|

Küçük Hüseyin efendi; Ankara'nın, Arslan Bey Mahallesinde,
Gökmenoğullan'ndan, babası Katırcı Ali Abdullah efendi ve anası Havva hanımefendi
sulbünden; 22 ramazan 1244 (1828) senesi Cuma günü dünyaya geldi.
12 -13 yasma kadar Ankara'da kaldı.
Sonra, babası angaryaya tutulduğundan
valiye şikayet etmiş; bir sonuç alamayınca da, Ankara'yı terkederek
Mihalıççık’a gitmek zorunda kalmıştır.
Babasının vefatından sonra Ramazan
ayında gelen hocalarla görüşüp İstanbul'a gitmeye karar vermiş. Fakat, İstanbul'a
gitmesine .ağabeyi izin vermemiş. Bunun üzerine ağabeyine şöyle demiş:
— Bana izin vermezsen, kendimi
Mihalıççık deresine atanm.Ve.. ağabeyinden İstanbul'a gitme iznini almış..
Saraçhane'de, Mevlevi bir ustanın
yanında çıraklığa başlamış.Mevlevi usta; okuma -yazma öğrenmesi için. Küçük
Hüseyin efendiyi, Bayezid Camii avlusundaki bir tesbihçinin yanına
götürmüş.Tesbihçinin yanında iken, sabahları Süleymaniye Camii'ne gider, ders
okurmuş.
MÜRŞİDİ HACI FEYZULLAH EFENDİ İLE
TANIŞMASI :
Küçük Hüseyin efendinin birara karnı
şişmeye başlamış; bu sebeple hastalanmış. Ondaki bu hastalığın, ancak okumakla
geçeceğini anlatmışlar; bunun için, Topkapı'da bulunan Hacı Feyzullah efendiye üç
gün gidip gelmiş. Her gidişinde de, şu emri almış:
— Bahçede otur bekle..
Küçük Hüseyin efendi, bu gidip
gelmeye, beklemeye dayanamamış; Hacı Feyzullah efendiye içinden şöyle demiş:
— Okuyacaksan oku. İçinden
geçirdiği bu durumu anlayan Hacı Feyzullah efendi pencereden şöyle seslenmiş:
"---Oğlum, biz üfürükçü
takımından değiliz;bize intisab edersen bu karnındaki şiş geçer."
Bunun üzerine Hacı Feyzullah efendiye
intisab eder. Bu intisab tarihi, hicri 1275. yıldır.31 yaşındadır.
HACI FEYZULLAH EFENDÎNÎN SÜRGÜN
EDİLİŞİ :
Sonradan, her ne hal ise, Hacı Feyzullah
efendi Midilli'ye sürgün edilir.Bunun üzerine, Küçük Hüseyin efendi, Çarşamba'da
Murad Molla Dergahı'na gider; derse başlar. Molla Camî'ye kadar da okur.Bundan sonra
da, şeyhi Hacı Feyzullah efendinin aynlığma dayanamaz; Midilli'ye, onun yanma gider.
Bir süre sonra, şeyhi ile birlikte
İstanbul'a dönerler.
KÜÇÜK HÜSEYİN EFENDİNİN DERSLERİ
:
Hacı Feyzullah efendinin zamanında
Küçük Hüseyin efendinin taasavvufi dersleri 500 zikir imiş.
Küçük Hüseyin efendi, sonra
fenafişşeyh makamına çıkmış. Bunun için, Küçük Hüseyin efendi şöyle
anlatmış:"— O duruma geldikten sonra, ben de Hacı Feyzullah efendiyi inkar
ettim. Bir bakışta o hal benden gitti."Bir süre sonra da mürşidi vefat
eder.Hacı Feyzullah efendinin vefat tarihi, hicrî 17 cemaziyelahir 1293 olup günlerden
pazar günüdür.
MEHMED NURİ EDÎRNEVÎ'YE İNTİSABI :
Küçük Hüseyin efendi, mana
tarafından gelen bir işaretle; Hacı Feyzullah efendinin ileri gelen halifelerinden
Edirneli Mehmed Nuri efendiye bağlanmış 8 yıl da bu Zat’ın gözetiminde
bulunmuştur.
