::Ikı Ask Hikayesi::

 

 

."Orada ikinci

kez nisanlandik.

Bu nisan, ben

yasadikça bozulmayacak."

diyordu...

Ask söz konusu olunca hep kadinlar gelir akla.Benim aklima ise iki erkek geldi ve onlarin asklarini anlatmak istedim size.

 

Bu erkeklerden biri Süha YILDIZ.Her gün ekrana çikmadigindan, gazete ve dergilerde her daim yayinlanmadigindan tanimiyor olabilirsiniz , ama o bir opera sanatçisi.  Belki iki yil önce kaybettigimiz soprano Zehra YILDIZ'in esi dersem, hatirliyor olabilirsiniz.

Daha önce bilenler biliyormus, bilmeyenler ise Zehra YILDIZ'i kaybedince ögrendiler onlarin birbirlerini ne çok sevdiklerini,iliskilerinin "Zehra ile Süha masalina dönüstügünü...

 

Genç bir sanatçi, hayatinin en parlak, en güzel döneminde, hiçbir seyi yokken, ani bir beyin kanamasi sonucunda ölüp gitti.Taniyan tanimayan üzüldük.  Hem genç yasta öldügü için, hem sayisi az olan yetenekli bir sanatçiyi kaybettigimiz için.Yakinlarinin acisi ise bir baskaydi.Yine de ölenle ölünmezdi.  Biricik esi Süha Yildiz ölenle ölmedi, ama Zehra'yi hayatindan silmedi.  Hayatina kaldigi yerden, onun biraktigi gibi ve sanki o yasiyormus gibi devam etti.  Ediyor da...

 

Evdeki esyalar ve örtüler Zehra Yildiz'in kendi zevkine göre aldigi, çeyiz olarak getirdigi seylerdi.  Sunlari anlatmisti:"

Zehra'cigim Almanya'dan, üzerinde iki böcek ve çig damlaciklari olan beyaz organze güller almis.  Kendisinin getirmesi nasip olmadi ama güller yatagimizin üstünde duruyor.  Bir de sapkasi ve öldügünde kestigim bir tutam saçi.

 

Onlari her aksam komodinin üzerine aliyor, sabah tekrar yataga yerlestiriyorum.Her gece yatarken rüyama gelmesi için dua ediyorum."

 

O günlerde hayatinda baska bir kadina yer vermemekte çok kararliydi.

Bugün de öyle.  O gün sunlari söylüyordu:"Yeni bir birlikteligi asla düsünmem.Ask bir defa yasanir.  Baska birini severseniz, eski askinizi sevmiyorsunuz demektir.Hem zaten asigim ben.  Insan iki kisiyi sevemez ki.Ben karimi seviyorum.  Bildigim bir sey var, hayatimda baska kadin olmayacak."

 

Kendi alyansinin yaninda, küçük parmaginda tasiyor karisinin alyansini.

Almanya'daki hastane odasindaki doktor, tibben artik yasamayan, baglandigi makine sayesinde soluk alan sevgili esinin parmagindaki yüzügü almasini istemis.  Bunu yapamamis, yüzügü çikaran doktordan kendi parmagina takmasini istemis."Orada ikinci kez nisanlandik.

Bu nisan, ben yasadikça bozulmayacak."diyordu...

 

Diger erkek Ebubekir Parlak.Sivas'ta yasiyor, 74 yasinda.

Karisi Ayse'si böbreklerinden rahatsizmis.  Sivas Numune Hastanesi'ne yatirmis.Orada ameliyat olmus.  Ameliyattan sonra kendisinden bir yudum su istemis.

Dört dönmüs hastane içinde Ebubekir Parlak.Bir bardak su bulamamis.

Disariya kosmus, bakkal,market aramis ve suyu alip geri dönmüs.

Ama yetisememis...Meger son arzusuymus bir bardak su Ayse'sinin.

Döndügünde esini ölmüs bulmus.  Bir bardak suyu içemeden ölmüs karisi...Hayat arkadasina çok sevdigi esine son istegi olan bir bardak suyu yetistiremeyen Ebubekir bey bu olayin üzüntüsünü hafifletebilmek için o gün bugündür seyyar bir arabada Sivas'in en güzel kaynak sularini bidon ve pet siselere doldurarak hastanede hastalara bedava dagitiyor.Yasarken asik miydi, askin ne oldugunu biliyormuydu, bilmiyorum ama,bildigim bunun adi gerçek ask...

 

 

Geri::

Ana Sayfa::

 

 

 

 

 

Ó2001

Hosted by www.Geocities.ws

1