Ey Ask! Merhaba...
Yine hasret var önümde. Seninle görüsecegim güne kadar sürecek hasret...
Sen simdi buradan -Istanbul'dan milyarlarca asfalt tasini içeren
kilometrelerce uzaklikta- Ankara'dasin su anda... Neden gittin ki o sehre?
Temiz yüregini kirletmesin o lanet sehir... Ankara kirletmesin seni.
Sana yazacagim o kadar çok sey var ki... Nerede baslayip nerede bitirmem
gerektigini bilmiyorum. ‘Bilmemek bir çesit mutluluktur’ der
pragmatistler...
Yasami, baskalarinin hayati üzerine çöreklenmis sinsi yilanlanlari andiran
pragmasistlerden degilim ben. Anlik pragmalarin, anlik zevklerin,
Aristippos’un özdeksel hazlarinin esiri degilim.
Tam tersine zamanin esiriyim ben. Uzun ve koca zamanin. O hep kollarini
açmis beni bekler. Bense onu bilmem. Ve pragmatistlerin tam tersine onu
bilmemekten nefret ederim. Zamani anlayamamaktan, onu çözememekten nefret
ederim. Ve zamani beklerim. Zaman bana birseyler verir hayat yolunda. O
güzel ve ayni zamanda çetrefilli uzun yolda... Evet, hayat yolunda ne
kazandigima bakarim. Insanlarin bana ne kazandirdigina, ya da benden neyi
alip götürdüklerine...
Geçmiste korurdum kendimi insanlara karsi. Hala da koruyorum. Hepimizin
büyük, ama korunasi birer hayati var. Bütün insanlarin...
Insanlari önemsemiyorum. Çevremdeki yogun hayat trafiginde akip giden
insanlari önemsemiyorum. Yoluma çikmasinlar yeter. Onlarin sirtindan
geçinmeyi de düsünmem pragmatist yilanlar gibi... Kendi yolumu açarim.
Yolumdaki engelleri asip yürümeye çalisirim.
Son yedi aydir, evet yedi aydir bendeki çok seyi degistirdin sen. Hayata
bir bakisim var. Temel dogrulari degismeyen ama deneyimle sürekli beslenen
bir hayatim var. SEN YEDI AYDIR BU HAYATIN IÇINDESIN, TAM ORTA YERINDESIN
BU HAYATIN... TAM GÖBEGINDE, EVET TAM OLARAK GÖBEGINDE... HIÇ OLMASAN DA
IÇINDESIN BU HAYATIN.
Eskiden, çok eskiden ‘Hepimiz en sevdiklerimize bile yabanci kaliriz’
sözünü benimserdim. Derdim ki, ‘Bu lanet olasi yeryüzünde hiçbir kosulda
yabanci kalmayacagin, hayatini bütünüyle ona adayacagin biri var midir?’
Hayir yok, ya da en azindan benim görebildigim kadariyla yok’ cevabini
verirdim kendi kendime... Deneyimlerim bana hep bunu göstermisti çünkü.
Ama sen... Sanirim sen insanin herseyini sunacagi bir prensessin Defne.
Bana verdigin bütün acilara ragmen Tanri’ya sükür ediyorum seni tanidigim
için.
NESIN SEN SÖYLER MISIN? KIMSIN... Sendeki gücü anlamlandirmaya çalisiyorum
hepsi bu. Uyuyan bütün hücrelerimi ve de ruhumun bütün monadlarini harekete
geçiren o kutsal gücü...
Beni harekete geçirmek için özel bir çaba göstermedigine eminim. Ben sende
farkli birseyler buldum kimbilir. Belki kimsenin göremediklerini gördüm.
Gücünün farkinda olmani istiyorum ya da en azindan benim tinimde, benim
yüregimde, yüregimin en merkez hücresinde biraktigin etkiyi bilmeni
>istiyorum.
