::Bekerlara Ithafen::
|
Ozgurlugun heyecan veren o ince kokusunu duyumsamis bu bekârlar
icin, bunlar 'ilginc' bir kisiye rastladiklarinda veya yapacak farkli bir sey
bulduklarinda ortadan kalkacak olan gecici bunalimlardir... Benim bu yazima ragmen hâlâ yalniz olma
durumunu bir trajedi olarak algilayanlara, fazla iddiali, hirsli
olmamalarini, onlerine ilk cikani yakalayip 'gereklilikten' evliler kismina
gecmelerini tavsiye edebilirim ancak...
Iyi sanslar!.. |
Bekârlara
ithafen... Belki de yalniz bir kadin oldugum ve bu durumdan
oldukca memnun bir sekilde yasadigim ve hatta yalniz olmaktan mutluluk bile
duydugum veya en azindan bir birliktelik yasamak icin buna degecek bir
seylerin soz konusu olmasi gerektigi konusunda inancli oldugumdan olsa gerek,
bircok insanin, ozellikle de kadinlarin yalniz kalmaktan korkmalari beni
sasirtiyor!.. Yalniz olmak, dunyanin sonu degildir.. gercekten! Bunu soylerken, yalniz olmanin pek cok avantaji oldugundan dem
vurmayacagim: istedigin saatte, istedigin kisiyle uyuyup uyanmak; canin
istediginde caninin istedigini yemek; kimseye bir aciklama yapmak zorunda
kalmaksizin cikip iki gun sonra geri donmek; bir anda iki kisiye birden âsik
olmak; son kurusuna kadar olan hatta olmayan butun parani harcamak veya
kendimiz gibi butun 'serseriler'i eve toplayip spagettiyle, sarapla ve
hatiralarla fenalik gelene kadar tikinmak veya en aptal seylere cocuklar gibi
gulup aglamak... Aksamlari, her
cikisi heyecan verici bir macera gibi yasamak... Tum bunlar degil uzerinde durmak istedigim (ki bunlar da az
degil!)... Yalniz olmak ayni zamanda
odun vermemeyi, tum sorunlari her zaman kendin cozumledigin icin guclu
hissetmeyi, aynaya bakip her sabah kendini saygiyla selamlamayi, hissettigin
her seyi korkusuzca dile getirmeyi ve en onemlisi tum acilarinin ve
umutlarinin tek sorumlusunun kendin oldugunu bilmeyi ifade ediyor... Yalniz olmak, ozgur olmak anlamina
geliyor; ozgur olmaksa 'bir baskasina bagimli olmamak' demektir!.. Ozgurluk bazen yorucu bir sekilde ve de
cogu zaman yalniz basina fethedilir, hak edilir, kazanilir... Onu elde etmek kesinlikle bazi ozveriler,
bazi vazgecisler gerektirir... Bu,
zorlu bir yoldur ama sonu gozukur, tatmin ve ozsaygi duygulari, insanin kendi
hayatinin tek patronu oldugu bilinci!.. Onlardan biri olarak, kadinlari seviyorum ve kendimi
onlara yakin hissediyor, onlari anliyorum; ama sadece yalniz kalmak
korkusuyla, cocuklari, evliligi, toplumu, gelenekleri, dini bahane edip,
hayal kirikliklarini, aldatilmalari ve kucuk dusmeleri sineye cekerek
'erkeklerine mutlak suretle bagimli'larin yolunu secen hanim arkadaslara
kesinlikle tahammulum yok. (Bir de
sadece bir erkek tarafindan bakilmak ve tum yasamlarini bir asalak gibi
gecirmek, onlara aradiklari rahati sagladigi icin uzlasma yolunu secenler
var... Ama bunlari tartisma konusu
yapmak istemiyorum, bu konuyu onlarin tuzagina dusen erkekler
dusunsun)... Yalniz kalmak dunyanin
sonu degil! 'Benim' bekâr dunyam cok
renkli, biraz gurultulu, beklenmedik olaylarla dolu, dur durak bilmeyen,
umutlarla, hayallerle ve tabii kacinilmaz bazi hayal kirikliklariyla
renklenen bir dunyadir... Yas
gozetmeksizin genc bir dunya...
Anilar ve pismanliklar icin cok az vakti olan, biraz yaramaz bir
dunya... Bu, gonullu veya gonulsuz
olarak yalniz kalmis ama bu durumu bir yenilgi, bir eksilme veya bir
trajediymiscesine yasamak yerine, bunu hic de azimsanamayacak kadar cok olan
avantajlariyla yasamayi basaran cesur ve biraz 'bilincsiz' insanlarin
dunyasidir!.. Bekâr kadinlar ve erkekler sadece kendi aralarinda
'iyi'dirler... Aslinda ciftlerle de
'iyi' olmalari isten bile degildir; buna karsin ciftlerin dunyasinda onlara
'kotu' gozle bakilir; hele de guzel, canli ve bekar kadinlar bir anda kaplan
kesilen ve hem 'mukemmel', hem de 'saglam' (ki bu korkulara bakilirsa pek de
saglam oldugu soylenemez!..) ailelerini bu sekilde koruyup
kollayabileceklerine inanan 'kari'lar tarafindan acimasizca
kovusturulurlar. Eger bekâr erkekler,
kocalarin arkadaslariysa, 'aile' tarafindan daha rahatca kabul gorurler...Etrafta
bekâr erkeklerin dolanmasi 'iffetli' hanimlarin hosuna gider; kocalari
olmadiklarindan onlari hos tutan bu adamlarla saman altindan biraz flort
ederler... Bu erkekler kocalar
tarafindan imrenilen kisilerdir, ozellikle de onlarin yasayamadiklari canli
ask hikâyeleri yasadiklarinda... Ama
en azindan onlarin yasantilarina sahitlik ederek bu duygulari dolayli olarak
yasama firsati bulurlar. 'Yalniz'lar,
ara sira yalniz olmaktan sikildiklarinda, sonsuz ozgurluk artik onlari
tatminsiz kildiginda kucuk bunalimlar gecirirler... "Tanrim! Ne kadar
da yalnizim!" diye mirildandiklarini duyarsiniz ve supermarkette hafta
sonu icin sepetlerini doldururken heyecanlanan, bagirip cagirarak cocuklari
etraflarinda kosusan, sismanlamis ciftleri sefkat ve ozlemle izlemekten
kendilerini alamazlar. Ozgurlugun heyecan veren o ince kokusunu duyumsamis
bu bekârlar icin, bunlar 'ilginc' bir kisiye rastladiklarinda veya yapacak
farkli bir sey bulduklarinda ortadan kalkacak olan gecici
bunalimlardir... Benim bu yazima ragmen
hâlâ yalniz olma durumunu bir trajedi olarak algilayanlara, fazla iddiali,
hirsli olmamalarini, onlerine ilk cikani yakalayip 'gereklilikten' evliler
kismina gecmelerini tavsiye edebilirim ancak... Iyi sanslar!.. Donatella
Piati 1.12.2000
Radikal |
Geri:: |
Ó2001