|
METAL
MONSTER RÖPORTAJI*
"Kim ne derse desin Ascraeus sonuna kadar burada!"
Yer: Bostancı Tarih:14.9.1999 Saat:20.30-22:00
En son Disgust albümü ile heavy metal shop'larda yerini alan Ascraeus'un
gitaristi Emir'le çok keyifli bir röportaj yaptık. Ayrıca Türkiye'de
hiçbir fanzinin yapamadığını yaptık: Röportajın bandını Real Audio formatında
web sitemizden dinleyebilirsiniz. Keyifle okumanız ve dinlemeniz dileğiyle
:
Metal
Monster: Ascraeus ismini seçmenizdeki sebep neydi?
Ascraeus Mars'ın hatta evrenin en yüksek dağı olarak bilinen bir dağın
ismidir. Hatta bu dağın yüksekliği yaklaşık 22 km civarı. Bu ismi bizim
Tolga baya bir zaman önce, grup kurulmadan önce falan bulmuştu. Aslında
Ascraeus'un anlamı bizde farklı bir çağrışım yapıyor. Yani bizim için
ulaşılması çok zor olan ulaşmak için uğraştığımız bir hedef bir zirve
sayılır. Böyle de diyebiliriz
Metal
Monster: Yaptığınız müzik türünü hangi sınıfa sokuyorsunuz.
Aslını söylemek gerekirse ben bir türe sokmak istemiyorum ama ilk albüm
için progresif thrashti. Red albümü ise bir sınıfa sokmak gerekirse
biraz daha progresiften arınmış thrash core denilebilir çünkü içinde
core ve thrash öğeler ağır basmakta. Ama kendim tarif etmem gerekirse
son albüme thrash in 2000li yıllara transpoze edilmiş hali diyebilirim.
Metal
Monster: Sonuçta kendinizi Punk yerine Heavy Metal' e dahil ediyorsunuz
değil mi?
Tabii, heavy metal yapıyoruz. Ama bu bir Helloween heavy metali, bir
Iron Maiden heavy metali değil. Bu Ascraeus heavy metali.
Metal
Monster: Grubun felsefesi nedir açılar mısın?
Şarkılarımızda da felsefemiz belli olmaktadır herhalde. Şarkıların çoğunu
kendim yazıyorum ve konuları genellikle günlük hayatta yaşadığımız bizi
rahatsız eden,bizi etkileyen, bize batan şeyler. Bunları daha çok karamsar
olarak anlatıyoruz. Albümlerimizde anlatılmak istenen şeyler daha çok
birbirini tamamlayıcı nitelikte. Örneğin ilk albümde hayatı çıkışı olmayan
bir labirent olarak görmeye başladık. Red albümünde ise bu labirent
daha da karmaşık bir hale geldi. Kırmızıya boyanmış bir hale geldi.
Burada kırmızı kötülüğü, kanı temsil ediyor sanki hayatın, labirentin
her yanı kana boyanmaya başlanmıştı ve son albümde de biraz daha başa
döner gibi olduk bu labirente düşüşümüz, buradan çıkmak için çırpınışımız
ve insanların birbirini yiyip bitirmesi anlatılıyor. İnsanlar hayatta
onca renk onca güzellik varken siyah beyaz bir dünya yaratıyorlar. İnsanlar
hayata at gözlükleriyle bakıyorlar, biraz daha geniş görüşlü olamıyorlar.
Özellikle bu ülkemiz için geçerli. Dünyanın bir çok yerindeki savaşlar
, gericilik için savaşlar ve modernlik için savaşlar bir de bunların
bizde yarattığı çelişki. Disgust buradan ortaya çıkıyor bu çelişkiye
karşı bir tiksinti.
Metal
Monster: Son albümünüzün hakkında biraz bilgi verebilir misin?