Küçük Hüseyin efendi, Mehmed Nuri
efendi için şöyle demiştir:"— Vücudum toprak olsa dahi, onun yaptığı
iyiliğin karşılığım veremem."
Şöyle anlatıldı:Bir gün birlikte
bulundukları bir sırada Mehmed Nuri efendinin gözlerinden, şıpır şıpır yaşlar
damlar.Küçük Hüseyin efendi bu durumu görünce sorar:
"— Bu şekilde ağlamanıza sebep
nedir?. "Şu cevabı alır:"---Küçük Hüseyin , Plevne'ye o kadar teveccüh
ediyorum da ; içeride teveccühü kabul edecek bir ihvan yok.. Bu yüzden teveccühler
geri geliyor..."
KÜÇÜK HÜSEYİN
EFENDİ'NİN HALİFELİĞİ :
Mehmed Nuri Edirnevi’nin vefatından
sonra halifelerinden Hasan Visali Efendi, Bursa'dan istanbul'a gelmiş. Fakat, Küçük
Hüseyin efendi, her nedense Hasan Visali efendiden kaçarmış.O günlerin birinde,
Aksaray civarında, Visali efendiyle karşılaşır.Hasan Visali Efendi O'nu bir berbere
götürür sokar, sakalım kestirir. O sıralarda, Küçük Hüseyin efendi uzun sakallı
imiş.
Bundan sonra da, Hasan Visali efendi
Küçük Hüseyin efendiye şöyle der: "---Bugünden itibaren halifemsin."der
ve 4 murakabe verir.Hasan Visali efendi, Küçük Hüseyin efendiye murakabe talim eder.
Mehmed Nuri efendi vefat ettiği zaman, Küçük Hüseyin efendinin dersi mürakabeye
kadar gelmiş. fakat murakabe talim edilmemiş.
Hasan Visali Efendi’nin 1902 yılında
vefatından sonra, ilk zmanlar kimsenin biatını kabul etmek istemeyen Küçük Hüseyin
efendi eski ihvandan bazısının ve civarda oturanların kendisine intisabını yavaş
yavaş kabul etmeye başlamıştır.Posta oturuş tarihi Teşrin-i sani 1318 - 20
şaban 1320 - (M. 1902) cuma günüdür..76 yaşındadır.
Küçük Hüseyin efendi şöyle
demiştir:"— Mehmed Nuri efendi île Visali efendi çiftlerdi; biz onların her
ikisine yardımcı olarak geldik."Küçük Hüseyin efendi, bir başka zaman da
şöyle demiştir:"Erbaindeydim. Harem-i Şerifin kapışım açarken şu sözle
karşılaştım:"— Nöbet senindir; fakat önünde iki kişi var."
Küçük Hüseyin efendi, bir başka
zaman da şöyle demiştir:"— Dikkat et, bak; kimin başına toplanıyorlar?."
Küçük Hüseyin efendi; ihvanın,
özellikle ihvan arasından Azmî beyin ısrarı üzerine Hicrî 1325 yılında diğer
tüm meşguliyetlerini bırakarak tamamen irşad ile meşgul olmağa
başlar.81.yaşındadır.İrşad merkezi haaline gelen evi; Kocamustafa Paşa
Sancaktar Hayreddin Mahallesi Tekke Sokağı 36 numaradaydı.
Küçük Hüseyin efendi, bir başkasmı
kendi yerine bedel olarak hacca gönderdi. Bu sebepten de, hacı sayılır.
KÜÇÜK HÜSEYÎN EFENDİ'NİN
ALEM-İ CEMAL'E GÖÇMESİ :
1347 hicri yılı Ramazan ayının
ikinci günü, Küçük Hüseyin efendinin vefat ettiği hastalığından
yattığının ilk günüdür.
397 gün hasta yattıktan sonra sonsuz
aleme göçtü.Sonsuz aleme göçü sırasında, başı kalbine dönük durumdaydı.
Hicrî yıl, 12 şevval'ül-mükerrem
1348 senesi..Rumî yıl, l mart 1346 idi.Miladî yıl, 14 Mart 1930 Cuma gecesi, saat:
00.05 ' te ölmüştür.
