|
Kahinlere inanan babası Sultan Üçüncü
Mustafa, onların yeni doğan oğlu Selim'in essiz bir cihangir olacağını söylemeleri üzerine, büyük
bir sevince kapılmış, yedi gün yedi gece bayram yapılmasını emretmiştir. Sultan
Üçüncü Selim, doğum günündeki bu hava içinde büyüdü. Sarayda çok güzel
bir şekilde yetiştirildi. Sultan Üçüncü Mustafa, kendisinden sonra oğlu
Sultan Üçüncü Selim'in padişah olmasını istemişti. Ancak, babasından sonra
padişahlığa amcası Sultan Birinci Abdülhamid getirildi. Sultan Birinci Abdülhamid, Sultan
Üçüncü Selim'i sarayda göz önünde
bulunduruyor, ancak yine de onun eğitimine önem veriyordu. Amcası Sultan Birinci Abdülhamid'in ölümü üzerine 7 Nisan 1789 günü 28
yaşındayken Osmanlı tahtına oturdu.
Sultan Üçüncü Selim edebiyata
ve güzel yazı yazmaya çok meraklıydı. Yazmış olduğu hat ve
levhalardan bazıları cami ve türbelere asılmıştır. Arapça ve Farsça
dillerini çok iyi konuşuyordu. Çok merhametli bir insan olan Sultan Üçüncü
Selim
dinine, vatanına ve milletine çok düşkündü. Ciddi bir eğitim görerek
yetişti. İyi bir sair, tamburi neyzen ve hanende idi. Bestekar da olan Sultan
Üçüncü Selim, güzel sanatlara düşkün, açık fikirli, ancak zaafa varacak kadar
yumuşak karakterliydi. Osmanlı Devleti'nde batıcılığın yerleşmesini
istiyordu.
Sultan Üçüncü Selim tahta çıktığı
zaman halk ona büyük ümitler bağladı. Halk, genç hükümdarın Osmanlı
İmparatorluğu'nu o eski güçlü ve ihtişamlı devirlerine geri döndüreceğini
düşünüyordu.
Sultan Üçüncü Selim, 29 Mayıs
1807 tarihinde Osmanlı padişahlığını Şehzade Mustafa'ya terk ettikten sonra 1
yıl 2 ay daha yaşadı. Alemdar Mustafa Paşa Olayı sırasında,
yeni padişahın adamları tarafından 28 Temmuz 1808 tarihinde öldürüldü.
Cenazesi, Laleli Camii avlusunda, babası Sultan Üçüncü Mustafa'nın yanına
defnedildi. |