|
Ülkerspor. Şu an Türkiye'de en geniş ve en iyi kadroya sahip basketbol kulübü. Oynadığı
basketbol keyif veriyor. Hedeflerinin lig değil Euroleague olduğu dünden belli. Zaten ligi hedeflemeseler bile bu kadroyla ligdeki en kötü ihtimali şampiyonluktur! Eurpleague'de ise kesinlikle şampiyonluk hedef olmalı. Önce final-four denmemeli. Bu kadroyla Ülker büyük bir ihtimal final-four'a kalacaktır. Hedef final-four gösterilirse oyuncuların hedeflerine ulaştıklarını ve kendilerini sıkmalarının anlamsız olacağını düşünecektir. Daha önce bunu Efse Pilsen ile yaşadık.
Ülker Eurpleague'de önce London Towers'ı sonra Zalgris Kaunas'ı mağlup etmeyi başardı. London önünde beklenmedik bir isim gün yüzüne çıktı. Eski günlerine eski takımında döndü. Asım Pars. Ve Haluk Ve Zaza. Zalgris maçında Goljoviç ile Lollis vardı. Yanlarında birde Stealmahers.Yani Ülker vardı. Yani kısaca Ülker'de maçı bir oyuncu değil takım kazandırıyor. Diyeceksiniz Bologna maçında kim vardı. O maçtada Ülker vardı takım olarak. Ancak takımın adından korkan bir Ülker. Tecrübesizliğinin kurbanı oldu diyeceğim yalan olacak. Sanki ilk kez Euroleague katılıyor. Ülker takımın adının kurbanı olmuştur. Her ne kadar ismi Kinder Bologna'dan Virtus Bologna'ya da çevrilse Bologna takımından korkmamak elde değil!
Kısaca Ülker'i güzel günler bekliyor.... Ama diğer takımları bekleyen şeyler bu kadar iyi değil. Hele bir tek ligde mücadele eden takımların vay haline. Heyecansız, zevksiz, seyircisiz...
|