Kabri, Eyüp Sultan'da; Karlık tepe
(Gümüşsuyu).. diye bilinen yerde ; ikinci şeyhi Mehmed Nuri efendinin mübarek kabri
civarındadır.
KÜÇÜK HÜSEYÎN EFENDÎ'NÎN DIŞ
GÖRÜNÜŞÜ
Küçük Hüseyin efendi, 120 cm.
boyundaydı. Vücudu da boyuna uygundu.
Cüssesi zayıftı.Elleri, ayakları da
vücuduna uygundu; yani: ufaktı.
Sol yanağında beni vardı.Sağ gözü
ameliyatlıydı.
Sakalı seyrekti; siyah - beyaz
karışımıydı.
ERENLER
Bir gün, erenlere ait bir gazel
okunuyormuş. Küçük Hüseyin efendi şöyle demiş:
"— Erenler ocağı, bu halkaya
dahil olan erenlerden olur.Erenler ne demek?. " Bu sorunun cevabını yine kendisi
verdi:"—Hakk'a ermek, yani: Varmak.. " demeğe gelir.
İNTİSAB
Küçük Hüseyin efendi bir başka gün
şöyle demiştir:"— Biz, ezel aleminde imam olduk; cemaatle namaz kıldık. Orada
bize her kim uyduysa, bu alemde bize intisab edenler onlardır."
KÜÇÜK HÜSEYİN
EFENDİ' NİN CEZBE SEBEBİ OLAN GAZEL :
Feyzullah Efendi'nin
meclisinda okunduğu vakit. Küçük Hüseyin efendi'de ilahî cezbe zuhuruna sebeb olan
gazel şudur:
Özüme
sevda bıraktı, canıma efkar-ı aşk;
Bir
bakışta ateşe yaktı beni dildar-ı aşk..
Feyz-i
İsa, hikmet-i Lokman bana kâr eylemez;
Yed-i
kudret tâ ezelden yazdı çün bimar-ı aşk..
Pare
pare olmasın, ya neylesin biçare dil;
Her
nazarda bin tecelli gösterir didar-ı aşk..
Sığmadı
tefsire nokta, ermedi akl-ı cihan;
Mushaf-ı
sinemde kaldı çıkmadı esrar-ı aşk..»
Zulmet-i
şîrk-i riyadan kurtarır kendini;
Zahidin
kalbinde taban olsa ger envar-ı aşk,
Dergeh-i
şah-ı velayettir penahım Akif a
Bende-i
kerrar-ı aşkım, bendedir kerrar-ı aşk..
********
Küçük Hüseyin
efendinin kabri- şerifinde baş taşında şunlar yazılıdır:
HU
Meded Allah
Mazhar-ı Feyz-i Huda
Ankara'lı Şeyh Küçük
Hüseyin Hüsnî Efendi Hazretleri
Doğumu: 22 ramazan 1244
cuma günü
-ölümü: 12 şevval 1348
******
Baş taşı yazısını Hattat
Hulusi efendi yazmıştır. Kendisine "— Yazınızın altına imzanızı niye
yazmadınız?."
diye sorulunca, “— Küçük Hüseyin
efendinin baş taşma im-zamı atmaya teeddüp ettim.” demiştir.
Küçük
Hüseyin Efendi'nin Defterine Kaydettiği Şiirlerden Bazıları :
TEVHÎD
ÜZERİNE
Seraser cümle alem
"semme vechullah" imiş bildim;
Giyip alem libasın
görünen Allah imiş bildim..
Seçerden ayet-ı ninni
enellah» dedi işittim;
Hakikatta seçer Musa
Kelimullah imiş bildim..
Dedi Şah-ı Velayet,
noktadır asl-i keldmullah;
Haberdar olmayan ol
noktadan bedhah imiş bildim..
Gel ey sofi ko esmayı
haber al zat-ı yektadan;
Senin cism-i latifin, hep
sıfatullah imiş bildim..
Sırat-ı müstakim üzre
sebat et sidk-ı niyetle;
Muradı ehl-i aşkın hep
cemalullah imiş bildim..
Hakikat bahrinin
gavvası: fehm eyler rümuzatı;
O kemin gevher-i
esrarına agah imiş bildim..
Zebun et nefsini salik
isen dergah-ı Mevidya;
Hemişe
zikr-i hak ey Lütfi doğru rah imiş bildim..
