdim... Benim
tutkularım ''istiyorum'' demeyi hiç bilemediler... Hiç
korkutucu ve yıpratıcı olmadılar... Çıldırmanın
kıyılarına geldiğim o alev rengi düşlerin içinden
ben hep dostun ''merhaba''sının renginde buldum doyumsuz
sıcaklığın huzurunu,hayatın ve sevgilerin çok da
korkunç olmadığını... Tutkularımın
kafesleri hiç olmadı... Zincirlere
hiç vurulmadı... Ama
Van Gogh gibi ona aşık olan kadına kulağını
kesip armağan edecek kadar tutkulu bir aşka şahit
olmadım. Buna
deli tutku diyorum,çılgın aşk... ''merhaba''
dediğim her can için yüreğimin bir parçasını kesip
verebilirim... Hayatın
içinde zehirli bir sarmaşık gibi var olan bütün kötülükleri sevgi
ile yenmek bütün çabam... Dışarısı
güneş kokuyor ve ben neyi istediğimi biliyorum... Istediklerimle
arama engeller girsin istemiyorum... Sadece... ''Merhaba''
istiyorum... onun
bir okyanus olduğunu ...onda sığlığın
zavallı yalnızlığı olmadığını biliyorum. ''Merhaba''
istiyorum....... Dışarısı
çiçek,yağmur kokuyor...onlar
sevdiklerim,özlediklerim,beklediklerim...her gün yeniden,yeniden
''merhaba''demek istediklerim. MERHABA.... |
Geri:: |
Ó2002