HAYYAM


Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;
Asiklara cennet, cehennem, hepsi bir;
Ermis ha çul giymis, ha atlas;
Yün yastik, tas yastik, seven basa hepsi bir.

Bilmem, Tanrim, beni yaratirken neydi niyetin,
Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
Bir kadeh, bir güzel, bir çalgi bir de yesil çimen
Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

Günahlarim çok olmasina çoktur benim,
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim:
Cennet cehennem umrumda degilse de
Ötede hem sarap olacak, hem de sevgilim.

Su testi de benim gibi biriydi;
O da bir güzele vurgun, dertliydi.
Kim bilir, belki boynundaki kulp da
Bir sevgilinin bembeyaz eliydi.

Dünyalari degismem kizil saraba;
Ay da ondan sönük; çoban yildizi da.
Sarap satanlarin aklina sasarim:
Ondan iyi ne var alinacak dünyada?

Insan yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
Bunlar için didinmene bir sey denmez.
Ondan ötesi ha olmus, ha olmamis:
Bu güzelim ömrünü satmaya degmez.

Cennette huriler varmis, kara gözlü;
Içkinin de ordaymis en güzeli.
Desene biz çoktan cennetlik olmusuz:
Bak, bir yanda sarap, bir yanda sevgili.

Tanrim bir geçim kapisi açiver bana;
Kimseye minnetsiz yasamak yeter bana;
Sarap içir, öyle kendimden geçir ki beni
Haberim olmasin gelen dertten basima.

Bir testici gördüm, çamur içindeydi:
Ayagi çarkinda, elinde bir testi;
Testinin basinda bir yoksulun ayagi
Kulpunda bir padisahin kellesi.

Dünya dedigin bir bakisimizdir bizim;
Ceyhun nehri kanli göz yasimizdir bizim;
Cehennem, bosuna dert çektigimiz günler,
Cennetse gün ettigimiz günlerdir bizim.

Için temiz olmadiksan sonra
Haci hoca olmussun, kaç para!
Hirka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Tanri kanar mi bunlara?

Orucumu yiyorsam ramazanda
Mübarek aydan habersizim sanma:
Çileden gece oluyor da gündüzüm
Sahura kalkiyorum gün ortasinda.

Bir testi aldim çarsidan ucuza;
Gizli gizli neler anlatti bana;
Bir sahdim, dedi; altin kupam vardi;
Simdi neyim? Testi oldum saraba.

Var mi dünyada günah islemeyen söyle:
Yasanir mi hiç günah islemeden söyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
Yüce Tanri, ne farkin kalir benden, söyle.

Dün özledim de seni costum birden bire;
Çiktim senin yerin dedikleri göklere.
Bir ses yükseldi ta yukarida, yildizlardan:
Gafil, dedi; bizde sandigin Tanri sende!

Mal mülk düskünleri rahat yüzü görmezler,
Bin bir derde düser, canlarindan bezerler.
Öyleyken, ne tuhaftir, yine de övünür,
Onlar gibi olmayana adam demezler.

Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacagimi da yazmisin önceden.
Demek günah isleten de sensin bana:
Öyleyse nedir o cennet cehennem?

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
Iki basimiz var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç bas basa verecek degil miyiz?

Iki batman sarap, bir bugday ekmegi;
Bir koyun budu, bir de ay yüzlü sevgili;
Daha ne istenir bilmem su dünyada:
Padisah daha iyisini bulabilir mi?

Ferman sende, ama güzel yasamak bizde:
Senden ayigiz bu sarhos halimizde.
Sen insan kani içersin, biz üzüm kani:
Insaf be sultanim, kötülük hangimizde?

Bu dünyadan baska bir dünya yok, arama;
Senden benden baska düsünen yok, arama!
Vaz geç ötelerden, yorma kendini:
O var sandigin sey yok mu, o yok arama!

Su dünyada üç bes günlük ömrün var,
Nedir bu dükkanlar, bu konaklar?
Ev mi dayanir, bu sel yatagina?
Bu rüzgarli yerde mum mu yanar?

Adam olduysan hesap ver kendine:
Getirdigin ne? Götürecegin ne?
Sarap içersem ölürüm diyorsun:
Içsen de öleceksin, içmesen de!

Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
Ne namaz kilmaya, ne dua etmeye.
Eskiden bir kili asirmistim camiden:
O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

Sarap sen benim günüm günesimsin!
Öyle bir dolsun ki seninle içim.
Bir bildik görünce beni sokakta:
Ne o Sarap, nereye böyle? desin.

Ben kadehten çekmem artik elimi;
Tutmam senin senin kitabini, minberini.
Sen kuru bir sofrasin, ben yas bir sapik:
Cehennemde sen mi iyi yanarsin, ben mi?

Yarim somunun var mi? Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi degil misin?
Kimsenin sirtindan geçindigin de
yok ya?
Keyfine bak: en hos dünyasi olan sensin.

Tanri, cennette sarap içeceksin, der;
Ayni tanri nasil sarabi haram eder?
Hamza bir Arab'in devesini öldürmüs:
Sarabi yalniz ona haram etmis peygamber.