>BAK TANRIÇAMSIN ANLA BENI... AYLARDIR BUNU BILIYOR, BUNU SÖYLÜYORUM.
>TANRIÇAMSIN... SU ANDA BUGULANMIS GÖZLERLE BAKIYORUM EKRANA. GÖZLERIMIN ALT
>TORBACIKLARI SISTI, KISILDIGI HER ZAMAN OLDUGU GIBI... FLU GÖRÜYORUM
HERSEYI... SATIRLARI, SATIRLARDAKI YÜZÜNÜ...
KALBIME ZORRO’UN KILICIYLA KAZIDIGIM YÜZÜNÜ...
NE KADAR GÜZEL BIR YÜZÜN VAR. SANKI YÜREGININ ASILLIGINI BANA YANSITIR
GIBI... NEDEN ESIRGIYORSUN GÜZEL YÜZÜNÜ BENDEN. HASRETIN ÖYLE DAYANILMAZ
OLDU KI BILEMEZSIN. BILEMEZSIN, BILEMEZSIN, BILEMEZSIN.
Yüzünü esirgeme benden yalvaririm. Yüzünün hayalini esirgeme benden.
Parmaklarimdaki titremeyi, dudaklarimdaki kasilmayi, gözlerimdeki hüznü
>hisset n’olursun...
Sana ait oldugumu bil bebegim. Ilk günden beri sana ait oldugumu ve bana
yönelik sahipliginin her geçen gün arttigini bil. Eger askin büyük bir
apartmansa yüregimde her kavgamizla, her ayriligimizla sen yeni bir kat
insa ediyorsun o apartmanin üzerine...
Hergün yeni bir ev yapiyorsun. BIZIM EVIMIZ ONLAR. IKIMIZIN EVLERI...
Beni duyuyor musun sen? Beni anliyor musun? Su anda burada olmadigin için
yüregime akan gözyaslarimi duyumsa n’olur. Beni duy, beni anla...
Ilerde -milyarlarca çocuk yapmak mümkün olmasa bile- milyarlarca çocuk
yapacagimizi hayal edip mutlu ol. Ben onu yapiyorum. Ve bu, biraz olsun
yoklugunu unutturuyor bana.
YOKLUGUNU DA SENINLE ASIYORUM YINE. YOKLUGUMDA DA SEN VARSIN. SEN OLMASAN
SENIN YOKLUGUNA NASIL DAYANIRIM.
GITMELIYIM LANET OLSUN, DUDAKLARIM TITRIYOR YINE... GÖZLERIM DOLUYOR,
GITMELIYIM...
KELIMELERIN YÜZÜNDEN... HISSETTIKLERIMI ANLATAMADIKLARI IÇIN... GITMELIYIM,
AFFET BENI... SU ANDA YANINDA OLAMADIGIM IÇIN AFFET BENI...
SENI SEVIYORUM, YALVARIRCASINA SÖYLÜYORUM KI SENI SEVIYORUM. YERYÜZÜNÜN ISE
YARAMAZ HER KÖSESINE YAZACAGIM BU SÖZÜ.... SENI SEVIYORUM
SEVIYORUM
SEVIYORUM
SEVIYORUM
Aglama n’olur bu yaziyi okurken. Yalvaririm aglama... , ben yokken
agladigini söyledil
er bana. Yazilarimi okuyup agliyor mussun ben yokken.
AGLAMA BEN YOKKEN. Ben yokken aglamani istemiyorum. Yanimdayken aglarsin.
Sonra dökersin sevinç gözyaslarini ve ben onlari kana kana içerim, soguk
bir kis gününde serin ama ilik sulari içer gibi...
Yeniden geldim sana Defne
SENINLEYIM... GELDIM ISTE, YANINDAYIM SIMDI...
SEN DE HOSGELDIN.
HOSGELDIN HAYATIMA...
>
VEDA SANA YALNIZLIK!
EY ASK! MERHABA....


 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1