|
Sultan Dördüncü Murad, uzun
boylu, iri cüsseli, yuvarlak yüzlü ve heybetli bir padişahtı. Osmanlı
Sultanlarının en kudretlilerinden biri olarak tarihe geçti. Son derece zeki, gözü pek, cesur,
kuvvetli ve enerjik bir insandı.
Sultan Dördüncü Murad çok iyi cirit ve ok
atardı. Bu gücünü katıldığı savaşlarda da gösterdi.
Dinin hükümlerini çok iyi bilir Şeyhülislam Yahya Efendi'ye
"Baba" diye hitap ederdi. İçki ve tütünü yasakladı. Gece sokağa
çıkma yasağı koydu. Arapça'yı ve Bati dillerini çok iyi bilirdi. İlmi ve
ilim adamlarını çok sever, fırsat buldukça ilim meclislerine gider, onları
yeni çalışmalar yapmaları için teşvik ederdi. Sultan Dördüncü Murad döneminin önemli
olaylarından biri de,
Hazerfan Ahmed Çelebi'nin kanat takarak Galata Kulesi'nden Üsküdar'a uçmasıydı.
Sultan Dördüncü Murad, çevresinde
olup bitenleri dikkatle takip eder, inisiyatifini kullanmakta asla tereddüt
etmezdi. Hükümdarlığının ilk yıllarında annesinin etkisinde kaldıysa
da daha sonra kadınların saltanatına son verdi, hain ve hilekar sadrazamları
şiddetle cezalandırdı. Memleket meselelerini yakından takip
edip, çözümler üretmeye çalıştı. 17 yıl hükümdarlık yaptıktan
sonra, Nıkris hastalığından dolayı henüz 28 yaşında vefat etti.
Sultan Dördüncü Murad'in saltanatını
2 devreye ayırmak mümkündür. Henüz 11 yaşında iken
tahta geçtiğinden devlet isleri büyük ölçüde annesi Kösem Sultan'ın
elinde yürümekteydi. Onunla birlikte olan vezirler, gözünün önünde Hafız
Ahmed Paşa'yı askere parçalatmışlar, genç padişahı da
korkuyla dehşete düşürmüşlerdir.Osmanlı memleketlerinde asayiş ve
huzur kalmamış, zorbalar şehirleri ele geçirmişleridir. Delikanlılık
cağında idareyi bizzat ele aldıktan sonradır ki Sultan Dördüncü
Murad, biraz da şiddet yolu ile bütün zorbaları bastırmış, tekrar
devlet hakimiyetini kurmuştur. Tütün yasağı bahanesiyle
kahvehanelerde toplanan issiz güçsüz zorba takımını sindirmiş, şiddetli
ceza ve hatta idamlarla tekrar idari ve adli nizamı kurabilmiştir. |