Albüm 98'in kasım,aralık ve 99'un ocak ayı gibi üç aylık bir süre zarfında
belli aralıklarla kaydedildi. Bu üç ayı dolu dolu kullanmadık ama üç
ayımız rahatlıkla stüdyoda geçti. Kayıt ve miksajlar Kadıköy'de Stüdyo
Forte'de kaydedildi. Prodüktörlüğümüzü Civan yaptı. Civan Pentagram'ın
Popçular Dışarı albümünde Radical'in son albümünde yer almış,bu işin
eğitimini gerçekten görmüş başarılı bir kişi. Ayrıca Stüdyo Forte'nin
sahibi İsmail'de albümde çok büyük emeği geçen kişiler arasında. Miksaja
Kurban'ın solisti Deniz dahil oldu. Deniz de gerçekten çok başarılıydı.
Ayrıca iki parçada Radical Noise'nin davulcusu Emre ve KUrban'ın solisti
Deniz geri vokalde yer aldılar. Kayıtta oldukça sağlam ve kaliteli aletler
kullanıldı. Bu aletlerin bazıları başkalarından ödünç alındı. Bazıları
kiralandı. Bazıları da kendi aletlerimizdi. İskender Paydaş'ın da teknik
açıdan pek çok yardımını gördük. Mastering aşamasına gelinince İskender
Paydaş'ın Sarıyer'de ki stüdyosunu kullandık. Ayrıca albüm Ağustos başı
gibi Hammer müzikten çıktı. Yakında cd si de çıkacak. Kapak tasarımları
da Eymür'e aitti. Kapak baskı, afiş baskı olaylarında da Canset'in yardımı
dokundu. Kendisi grafiker bize baya bir yardımcı oldu.
Metal
Monster: Kapakta bebeği seçmenizin sebebi neydi?
Dikkatli bakılırsa kapak açıldığında bebek labirentin içine düşüyor.
Yani az önce söylediğim olaylarla bağlaşıyor. Bebeğin suratı kuru kafa
gibi bu da ruha kötülüğün bulaşmasını simgeliyor bizim için. Bebeğin
oradaki görüntüsü ana rahmindeki gibi yani bebek ana rahminden çıkarken
labirente düşüyor gibi. Çocuk doğarken bu iğrenç hayatın içine giriyor
ve doğarken bile ruhunda bir takım kötülükler baş gösteriyor. Burada
hayata ne kadar karamsar baktığımızı gösteriyoruz. Bir bebeğin dünyaya
gelişini bile kötü bir olay olarak gösteriyoruz. Biz Burada olan biteni
gösteriyoruz ama buna seyirci kalmayın karşı çıkın nefretle gelişmeyin
mesajını veriyoruz bir bakıma.
Metal
Monster: Albüme yurt içinden ve yurt dışından gelen tepkiler nasıldı?
Davulcumuz Özgür plak şirketiyle birlikte Almanya'daki çok büyük bir
festival olan Popcom'a Ağustos ortası gibi gittiler. Bu festival dünyadaki
bütün plak firmalarının toplandığı büyük bir festivaldi. Burada bizle
ilgili her türlü dokümanı plak ve cdleri çeşitli plak şirketlerine dağıttılar.
Buradan şu anda haber beklemekteyiz. Ayrıca Hammer bizle ilgili pek
çok bilgiyi yurt dışına hala dağıtmakta. Yani şu anda yurt dışından
alacağımız tepkilere karşı haber bekleme aşamasındayız. Ortada henüz
bir şey yok. Yurt dışındaki gidişattan ise oldukça memnunuz piyasanın
tüm durgunluğuna ve pek çok şeye rağmen albüm satışları baya iyi gitmekte.
Metal
Monster: Siz de Pentagram gibi bir dahaki albümlerinizde Türk Müziği
öğelerini kullanmayı düşünüyor musunuz?
Hayır kesinlikle düşünmüyoruz çünkü biz Türk Müziği öğelerini kullanmayı
sevmiyoruz. Kendi kültürümüz ve kendi motiflerimizden hoşlanmıyoruz.
Ama Türk sazlarını kullanmayı seviyoruz hatta bu albümde kullanmayı
da düşündük ama bir aksilik sonucu kullanamadık. Türk sazlarıyla heavy
metal yapmayı severiz. Bunu evimizde de kendi aletlerimizle falan hep
deneriz. Kısaca albümlerimize Türk sazları girecek şu anki yaptığımız
müziği Türk sazlarını kullanarak yapıcağız ama kesinlikle Türk motiflerini
kullanmayı düşünmüyoruz.
