Erzurumlu Emrah
Anadolu'nun özlem dolu aşkını, gurbet çilesini, yiğitliğini, neşe ve üzüntüsünü dile getiren
ozanlarımız geleneksel kültürümüzde birer değer, birer söz ustası olmuşlardır.
Aralarında bir ses var ki Erzurum'lu Emrah derler, bir daha demezler. Hayatı hakkında 
fazla bilgimiz yok. XVIII.  yy.  sonlarında Erzurum'da doğduğunu, iyi bir öğrenim gördüğünü  söylüyor  araştırmacılar... O da diğer ozanlar gibi Anadolu'yu karış karış gezer.
Bir ara yolu İstanbul'a düşer Emrah'ın... Devrin  padişahı  II. Mahmut'un da sevgisini
kazanır, kendisine armağanlar verilir. Bu sıralarda kalem şairliğini dener, bir divan düzenleyerek bu alanda da ustalığını gösterir. Şöhretin doruğundayken  tekrar Anadolu'ya döner ve
Niksar'da 1854 yılında ölür.

 
 
 
 
DEDİM DEDİ
Sabahtan uğradım ben bir fidana
Dedim mahmur musun, dedi ki yoh yoh.
Ak elleri boğum boğum kınalı
Dedim bayram mıdır, dedi ki yoh yoh.

Dedim inci nedir, dedi dişimdir
Dedim kalem nedir, dedi kaşımdır
Dedim on beş nedir, dedi yaşımdır
Dedim daha var mı, dedi ki yoh yoh.

Dedim ölüm vardır, dedi aynımda
Dedim zulüm vardır, dedi boynumda
Dedim ak sineler, dedi koynumda
Dedim sevebilsem, dedi ki yoh yoh.

Dedim Erzurum nendir, dedi ilimdir
Dedim gider misin, dedi yolumdur
Dedim Emrah nendir, dedi kulumdur
Dedim satar mısın, dedi ki yoh yoh.

Tutam yar elini tutam
Çıkam dağlara dağlara
Olam bir yareli bülbül
İnem bağlara bağlara

Birin bilir, birin bilmez
Bu dünya kimseye kalmaz
Yar adını desem olmaz
Düşer dillere dillere

Emrah der ki bu günümdür
Arşa çıkan tütünümdür
Yare gidecek günümdür
Düşem yollara yollara
 


 

Gözlerine yarin muvafık ismi
Hüsnüne düşmüştür mutabık ismi
Ne zaman okunsa bir aşık ismi
Derler ki bir Emrah var idi gitti.

 

AĞLASANA GÖZLERİM
El çek tabib, el çek yaram üstünden
Sen benim derdime deva bilmezsin.
Sen nasıl tabibsin yoktur ilacın
Yaram yürektedir, sarabilmezsin.

İçerim yanıyor, kendim havayi
Çekmeyen ne bilir aşkı sevdayı
Yıktın viran oldu kalbim sarayı
Çünkü bir taşını koyabilmezsin.

Emrah'ım dinledin benim sözlerim
Muhabbetin can evimde gizlerim
Ne duruyon ağlasana gözlerim
Bir daha yarini görebilmezsin.

Gönül gurbet ele varma
Ya gelinir, ya gelinmez.
Her dilbere gönül verme
Ya sevilir, ya sevilmez.

Yüğrüktür bizim atımız
Yardan atlandı zatımız
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir, ya bilinmez.

Emrah der ki düştüm dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır, ya alınmaz.

Şimden geru nazlı yare küskünüm,
Yıktı hatırımı, barışmam gayri...
Alem gelip bana rica ederse
Çevirdim yüzümü, görüşmem gayri...

Güzel keklik gibi kafeste olsa
Altın teraziyle cevahir tartsa
Yarim mahşer günü şefaat etse
Giderim mahşere, görüşmem gayri...

Bu yıl da Emrah yarsız kışlasın
Varır isem o yar beni taşlasın
Şimden geru bildiğin işlesin
Hiçbir umuruna karışmam gayri


 
Hosted by www.Geocities.ws

1