::Hatira::
|
Yasiyor
musun? Gerçek misin? Yoksa yillardir hayalini kurdugum en güzel
düs müsün? Bir melek misin yoksa
bir hayal ürünü müsün? Içimdeki boslugu
doldurmak için uydurdugum bir sey misin?
Acilarimi dindirmek için?
Dinleyecek zamani nereden buldun?
Nasil anlayabildin? |
Aileden en yakinda yasayan ben oldugum
için, yaslilar bakimevinden ilk beni aradilar. Büyükbabamin durumu pek iyi degildi. Hemen oraya gitmeliydim.
Elini tutmaktan baska yapacak bir sey kalmamisti. Büyükbabacigim, seni seviyorum. Hep yanimda oldugun için sana tesekkür
ediyorum. Ve sessizce biraktim elini. Anilar... anilar... haftanin alti
günü çok sevdigi hayvanlarina seve seve bakan eski mavi gömlegi ve tulumu
içindeki çiftçi... sicak yaz
günlerinde vagonlardan saman balyalarini indiren, topragi süren, misir ve
fasulye ekip, sonbaharda ürün toplayan...
her zaman gündogumundan, günbatimina kadar çalisan. Hayatta kalabilmek için çalisan, çalisan,
çalisan. Fakat Pazar günleri, sabah saatlerinde
günlük isler yapildiktan sonra, gri takimini giyer ve sapkasini takardi. Büyükannem ise, sarap rengi elbisesini
giyer, fildisi boncuklarini takar ve birlikte kiliseye giderlerdi. Büyükannem ve büyükbabam çok sakin,
huzurlu ve duygularini pek belli etmeyen insanlardi, sadece her gün yapmalari
gereken isleri yaparlardi. O benim
büyükbabamdi tam 35 yil. Onu bir
baska rolü üstlenmis olarak kabullenmem zor zordu. Hemsire, büyükbabamin esyalarini bir an
önce odadan çikarmam gerektigini söylerken benden özür diledi. Çok uzun sürmeyecekti bu is, çünkü çok fazla
esyasi yoktu. Onu basucundaki
komodinin üst çekmecesinde buldum. El
yapimi eski bir sevgililer günü kartina benziyordu. Bir zamanlar rengi kirmizi olan kagit solup, pembeye
dönüsmüstü. Kalp seklindeki kartin
ortasina yapistirilmis beyaz bir kagit vardi. Üzerinde, büyükannemin el yazisiyla sunlar yaziliydi: HARRIETTAN LEEYE Sevgilerimle, 14 Subat 1895 Yasiyor musun? Gerçek misin? Yoksa yillardir hayalini kurdugum en güzel düs müsün? Bir melek misin yoksa bir hayal ürünü
müsün? Içimdeki boslugu doldurmak
için uydurdugum bir sey misin?
Acilarimi dindirmek için?
Dinleyecek zamani nereden buldun?
Nasil anlayabildin? Yüregim kan aglarken beni
güldürdün. Bir adim bile atamayacak
durumdayken beni dansa götürdün.
Ölmek üzereyken kendime yeni hedefler belirlememe yardim ettin. Bana çiçeklerin üzerindeki çiyleri
gösterdiginde, sanki bir sürü elmasim oldu.
Bana yabani çiçekler getirdiginde, sanki orkidelerim oldu. Bana sarkilar söylediginde, sanki melekler
söyledi bu sarkilari. Elimi tuttugun
zaman seni tüm varligimla sevdim.
Bana bir yüzük verdi ve senin oldum.
Senin oldum ve her deneyimi seninle yasadim. Karti okurken yanaklarimdan gözyaslari
süzülüyordu. Çok iyi tanidigim bu
çifti gözlerimde canlandirdim.
Büyükannenizi ve büyükbabanizi farkli bir rolde gözünüzde
canlandirmaniz çok güçtür. Okudugum
sey çok güzel ve kutsaldi. Büyükbabam
onca yil saklamisti bu karti. Simdi
bu kart, ailemin en degerli parçasi olarak tuvalet aynamin üzerinde asili
duruyor. Elaine Reese |
Geri:: |
Ó2001