7 / 24 İNTERAKTİF KAMPÜS |
|
|
YIL 1 AY 2 |
28 EYLÜL 2000 |
BEDAVA |
TÜRK
VE ALMAN ÇOCUK-GENÇLİK EDEBİYATI’NDA BELİRLENEN
ÇOCUK ESERLERİNDE AİLE KONUSUNUN İNCELENMESİ VE İLKÖĞRETİM
OKULLARINDA UYGULANMA BİÇİMİ
Sevgi
Arkılıç-Songören
University
of Landau
Özet
Türkiye’de
Çocuk Edebiyatı Alman Çocuk ve Gençlik Edebiyatı’na kıyasla oldukça
yenidir ve son yıllarda gelişmektedir. Son yirmi yıldaki çocuk kitapları ülkemizde
incelendiğinde, yazarların çocuk edebiyatına katkıda bulunmak ve bu alanı
geliştirmek için büyük çaba sarfettikleri görülmektedir.
Çocuk
kitapları genel olarak var olan günlük yaşamı ve çocukların yaşadığı,
hayal ettiği çeşitli maceraları konu almaktadır. Ağırlıklı olarak aile
konusuna son zamanlarda yer verilmektedir. Doktora tez çalışmamda Alman ve Türk
Çocuk Edebiyatı’nda ele aldığım eserlerde bu konuyu karşılaştırmalı
olarak incelemeye çalışacağım.
Türkiye
ve Almanya pek çok bakımdan iki farklı ülke özelliğini taşımaktadırlar,
bu nedenle aile yapısı, gelenek ve görenekleri bakımından da farklılık gösterirler.
Almanya’da son yıllardaki en yeni bilimsel çalışmalar bu ülkedeki evlilik
ve aile kurumlarının çözülmeye başladığını, bu kurumlara olan bağlılığın
eskiye oranla zayıfladığını göstermektedir. Bu gelişme “De-InstitutionalisierungsprzeB”(1)
(Kurumların Çözülme Süreci) olarak tanımlanmakta ve gelenekselliğini
kaybetmesine rağmen, bireysel özgürlüğü vurguladığı için olumlu olarak
değerlendirilmektedir. Böylelikle sosyologlar tarafından “nikahsız
evlenme, aynı evi paylaşma, yalnız çocuk yetiştiren anne/baba” (2) gibi
değişik aile yapıları tanımları yapılmaktadır. Bu değişim ve yeni aile
yapıları Alman Çocuk ve Gençlik Edebiyatında da yer almaktadır.
Ülkelerin endüstrileşme süreci sosyal düzeni etkiler ve aile yapılarının değişmesine neden olur. Bu toplumsal değişme ülkemizde de aile yapısını etkilemiştir. “Geniş ya da orta boy toprak mülkiyetine sıkı sıkıya bağlı olan ataerkil geniş aileler çözülmeye başladı. Onun yerine ana baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile sayısı arttı.” (3) Aile yapısının bu değişimine karşılık, evlilik ile aile kurumları resmi ve toplumsal önemini korumakta ve gelenek ve görenekler hala büyük önem taşımaktadır.
Bu toplumsal değişimin bir sonucu olarak ayrıca köy ve kasabalarda yaşayan genç nesil daha iyi yaşam koşulları ümidiyle şehirlere göçtüler. “Gecekondular kurup, kent kıyısında tutunmaya, kent yaşamında kendilerine bir yer açmaya çalıştılar. Baba mesleğini bırakıp işçi, kapıcı, odacı olarak yeni bir yaşam savaşına giriştiler. Kendi gelenek ve göreneklerine yabancı, kendi becerilerinin geçerli olmadığı bir çevrede, daha iyi bir yaşam uğruna, kök [FrontPage HTML Markup Component][FrontPage HTML Markup Component][FrontPage HTML Markup Component]
(1)
Nave Herz, Rosemarie: Familie heute: Wandel der Familienstrukturen und Folgen für
die Erziehung. Darmstadt: Primus, 1997 .S.3.
(2)
S.1
(3)
Yörükoğlu, Atalay:Değişen Toplumda Aile ve Çocuk. İstanbul: 1992, S.45
salmaya
çalıştılar. Kentlerde yaşam daha kolaydı ama kentin yaşam biçimine uymak
zordu.”(4) Zaman içerisinde çekirdek aileler oluşurken diğer yandan bu göç
nedeniyle sorunlu aileler ortaya
çıktı. Türk Çocuk Edebiyatında da değişik yapıları ile aile konusu işlenmeye
başladı.
Son
yıllarda ülkemizde gelişme gösteren Çocuk Edebiyatı eserlerine henüz
okullarımızda yer verilmemektedir. Türkçe kitaplarında yer alan konular ya
klasik eserlerden ya da çevirilerden alınmış parçaları içermektedir. Bu kısa
metinler çocukların okuma sevgisini teşvik etmemekte, güncel olmadığı
gibi ilgi alanlarına da girmemekte ve bu nedenle yaşamla bir bütünlük
sergilememektedir. Çocukların kişiliklerinin gelişmesinde tüm bunlar önemli
yer tutmaktadır.
Ülkemizde
1997/1998 öğretim yılı itibari ile, eğitim sisteminde değişiklikler yapılmış
ve zorunlu temel eğitim sekiz yıla çıkarılmıştır. Yeni okul sistemi ile
beraber ders kitapları da değişmiş ve yeni hedefler belirlenmiştir. Gerçekleştirilen
bu yenilik bünyesinde amacım, seçtiğim eserler vasıtasıyla (Türk ve Alman
Çocuk Edebiyatı ve her iki dilden çeviri eserler) farklı aile yapılarını
karşılaştırmak ve uygun çocuk eserlerinin ülkemizdeki ilköğretim okullarında
uygulanabilmesi ve okullarda çocuk edebiyatına daha çok yer verilmesi, çocuklara
okuma sevgisinin kazandırılması konusunda önerilerde bulunabilmektir.
Bu
açıklamalar doğrultusunda tezimin ilk bölümünde Çocuk Edebiyatının ülkemizdeki
yeri ve bugünkü durumu hakkında bilgi vereceğim. Daha sonra Türkiye ve
Almanya’da aile konusu üzerinde duracağım. Türk ve Alman Çocuk Edebiyatından
seçtiğim, ağırlıklı olarak ailenin konu edildiği kitapların belilenen
amaçlar çerçevesinde ayrıntılı incelenmesi daha sonraki bölümü oluşturuyor.
Didaktik bölümde ise önceden değindiğim, çocuk kitaplarının okullardaki
yeri-önemi ve öneriler yer alıyor.
Alman Çocuk ve Gençlik Edebiyatı, son yirmibeş yıldır oldukça büyük gelişmeler göstermiş ve pek çok modern eser ortaya koymuştur. Buna karşılık Türk Çocuk Edebiyatı tarihsel olarak incelendiğinde oldukça yenidir. Ülkemiz bilim adamları ve eleştirmenlerce bu edebiyat kolu henüz ciddiye alınmadığı gibi ‘çocuklar için ayrı bir edebiyat gerekli midir?’ tartışması halen sürmektedir. Ülkemizdeki Çocuk Edebiyatının gelişmesi ve teşvik edilmesi açısından bu alanda çalışarak, şimdiki ve ilerideki bilimsel çalışmalarımla katkıda bulunmayı amaçlıyorum
Designed and Revised by iktisada web masters group
Bu web sitesi en iyi IE 3 veya uzeri ile izlenebilir. Browser`inizin JAVA destekli veya enabled olmasi gereklidir.