|
Derleyen :Cengiz Gündoğdu , Yrd. Doç.Dr. Atatürk Ü. İlahiyat
Fakültesi
Ekrem Özer
Bey'in hususi kütüphanesinde bulunan bu mektup, Mehmed Refik tarafından istinsah
edilmiştir. İstinsah tarihi belli olmayan bu mektup, Mehmed Gülşen Efendi tarafından
hazırlanan Külliyat-ı Hazret-i Hüdayî (İstanbul Bahriye Matbaası, 1338, 1340) içinde basılmıştır.
Yazma bir nüshası da H Selimağa-Hüdayi 269/ 4 'tedir.Aziz Mahmud Hüdayî oldukça muhtasar ve özlü olarak yazmış
olduğu bu mektupta şu meseleleri cevaplandırmıştır:
1.Mürşidin sohbetine iştirak müyesser olmayan
talib-i Hakk ne yapmalıdır?
2. Ehl-i tarik hangi ay ve
günlerde oruçlu bulunmalıdır?
3. Tarik-i halvet ve celvetin farkı nedir?
4.Kişi kendi nefsini ıslah etmeden başkasının
ıslahına mübaşeret edebilir mi?
5. Lisan ile zikirde sağa ve sola hareket etmenin
hikmeti nedir?
Hüdayî'nin
özellikle tevhidin sırrına ermek için müridin gücü nisbetinde şeriat ve tarikatın
düsturlarına riayet edip, zikrullahla meşgul olması ve bu uğurda samimi
davranmasını tavsiye ettiği mektubunun incelediğimiz metni şöyledir:
***************
Tari'kat-ı 'Aliye-i Celvetiye pîri Üsküdarî Azîz
Mahmud Hüdayî Efendi (K.S.) Hazretlerinin kendi bendegânından Belgıradî Ali Efendiye
irsal buyurdukları mektub-i şerif-i kudsiyet-elifdir.
Ba'des-selam
inha ve i'lam olunur ki, tarik-i
Hakk e'azz-i turuk ve e'azz-i sübül olmağın, salike bir mürşid-i kamile vasıl olmak
elbette lazım ve mühimdir Mücerred akıl ve kütüb ve resail kifayet etmez. Amma
sohbet-i mürşid-i kamil müyesser olmazsa talib-i Hakk, her gün yüz istiğfar yani,
Estağfirullah el- 'Azîm demek ve yedi yüz Kelime-i
tevhi'd ve a'kab salavat-ı hamsede kırk kerre tasliye
yani Allahümme salli 'ala seyyidina Muhammedin ve 'ala alihi' ve sahbihi' ve
sellim diyerek kemal-i ihlas ve huzûr-i kalb ve teveccüh-i tam ile Resulullah'a
salat ve selam getirmek ve iki rek'at salat-ı işrak ve
altı rek'at salat-ı duha ve on iki rek'at salat-ı teheccüd kılmak gerektir.
“Kuran’dan kolayınıza geleni
okuyun.” Müzzemmil 73/20 muktezasınca ayât-ı Kur'aniyye'den her ne kıra'at
iderse caizdir. Cidd ü ihtimam ve teveccüh-i tam ile olmaktır.
Ve ehl-i tarikat mah-ı Receb ve mah-ı Şa'ban ve mah-ı Ramazan
saim olub, altı gün Şevvaı'den Ramazan-ı şerife ilhak iderler.
Resulullah (s.a.v.) ded ki: “Her kim
Ramazan orucunu tutar, sonra da Şevval'den altı gün ilave ederse bütün ,seneyi
oruçlu geçirmiş gibi olur. "
Ve dahi
aşr-ı Muharrem ve aşr-ı Rebiülevvel ve aşr-ı Zilhicce saim olurlar. Ve dahi haftada
isneyn ve hamis –Pazartesi ve Perşembe- günleri saim olurlar. Hazret-i Resul (s.a.v.)
bu günlerde saim olurlar idi. ''Niçün saim olursunuz ya
Resulullah?'' deyu sual eylediler; ''Yevmü'l-isteyn
viladetim günidir, riayet iderim, yevm-i hamis 'arz-ı a'mâl günidir, 0l gün bir
'amel-i salih üzre olmak isterim ,, buyurmuşlardır.”