Metal
Monster: Albüm tanıtım konserlerinizi başladınız mı?
Aslında tam olarak başlamadık ama bir kaç konserde son albümden bir
kaç parçamızı çaldık. Ama yakında başlayacak gibi gözüküyor ama zaman
ve yer henüz belli değil. Konserlerimizi daha çok şehir dışında vermeyi
düşünüyoruz çünkü İstanbul'da aşırı derecede konser yeri sıkıntısı çekiyoruz.
Ayrıca şehir dışındaki fanlarımızla bir araya gelmek istiyoruz şehir
dışından pek çok talep var. Bu son albümümüzün tam bir konserlik albüm
olduğunu düşünüyorum. Hatta kayıt sırasında epey bir sabırsızlandık
bitse de konserlere çıksak diye. Parçalar son derece coşkulu ve seyirciyi
hareketlendirecek nitelikte.
Metal
Monster: Şu ana kadar hiç yurt dışı çalışmalarınız oldu mu?Konser veya
albüm çıkartma gibi
Özellikle Red albümü yurt dışında pek çok yere gitti. Plak şirketleri
değil de daha çok dergilere gitti. Yasal olsun yasal olmasın yurt dışındaki
pek çok fanzine ve dergiye gitti. Gelen eleştirilerin çoğu olumlu yöndeydi.
Tabi olumsuz eleştiriler de geldi ve bu eleştirilerin çoğu haklıydı
biz de katılıyorduk.
Metal
Monster: Gelen eleştiriler daha çok ne yönde oldu?
Daha çok eski albümlerimizde prodüktör falan eleştirildi. Ayrıca kapağa
ve kayıta falan da ufak tefek eleştiriler geldi. Ama genelde müziğimize
karşı gelen eleştiriler oldukça iyiydi.
Metal
Monster: Elemanların müzik dışındaki uğraşları nelerdir?
Elemanların müziğin dışında belli bir işler var ve aynı zamanda okuyorlar.
Şu anda hiç bir elemanın ciddi bir askerlik problemi yok ama ilerleyen
zamanlarda ortaya çıkacak.
Metal
Monster: Dare To Live ve Red albümlerindeki parçalarınızı yeni soundunuza
göre uyarlayarak çalmayı düşünüyor musunuz?
Şu ana kadar hiç öyle bir şey düşünmedik. Her şeyin yapıldığı şekilde
daha güzel olduğunu düşünüyorum.
Metal
Monster: Albümlerinizde dinle ilgili sözlere rastlanmıyor peki siz dine
nasıl bakıyorsunuz?
Allah'a ve dine inanıyoruz. Yani inancımızda öyle büyük bir problem
yok. Aslında bu pek tartışılacak bir konu değil bence çünkü herkesin
farklı bir düşüncesi ve inancı var. Dini ve Allah'ı ne müzikte ne de
başka bir şeyde kullanmıyoruz.
Metal
Monster: Disgust öncesi işlenmemiş ham müziğinizi mi yoksa şimdiki daha
gelişmiş müziğinizi mi?
bir grup bence sürekli gelişmeli ve kendini yenilemeli eğer sürekli
aynıysa yerinde sayar durur, gelişemez. Biz şu anda yüzde seksenlik
yüzde yetmişlik oranda soundumuzu yakaladık şimdi tabii biraz daha gelişim
payı hala söz konusu.
Metal
Monster: Kendi değiminize göre(web sayfanızdan öğrendik)ilk albümünüz
için prograsive -thrash, ikincisi için aggresive-metal, üçüncüsü için
ise aggresive demişsiniz. Neden böyle tür ayrılıkları oluyor?Bu türler
arasında nasıl bir yakınlık var?
Biz tür münakaşası tür ayrımı yapmayı pek sevmiyoruz yaptığımız müziğe
de öyle bir isim vermek istemiyoruz insanlar ismini koysunlar. Bizim
albümümüze hardcore diyenler var ama biz böyle düşünmüyoruz. Albüm için
saf thrash de demiyoruz. Daha öncede söylediğim gibi thrash in 2000'li
yıllara transpoze edilmiş hali diyebiliriz. Eski thrashi aldık evirdik
çevirdik ve şimdiki haline soktuk.
