|
Sultan Birinci Abdülmecid, babasının
arzusu yönünde bir eğitim ve terbiye gördüğü için ıslahatçı fikirlere sahipti.
Batı alemine karşı hayranlık besliyordu. Babasının vefatı üzerine, henüz 17
yaşında iken Osmanlı tahtına oturdu. Devletin ilerleyişi için Avrupai
hayat tarzının ülke çapında yaygınlaştırılmasını istedi. Saltanatının
henüz dördüncü ayında ilan ettiği Gülhane Hatt-ı Hümayunu
sebebiyle Tanzimat Dönemi padişahı olarak şöhret bulmuştur.
Sultan Birinci Abdülmecid batılı
yazarların takdir ve sevgiyle andıkları bir padişahtı. Adil, merhametli,
ıslahatçı, yenilikçi bir insan olan Sultan Birinci Abdülmecid, çok genç
yaşlardan itibaren içki kullanmaya başladı. 25 Haziran 1861 tarihinde 39
yaşında iken İstanbul'da
veremden dolayı vefat eden Sultan Birinci Abdülmecid, Yavuz Sultan Selim'in
türbesi yanındaki mezarına defnedildi.
Sultan İkinci Mahmud, ölüm döşeğinde
iken, Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanmış olan Kavalalı Mehmed Ali
Paşa Osmanlı kuvvetlerini Nizip'te yenilgiye uğratmıştı. Sultan Birinci Abdülmecid
böyle karmaşık bir ortamda tahta çıktı. Mısır sorunu, Rus donanmasının
Hünkar
İskelesi Antlaşmasına uyarak İstanbul'a gelmesi üzerine bir Avrupa
sorunu haline geldi.
Başta İngiltere, Avusturya,
Prusya ve Rusya olmak üzere Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti ile Mısır
Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa arasındaki Mısır Sorununu çözmek için
bir
konferans düzenlediler. Avrupa Devletleri Mısır'da güçlü bir yönetim
istemiyorlardı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya karşı Osmanlı Devleti'nin
tarafını tuttular ve
bu ortamda Londra Sözleşmesi imzalandı (1840).
Buna göre; Mısır Osmanlı Devleti'ne
bağlı kalacak, ancak yönetimi Mehmed Ali Paşa ve oğulları yürütmeye
devam edecekti. Mısır 80.000 altın vergi ödeyecekti. Suriye, Adana ve Girit
tekrar Osmanlı yönetimine bırakılıyordu.
Hünkar İskelesi Antlaşması'nın
süresi
bitince, Londra'da bir yeniden bir konferans düzenlendi (1841). Toplantıya
Osmanlı Devleti'nden başka Rusya, Fransa, İngiltere, Prusya ve Avusturya
katıldı. Konferansta alınan kararlara göre, Boğazlarda egemenlik hakkı
Osmanlı Devleti'ne ait olacak, ancak barış döneminde hiçbir savaş gemisi
boğazlardan geçmeyecekti.
Bu antlaşma ile Fransa ve İngiltere
Akdeniz'deki güvenliklerini sağlamış oluyorlar, Osmanlı Devleti'nin boğazlar
üzerindeki kayıtsız şartsız haklarına kısıtlama geliyordu. Rusya ise Hünkar
İskelesi Antlaşması ile boğazlar üzerinde sağladığı üstünlüğü
kaybetmiş oluyordu.
|