DOĞUM TRAVMALARI:
Doğum travması, yenidoğanın doğum sırasında mekanik etkenler veya anoksi (oksijensiz kalması) nedeniyle zarara uğramasıdır. Doğum sırasındaki travmalar yenidoğanda önemli nörolojik sorunlar oluştururlar.
Çocuğun iri oluşu, prematürelik, annenin pelvis bozuklukları, uzayan doğum ve makat gelişi doğum travmaları yönünden risk faktörleridir. Yenidoğan ölümlerinin %2-3 ü doğum travmaları sonucu olur.
Doğum travmalarının en önemlileri kafa travmalarıdır. Bunlar da hayatı tehdit eden beyin içi kanamalardan, doğum şişi dediğimiz birkaç günde kaybolan yumuşak dokuyu ilgilendiren basit travmalara kadar değişik şekillerde görülebilirlr. Ağır beyin kanamalı vakalarda erken dönemde cerrahi girişim düşünülebilir.
Yine değişik sinirlerin zedelenmesi ile yüz felci, siyatik sinir felci de görülebilmektedir. Doğum olayına yeterli önemin verilmesi, sezeryan ameliyatlarının artması ile eskiden sıklıkla görülen omurga travmaları, kafa kemikleri ve el-ayak kırıkları artık oldukça azalmıştır.
YENİDOĞAN KONVÜLZİYONLARI (HAVALELER):
Yenidoğanda görülen havaleler nedeni, klinik bulguları ve tedavileri yönünden diğer yaşlarda görülen havalelerden büyük farklılıklar gösterir. Doğum sırasında bebeğin beyninin oksijensiz kalması konvülziyonların en sık görülen nedenidir. Bunların da büyük çoğunluğu bebek doğduktan sonraki ilk üç gün içinde görülür.
Beyin kanamaları, bebeğin kan şekerinin düşmesi, menenjit gibi yenidoğanın yakalandığı infeksiyonlar da değişik havalelere neden olabilirler.
Klinik:
Konvülziyon yenidoğan döneminde çok değişik şekillerde görülebilir. Bebeğin nefesini tutması, gözlerinin hafif kayması, göz kırpması, çiğneme, dil çıkarma gibi olağandan farklı hareketler, el ve ayaklarda pedal çevirme gibi garip hareketler, yüzde solukluk, aşırı salya akması tarzında görülebilir.
El ve ayaklarda seyirme şeklindeki kasılmalar yenidoğan döneminde daha az görülürler.
Tedavi:
Yenidoğan konvülziyonlarının çabuk ve etkin tedavi ile hemen durdurulması ve tekrarların önlenmesi son derece önemlidir. Önce solunum yollarının açık olup olmadığı kontrol edilmeli ve oksijen verilmelidir. Daha sonra damardan tedaviye geçilmeli, diazem ya da fenobarbital türü ilaçlar uygulanmalıdır.
Konvülziyonların hemen kontrol altına alındığı durumlarda altı hafta tedaviye devam edilmelidir. Eğer uzun sürdüyse ve nörolojik bozukluk varsa tedavi yaşına kadar sürdürülmelidir.
Beynin oksijensiz kalması, beyin kanamaları, menenjit gibi durumlarla oluşan havalelerde ölüm ve beyinde hasar kalma oranları oldukça yüksektir. Yine ilk 72 saatte başlayan, 10 dakikadan fazla süren havalelerde de prognoz ciddidir.
DÜŞÜK DOĞUM TARTILI YENİDOĞANLAR (PREMATÜRELİK):
Ağırlığı 2500 gram altında olan yenidoğanlar başlıca iki gruba ayrılır:
1. Erken doğan, aynı zamanda doğum ağırlığı küçük olanlar
2. Zamanında doğan, ancak doğum ağırlığı küçük olanlar
Anne karnındaki bebeğin büyümesi anneye ait, plasentaya ait ve bizzat bebeğin kendisine ait nedenlerden etkilenir. Büyümeyi engelleyen olumsuz koşulların varlığında prematüre bebekler dünyaya gelir.
Anneye ait nedenler:
-Ufak yapılı annelerden doğan bebeklerde prematürelik sıktır.
-Sık doğumlarda soğum ağırlığı azalmaktadır.
-35 yaşından büyük, 20 yaşından küçük annelerden doğan çocuklarda düşük doğum tartılı bebek sıklığı daha fazladır.
-Beslenmesi bozuk olan annelerden doğan bebeklerde gelişme geriliği daha sıktır.
-Annenin kalp, böbrek, akciğer, şeker hastalığı gibi önemli hastalıklarında bebeğin düşük doğum tartılı olma olasılığı daha fazladır.
-Annenin çeşitli ilaçlar, sigara ve içki içmesi de anne karnındaki bebeğin gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir.
Plasenta ile ilgili nedenler:
Plasentanın yapısal bozuklukları, infeksiyonları ve tümörleri anne karnındaki bebeğin gelişmesini olumsuz etkileyebilir.
Bebeğe ait nedenler:
Kromozom anomalileri, anne karnındaki bebeğin geçirdiği kızamıkçık gibi infeksiyonlar, ikiz-üçüz gibi çoğul gebelikler bebeğin düşük doğum tartılı doğmasına yol açabilmektedir.
Prematüre doğumlar tümüyle önlenemez. Ancak daha iyi beslenme, sık doğumların önlenmesi, anne sağlığının düzeltilmesi, gebelik süresince çok iyi izleme ile oranı azaltılabilir.
Prematüre bakımı:
Erken doğanların bakımında ana ilkeler infeksiyonlardan koruma, düşük ısıdan koruma ve uygun beslenmenin sağlanmasıdır. Oksijen ancak gerekiyorsa verilir.
İnfeksiyonlardan korunma için prematüreye steril şartlar sağlanmalı, bakımında temizliğe özen gösterilmelidir.
Prematürelerde normal doğanlara kıyasla ısı kaybı daha fazladır. Bu nedenle oda ısısı 24 derece gibi belirli düzeyde sabit tutulmalıdır. Vücut ısısının belirli bir düzeyde tutulabilmesi için küçük erken doğanların küvözde bakılmaları gerekir. Genelde rektal ısının 36 derece altında olması küvöz bakımını gerektirir.
Zamanında yenidoğanlar gibi prematüreler de erken beslenmeye başlanmalıdır. Büyükçe prematüreler anne memesi veya biberonla beslenebilirler. Daha ufak olanlarda, genel durumu bozuk olanlarda beslenme burundan sonda ile yapılmalıdır.
Prematüre bebeklere D vitamini, E vitamini ve birinci aydan sonra demir tedavisi uygulanmalıdır.
Anemi, enterit, beyin kanamaları gibi erken doğanlarda sık görülebilen hastalıklar uygun yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılmalıdır.

Hosted by www.Geocities.ws