Visal

Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; 
Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş. 
Perde perde vebalar, ışık başka, nur başka; 
Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka. 
Renk, koku, ses ve sekil, ötelerden haberci; 
Hayat mi bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? 
Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? 
Fezada dipsiz sukut, duyulmazın sesi mi? 
Rabcim, Rabbim, Yüce Rab, alemlerin Rabbi, sen! 
Sana yönelsin diye icada eden kalbi, sen! 
Senden uzaklık ataş, sana yakınlık ateş! 
Azap var mi alemde fikir çilesine eş? 
Yasamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? 
Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! 
Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; 
Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! 
Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? 
Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? 
Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; 
Belki de benliğinden kaçabilene hazır. 
Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! 
Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! 
O visal, can sendeyken canını etmek feda; 
Elveda toprak, güneş, anne ve yar elveda! 
  

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Hosted by www.Geocities.ws

1