MAVI BIR GÜN

 


Iste mavi bir gün daha geçiyor. Zamanim akiyor. Mavinin tazeligine dalip
çikiyorum. Yenileniyorum. Ümitten mâmül kilicimi kusanip çikiyorum devlerin
karsisina. Müstehzi gülüsleriyle öldürmeye çalisiyorlar ama ancak
yaraliyorlar, "Istersem" diyorum, kendimi avutmak için, "bir damla göz yasimi
damlatirim üzerlerine, lavabodaki bir pislik gibi karanlik bir çukur olur
mezarlari". Dediklerime inaniyorum. Bir damlacik göz yasinin sirtina, dünyami
insâ ediyorum.

Bir yaz aksami günesi sicakliginda gülümsüyorum. Hayat bir ince uzun yol gibi
yatiyor önümde. Korkuyorum. Ilk adimi atiyorum, yolun yarisini aliyorum. Geri
kalan yolu asla bitiremeyecegimi biliyorum. Ama bilmem neden, herkesin
bildigini sandigi ve pek az insanin buldugu sandigi: sir sandigini, yol
sonunda ariyorum...

Sizilar kalbimin çeperleri arasinda kosusuyorlar. Bir mavi koku, ya da yesil
bir "mi" notasi bir sizi daha ekliyor gönül bahçesine. Çizgiler birlesiyor,
ayriliyor, kalinlasiyor, bükülüyor, kagidin arkasina gezmeye gidiyorlar. Kâh
daliyorum çizgilerin sirasina, kâh siginiyorum gölgelik bir satir arasina.
Sigindim yerden alçak sesle türküler söylüyorum. Sesim yüksek perdelerde
detone oluyor, durmuyorum. Ne de olsa dinleyen birileri yok beni.

Zaman zaman mikroçiplere özeniyorum: Ne güzel bir ya da sifir olmak Bense bir
bir oluyorum, bir sifir, bir eksi bir.

Bugün baska bir mavi gün. Pencereme çikiyorum. Kanatlarimi açip bosluga
birakiyorum kendimi. Yeryüzünde, kahverengi ve gri üstünden kayan gölgeme
bakip egleniyorum. Rüzgâra beni tasimasini emrediyorum. Itaat ediyor yüzümü
oksayarak. Kendimi bir sey saniyorum.

Gözümde göz istemiyorum, parmaklarimda endise, dilimde neseli sarkilar
istemiyorum. Ben yalniz mavi bir günün kalbinden yesil isiklar istiyorum.

Bugün mavi bir gün. Mavi bir huzur içinde kayboluyorum. Mesudum



Hala mavi

Mavi, bir agacti türkülerde; rüzgarlara boyun egen, salinan? Kimi kuslar
kondu göctü dallarina. Maviydi kalan.. Gidenler mavi sarkilar söylediler
kara trenlere. Mavi, tunctan bir heykeldi, kar firtinalarinda üsümeden,
dimdik ayakta duran. Yolunu kaybetmis bir yabanciydi mavi, yalniz
yapayalniz.

Gece her zamankinden daha beyazdi. Mavi, bir ciglikti apansizin yankilanan
sessizligin ortasinda. Bir kizilderili maskesiydi yüzyillar öncesinden
kalan, savaslari hatirlamayan. Duraksiz bir sehirdeki belediye otobüsüydü
mavi. Yazdigi siirleri unutan bir sairin sessizligiydi, pipo dumanina
sikisan. Islanmayan musamba bir yagmurluktu mavi. Soguktu, yagmurdan kalan.
Ayakabi boyacisi cocugun yirtik ayakkabilariydi mavi. Bir sarilmanin icimizi
isitan resmiydi . Sözler kuklararimizdi. "Ben"i anlattilar baska baska
"sen"lere. Ne kara perde kapandi, ne de ayakta alkislayanlar oldu.
Selamlamadik yerlere kadar egilerek. Belki buruk bir tebessüm firlattik
dostlara. Bir bulmacanin birer kücük parcasiydik belki; her seferinde yeni
bir sekle giren.

Kapi araligindan sizan günisigi kadar cesurduk... Agitlarimiz, coskularimiz,
hüzünlerimiz maviydi ansizin cikagelen. Durmadik, durdurmadik, cözülmedik
karanliklarda?
sevgimle...

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

Hosted by www.Geocities.ws

1