| Karacaoğlan
Kozan Dağı 'ından neslimiz Arı Türkmendir aslımız diyerek soyuyla övünür. Bazı araştırmacılar, bazı Karacaoğlan türkülerine dayanarak onun XV. yy. yaşadığını söyledilerse de Karacaoğlan 'ın arı Türkçe 'si, üslubu ve tavrı XVII. yy. içinde yaşadığını gösteriyor. |
| BAKALIM
NE YERİNE
Ela gözlü, nazlı dilber ! Koma beni el yerine. Altın kemerin olayım, Dola beni bel yerine... Hecine,
gönlüm, hecine,
Gel kız
karşımda dursana,
Karacaoğlan
der ne olayım,
Çıktım
yükseğine baktım,
Yandı Çukurova
yandı,
Sevdiğimin
adı Ayşe,
Erciyes
'e yağan karlar,
Çağır Karacaoğlan
çağır,
|
HER
YANDA ELİF
İncecikten bir kar yağar Tozar Elif Elif diye Deli gönül abdal olmuş Gezer Elif Elif diye Elif 'in
uğru nakışlı
Elif kaşlarını
çatar
Evlerinin
önü çardak
Karacaoğlan
emelerim
Evvel bahar
yaz ayları gelince,
Elif 'i
sorarsan nazlıdır nazlı,
Emine 'yi
dersen incedir ince,
Döne güzelliğin
halka bildirir,
Karadan
da Karacaoğlan karadan,
|
Kalktı
deli gönül sürdü yürüdü,
Gel oldu,
gidelim bizim illere.
Gözüm
yaşı yeryüzünü bürüdü,
Sel
oldu, gidelim bizim illere.
Yarim sensin
dilberlerin iyisi,
Gözüme
görünmez dünya perisi,
Şimdi
bizim ilin kara çalısı,
Gül
oldu, gidelim bizim illere.
Karacaoğlan
der ki gelir yazları,
Kuzum
kime eden sen bu nazları,
Anamın
atamın kötü sözleri,
Bal
oldu, gidelim bizim illere.