Metal
Monster: Dinlediğiniz yerli ve yabancı gruplar nelerdir?
Biz Türkiye'deki heavy metal bazındaki tüm albümleri alıp dinliyoruz.
Diğer arkadaşlarımız, meslektaşlarımız neler yapmış diye bunları takip
etmek amacıyla dinliyoruz ve pek çok başarılı gruplar ortaya başarılı
çalışmalar çıkaran gruplar var fakat bizim özellikle hayranlık duyup
da dinlediğimiz bir Türk grubu yok. Ama bir Climb'i, Bir Radical Noise'yi
oldukça başarılı buluyoruz. Ayrıca Pentagram'ı da çok beğeniyoruz bu
müziğe çok güzel şeyler kazandırdı ve gerçekten çok başarılı olduğuna
inanıyoruz. Pentagram'a sonsuz derecede saygı duyuyoruz. Yabancı olarak
bu son çıkan gruplardan ortak olarak pek beğendiğimiz yok biz özellikle
dünya çapında pek çok yeni gurubu dinlemeye çalışıyoruz ve dinlemek
için çok büyük bir çaba harcıyoruz. Örneğin Türkiye'de bulunmayan yeni
yabancı albümleri internetten sipariş ediyoruz veya yurtdışına çıkan
arkadaşlarımıza getirtiyoruz. Ben kişisel olarak W.A.S.P' ı çok beğenmekteyim.
Grup olarak da hepimiz çok farklı şeyler dinlemekteyiz. Ben hemen hemen
her şeyi dinlerim. Heavy metal dahil Türkçe pop dahil her müzik türünden
bir şeyler dinlerim. Grupta ortaklaşa sevdiğimiz şeyler Machine Head,
Fearfactory,Pantera,Korn,Soufly,Marlyn Manson gibi gruplar ve bunlar
dışında pek çok şey dinleriz örneğin Limp Bizkit gibi hip hop tarzı
şeyler.
Metal
Monster: Overkill konserinde size gelen tepkilere ne diyeceksiniz?
Orda bize karşı olan 15-20 kişilik bir gruptu. Bu kişiler özellikle
konserdekileri provokate etmek için gelmişti. Bu olay tamamen kıskançlıktan
ileri gelen bir olaydı. Bu milleti gaza getirip bize karşı kışkırtan
kişiler sonradan öğrendiğimize göre daha demosu bile çıkamamış bir grup
elemanlarıydı. Bunlar çok çirkin şeyler bence. Örneğin Metallica konserinde
Megalomaniax ve Kurban gruplarının da yuhalanması bu gruplara saygısızlık
edilmesi çok acı şeyler. Bu da Türkiye'de metal dinleyicisinin bilinçsizliğini
ve ne yapmak istediğini daha farkında olamamasını gösteriyor. Bunun
bu hale gelmesinin en büyük nedeni de bazı dergiler ve kendini eleştirmen
zanneden bazı müzik yazarlarıdır. Bu dergiler ve bu yazarlar insanları
bilinçlendirecekleri yerde daha çok dinozor daha bilinçsiz hale getiriyorlar.
Metal
Monster: Sizin Overkill konseri dinleyicisine uygun bir grup olmadığınız,
Overkill'den tür olarak çok farklı olduğunuz söyleniyor. Siz bu konuda
ne söylemek istersiniz?
Overkill çok sevdiğimiz bir grup. Doğru Overkill'le aynı tarzda değiliz
ama bu oraya çıkmamamız gerektiğini göstermez. Seyircimizin biraz, en
azından bizim kadar dünyayı takip etmesini dünyadaki konserlerde, festivallerde
neler olup bittiğine bir bakmasını isteriz. Bugün dünyada ne büyük festivaller
oluyor. Örneğin bir Jazz festivali Avusturya'da, Amerika'da yapılıyor.
