PLATON:

 

Platon Atina’da yaşayan varlıklı bir aileden geliyordu. Genç yaşta babasını kaybetti. Annesi daha sonra tekrar evlendi. Aristo’ya göre Platon genç yaşta Heracleitus’un öğrencisi olan Cratylus tarafından eğitilmiştir. Platon, Socrates ile annesinin kardeşi olan Charmides vasıtasıyla dostluk kurmuştur.Socrates ‘ın ölümüne kadar onun derslerini izlemiştir. Platon, Atina ve Sparta arasında gerçekleşen Peloponnesya savaşı sırasında orduda yer aldı. Savaştan sonra  Atina’da demokrasinin yeniden yapılanmasında yer aldı. Bu sırada Platon’un politikada büyük umutları vardı ancak öğretmeni Socrates’in MÖ399 yılında idamı onu hayal kırıklığına uğrattı.

Platon, Socrates’in  ölümünden sonra Atina’dan ayrılır.Mısır, Sicilya ve İtalya’yı dolaşır.Mısır’da öğrendiği kum saatini Atina’ya getirir. İtalya’da matematikçiler ve Pythagorasçılarla tanışır. Burada bulunduğu sırada oluşturduğu düşünceye göre, bilimsel düşünce matematiksel terimlerle ifade edilebilmelidir. Matematik insanların sahip olduğu en değerli ve kesin düşünce biçimidir. Bu fikrin varlığı bilimin ilk başlardan günümüze kadar gelişiminde büyük rol oynamıştır.

Platon MÖ 387 yılında Atina’ya döner ve ünlü okulu Akademia’yı kurar. Platon’un Akademia’yı kurması siyasette hayal kırıklığına uğramasına bağlanır. Platon’a göre Akademia’da yetiştirdiği insanlar ilerde Yunan şehirlerinde siyasi liderlik yapacaklar ve politika düzelecekti.Platon’a göre politikayı filozoflar yapmalıydı.

Platon’cu felsefe Atina’da bir siyasal ve manevi bunalım döneminde doğmuştur.Platon, Socrates’ci sezgiyi insanın sahip olduğu bütün  düşünsel olanaklarla ele alıp üzerine düşünür. Platon bu sezgiyi, doğru olanı dile getiren bir söylem olarak ortaya çıkmak isteyen bir “logos” aracılığı ile ifade eder. Bu ifade  batının kurgusal düşüncesinin temelini oluşturur.

Platon’un çalışmaları genel olarak felsefe, matematik ve fen alanındaydı. Platon’dan önceki ya da çağdaşı düşürlerin yapıtlarından günümüze parçalar kaldığı halde Platon’un yazılı yapıtlarının tümüne sahibiz denebilir. Platon’un  yapıtı son derece canlı ve çekici diyaloglar biçimindedir.Diyalogların çoğu Platon’un düşüncelerini canlandırmak ve derinleştirmek istediği hocası Sokrates ile çeşitli konuşmacıları bir araya getirir. Platon’a ait kabul edilen yaklaşık 30 diyaloğu uzmanlar zamanla 3 gruba ayırmışlardır. İlk diyaloglarda Sokrates’in kişiliği temeldir. Olgunluk dönemi diyalogları edebi bakımından en güzel Platonculuğu klasik biçimde dile getiren diyaloglardır. Yaşlılık dönemi diyalogları Socrates’in daha az yer aldığı daha teknik diyaloglardır.bu son kısımda Platon idealar kuramının güçlüklerine çözüm bulmaya çalışır.

İdealar düşüncesı: Olgunluk dönemi diyaloglarında Platon’un çabası, anlamlı her söylemde gizli olarak bulunan öze bir statü kazandırmaktır. Özler hem duyulur dünyadan hemde bilgiye yönelen insan zihninden bağımsız gerçekliklerdir. Cisimlerin varlıklarını borçlu oldukları ve ne iseler o olmalarını sağlayan modeller bu idealar veya biçimlerdir. Platon’a göre yegane gerçeklik idealardır.