Tarik-i
halvet ve celvetten sual olunmuş, iki tarik bile Hakk'a giden yoldur. Hacc-ı su'ride
huccac bahrdan ve bazı huccac berrden gittikleri gibi nihayet ehl-i halvet tarik-i
esmadan giderler. Usul-i esma on ikidir. Anın ehli azdır. Fi zemanina yedinci isme
vasıl olanı kamil kıyas idüb hilafet virirler. Ehl-i celvet tevhid ve riyazet ve
mücahede ile süluk iderler.
Allahu Te'ala : “Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza
eriştireceğiz.” Kur’an, Ankebut, 29/69 buyurmuştur.
Tarik-i mücahede
tarik-i sahabedir (Rıdvahullahi te'ala aleyhim ecma'in) İki tarik ehli ile bu fakir
sohbet itmiş idim. Tarikımız halvet ve celveti cami'dir. Pes talib-i sadıka vasiyetdir
ki, ruz u şeb Tevhid-i Şerif'le iştiğal ve bab-ı zikirde ihtimam ve Hakk'a hicab olan
nefs-i emmarenin ahlak-ı mezmumesini mücahede ile ref'a ikdam ide.
Allahu Te'ala: “Nefsini
kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş ,onu
kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” Kur’an, Şems,
91/9-10 buyurmuştur.
Islah-ı nefs
ehemm-i mühimmatdandır. Kişi kendi nefsini ıslah itmeden ğayrın ıslahına mübaşeret 'ayn-ı
gafletdir. Ve tarikata alim olmayan rehnüma olmak 'ayn-ı cehalettir. İmdi ri'ayet-i
şeri'at-ı şerif ile ta'mir ve tarikat-ı meşayih-i 'izam ile batının tenvir ide.
“Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” Kur’an,
Necm,53/39.
'Alem-i dünyada iken Tevhid-i Şerif nuruna Vusula kasd ide. 'Umum ehlinin tevhidi, 'ilm-i tevhiddir. Husus ehlinin tevhidi, 'ayn-ı tevhiddir.
'Ayn-ı tevhid üç mertebedir Tevhid-i ef'al, tevhid-i sıfat, tevhid-i zatdır. Bu
meratibe vusul sohbet-i kamil ve mürşide vusul ile
olur. Hele talib, 'ala kaderi't-taka şeriatı ve tarikatı riayet ve zikrullahla iştiğal ile kemal-i sa'y ve cidd
üzere ola.
“Her kim
taleb eder ve talebinde ısrar ederse onu bulur, her kim de bir kapıyı çalar ve
çalmakta ısrar ederse o kapıdan girer.” deyu buyurulmuştur.
Zikr-i lisanîde yemîn ve şimale hareketi, Ashâb-ı
Kehf hakkında : “..Onları sağa ve sola çevirdik..”
Kur’an,Kehf, 18/18 ayet-i kerimesinden ahz
itmişlerdir.Muvahhid, tevhid-i şerifi, nefyi sağ câbine ve isbatı sol cânibine
ide.Ve âmme-i mü’minîne vasiyyetdir ki, şerîat-ı
mutahharraya ri’ayetde ihtimâm ideler.Zira zulmet
ve şirketten ve bahr-i hayretden halâs, nûr-ı
keşfledir, yâhûd
şerîatladır, vesselam.
el-Fakir Mahmûd
***********************************
Tasavvuf
Dergisi, Sayı: 3 Nisan-2000 Sahife:82-84
AZÎZ MAHMÛD
HÜDÂYÎ [Kaddesallahu Sırrahulaziz]'in HAYATI
|