FIkRaLa

                                        

    Trabzonspor-Rizespor
     Trabzonlu imamlarla Rizeli imamlar her hafta mac yapiyorlarmis fakat Trabzonlu imamlar her maci farkli         kaybediyorlarmis. Düsünmüs tasinmis ve bir çözüm bulmuslar:-tamam, gidelim Trabzonsporlu HAMI'ye rica edelim bizim takimda oynasin. Fakat HAMI'nin taninmamasi icin ne yapacagiz diye düsünmüsler ve onun da çaresini bulmuslar: -Hami Hoca der ve yuttururuz demisler. Uzun ugraslar sonunda Hami'yi ikna etmisler. Ertesi hafta mac dönüsü Dursun Hoca Temel Hocayi görmüs ve sormus:
    -Maç n'oldu?
    -5-2 kaybettik!
    -Golleri kim atti?
    -Bizimkileri HAMi Hoca atti, Onlarinkini de ROBERTO CARLOS HOCAYLA BATISTUTA HOCA!



  MINIBÜSLE YOLCULUK
    Adamin birisi sehirlerarasi yolcu tasimaciliginda kullanmak üzere Ford minibüs satin alir. ilk sefere
çikacagi gün çok heyecanlidir. Yolculari tepelemeye doldurur ve yola çikar. Fakat minibüsü öyle hizli
kullanmaktadir ki minibüsün en arka koltugunda oturan 60 yaslarinda bir ihtiyar amca soföre :
    'Yavrum biraz yavas gitsene kaza yapacaksin.' deyince soför heyecanla,
    ' Beybaba sen Ford minibüsü bilir misin' der. Ihtiyar adam:
    -' Hayir bilmiyorum' deyince soför
    -' O zaman otur yerine bir daha isime karisma' der.
    Neyse seyahat bu sekilde devam eder. ileride keskin bir virajdan 120 Km hizla dönünce uçuruma yuvarlanmaktan
son anda kurtulurlar. Bu arada minibüsteki yolculardan orta siralarda oturmakta olan orta yasli bir kadin
    - ' Soför Bey rica ederim yavas git,evde çoluk çocugumuz bekliyor' deyince soför kadina
    -' Abla sen Ford minibüsü bilir misin?' deyince kadin :
    -' Hayir nereden bileyim'  der. Soför bunun üzerine :
    -' O zaman sus, bana müdahale etme' der.
    Yola devam ederler. Artik minibüs öyle süratli gitmektedir ki herkesin yüregi agzinda soförün insafa gelmesini bekler. Soförün saginda oturan adam dayanamayip:
    -' Soför Bey, yavas gitsene canina mi susadin' deyince soför:
    -' Abi sen Ford minibüsü bilir misin?' deyince, adam
    -' Evet biliyorum ne olacak? der. Bunun üzerine soför heyecan içerisinde
    -' iyi o zaman çabuk söyle bunun freni nerede ?



  Rolex'im de gitmis
    Çok havali ve zengin bir avukat, yeni aldigi lüks spor arabasini ofisinin önüne park eder. Ofisteki arkadaslarina nasil gösteris yapacagini düsünerek arabasindan inerken, yoldan hizla geçen bir kamyon sürücüsü, tarafindaki kapiyi kopartir atar. Avukat derhal cep telefonunu kapar ve polisi arar.. Bir dakika içinde polis olay yerine gelir fakat daha tek bir soru sormasina firsat birakmadan avukat haykirmaya baslar.. Daha geçen gün aldigi arabasi mahvolmustur ve kaportaci ne kadar ince is görse gene de eskisi gibi olmayacaktir. O kamyonun sürücüsü derhal bulunmali ve yaptigi hasar ona mutlaka ödettirilmelidir. Avukat kizgin ve öfkeli sikayetini nihayet bitirdiginde, polis bikkin ve inanamaz bir sekilde basini sallar.
    -' Siz avukatlarin bu kadar materyalist olmalarini bir türlü anlayamiyorum..' der
    -'..Sahip oldugunuz seylere öyle baglaniyorsunuz ki, baska bir seyi gözünüz görmüyor...'.
    -' Nasil söylersin böyle bir seyi?' diye hayretle sorar avukat.
    Polis adama aciyarak ve küçümseyerek bakar .
    -' Sol kolun dirseginin altindan kopmus.. görmüyor musun? Kamyon sana çarptigi sirada olmus olmali ve sen bana kaportacidan bahsediyorsun....'
    -' Aman Tanrim!' diye bagirir avukat.
    -' Rolex'im de gitmis



