RÖPORTAJ -3-
DEBBIE: Bugün nasılsın?
EMINEM: İyiyim, iyiyim...
DE: Burada derginin bir sayısı
var. Dergiyi nasıl buluyorsun?
EM: Güzelmiş, sevdim...
DE: Neden okuyucularımıza isim,
yaş, burç, doğum günü gibi özelliklerini söylemiyorsun.
EM: Pekala... (sıkıntılı bir
sesle) Adım Marshall Mathers. 24 yaşındayım. 17 Ekim 1974 doğumluyum. Ve son
olarak da, burcum terazi.
DE: Her zaman söz yazmak mı
istemiştin? Küçükken hiç başka bir şeyler yapmak istediğin olmadı mı?
EM: 12-13 yaşlarındayken
karikatürist olmak istiyordum. 14-15 yaşlarında resimler çiziyordum. Fakat bu
sırada rap’ten hoşlandığımın farkındaydım. Bunu kalbimde hissediyordum.
DE: Detroitlisin... Los
Angelesli veya New Yorklu olmaktan farklı bir şey mi bu?
EM: Her şehir farklıdır.
Detroit’te bizim farklı ve güçlü bir alt yapımız vardır.
DE: Severek dinlediğin
sanatçılar kimler?
EM: Hmm... Jay-Z’yi, DMX’i, LL
Cool J’i severim. Bunun yanı sıra Naughty By Nature, Redman ve Royce da 5’9 da
dinlerim. Royce 5’9 benim şu sıralar favorilerimden. Henüz albümleri çıkmadı
ama size yemin ediyorum, çıkınca piyasayı sarsacaklar.
DE:
Kimlerle birlikte çalışmak isterdin?
EM: Missy ile birlikte daha yeni
bir şarkı bitirdik. Aynı şekilde Mad Rapper ile de bir şarkı yaptık. Dre ile
de birlikte çalıştık. Bunun dışında daha fazla işbirliği yapmak istemiyorum.
Kendimi çok fazla etrafa saçmak pek hoşuma gitmiyor.
DE: Yani Rakim seni arasa ve
işbirliği teklif etse onu red mi edeceksin?
EM: (Gülerek) Tam olarak öyle
söylemedim.
DE: Bildiğin gibi dergimiz bir
yetişkin dergisi ve ben de sana yetişkinleri ilgilendiren soruklar sormak
zorundayım.
EM: Pekala, öyle olsun...
DE: Ne tür kadınlardan
hoşlanırsın?
EM: Bütün kadınları severim.
“Şöyle şöyle görünen, böyle şeyler yapan kadınları arzularım” gibisinden
şeyler söyleyemem; dediğim gibi, bütün kadınlar bana çekici gelir. Aslında
kadın türü beni cezbeder.
DE: Erotik ya da porno filmler
seyreder misin?
EM:Tabii ki. Her zaman. Otobüste
bile.
DE: Peki favori aktristin angisi?
EM: Janet Jacme.
DE: Herhangi bir porno filmde
rol aldın mı?
EM: Hayır.
DE: Peki böyle bir filmde
oynasaydın konu ne olurdu?
EM: Beni sinirlendiren bütün
kızları becerdiğim bir film olurdu herhalde...
DE: Peki filmde rol arkadaşın
olarak kimi isterdin?
EM: Janet Jacme, Amber Lynn veya
Ginger Lynn olabilirdi.
...
(**Bu kısımdaki soru-cevap kısmı fazla müstehcen gelebilir
bazılarına diye, yayınlamıyorum, çok merak ediyorsanız mail atabilirsinizJ**)
...
DE: Vay canına! Senin bu
konularda tam bir deli olduğunu sanırdım.
EM: Tam olarak değil.
...
(**Vay be!Adamlar abartmış yetişkin dergisi röportajı olayını.
Em’i de takdir ettim ama, her şeyi açık ve seçik bir biçimde anlatmış.
Şimdilik bir makas dahaJ**)
...
DE: Tama, bir soru daha.
Derginin kadın okuyucularının çok meark ettiği bir şey. Ne tür bir kadın
arıyorsun?
EM: Ne tür bir kadın mı?
(gülerek) Tek gecelik ilişkiler...
DE: Gerçekten mi?
EM: Yeter, yeter...
DE: Ailen nasıl?
EM: Ailem mi? Küçük kızım gayet
iyi.
DE: Evet, ‘Bonnie&Clyde’
şarkısıyla çıkış yapmıştı. Sence bir yıldız olacak mı?
EM: Kesinlikle evet. O çok
güzel. İleride bir film yıldızı olacak. O üç yaşında ama çok zeki; sanki yedi
yaşındaymış gibi.
DE: Peki kızın ‘Bonnie&Clyde’
şarkısını dinledikten sonra bunu ona nasıl açıkladın?
EM: Ona söylediğim şey: “Bak,
sinirlendirildim” gibisinden bir şeydi. Bu kadar. O şarkıyı gerçekten yapmak
istiyordum. Gerçekten... Bir anne-bebek dramı.
DE: ‘Anne-Bebek Dramı’ ? Sanırım
bu bir sonraki şarkının adı olmalı...
EM: Karım hakkında başka
şarkılarım da var. Yeni albüm için 4 tane şarkıyı bitirmiş durumdayım ve
bunlerdan birinin adı ‘Kim’. Şarkının konusu kısmen ‘Bonnie&Clyde’ ın öncesine
dayanıyor diyebilirim. Bebeğimin annesi bugüne kadar beni çok kez delirtti, ve
o bir çok şarkıya değer bir insan!
DE: (Gülerek) Yani onu
öldürmeden önce mi?
EM: (Gülerek) Evet, onun
boğazını kesmemden önce.
DE: Peki o da senin hakkında bir
albüm çıkaracak mı?
