NOBEL
AĞAÇ KATLETME ÖDÜLÜ KIBRIS TÜRKLERİNE VERİLECEK
Nihat
Cemoğlu
‘Yeşil
ada Kıbrıs, a place touched by heaven, yeşilin tüm tonlarını görebildiğiniz
dünyanın sayılı yerlerinden birisi’ diyordu eskiler. Acaba şimdi bu mümkün
mü? Gelişen teknoloji ve artan insan nüfusu, dünyanın kirletilmesinin ve ağaçların
katledilmesinin, dolaylı bile olsa, en büyük sebeplerinden birisidir.
Birçok ağacın ortalama ömrü 100-250 senedir fakat ‘Pinus
aristata’ adlı bir ağaç türünün ortalama ömrü 4,600 senedir. Bir ağaç
ortalama 10-30 yıl içerisinde olgunlaşıp verimli hale gelebilir. Bu süre günümüzde
kuraklaşan tabiat ortamında uzadıkca uzuyor, bazen de ağaçlar verimli hale
gelmeden kuruyorlar. İnsanlar kısa bir zaman dilimi içerisinde yetişip
verimli hale gelebilirler, fakat ağaçlar çeşitli tabiyat şartlarından
dolayı, örneğin aşırı sıcaklık, kuraklık, yangın, rüzgar, yıldırım
düşmeleri ve insan faktörü, yokolmaktadırlar. İnsanlar bir çok ağacı
ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla kesmektedirler. Bu kesim olayı az
gelişmiş ülkelerde gelişigüzel olmaktadır. Gerek kanuni yetersizlikler,
gerekse siyasi çıkar kaygıları yüzünden, kanun adamları kanunları hiçe
sayarak tabiatı yokediyorlar.
GAZİVEREN
köyünün Aydınköy’e doğru olan çıkışında narenciye ağaçları
kesilerek yapılan evin akşam üzeri güneş alamaması sebebiyle selvi ağaçları
önce kurutulmak amacıyla budanıyor daha sonra hunharca kesiliyorlar. Söz
konusu bölgede dönümlerce narenciye katledilerek ev yapılmıştır ve Güzelyurt-Lefke
anayolu üzerinde birçok selvi ağacı kasıtlı olarak kurutulmuştur. Bu ağaçlar
hangi kanun çerçevesinde korunuyor ya da katlediliyor. Hangi kanun adamları
bu ağaçların yokedilmelerine müsade ediyor? Çıkarları ne olabilir? Maddi
bir çıkar mı, yoksa KIRMIZI bir koltuk mu?
GÜZELYURT’a Lemar kuruluyormuş. Bu yüzden yine bitmek tükenmek
bilmeyen ağaç katliamları son sürat yol alıyor. Polislere köşe başlarında
pusu kurdurup trafik canavarını masum insanlarla durdurmayı deneyen kanuniler
niye ağaç canavarlarını durduramıyorlar. Dönüp dolaşıp az gelişmişliğe
geliyoruz. Ne yazık ki bu ülkelerde insanlarda az gelişmiş oluyor. Az gelişmiş
beyinlerde ağaç sevgisi olmuyormuş. Herhalde bu buluş ağaç canavarlarına
NOBEL Ağaç Katletme Ödülünü kazandıracak.
İnsanlık için ağaçlar çok değerli varlıklardır. Birçok ihtiyacımızı
onlardan karşılıyoruz. Bize barınak
oluyorlar, karnımızı doyuruyorlar ve yaşamak için bize ortam sağlıyorlar.
Bitkiler en büyük besin kaynaklarımızdan birisidirler. Ağaçları
kullanarak insanlar yüzyıllar boyunca ısınmış ve yiyecek pişirmişlerdir.
Kağıtı bulmuş ve biribirilerini yetiştirmişlerdir. Ağaç birinci ya da
ikinci dereceden birçok kimyasal ürünün kaynağıdır. Yapay ipek ağaç özünden
üretiliyor. Bazı ağaçların kabukları tannin’in temel kaynağıdır. Bazı
kimyasal maddelerse direk olarak yaşayan ağaçlardan elde ediliyorlar.Örneğin
kauçuk ve birçok reçine çeşidi.
.
Bitkilerin faydaları saymakla bitmiyor. Toprağı erozyondan koruyorlar.
Yüksek kalitede su kaynakları oluşturuyorlar. Ağaçlar vahşi yaşama son
derece önemli barınak sağlıyorlar. Yerlerinde duran kurumuş ağaçlar bile
hayvanlara barınak olmaktadırlar. Yere düşen ağaçların o şekilde
kalmaları bile hayvanlar için birçok besinin saklanıp korunmasına,
erozyonun azaltılmasına, vahşi hayat barınağı oluşmasına ve diğer
bitkilerin yetişmesine olanak sağlamaktadır. Ağaçlar tarımsal bölgeler için
tabii bir koruma örtüsü, kentsel bölgeler için ise çekici ve etkili bir görünüm
sağlamaktadır. Ağaçlar göz zevkimize bile katkıda bulunuyorlar.
Soruyorum size ey ağaç canavarları “Çocuklarınızın çizmeyi öğrendikleri ilk şekillerden birisi neden ağaçdır? Bu yolla onlara ağaç canavarlığını mı aşılıyorsunuz yoksa okullarda öğretmenleri onlara ağaç sevgisini mi öğretiyorlar?”