|
Çok uzak bir geçmiş veya çok uzak bir gelecekte kurguluyoruz oyunumuzu. Hayal edilmesi zor bir zaman veya çok karmaşık
bir arka plan da değil elimizdeki... biraz büyük ama... Bilinen evrenin sınırlarına ulaştığı bir
dönem... Yıldızlar arasındaki boşluğu devasa yüzen-gezegenler şeklindeki
uzay-araçları kat ediyor. Sayısız uygarlığın, sayısız garip, sıra-dışı
yaratığın var olduğu bir evren bu. Bilinen Evrene saçılmış olan tüm uygarlıkları
bağlayan bir “Merkezi Dogma” var; Var olan ve tanımı olan her şeyin mutlak yöneticisi. Merkezi
Dogmanın tam olarak ne olduğu bilinmiyor. Ajanları, kendilerini,
yerleşecekleri gezegenin uygarlığına göre şekillendirip, o uygarlığın
tanrıları, din adamları, mistik varlıkları haline geliyorlar. Çoğu uygarlık
bu gerçeğin, hatta kendi gezegenleri dışında hayat olduğunun bile farkında
olmadan süregeliyor. Evrensel ırk çorbasının içine karışan, akla hayale
sığmayacak kadar çok çeşitli uygarlık da, birbirleriyle olan sürtüşmelerden
ve yerel sorunlardan başlarını kaldırıp da, Merkezi Dogmanın ne veya kim
olduğunu soracak halde değil. Ve sınırlar; Bilinen evrenin sınırları sadece
boşluk. Sürekli açılan evrenin izini takip ettikçe öyle bir yer geliyor ki, sonrasında
sadece “karanlık” oluyor. Basit tanımıyla, “hiç bir şey”... sonsuz bir
açılım... Oyunumuzun makro-evreni bu... Ama oyunumuzun geçeceği mekan çok daha küçük, çok daha sınırlı. |
|
|
Oyun tasarımı/ yönetimi: Ahmet Nazif Satı [email protected] Bilge Şahin [email protected] |
YAZGILAR
|