DİL BAYRAMI


- ŞİİRLER -

LİSAN* Güzel dil Türkçe bize Başka dil gece bize İstanbul konuşması En saf , en ince bize. Lisanda sayılır öz Herkesin bildiği söz Manası anlaşılan Lügate* atmadan göz. Uydurma söz yapmayız Yapma yola sapmayız Türkçeleşmiş Türkçedir Eski köke tapmayız. Açık sözle kalmalı Fikre ışık salmalı Müteradif* sözlerden Türkçesini almalı. Yeni sözler gerekse Bunda uy herkese Halkın söz yaratmada Yollarını benimse. Türklüğün vicdanı bir Dini bir,vatanı bir Fakat hepsi ayrılır Olmasa lisanı bir. Ziya Gökalp *Lisan=Dil *Lügat=Sözlük *Müteradif=eşanlamlı
GÜZEL TÜRKÇEM Düşünceyi, duyguyu Anlayan, duyan sensin. Sevgileri, saygıyı Kalplere yayan sensin. Her gerçeği öğreten Öğretmensin bize sen. Acıları söyleten Dertleri sayan sensin. Emirleri buyuran, Sevinçleri duyuran, Medeniyetler kuran, Meydana koyan sensin. Sözün kılınçtan keskin, Gücün şimşekten çetin, Dile gelir nefret, kin, En açık beyan sensin. Tarihimi nakleden, Zafere uçup giden, Millete yol gösteren, Ruhuma uyan sensin. İ.Hakkı TALAS
- ÖZLÜ SÖZLER -





-  BİR ÖYKÜ   -
 


DİL YEMEĞİ

Bir gün Ezop'a efendisi:

     "Bu akşam çok değer verdiğim ve etkilemek istediğim bazı konuklarım gelecek. Onlara öyle güzel yemekler yap ki memnun olsunlar"dedi.

     Ezop kasaba gitti. Kırk kilo dil aldı. Bu dilden çeşit çeşit yemekler yaptı. Konuklar çok beğendiler , tabi efendisi de mutlu oldu.

     Aradan kısa bir süre geçmişti ki efendisi Ezop'a:
     "Bu akşam yine konuklarım gelecek. Ama bunlardan hiç hoşlanmıyorum. Onlara öyle kötü yemekler yap ki bir daha evime uğramasınlar"dedi.

     Ezop kasaba gitti, yine kırk kilo dil aldı. Bu dilden çeşit çeşit yemekler yaparak akşam efendisinin konuklarına sundu. Fakat yemekleri ağzına alan yüzünü buruşturuyor, bir daha da ağzına sürmüyordu. Böylece konuklar fazla oturmadan kalkıp gittiler.

     Konuklar gittikten sonra efendisi Ezop'a:
     "Senden dünyanın en güzel yemeklerini yapmanı istedim. Dil yemeği pişirdin. En kötü yemeklerini yap dediğimde yine dil pişirdin. Nasıl iş bu böyle ?"

     Ezop hiç düşünmeden yanıt verdi:
     "Geçen akşam gelen konuklarınıza pişirdiğim dilin tadını, tuzunu kararında koyup ateşini de ayarlayarak güzel yemekler yaptım. Bu akşam gelen konuklarınız için yaptığım yemeklere ise döktüm tuzu, boşalttım biberi , açtım ocağın altını sonuna kadar , yenilemeyecek yemekler oldu.
      "Aziz efendim, dil de aynen bu yemekler gibidir. Tatlı tatlı konuşursanız , en olmayacak işleri bile başarır , gönülleri fethedersiniz. Ama kötü kullanıldığında yolunda giden işleri bile bozar , gönülleri kırarsınız..." ( Ezop Öyküleri )

 





Önemli gün ve haftalar sayfasına dönmek için tıklayın ..


Bu sayfayı arkadaşınızın da okumasını istiyorsanız :

E-Posta Adresiniz


Arkadaşınızın E-Posta Adresi


Mesajınız

©2003 Şiir Parkı

Hosted by www.Geocities.ws

1