|
Kanûnî Sultan Süleyman yuvarlak
yüzlü, ela gözlü, geniş alınlı, uzun boylu ve seyrek sakallıydı.
Kanûnî Sultan Süleyman devri, Türk
hakimiyetinin doruk noktasına ulaştığı bir devir olmuştur. Babası Yavuz Sultan Selim, onu
küçük yaşlardan itibaren çok titiz bir şekilde yetiştirmeye başladı. Benzeri
görülmemiş bir terbiye ve tahsil gördü.
İlk eğitimini annesinden ve ninesi Gülbahar Hatun'dan (Yavuz Sultan Selim'in
annesi) aldı. Yedi yaşına gelince tahsil için İstanbul'a, dedesi Sultan İkinci
Bayezid'in yanına gönderildi. Şehzade Süleyman,
burada Karakızoglu Hayreddin Hızır Efendi'den tarih, fen, edebiyat ve din
dersleri alırken, savaş teknikleri konusunda da öğrenim görüyordu.
15 yaşına kadar babası Yavuz
Sultan Selim'in yanında kalan Şehzade Süleyman, kanunlar gereği sancak istemesi üzerine, önce
Şarki Karahisar'a oradan da Bolu, kısa bir süre
sonra da Kefe sancakbeyliğine tayin edildi (1509).
Yavuz Sultan Selim'in 1512 de
tahta geçmesi üzerine İstanbul'a çağırılan Şehzade Süleyman, babasının
kardeşleriyle mücadeleleri sırasında İstanbul'da kalarak babasına vekalet etti. Bu
sırada Saruhan sancakbeyliğinde de bulundu. Babası Yavuz Sultan Selim'in ölümü üzerine, 30 Eylül 1520'de 25
yaşındayken Osmanlı tahtına geçti.
Kendisinden başka erkek kardeşi olmadığı
için tahta geçişi kolay ve çatışmasız oldu. Çok ciddi
ve kendinden emin bir padişah olan Kanûnî Sultan Süleyman, azim ve irade
sahibiydi. Yapacağı işlerde hiç acele etmez, gayet geniş düşünür ve
verdiği emirden asla geri dönmezdi. İş başına getireceği adamlara, kabiliyet derecelerine göre görev verirdi. Zigetvar
kuşatmasını idare ederken, 7 Eylül 1566 yılında 71 yaşında vefat etti.
Kendisine "Kanûnî"
denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden değil, mevcut kanunları yazdırtıp
çok sıkı
bir şekilde tatbik etmesinden dolayıdır. Kanûnî Sultan Süleyman adaleti seven
bir padişahtı. Mısır'dan gelen vergiyi haddinden fazla
bulup, yaptırdığı araştırma sonunda halkın zulme uğradığını düşünmesi
ve Mısır Valisini değiştirmesi bunun açık kanıtıdır.
Kanûnî Sultan Süleyman, tahta çıktığı
sırada Osmanlı Devleti dünyanın en zengin ve en güçlü devleti konumundaydı.
Babasının ölümü ve
kendisinin padişah olması,
"Arslan öldü, yerine kuzu geçti" diye düşünen Avrupalıları
sevindiriyordu. Ancak Avrupalılar, çok geçmeden hayal kırıklığına uğradılar.
Büyük bir devlet adamı olan Kanûnî
Sultan Süleyman aynı zamanda ünlü bir şairdi. Meşhur şiirlerinden birisi
sudur:
"Halk içinde
muteber bir şey yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır,
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi".
|