Lütfî
***********
KUDDUSÎ'DEN DEYÎŞ
Veli olmaz kişi
taşlanmayınca;
Sîva endişesi
boşlanmayınca..
Söğütte biter mî hiç
tatlı elma;
Yarılup sarılup
aşılanmayınca..
Yiyemez körpe kuzu
türlü otu;
Büyüyüp gün be gün
dişlenmeyince..
Ne denlü aklı olsa da
kişinin;
Okumaz haceye
başlanmayınca..
Dahi başlanmakla alim
olmaz;
Çalışıp dersine
düşlenmeyince..
Sabî-i baliğ hemîn
akil olur mu;
Nice yıl geçip
yaşlanmayınca..
Amel çokluğuna yok
itibar hiç;
Kulundan Halık’i
hoşlanmayınca..
Gel ey Kuddusî, sen de
olma tenbel;
Vücud bulmaz bir iş
işlenmeyince..
**********
ÇOBAN MÜRŞİD
Hisar-ı aşkda bir
çoban buldum
Sürüyü salmış kenare
çoban
Çaldığı kavalın
hayranı oldum
Yedi makam çalar davara
çoban.
Yazlağı kışlağı
hayr’ul-beriyat
Çaldığı makamda
türlü tesirat
Ululara sordum, nedir bu
halet;
Dediler kamildir bu kara
çoban..
Ziyaret île bu yanına
vardım;
Ziba kavalından bir avaz
aldım;
Sürüsüyle görünce
hayrette kaldım;
Her birin çekmiş timara
çoban..
Çobanın elinde asa-i
Musa;
Dilinde devreder esma-i
hüsna;
Dertli davarına
düdüğü şifa;
Mazhar olmuş sırr-ı
Settar'a çoban..
Sürüsün korur kurda
yedirmez;
Melik otağına yabanî
girmez;
Vasfi, bu kemale her
çoban ermez;
Sıdk île yar olmuş
Gaffar'a çoban..
Vasfî
*******
Asumandır kubbesi
hep ihtirakta kandiller;
En zîya-bahş kanadili
güneşle mahtır..
Kaldırılmakla tekâya
kaldırılmaz zikr-î Hakk;
Cümle
mevcudat zakirdir, cihan dergahtır..
Emin Bey
********
RUHÎ'DEN TAŞLAMA
Sanma ey Hoca ki, senden
sim ü zer isterler;
Yevme layenfeu'da kalb-i
selim isterler..
Berzah-ı hav f ü
recadan geçegör nakdm olup;
Dem-i aherde ne ümid ü
ne bim isterler..
Unutup bildiğin arif
isen nadan ol;
Bezm-i vahdette ne ilim,
ne alim isterler..
Harem-i manide biganeye
yol vermezler;
Aşina-i ezelî yar-ı
kadim isterler..
Cürmüne muterif, taata
mağrur olma;
Kî şîfahane-i hikmette
sakîm isterler.
Kible-i manayı fehm
eylemeyen göçeriler;
Sehv île secde edip
ecr-i azîm isterler..
Ezber et, kıssa-i
esrar-t dili ey Ruhi;
Hazır
ol, bezm-i ilâhide nedim isterler..
*********
ÖLMEDEN ÖLMEK
Hayat-ı cavidanı, seyh-i kamilden sual
ettim;
Ölmeden evvel ölmektir, deyince intikal
ettim.,
**********
ŞERÎAT
Şeriatsız kişi uçsa havaya;
Gönül verme o gibi çürük mayaya.
********
Çünkü bildin müminin
kalbinde beytullah var;
Niçin izzet etmedin ol
evdekim Allah var..
Yılda bir kez hac olursa
Kabe'de ey hacegan;
Gir gönüller Kabe'sine
nice bin haccullah var:
Pehlivandır ol kişi kim
nefsini islah eder;
Hep erenler meclisinde
ana eyvallah var..
Kenz-i mahfidir hakikat
ey Nesîmî ebsem ol;
Sırrını faş etme zira
bu yolda, çok gümrah var.
Nesimî
************
KAYNAK : Abdulkadir
Akçiçek , Mevlânâ Küçük Hüseyin Efendi , İstanbul-1988
|