::Mechul
Nefer::
|
Bu defa,
"Peki onun kim oldugunu bilen var mi" diye bir soru sorar. Herkes birbirine bakar ama o neferi
taniyan yoktur. |
Yöre ahalisi,
düsmanin ele geçirdigi kaleyi yeniden almak için kumandanlari önderliginde
hücuma geçerler ama kale bir türlü düsmez. Kumandana göre
kalenin fethi için yapilacak bir is vardir: Askerlerden
biri hizla surdaki gediklerden atlayip içeri girecek, kapi önündeki
nöbetçileri bertaraf edip sürgüleri açacaktir. Böylece askerler içeriye girecek ve zaten askeri gücü zayif
olan kaleyi kisa sürede tekrar ele geçireceklerdir. Görev çok
tehlikelidir ve üstlenenin ölme ihtimali de çok çok yüksektir. Kumandan
askerlerine durumu anlatir ve içlerinde bu ise bir gönüllü olup olmadigini
sorar. Kimsede çit
yoktur, herkes önüne bakmaktadir. Ee, bu tür bir
görev de zorla verilmez ki! Ertesi gün yine
kaleyi toplarla dövmeye baslarlar.
Birden yüzü gözü sarili birisi, açilan gediklerden hizla ve ok yagmuru
altinda, kalenin içine dogru süzülür.
Birkaç saniye içinde de kale kapisi ardina kadar açilir. Asker içeri
girer ve kisa sürede kaleyi düsmandan teslim alirlar. Kumandan
askerlerini sayar. Zayiat
yoktur. Demek ki kale kapisini açan o
meçhul asker de sagdir. Askerlerini
toplar ve "Dünkü taarruz esnasinda kapiyi açan asker öne çiksin. Onu hakettigi sekilde ödüllendirmek
istiyorum" der. Kimsecikler
çikmaz. Kumandan yalvarir bir üslupla
ricasini yineler ama yine kimse ortaya çikmaz. Bu defa,
"Peki onun kim oldugunu bilen var mi" diye bir soru sorar. Herkes birbirine bakar ama o neferi
taniyan yoktur. Sonunda
Kumandan "Eger bu kisi Allah'i ve Peygamberi seviyorsa, gece el ayak
çekildikten sonra çadirima gelip kendisini tanitsin" der ve toplantiyi
bitirir. Ertesi gece
yarisinda, sadece gözleri açikta birakan bir kar maskesiyle, meçhul nefer
çadira girer. "Dinle
Kumandanim" der, "Eger Allah'in ve Peygamberin adiyla and
vermeseydin, yemin olsun buraya gelmezdim.
Yahu sen illa da beni desifre edip onun bunun övgüleri ve hayran
bakislariyla havaya sokup nefsime zebun olmami, üç kurusluk sevabim varsa onu
da berhava etmemi mi istiyorsun? Ben
yaptigim isi gösteris ya da senden ödül almak için yapmadim ki! Ben Allah rizasi için yaptim. Izin ver; bu sevabima leke sürmeyeyim
Kumandan!" Bu tablo
karsisinda gözleri yasaran Kumandan "Tamam, gidebilirsin" der ve o
kisi de ondan sonra hep meçhul nefer olarak anilir. Samimiyeti dualara konu
olur. |
Geri:: |
Ó2001