::Oysa
Diye Basliyorsa Bir Yazi::
|
Bir ikilem içerisinde zaman hızla geçiyor. İki farklı yüreğe yön
vermeye çalışıyoruz.
Bir filmde oynayan iki farklı karekteri canlandıran bir
aktör gibi. |
OYSA DİYE BAŞLIYORSA BİR YAZI Oysa diye
başlıyorsa bir yazı, bilmek gerekir ki içinde yaşanan
olayların, üzülen ve yanan bir yüreğin, küllenmiş bir
sevdanın izleri vardır.
Dökülen göz yaşlarının akıp gitmek için kendine
yeni bir yol aradığı günlerdir. Mide spazmlarının sıklaştığı
. İnsanın kalbine söz
geçiremediği düşüncelerinin karışık ve dumanlı
olduğu günlerdir. Oysa neler
yapılmazdı ki yaşanan o günlere tekrar dönme imkanı
olsaydı elimizde, geçmişi değiştirmek için neler
yapmazdık. Nelerden ödün
vermezdik yaptığımız hataları düzeltmek için,
söylemeye cesaret edemediğimiz o sevgi sözcüklerini bu defa yürekten
dolu dolu söylemezmiydik. Onun
mutluluğu için göze alamadığımız şeyleri bu
defa seve seve yerine getirmezmiydik. Oysa hiç
dönmezdik hataları kendimizde değil onda
aradığımız günlere, Bir gurur uğruna sarf
edilmiş, belki de bir anlık asabiyetle söylenmiş o
iğneleyici zehirli sözleri bir daha söylermiydik. Bilseydik gelecekte
yaptıklarımızdan, söylediklerimizden pişmanlık
duyacağımızı asla söylemezdik. Hani hepimiz pembe hayaller kurardık. Mutluluk gemisine binip, Sevgi
limanından birlikte yelken açardık Sevda ülkesine doğru sonra
her zor anında yanında olacağımıza dair yeminler
etmezmiydik. Hani gözlerimiz
birbirine dalacak, deniz, kuşlar ve tüm sevdalılar bize imrenecekti
ve biz her gece elele tutuşup mehtaba yürüyecekdik. Aşkın, kitabında yeni yeni
sayfalar açarak, içine delice büyüyen sevdamızdan yazacaktık. Şimdi
ise dertler sıralıdır, yükü her defasında acı dolu
bir kervan gibi, Birini düzeltirken çiban başı gibi bir yenisi
çıkıyor. Ne siz isterdiniz
böyle olmasını, nede o ama yanlış
anlaşılmaların sonucu yada yanlış frekanslarda
konuşmalardan olsa gerek bu kırgınlığın nedeni,
Ama her ilişkide yaşanır böyle durumlar önemli olan karşındakini
suçlamak değil, hatalı aramak değil içine düştüğünüz
bu kırgınlık anında nasıl bir yol
izlediğinizdir. Ayla
yıldızda küser zaman zaman onun için görmek zor olur bazı
gecelerde gökyüzünde onları. Ama
bir bakarsınız yeni bir gecede birlikte parlarlar. Dengeler değişiyor galiba
iklimler gibi yüreğimizde, duyguların anlaşılmayan bir
karmaşıklığı var.
Belki de üzerine yıllardır set çekmeye
çalıştığımız öfkelerimiz, riyalarımız
ve nefretlerimiz kin kusmaya başladı . Bir ikilem
içerisinde zaman hızla geçiyor.
İki farklı yüreğe yön vermeye
çalışıyoruz. Bir
filmde oynayan iki farklı karekteri canlandıran bir aktör gibi. Bir tarafta sevdalı, umut
dağıtan acıları paylaşan sevgi taciri bir rolü
canlandırırken. Diğer
tarafta ; yanlış anlaşılan, dikbaşlı ,
katı kuralları ile hayata hep kendi penceresinden bakan uslanmaz ve
uzlaşmaz bir rolü oynuyorsunuz hem de doğruları
yaptığınıza inanarak Gururunuzu
yenip doğruları söylemediğiniz o günlerde bir de
bakmışsınız sevdiğiniz aşk
kanatlanmış ve uçmuş elinizden. Gözyaşlarının bile fayda etmediği günler
gelmiş, belki de aşk artık kendine yeni bir yürek aramaya
başlamıştır bile.
Unutmamak gerekir ki insanoğlu yıllardır aklı ile
kalbi arasında çelişkili bir yaşam sürdürmüştür. Ama bir gün gelir aşk ağır
basar ve dönmek istersiniz o mutlu günlere fakat buna cesaretiniz
olmadığı içinde çektiğiniz acılardan bir nebze olsun
kurtulmak umuduyla alıp başınızı kaçmak istersiniz
bilmediğiniz hep o yabancı şehirlere, Hiç dönmemek
üzere bir yolculuğa çıkarsınız. Yol boyunca başınızı otobüsün camına
dayayıp, geçmişi sorgular durursunuz. Gözleriniz eski günlerin hayaline dalar onu ilk kez seviyorum
dediğiniz günler canlanır gözünüzde, onu bir kerecik görmek için
gösterdiğiniz çabalar gelir aklınıza, siz ne kadar kaçmak,
kurtulmak isteseniz de bu duygulardan, gördüğünüz her şey
artık o olarak çıkar karşınıza. Onun sevdiği bir çiçek görür, büyük
bir özlemle koklarsınız ve her kokladığınızda
teninin kokusu gelir aklınıza, derken bir ağaç görürsünüz
altında beraber oturduğunuz ağaca benzeyen. Dizlerine yatıp saçlarını
okşadığınız günler gelir aklınıza, sonra o
taş kaldırımlarda her attığınız adımda
sevgilim... der döner bir şey
söylemek istersiniz ama artık o yoktur yanınızda. Ve onsuz yürüyemezsiniz hayatın bu
zor girdaplarında, Bir de
bakarsınız ki o kaçmaya çalıştığınız
aşk yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmuş. Her Nefes alışınızda
içinize dolmaya başlamıştır bile . Artık
anlarsınız yalnızca kendinizi
kandırdığınızı ve içinizdeki gerçek sevgiyi bir
yere kadar saklayabildiğinizi.
Oda oysa dediğiniz ana kadar.
Sizin için ne
mekan değişikliği fayda sağlar ne de zaman, çünkü her
mekanda da her zamanda da artık aşk için çarpıyordur
yüreğiniz, ve o bir türlü yürekten SENİ SEVİYORUM diye
söylemeyi beceremediğiniz Sevgili için atıyordur. Söylenmeyen bir çift yürekli sözün
insanın başına neler açabileceğini artık çok daha
iyi anlıyorsunuz. Şimdi
tek söyleyebileceğim üzgünüm demek, sana doğru kelimeleri
doğru zamanda söyleyebilseydim.
Şimdi benim olurdun dememek için henüz geç değil. Aşk Elinizden Uçmadan Önce, Boynuna
Eğilip sevgilinin SENİ SEVİYORUM Diye
Fısıldayın Kulağına. Ve Aşk Elinizdeyken Değer Verin Ona . Doğan
ORMANKIRAN 21.05.2001 |
Geri:: |
Ó2001