Yüce varlik bize bir beden verince
Sevmesini ögretti her seyden önce
Sonra su delik desik yüregimize
Mana incileri sakladi binlerce.

Niceleri geldi, neler istediler;
Sonunda dünyayi birakip gittiler;
Sen hiç gitmeyecek gibisin, degil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

Bir sir daha var, çözdüklerimizden baska!
Bir isik daha var, isiklardan baska.
Hiç bir yaptiginla yetinme, geç öteye:
Bir sey daha var bütün yapitlardan baska.

Bir damla sarap ver Çin senin olsun;
Bir yudumu bütün dinlerden üstün.
Söyle, ne var dünyada saraptan hos?
O aciya tatlilar feda olsun.

Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
Kuklaci Felek usta, kuklalar da biz.
Oyuna çikiyoruz birer, ikiser ikiser;
Bitti mi oyun, sandiktayiz hepimiz.

Dünya üç bes bilgisizin elinde;
Onlarca her bilgi kendilerinde.
Üzülme; esek esegi begenir:
Hayir var sana kötü demelerinde.

Dedim: artik bilgiden yana eksigim yok;
Su dünyanin sirina ermisim az çok.
Derken aklim geldi basima, bir de baktim:
Ömrüm gelip geçmis, hiç bir sey bildigim yok.

Sen sofusun, hep dinden dem vurursun;
Bana da sapik, dinsiz der durursun.
Peki, ben ne görünüyorsam oyum:
Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?

Varlik yokluk derdini aklindan sil;
Birak öteleri de kendini bil.
Doldur sarabi, genis bir nefes al:
Kaç nefes alacagin belli degil.

Öldürmek de, yasatmak da senin isin;
Bu dünyayi gönlünce düzenleyen sensin.
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?
Beni böyle yaratan sen degil misin?

Sarap iç, bire birdir derde tasaya;
Ne bu dünya kalir, ne öteki dünya.
Ne serin atestir o, ne can dolu su:
Çabuk ol, bulup içemezsin mezarda.

Haram, aci, kötü derler canim saraba:
Oysa ne hos sey, hele bir güzel sunarsa;
Için bakin; hem dogrusunu isterseni,
Haram dedikleri her sey hos galiba!

Dedim ben artik kizil sarabi içmem;
Üzümün kaniymis bu, ben kan dökmek istemem.
Gün görmüs aklim sasirdi: Sahi mi? dedi;
Yok canim, saka, ben nasil içmem!

Insan son nefese hazir gerekmis:
Nasil ölürse öyle dirilecekmis.
Biz her an sarap ve sevgiliyleyiz:
Böylece dirilirsek isimiz is

Gece, gül bahçesinde ararken seni,
Gülden gelen kokun sarhos etti beni;
Seni anlatmaya baslayinca güle
Baktim kuslar da dinliyor hikayemi.

Düsünce göklerinin bas konagi sevgidir sevgi;
Gençlik destaninin bas yapragi sevgidir sevgi;
Ey sevginin sirlarindan habersiz yasayanlar,
Bilin ki tüm varligin bas kaynagi sevgidir sevgi.

Ben olmayinca bu güller, bu serviler yok.
Kizil dudaklar, mis kokulu saraplar yok.
Sabahlar, aksamlar, sevinçler tasalar yok.
Ben düsündükçe var dünya, ben yok o da yok.

Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;
Asiklara cennet, cehennem, hepsi bir;
Ermis ha çul giymis, ha atlas;
Yün yastik, tas yastik, seven basa hepsi bir.

Bilmem, Tanrim, beni yaratirken neydi niyetin,
Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
Bir kadeh, bir güzel, bir çalgi bir de yesil çimen
Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

Günahlarim çok olmasina çoktur benim,
Ama dinsizler gibi umutsuz degilim:
Cennet cehennem umrumda degilse de
Ötede hem sarap olacak, hem de sevgilim.

Hayyam, günahim var diye tasalanma,
Bunun için dertlere düsmek bosuna.
Günah olacak ki Tanri bagislasin:
Rahmet neye yarar günah olmayinca.

Bu dünyaya kendi istegimle gelmedim ben;
Saskinliktan baska seyim artmadi yasarken.
Kendi istegimle de gidiyor degilim simdi,
Niye geldik kaldik,

niye gidiyoruz bilmeden

Hayyam bilgelik çadirlari dokudu;
Sonra dert potasinda yandi kül oldu.
Bir pula satildi kader çarsisinda,
Ölüm celladi geldi, boynunu vurdu.

Hayyam, günahim var diye tasalanma,
Bunun için dertlere düsmek bosuna.
Günah olacak ki Tanri bagislasin:
Rahmet neye yarar günah olmayinca.

Bu dünyaya kendi istegimle gelmedim ben;
Saskinliktan baska seyim artmadi yasarken.
Kendi istegimle de gidiyor degilim simdi,
Niye geldik kaldik, niye gidiyoruz bilmeden.

Hayyam bilgelik çadirlari dokudu;
Sonra dert potasinda yandi kül oldu.
Bir pula satildi kader çarsisinda,
Ölüm celladi geldi, boynunu vurdu.


 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1