EM: (Gülerek) Çok eğlenceli
olurdu, gerçekten çok eğlenceli...
DE: Peki, bebeğinin annesiyle
aran nasıl?
EM: Biz onunla bir çok kere
ayrılıp, bir çok kere yeniden birleşiyoruz. Şu sıralar aramız iyi. Yeniden
barıştık. Ama bazen öyle tavırları oluyor ki dayanamıyorum. Kızım doğduğu
zamanlarda her şey çok daha kötüydü.
DE: Kızının doğduğu zamanlarda
ne olmuştu ki?
EM: Ne zaman kavga edip
ayrılsak, bana “Eğer beni bir daha görmek istemiyorsan, Hailie’i de
göremeyeceksin” diyordu. Kızımı bana karşı kullanıyordu.
DE: Bu gerçekten de kötü bir
durum.
EM: Evet. ‘Anne-bebek Dramı’...
DE: Bir oğlun olmasını mı tercih
ederdin?
EM: Gerçekten fark etmezdi.
DE:
Ama bütün erkekler oğulları olmasını isterler. Tüm istedikleri evde küçük bir
erkeğin daha olmasıdır. Sen bunu hiç hissetmedin mi?
EM: İlk başlarda ben de böyle
düşünüyordum; fakat Hailie doğduktan sonra her şey değişti. Küçük bir kızım
vardı artık.
DE: Peki, erkek kardeşinle aran
nasıl? Güvende mi kendisi? Bilirsin, insanlar senin kardeşin olduğu için ona
farklı davranabilir.
EM: Kardeşim de yeterince
delidir. Okulunun en popüler çocuğu. 10 tane falan kız arkadaşı var.
DE: (Gülerek)Gerçekten mi?
EM: Şaka mı ettiğimi sanıyorsun?
Saçlarını sarıya bile boyadı, ve kulaklarına piercing yaptırdı. Aynı bana
benziyor artık. Konserime geldiğinde kızlar onun etrafını sarıyor. Kızlar beni
bile istemiyorlar artık. (Gülerek)Onu kucaklarına alıyorlar ve okşuyorlar.
Tabii bu beni deli ediyor...
DE: Hiç senin için kavga eden
kadınlar oldu mu?
EM: Evet. Bir gece otel odamda
iki kadın vardı. İkisinden de hoşlanmamıştım. Bu yüzden odayı terk ettim.
Neden terk ettiğimi tam olarak hatırlamıyorum, çünkü sarhoştum; ama sonuçta
terk ettim. Daha sonra dışarıya otoparka baktığımda bu ikisi saç saça baş başa
kavga ediyorlardı. Benim odayı terk etmemden dolayı birbirlerini suçlayıp
duruyorlardı. Sanırım ikisini de sevmediğimden haberleri yoktu.
DE: Karşı cinsle ilgili başına
gelen en garip şey nedir?
EM: Bir keresinde otelin birinin
lobisinde iki kız vardı. Birini tercih ettim, ve onunla yukarı çıkarken öteki
ağlamaya başladı.
DE: Bunda garip olan yan nerede?
EM:
O ağlayan kız manik depresifti. Onu hap içerken gördüm ve ne yaptığını
sorduğumda anlatı. Anti-depresan ilaçlar alıyordu. “İlaçlarımı aldığım sürece
iyiyim” diyordu. Ama arkadaşını seçtiğim zaman resmen fıttırdı. “Senin gerçek
hayranın benim, o değil” deyip ağlıyordu. “Neden o yukarı çıkıyor da, ben
çıkamıyorum...”
DE: Vay be!
EM: Evet, sonraki gün konserde
gördüm o kızı. “Merhaba, beni hatırladın mı” diye soruyordu. Ben de: “Evet,
hatırladım. Şimdi defol git yanımdan.” Dedim ona. (Gülerek) Delirdi kız
gene...
DE: Vay be! Çok vahşi
davranmışsın gerçekten.
EM: (Gülerek) Evet...
DE: Sence neden ‘adult’
endüstrisiyle HipHop arasında yakın bir ilişki var?
EM: Çünkü rapper’ların hepsi
delidir. Ayrıca HiHop müziği her şeye uyar.
DE: Konserlerinin birinde Dustin
Hoffman’ın ‘Mumya’yı oynadığını duydum. Bu nasıl oldu?
EM: California’da bir konserim
vardı ve kendisi de çocuklarıyla birlikte beni izlemeye gelmişti. Sahne
arkasına geldi, onunla sohbet ederken konuyu açtım ve ‘Mumya’yı oynamasını
istedim. Çocukları da bunu çok istiyordu. O da “Eğer bu çocuklarımı mutlu
edecekse yaparım tabii ki” deyip teklifimi kabul etti. O gece sahneye ‘Mumya’
olarak çıktı, ve herkes ‘Mumya’nın kim olduğunu merak ediyordu. Konserin
sonunda sahnede maskesini indirdim ve tüm seyirciler deli gibiydi.
DE: Dergi okurlarına
söyleyeceğin son bir söz var mı?
EM: Evet, prezervatif kullanın.
DE: Bunun dışında?
EM: Evet, prezervatif kullanın,
gerekirse kullanılmış prezervatif kullanın. (Herkes gülüyor) Umurumda değil,
gerekirse kullanılmış kullanın...
DE: Röportaj için çok teşekkür
ediyorum. Tanrı seni korusun. Bu arada tanrıya inanır mısın?
EM: Evet, inanırım. Ama dindar
biri değilimdir. Kiliseye gitmek gibi huylarım yoktur yani. Ama dua ederim,
eskiden her şey kötü gittiğinde daha çok ederdim.
DE: Pekala, tekrar teşekkürler...
www.
eminem-tr.
com
www.
eminem-tr.
com