            Platonun idealar düşüncesini bir matematiksel örnek ile açıklayalım. Platon matematiksel objeleri mükemmel formlar olarak değerlendirir. Mükemmel bir doğrunun uzunluğu vardır ancak genişliği yoktur. Kalınlığını ne kadar ince düşürsek düşünelim doğrunun her zaman kalınlığı olacaktır.Plato bu dünyadaki nesnelerin mükemmel hallerine ulaşma arzusunda olduğunu söyler. Doğruyu mümkün olabildiğince ince düşünmek ancak onun mükemmel haline yaklaşmamızı sağlar. Bu durum bize matematikteki limit kavramını hatırlatır. Platon’un verdiği bir başka örnekte, matematiksel eşitliğin sağlandığı bir anda  birbirinden ayrı iki eşitliğin olduğu belirtilir. Bunlardan biri zihnimizde matematiksel düşünceyle ulaştığımız kesin eşitlik diğeri ise nesneler ve duyularımızla vardığımız yaklaşık bir eşitliktir.

            Platon’un hiçbir önemli matematiksel keşfi olmadığı halde, aklı en iyi çalıştırmanın matematikle yapılabileceğini düşünmesi bilimin gelişiminde büyük katkıda bulunmuştur.Akedemia’nın kapısında “Geometriden anlamayan buraya girmesin” yazıyordu.

            Platon geometrik şekillerden kusursuz matematiksel modeller olarak bahseder. Matematikte Platon’un ismi Platonik katılarda ilişkilendirilmiştir. Timaeus adlı yapıtında  cisimlerin birer matematiksel yapısının olduğundan bahseder. Buna göre küp, tetrahedron, octahedron ve icosahedron; dünyanın, ateşin, havanın ve suyun atom şekilerinini oluşturur. Beşinci Platonik yapı olan dodecahedron ise Platon’un modelinde tüm kainatı temsil eder.

            Platon astronomi ile de ilgilenmiş, yıldızların, gezegenlerin, Güneş’in ve Ay’ın dünya çevresinde sabit yörüngede döndüğüne inanmıştır. Platon Ay’ın Güneş ışığını yansıttığını düşünmekteydi.

            Platon’un  okulunda eğitim kesin bilimlerle başlardı.İlk on yıl boyunca aritmetik, düzlemsel ve katı geometrisi astronomi ve harmoni öğretilirdi. Beş yıl boyunca ise diyalektik çalışması yapılırdı. Platon’a göre diyalektik konuşma sanatıydı. Diyalektik yetenek, soruların arzı ve cevabıyla nesnelerin özüne ulaşmada bir yoldu.

Platon’un Akademia’sı MS 529 yılında kapatılana kadar bilime büyük katkıda bulunmuştur. IV. Yüzyıla kadar olan bilimsel gelişmelerde ya Platonun arkadaşlarının ya da öğrencilerinin imzası vardır. Theaetus katı geometrisinin kurucusu kabul edilir, Akademia üyesi idi. Platon’un en iyi düşünme şeklinin matematik olduğunu belirtmesi Euklid’in matematiğe sistemli bir biçimde yaklaşmasının temelini oluşturmuştur.Archytas Mekanik biliminin yaratıcısı, Platon’un arkadaşı idi. Cnidus’lu Eudoxus  curvilinear cisimlerin alanlarının ve hacimlerinin bulunmasını sağlayan bir yol geliştirdi.Aristo mantık,matematik ve fen bilimlerinde önemli çalışmalar yaptı.

Platonculuk, Diyaloglardaki öğretiyi yorumlayarak onu çeşitli biçimler altında sürdürdü. MÖ III ve II yy’da yeni akademi öğretiyi olasıcılık yönünde geliştirdi. Bu haliyle kendine Roma’da elverişli bir yer buldu. Porphyrius,Iamblikos, Proklos, Damaskios    V. yy’a kadar bu okulun tanınmasında rol oynadılar. Klise Babaları    yapıtlarında genellikle Platona başvurdular.Ortaçağda Platonculuk canlılığını Bizans’ta korudu.Araplar da Platon’u okudular ve gerek İbn  Gabirol, gerekse yahudi kabalası yeniplatonculuktan esinlendiler.Platon’a parlak bir biçimde yeniden bağlananlar XV. Yy’ın Floransalı hümanistleri oldu.Ficino platonik aşk kavramını ortaya koydu. Modern fizik, platoncu   matematikçlikle Kepler ve Galilei’ye bağlanarak Aristo’nun niteliksel bilminden uzaklaştı.