  TEMEL AFRiKA'DA
    Temel yanina bir alman bir fransiz alip Afrika’ya gitmis. Yamyamlar bunlari yakalayip reislerine götürmüsler. Reis bunlara sirayla su soruyu sormus;
    -Sizi giyotinle mi, silahla mi, yoksa asarak mi öldüreyim? ;
Alman demis ki:
    -Asilarak ölmek serefsizliktir,silahla vurulmak bana yakismaz.Siz en iyisi beni giyotinle öldürün.
O sirada giyotin bozulmus ve alman ölmekten kurtulmus. Ingiliz de ayni cevabi verip ölmekten kurtulmus.Sira Temel’e gelmis ve söyle demis;
    -Asilarak ölmek serefsizliktir, zaten giyotin de bozuk. Siz en iyisi beni silahla öldürün.


  Asmak
    Dursun evinden çiktiginda birde bakar ki komsusu Temel kendini belinden
agaca asmis halde duruyor. Hemen gidip ipi agaçtan çözer. Komsusunu agaçtan
indirdikten sonra merakla sorar :
    -Ha sen ne yapayudun öyle?
    -Hiç kendimi asaydum...
    -Ha usagum, penum pildigum insan poynundan asilayi.
    Temel üzgün ve çaresiz bir halde komsusu Dursun`a baktiktan sonra cevap
verir :
    -Ben de öyle yapmisudum.Ama ipu poynima pagladigum zaman bi türlü nefes
alamayrum.



  Deliler
    Iki deli akil hastahanesinde kaçma plani yaparlar.Delilerden birisi digerine: Git bak bakalim teller alçaksa üstünden kaçalim yüksekse altindan kaçariz der.Digeri de gider bakar gelir. Suratindan düsen bin parça.Diger deli sorar ne oldu? Bizimki cevap verir:Tel yok, bu senede kacamicaz:)



  10 ZENCi 
    Köleler çiftlikten kaçarken sihirli lamba bulmuslar ve cini lambadan cikarmislar.Cin 10  zenciye sormus: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkiniz var.
    1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demis, olmus. 10. zenci tebessum etmeye baslamIs.
    2. zenci de beyaz olmak istedigini soylemis, olmus. 10. zenci sIrItmaya devam etmis.
    3. zenci de beyaz olmus diledigi dilegiyle... 10. zenci kIkIrdamaya baslamIs.
    4. zencinin de istegi aynI... 10. zenci gulmeye devam...
    5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yonunde istegini kullanmIs. sIra 10. zenciye gelmis ama adam yerlerde... Gulmekten kIrILIyor. Cin istegini sormus... Adam nefes almaya firsat buldugu bi ara istegini garip bir sesle belirtmis: "HEPSINI ZENCI YAP!".



   SOKAKTA 
    - Beyefendi, çevrede bekçi ya da polise rastladiniz mi?
     - Hayir, evladim.
     - Öyleyse lütfen para cüzdaninizla saatinizi bana teslim edin.


        VASiYETiM OLSUN 
    - Karicigim, artik ölüyorum, senden son bir dilegim var.
     - Söyle hayatim, emret.
     - Ben ölünce Ahmet ile evleneceksin, tamam mi?
     - Ama nasiL olur kocacigim, sen ondan nefret etmiyor muydun?
     - Hem de nasil, ah hem de nasil!


     AH ERKEKLER
      Cafer komadadir... Yaninda ise karisi... Cafer'in gözleri nemli, kisik sesiyle karisina    dogru bakar ve konusmaya baslar: "Ilk isten kovuldugum zaman yanimda idin... Iflas ettigim gün oradaydin... Vuruldugum zaman ilk gözümü açtigimda seni gördüm... Trafik  kazasi geçirdigimde hastanede hep basucumdaydin... Karisi takdir edilmenin mutlulugunda tabii...... "Simdi komadayim yine basucumdasin... Sonunda anladim ama, çok geç oldu; yahu sen ne ugursuz kadinsin..."


     DOGUM GÜNÜ 
    Çiçekçiye giren adamin kolunda siyriklar, sol gözünde bir morluk vardi.
    - Bir düzine kirmizi gül istiyorum, dedi ve hemen ekledi. Karimin dogum günü için,     tazesinden rica ediyorum.
     Çiçekçi:
    -Basüstüne, dedi. Hangi gün için?
     Adam koluyla gözünü isaret etti:
    -Dündü.

