Sakiya
camında nedir bu esrar
Kıldı
bir katresi mestane beni
Şarab-ı
lalinde ne keyfiyet var
Söyletir
efsane efsane beni.
Refet nikabını
ey vech-i enver
Zulmette
gönlümüz olsun münevver
Şarab-ı
lalinin lezzeti dilber
Gezdirir
meyhane meyhane beni.
Aşıkın
çok bela gelir başına
Tahammül
gerektir adu taşına
Şem -i
ruhsarına aşk ateşine
Yanmada
seyretsin pervane beni.
Bakmazlar
Dertli'ye algındır deyu
Hakikat
bahrine dalgındır deyu
Bir saçı
Leyla 'ya mecnundur deyu
Yazdılar
deftere divane beni.
Hatırlayıp
sorar m'ola halimden
Kirpikleri
kara,kalem kaşlı yar
Zikri,
fikri gitmez benim dilimden
Anadan
gülmedik, garip başlı yar.
Aşk atına
binmiş olsan yarışmaz,
Gözüm
kanı deryalara karışmaz
Çoktan
beri küsülüdür barışmaz
Benim
ile mercimeği taşlı yar.
Dertli,
zelil -sefil gurbet ellerde
Beyhude
şöhreti gezer dillerde
Paşam
gelir diye gözü yollarda
Elleri
kınalı gözü yaşlı yar
|
Telli
sazdır bunun adı,
Ne ayet
dinler ne kadı,
Bunu çalan
anlar kendi
Şeytan
bunun neresinde?
Venedik,ten
gelir teli,
Ardıç
ağacından kolu,
Be Allah'ın
sersem kulu
Şeytan
bunun neresinde?
Abdest
alsan aldın demez,
Namaz
kılsan kıldın demez,
Kadı gibi
haram yemez
Şeytan
bunun neresinde?
İçinde
mi dışında mı?
Burgusunun
başında mı?
Göğsünün
nakışında mı?
Şeytan
bunun neresinde?
Dertli
gibi sarıksızdır,
Ayağı
da çarıksızdır.
Boynuzu
yok kuyruksuzdur
Şeytan
bunun neresinde?
Ayaklar
altında bıraktı sersem
Bari ölmeden
bir vaslına ersem
Dertli
hasretinle can verdi desem
Gelse
mezarımı görse inanmaz.
Cevrindir
hatırım naşad eyleyen
Lutfundur
harabım berbat eyleyen
Bu garip
Dertli'yi berbat eyleyen
Şahane
bakışın keman kaşların |