  


ARİSTO:

 

Aristo da esas olarak bir matematikçi olmasa da sistemli tümdengelim mantığı ile matematiğin gelişmesine yardım etmiştir. Bugün pek çok yazara göre, Aristo diğer düşünürlerden farklı olarak Batı entellektüel tarihinin gidişatını ve içeriğini saptamıştır. Aristo’nun geliştirdiği  felsefi ve bilimsel sistem hristiyan ve müslüman skolastik düşüncesinin 17. yüzyıla kadar desteği ve yol göstericisi olmuştur.

Aristo, Yunanistan’ın kuzeyinde Stagirus isimli yerde doğmuştur. Babası Nicomachus bir hekimdi. O zamanın geleneklerine göre tıbbi bilgiler saklı tutulur ve bu bilgiler babadan oğula geçerdi. O dönemde doktorlar ülkeyi dolaşarak hastaları tedavi ederlerdi. Aristo’nun ilk yılları hakkında bilgimiz bulunmamasına rağmen,  babasının gezilerine eşlik ediyordu diyebiliriz. Nicomachus’un ölümünün ardından, Aristo Proxeus’un yanında kaldı. Ondan Yunanca, rhetorik ve şiir konularında dersler aldı. Aristo’nun babasından tıp ve biyoloji ile ilgili pek çok bilgi aldığıda kesindir.

M.Ö 367 tarihinde Platon’un Akademia’sına girdi. Öğrenci ve öğretici olarak orada yaklaşık 20 yıl  kaldı. Aristo o zamanki yapıtlarında Platon ve Akademi’nin fikirlerini destekler. Platon’un ölümünen sonra Akademi’den ayrılır ve Assos’a gider. Assos’da bir grup filozofla beraberdir. Burada anatomi ve yaşamın yapısı hakkında araştırmalar yaparlar. Aristo’nun zooloji ve biyoloji konusundaki fikirleri ikibin yıl boyunca değişmeden kabul edilmiştir, bazı buluşları ancak 19. yüzyılda doğrulanabilmiştir.Öğrencisi Büyük İskender’in iktidarında Atina’ya geri döndü ve burada okulu Lykeion(Lise)’yi kurdu. Büyük İskender imparatorluğunun topraklarında yaşayan hayvan ve bitki türlerinden hocasına örnekler yolladı.Aristo, Lykeion’daki derslerinde yaklaşık 400 hayvan türünü anlatıyordu. Bu türlerden 50 kadarının gövdelerini keserek incelediği sanılmaktadır.Özellikle omurgalılıar (kanlılar) ve omurgasızlar (kansızlar) arasındaki büyük ayrımı, yarasaların memeliler arasında sınıflandırılmasını, arıların toplumsal yaşamının tanımı, çifkanatlı ve zarkanatlı böcekler arasındaki ayrımı,köpekbalıkları, denizsalyangozları, çeşitli balıklar üzerinde bazı gözlemleri, çevrebilim ve hayvansal coğrafya alanındaki ilk düşünceleri ve belkide en önemlisi “Tür” kavramını Aristo’ya borçluyuz. Matematikçiden çok biyoloji bilgini olan Aristo karşılaştırmalı anatomiyi ve fizyolojiyi kurmakla kalmadı, doğa kavramını da geliştirdi.

Aristo zamanla Platon’dan ayrı bir düşünce geliştirdi. Platon’a göre krallar ya filozof ya da filozofların onayladığı bir kimse olmalıydı. Aristo’ya göre kralların filozof olması şart değildi hatta bunun olumsuz yanları vardı. Bir kral bir filozofun tavsiyesini alabilir.Kralın filozof olmaması  ülkesinde, güzel söz üretmek yerine daha çok  iş yapılmasını sağlardı.