    YaBaNcI DiL 
    Bir gün anne fare çocuklarini alip gezintiye çikar.Kar$idan gelen bir kediyi farkedip minik yavrularini durdurur.Onlara:
   -Bakin çocuklarim bu bizim dü$manimiz kedidir.$imdi ondan sizi nasil kurtaracagima dikkat edin der ve ilerdeki bir tümsege çikip havlamaya ba$lar.Kedi arkasina bile bakmadan kaçar.
   Sonra anne fare çocuklarinin yanina geri dönüp $öyle der:
  -Gördünüz mü bir yabanci dil bilmek ne kadar i$e yariyor :))


  TUTUKLAYIN 
  - Komiser bey, beni tutuklayin. Karima bes el ates ettim.
  - Öldü mü?
  - Hayir, hiçbiri isabet etmedi.
  - Öyleyse neden tutuklanmayi istiyorsun?
  - Karim beni ariyor da...


   KAYSERILI ISI 
  Kayseri'den birisi Gerede pazarina esek almaya gelir. Topal bir esege müsteri olur. Topal esegi satin alir. Pazar yerinden yaninda topal esek oldugu halde ayrilmaktayken, ayni esege müsteri olan bir baskasi Kayseriliye gelip sorar:
- Niye bu topal esegi satin aldin?
Kayserili:
- Bu esek topal degil, ayagina çivi batmis o yüzden topalliyormus. Çiviyi çikarinca iyilesir, der.
Bu sefer ayni adam esegi satan kisiye giderek:
- Yahu senin esegin ayagi aslinda topal degilmis. Sadece çivi batmis. der
Satici:
- Aslinda ayagi topal da, o çiviyi ben batirmistim, topalligi belli olmasin diye.
Adamcagiz saskinlikla hemen Kayseriliye giderek:
- Yahu aslinda bu esek topalmis ama satici topalligi belli olmasin diyerek mahsustan çivi batirmis, demis.
Bunun üzerine Kayserili:
- Yapma yahu, eger param sahte olmasaydi, Geredeliler beni kandircakti , demis...


  INGILIZCE

    Temel Ingiltere`ye gidecekti. Onun icin bir arkadasindan Ingilizce hakkinda bilgi istemisti.  Arkadasi Türkçe kelimelerin  son hecesinin uzatilmasi seklinde Temel`e bilgi verdi. Temel uçaga  bindi ve on dakika sonra hostesi çagirmak icin,  Hosteeees diye bagirdi.. O da ne hostes gelmisti.  Temel ingilizceyi sökmeye basladigini düsünüyordu. Havaalanindan  çikti...Taksiiiii.. Vay be taksi de  durmustu. Temel agir agir kendini kaptirdi...Hoteeeeeeel Otele gitti. Odasina çikti .Biraz   dinlendikten sonra Londra sokaklarinda dolasmaya basladi. Parkta bir adam gördü:
-Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz?
-Iyiyiiiiim,sagoooooool
-Türk müsünüüüüüz?
-Eveeeeet
-Kardesim Türksün de neden iki saattir Ingilizce konusuyorsun


  FBI 

    FBI eleman alimi için duyuru yapar. Üç kisi basvurur. FBI binasinda adaylarin hepsiyle tek tek  görüsmeler  yapilmaktadir. Ilk adam içeri alinir ve su sorular sorulur:
   "Karini seviyor musun?" "Evet, efendim" "Ülkeni seviyor musun?" "Evet , efendim" "Pekala , biz  karini da getirdik.Su an yan odada." der ve masanin uzerine bir tabanca koyar. "Simdi odaya gir ve  karini öldür!" Adam silahi alir yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya  geri döner.Kravati gevsemis,ter icinde kalmistir. "Yapamiyacagim efendim." der ve orayi terk eder.  Ikinci adam iceri alinir. Ayni sorular sorulur, ayni yanitlar. Ve ona da içeri girip karisini öldürmesi  söylenir.Adam yapamayacagini söyler ve ayrilir. Son adam girer. Ayni sorular. Ayni cevaplar. Ona  da iceri girip karisini öldürmesi söylenir. Adam içeri girer.5-10 saniye sonra içerden silah sesleri  gelmeye baslar. BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM .... Derken kisa bir sessizlik ve ardindan gürültülü  bir cam kirilmasi duyulur. Adam içeri girer , biraz terlemistir. FBI personeli sorar "Ne oldu ?" Adam cevaplar:
"Efendim bana verdiginiz silah kurusiki çikti, o yüzden onu pencerden asagiya atmak zorunda kaldim"



    KISMETSiZ BABA 

    - Babam öldü, demis Temel.
    Ilyas sormus:
    - Neden öldü?
    - Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
    - Eyvah parçalandi mi?
    - Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip
    karsi apartmana yöneldi.
    - Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
    - Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.
    Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü.
    - Orada mi öldü?
    - Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine
    düsüp havalandi yeniden...
    - Peki sonra?
    - Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu.


                                                            ANA SAYFA

Hosted by www.Geocities.ws

1