2001
Avrupa’da “Yabancı Dil” Yılı
Aralarında
Türkiye’nin de bulunduğu 47 Avrupa ülkesi, yıl boyu yabancı dil öğrenimini
teşvik edici etkinlikler düzenleyecekler.
Kayhan
Karaca/Strasbourg
NTV
2
Ocak— Avrupa
Birliği (AB) ve Avrupa Konseyi (AK), 2001 yılını “Avrupa Yabancı Diller
Yılı” ilan ettiler. Projenin mimarlığını üstlenen Avrupa
Konseyi’nin Strasbourg’daki merkezinden yapılan açıklamada, bir yıl
boyunca 47 Avrupa ülkesinde yürütülecek etkinliklerle Avrupalıların
Yabancı dil öğrenmeye teşvik edilecekleri bildirildi. Türkiye’nin de yıl
boyu katılacağı etkinlerin dünya çapındaki tanıtımını ise Birleşmiş
Milletler’in Eğitim ve Kültür birimi olan UNESCO üstlendi.
Yabancı
dil konuşan insanların “daha hoşgörülü”, “daha sosyal” ve “iş
dünyasında daha avantajlı” oldukları tespitinden yola çıkılarak
tasarlanan “2001 Yabancı Dil Yılı” projesi aynı zamanda az konuşulan
Avrupa dillerinin tanıtımını da hedefliyor.
AB ve AK kaynaklarının ortak açıklamalarına
göre, yabancı dil öğrenimi kişiye “yeni ufuklar” açıyor, bireyin diğer
kültürlerden insanları daha kolay anlamasını sağlıyor ve böylelikle
bireyler arasındaki hoşgörü anlayışı gelişiyor. Bir veya birden fazla
yabancı dil öğrenimine teşvikteki ikna edici bir diğer unsur ise iş dünyası.
Araştırmalara göre, yabancı dil bilenler, iş bulmakta daha az sıkıntı
çekiyor.
Avrupa’da insanların birkaç dilde
kendilerini ifade edebilmelerinin siyasi çıkarları da bulunuyor. Avrupa
devletleri, birbirleriyle sadece tercüman vasıtasıyla anlaşabilen
insanlara “Avrupalı” kimliği aşılanamayacağının çok iyi farkındalar.
Bu nedenle bütünleşmeye giden Avrupa’da gelecek nesillerin en az 3 yabancı
dili “ana dilleri” gibi konuşabilecekleri söyleniyor.
HER DİL DÜNYAYA AÇILAN BİR
KAPI
Resmi olarak, 18-20 Şubat tarihlerinde
AB dönem başkanlığını yürütmekte olan İsveç’in Lund kentinde düzenlenecek
bir törenle tanıtılacak “2001 Yabancı Diller Yılı” çerçevesinde,
Avrupa ülkelerinde festivaller, konferanslar, seminerler, sergiler ve yarışmalar
düzenlenecek. Türkiye’de öngörülen seminer Kasım ayında gerçekleşecek.
Etkinliklerin Türkiye’deki ulusal koordinasyonu, Hacettepe Üniversitesi Eğitim
Fakültesi’nden Prof. Dr. Özcan Demirel tarafından yürütülecek.
Avrupa devletlerinin yanısıra çok sayıda
sivil toplum örgütü ve özel sektörün de destek vermesinin beklendiği
proje için ortak bir slogan da bulundu. İngilizce “Languages open doors”
olan slogan, Türkçe’ye “Her dil dünyaya açılan bir kapı” olarak çevrildi.
Projeyle ilgili tüm etkinliklerde bu sloganın kullanılacağı belirtiliyor.
AB’NİN %44’Ü 2 DİLLİ
Avrupa çapında yapılan araştırmalara
göre, Avrupalıların %44’ü ana dilleri dışında yabancı bir dili “çok
iyi” konuşabiliyor. Bu oranın Lüksemburg’ta %100, Hollanda, Danimarka
ve İsveç’te ise %80 olduğu belirtiliyor.
AB içinde en çok konuşulan “ana
dil” Almanca. AB nüfusunun %24’ünün ana dili Almanca. Almanca’yı bu
alanda sırasıyla Fransızca, İngilizce ve İtalyanca (%16) izliyor. Ancak
AB sınırlarında en çok konuşulan “ikinci” veya “yabancı” dil ise
İngilizce. Araştırmalar, AB nüfusunun %47’sinin İngilizce’yi “çok
iyi” veya “iyi” konuştuğunu gösteriyor. AB nüfusunun %32’si
Almanca, %26’sı Fransızca, %18’i İtalyanca, %14’ü ise İspanyolca
konuşabiliyor. Avrupa düzeyinde en fazla yabancı dil konuşanların, yüksek
öğrenim görmüş, 15-39 yaş grubunda, yüksek düzey kalifiye elemanlar
ile üniversite öğrencileri olduğu da belirtiliyor.