|
Aysegül
Engin 'in ' Bir Çocuk Oyunu ' adli yazisindan esinlenilmistir...
BiR
MASAL.....
Hani ucsuz
bucaksiz diyarlar varmis, krallarin yasadigi, peri masallarinin
anlatildigi...Hani hep asklar sonsuza kadar mutlu yasanir, kurbaga prensler
bir öpücükle, tekrar prense dönüsür, uyuyan güzeller o öpücükle
uyanirmis...
Masallar hep
-pire berber iken, deve tellal iken- diye baslarmis...Kötü kalpli cadilar
hep yenilir, iyi kalpli prensesler, hep sonsuza kadar mutlu kalirmis..iste
o diyarlarin birinde, bir güzel prenses yasarmis....
Ama bu diyar
sizin bildiginiz diyarlardan biraz farkliymis..
Dereler, civciv
sarisi akar, gökyüzünden günes pembe dogar, agaclar mor yaprak
acarmis..Niye sasirdiniz? Durun bir
düsünün, sasirmadan önce...
Eger o diyarda
yasasaydiniz mor agaclara alissaydiniz, yesil yapraklara sasmayacak
miydiniz? Neyse...biz masalimiza,
güzel prensesimize dönelim...
Bu diyar biraz
baskaymis, dedik ya..Güzellik anlayisi da baskaymis....
Güzel prensesin
al al elma yanaklari, sirma misir puskulu saclari, mavi deniz gözleri
yokmus...Cünkü o diyarda deniz kirmizi, elma siyah, misir da gece gibi
bembeyazmis...Evet o diyarda geceler beyazmis..Gündüzler gri....
niye sastiniz
yine?...her sey sizin dünyanizin rengi gibi olacak diye bir kaidemi var bu
kainatta...Elma illa kirmizi iken mi güzeldir yani, günes pembe pembe
dogamaz mi?
Hic pembe dogan
günes gördünüz mü ki? güzel mi,
cirkin mi ?
Nereden
bileceksiniz...?Hem zaten o diyarda, güzellik anlayisi baskaymis, Çirkinlik
anlayisi baska...Geceleri de beyazmis...Bir de, o diyarda geceleri
uyunmazmis...
Zaten gece
demezlermis beyaz güne, o diyarda yasayanlar...geceyi
bilmezlermis...Gecenin adi beyaz, gündüzün adi griymis...
Yani o diyar,
bizim diyarlardan çok farkli imis...
iste o diyarda
bir gün... Güzel prenses, bir
prense asik olmus....Ask bu ..hangi diyarda olsa ayniymis...O diyarda
,zaten bilinen tek duygu askmis...
O diyar
duygusuzlarin yasadigi diyarmis..Nefret yokmus, ihtiraz yokmus, arzu
yokmus, umut yokmus....Tek bilinen duygu askmis...
simdi arzusuz, ihtirassiz,
nefretsiz ask mi olacak diyeceksiniz?, biliyorum..O diyarda varmis... tüm diyarlar sizin bildiginiz diyarlara
benzeyecek degil ya..Tüm asklar, sizin yasadiginiz aska benziyor mu sanki?
Her ask ta ayni
duygulari yakalayabildiniz mi ki?
Bu diyarin
duygulari olmadigi gibi ,yesil cayirlari, mavi gökleri, berrak akan
nehirleri de yokmus...Her sey bir garipmis..Gariplik kime, neye göre
belirlenirse?...iste bu diyarda bir gün...Garip bir sey olmus..Gökten
parlak bir cisim, bu diyarin mavi topraklarina konmus...içinden 5 afacan
inmis...isimleri, D,U,N,Y ve A mis....
Onlari ilk
prenses görmüs..Ama hic korkmamis..D 'bak, bizden korkmadi' demis A ya...A
'bu diyar da duygu yok, dolayisi ile korku da yok...Nasil korksun?'
demis...O sirada onlari dinleyen Y 'Ama ask var...' demis... Çünkü prensesin gözlerini görmüs....A
atilmis, 'asksiz diyar olur mu?' diye kizarak...
Cünkü evren
derslerinden biliyormus, asksiz evren yokmus...
Sonra 5 afacan
etrafa bakmis...Renkleri begenmemis....
Gökleri mavi
yapmis, cimeni yesil, bulutlara beyaz kalmis, lacivertti deniz
kapmis....Simdi güzel oldu demis N...Sonra o parlak gemilerine
binmisler..tam kalkerken geceyi ,gündüzü unuttuk demisler...
Ellerinde biraz
siyah, biraz beyaz kalmis..
Siyahi geceye ,
beyazi gündüze uygun görmüsler...sonra tekrar gemilerine binmisler..Diyarin
üstüne isimlerini kazimayi unutmamis, 5 afacan gitmeden önce acele
ile..D,U,N,Y,A diye...Uzaktan DUNYA ya bakan A haykirmis' duygulari unuttuk
yine'...Kosmus duygu kutusunu almis..Geminin penceresinden savurmus..Acilan
duygu kutusundan Dünya ya, ihtiras, arzu, sevgi, nefret yagmis...Tüm
duygular bitince A pencereyi kapatmis...Kutuyu koltugun üzerine atmis...5
afacan sonra oyuna, gemileri de uzayin derinliklerine dalmis...
Uzun zaman sonra
N bagirmis..Duygu kutusunu göstererek..
'aaaaaa, bakin
umut un yarisi duygu kutusuna sikisip kalmis!!!'diye....O gün, bu gündür
iste,Umut Dünya da bir varmis, bir yokmus...
SEVGiLERiMLE.....
Özen KIRAÇ......
20.05.2001
|