Dynamo festivali dünyanın en büyük festivallerinden biri Hollanda'da
yapılıyor ve bunun gibi pek çok festival. Bu festivallerde birbirinden
farklı onlarca grup çıkıyor. Başka bir örnek gösterecek olursak Iron
Maiden en son Soufly'la birlikte Amerika'da turnedeydi veya OzzyOzbourne
Korn'la birlikte turnedeydi. Soufly nerede? Iron Maiden nerede? Korn
nerede? OzzyOzbourne nerede? Bu konserlerin videolarını izliyorum her
grubun dinleyici kitlesi orda konserler müthiş coşkulu geçiyor herkes
birbirine saygılı. Ama böyle sınıflandırmalar Türkiye'de var biz henüz
her bakımdan gelişimini tamamlayamadığımız bir ülke olduğumuz için bu
da böyle ama bunun biran önce düzelmesini umuyoruz.
Metal
Monster: Hiç demo çıkarmadınız. Bunun sebebi kendinizi her zaman albüm
için hazır hissetmeniz miydi?
Demo yapmak bize ilk yıllarda, ilk albümü çıkardığımız zamanlarda saçma
geliyordu. Bizim için demonun tanımı kaliteli olmayan, üç dört şarkılık
bir kayıttır ve bu plak şirketine sunmak onunla bir anlaşma sağlamak
için yapılır. O yüzden biz bunun piyasaya sürülmesini anlamlı görmüyoruz
ama ne acı ki Türkiye'de bunun bir piyasası oluştu. Herhangi yeni bir
grup gidiyor üç beş bir şey kaydediyor stüdyoda ve bunu piyasaya sürmeye
çalışıyor. Bence bunu kendilerine saklamalılar ve kendilerini normal
bir albüm çıkartana kadar geliştirmeye çalışmalılar. Biz o zaman kendimiz
normal bir albüm çıkartacak seviyede görüyorduk ki albümü piyasaya sunduk.
Ayrıca biz pek çok demo çıkardık ama bunlar bilinmiyor bunların hiç
birini dediğim nedenlerden dolayı piyasaya sürmedik.
Metal
Monster: Grup elemanlarıyla birlikte müzik dışında ne gibi faaliyetlerde
bulunuyorsunuz? Dostluğunuzun derecesi nedir?
Ben gruptan
daha çok Tolga'yla birlikteyim. Diğer grup elemanlarıyla çok fazla birlikte
olamıyoruz. Bunlar şartlardan dolayı olmuyor. İş açısından, oturduğumuz
yerler açısından pek fazla birlikte olamıyoruz baya uzakta bulunuyoruz
birbirimize. Gene de birlikte paylaştığımız pek çok şey var ama genelde
müzik yaparken birlikte oluyoruz. Dediğim gibi Tolga'yla günlük hayatta
da çok fazla birlikteyiz.
Metal
Monster: Grupça çalışmalarınız ne kadar aralıklarla oluyor?
Yazın bir dinlenme arası verdik öyle pek fazla çalışamadık. Kış geldiği
zaman haftada en az 9 saat çalışıyoruz. Bir albüm çalışması bir konser
çalışması olsun olmasın haftada en az kesin 9 saat çalışıyoruz.
Metal
Monster: Son söz olarak bizlere neler söylemek istersin?
İnsanların artık bilinçlenip bazı şeylerini görmesini istiyorum. Her
şeyden önce şu gerçeği bilsinler. Ascraeus bugün bir metal grubudur.
Türkçe rock yapıyoruz ayaklarında milleti kandıran bir grup değildir.
Bazı kişiler Ascraeus tarzını farklı yönlere çekti farklı bir müzik
yapıyor diyor. Ama biz yaptığımızın müziğin gerçekten Türkiye'deki en
sert albümlerden biri olduğuna inanıyoruz. Yani gümbür gümbür bir kayıt,
gümbür gümbür bir albüm yani dehşet bir albüm oldu. Yani biz albümümüze
gerçekten çok güveniyor ve sonuna kadar savunuyoruz. Bunlar kolay yapılmıyor.
Kolay beste yapılmıyor. Kolay söz yazılmıyor. Gerçekten bu albümü kolay
yapmadık ve zor şartlar altında çok büyük emekler harcadık. Okullarımız
ve işlerimizden arta kalan son 9 saatimizi de müziğimize ayırdık. Biz
bu müzik için varız bu hiç bir zaman değişmeyecek kim ne derse desin
Ascraeus sonuna kadar burada!
* Metal Monster'ın
üçüncü sayısından alınmıştır.
|