İKİNCİ PERDE
Sahne
1
Oğlan
kızla birlikte CMC’nin kalıntıları arasında deney tüplerine örnekler
koymaktadırlar.
OĞLAN: ‘’Bizi gören sanayi
casusu zannedecek.’’
KIZ
: ‘’Neden ?’’
OĞLAN: ‘’Kaç gündür o dağ
senin bu tepe benim dolaşıp örnek topluyoruz. Bakmakla görmek arasında ne
kadar fark olduğunu seninle gezerken anladım. Yıllarca bu CMC önünden geçerim,
kedi bile yaptığı pisliği örter. Burada resmen çevre katliamı var’’
CMC atıklarını gösterip,’’ Bu bölgede tek bir karınca yaşamıyor veya
yaşayamıyor Bir göletimiz var içinde su bilirdim. Şimdi ne olduğunu
bilemiyorum. Dağları yaka yaka kel etmişiz. Biz bu ülkeye ne yapmışız.
KIZ :’’Cennet ile cehennem arasında bir duvar olduğu söylenir. Siz bu duvarı kaldırmış cennet gibi yerinizde Maden Cehennemi ile birlikte yaşıyorsunuz.
Hava
Limanı yolcu giriş bölümü kalabalık, kız biletini damgalatır.
OĞLAN:’’Bir
hafta ne çabuk geçti.’’
KIZ
:’’Sayılı gün çabuk geçer, herşey için teşekkürler.’’
Elini uzatır toka ederler kız döner iki adım atar ve geriye döner.’’
Seni hiç unutmayacağım hele havaalanında ilk karşılaştığımızda beni görünce bir elin havada
öyle bir halin vardı ki.’’ Elindeki içinde çiçek olan deney tüpünü gösterip.
‘’Bana beşbarmak dağlarında verdiğin çiçek. Bunu hayatım boyunca
saklayacağım. Bu çiçeği ve beni görmek istersen Kanada’ya
beklerim.’’ Oğlana sarılır yanaklarından öper dönerek uzaklaşır, oğlan
şaşkınlık içinde kalakalır.
Oğlan
kıa çiçek verdiği yerde taşın üzerine oturmuş sabit bir noktaya bakmış
oylece durmakta, tepeden görevli gelir oğlanın karşısında durur.
GÖREVLİ:
‘’Kızı yolcu ettin galiba?’’
OĞLAN
: İrkilir çevresine bakar. ‘’Bana bir şey mi söyledin ?’’
GÖREVLİ:
Gülerek’’Tavşanlara dedim, buradaki otları yerken, ön dişlerini
kırmayın diye, her taraf taş içinde. ‘’Oğlan gülmeye başlar, gelir oğlanın
yanına taşa oturur.’’Kızı uğurladın gelip burada ne yapacağım diye düşünüyorsun
değil mi?’’
OĞLAN
: Dalgın bir şekilde’’Nereden anladın?’’
GÖREVLİ:
‘’Halini görünce anlamamak için aptal olmak gerekir. Bazı değerlerin kıymetini
elimizde iken bilmeyiz elimizden gidince anlarız. Kirletmeye devam ettiğimiz
çevre gibi. Kirlenen bir dünyada tertemiz kalan bir AŞK dediğimiz duyguya
kapılmışsın. Aman ha! Ferhat’ın Şirin’e
olan aşkından dağları deldiği gibi sende dağları delmeye kalkma.
Zaten 23 ruhsatlı 18 faal taşocağı
var, bir de başımıza sen çıkma. Sana tavsiyem. Kanada’da asit yağmurları
var. Kanada’da bu yağmurlar ormanları mahvediyor. Gidip bunları araştırın,
şimdi diyeceksin ki sanki bizim ülkede çevre sorunlarını hallettik de Kanada’daki kaldı diye.
Dünyamız artık küçülmekte çevre sorunları büyümekte. Her ülkenin çevre
sorunları diğer ülkeleri de etkilemekte. Bu nedenle Kanada’ya gidin kızla asit yağmurlarını tetkik edip ülkemize geri dönün
ve çalışmanıza burada
devam edin. İnşallah CMC cehenneminin yerine
yapılan parkta oynarlar ve hemen karşısında denize girerler. Ellerimizle
kirlettiğimiz dünyamız utanç duymadan çocuklarımıza teslim ederiz. Hadi aşağıya
beraber inelim.’’ Yürürler.
OĞLAN
: ‘’Bugün tatilmisin?’’
GÖREVLİ:
‘’Taş ocaklarındaki işi bıraktım’’
OĞLAN
: ‘’ Neden ?’’
GÖREVLİ:
‘’ Doğru olan şeyi görmek ama yapmamak korkaklıktır.’’