Aristo’nun mantık,fizik, astronomi, meteoroloji, zooloji, metafizik, theoloji,psikoloji,politika,ekonomi,ahlak, rhetorik, şiir konularında okulunda dersleri vardır. Bu konuların ayrı birer disiplin olarak ele alınması ilk Aristo ile başlar. Aristo’nun eserlerini iki gruba ayırabiliriz. Bunlardan ilki sağlığında yazdığı ve şu an kayıp olan eserleri, bir diğeri de öldükten sonra ortaya çıkan, sağlığında yayınlanmamış eserleridir. İkinci grup eserlerinin geneli Lykeion’da verdiği derslerdir.

Bu çalışmaların içeriğinde mantıkla ilgili önemli bir yeri vardır. Aristo’ya göre mantık bir bilim değildi fakat her türlü bilimle ilgili çalışmaya başlamadan öğrenilmesi gerekiyordu.Aristo mantığı “analitik” olarak ifade ederdi. Mantık(Logic) terimini Xenocrates(Akademia üyesi) oluşturmuştur.

Mantık Aristo tarafından doğru çıkarım bilimi olarak tanımlandı. Mantık biçimseldi ve bu mantığın teoremleri somut terim içermez,harflerle ifade edilirdi. Bu harflerin içi somut nesnelerle sonradan doldurulurdu. Örneğin her A, B ise ve her B,C ise her A, C’dir. (A,B,C yerine yunanlı, insan, ölümlü konularak biçim madde ile doldurulabilir.) Önermenin doğruluğu  boş yerlerin doldurulma tarzına bağlı değil, biçimine bağlıydı. Eğer A,B,C yerine buğdaygiller, bitkiler, canlı varlıklar sözcükleri de konabilir, önerme yine doğru kalırdı. Aristo’ya göre mantıksal bir doğruluk içindeki sözcüklerin değiştirilmesiyle yanlış duruma düşmeyen bir önermeydi.Mantıksal bir doğruluk dünyamızın kuruluş biçiminden bağımsızdı ya da bütün olabilir dünyalarda doğruydu.

Aristo’nun bu günkü terminoloji ile ilgilendiği dallar arasında  fizik de vardı.Aristo madde, değişim, hareket, uzay, konum ve zamanla ilgilenmiştir. Astronomiyle de  ilgilenmiş, kuyruklu yıldızları gözlemlemiştir. Coğrafya ve kimya ile de ilgilenmiş, yanma olayı ve meteorolojide gökkuşağının oluşumu hakkında araştırma yapmıştır.Aristo’nun ünlü yapıtlarından biri metafizik isimliydi. Ona göre metafizik  doğadaki mevcut nesneler için neyin doğru olduğunu ve mevcut nesnenin sağlaması gereken genel koşulları araştırırdı.

Büyük İskenderin ölümünden sonra Atina’dan ayrılan ve MÖ 322 yılında ölen Aristo çağının tüm bilimsel gelişmelerinden haberdardı. Aristo öldüğünde felsefi görüşlerinin izleyicisi yoktu. İki büyük helenistik okul epikurosçuluk ve stoacılık onu gölgede bıraktı.

Aristo’nun yapıtları unutulmuş, bir rastlantı sonucu bulunmuş,Cicero dönemi Roma’sında Rodoslu Andronikos tarafından yayınlanmıştır. Ortaçağda Araplar aracılığı ile yeniden keşfedilmiş, yeniçağda bir yana itilmiş ve sonunda gerçek değerine kavuşmuştur.İbn Rüşd’ün açıklamalarıyla birlikte XIII. yüzyılda Paris’e ulaştı.Aristo’nun hristiyan dünyasına girişi Roger Bacon ve Albertus Magnus sayesinde gerçekleşti. Onların ardından Thomas Aquinis, Aristo’nun doğalcılığını tanrıbilimin dogmalarına bağlamaya çalıştı. Brabantlı Siger ise tersine İbn Rüşd’in yorumunu yeniden ele aldı. 

 

   Kaynaklar:

Grand Larousee  2,8,15,18. Ciltler

http://www-groups.dcs.st-andrews.ac.uk/~history/Mathematicians/Aristotle.html

http://www-groups.dcs.st-andrews.ac.uk/~history/Mathematicians/Plato.html

(Internet Sayfalarını hazırlayanlar  J J O'Connor and E F Robertson )

Hosted by www.Geocities.ws

1