AŞILAR
Her doğan bebek yaşamımıza yeni bir dünya, yeni bir sevinç getirmektedir. Aşıyla korunabilir hastalıklara yakalanan, ya da yaşamını yitiren bebeklerin, çocukların ve hatta erişkinlerin ölümünü seyretmek ise çok acıdır. Bu hastalıklardan ve acı veren sonuçlarından korunabilmek, insanlarımıza sağlıklı bir yaşam şansı sunabilmek için, aşılama çalışmalarına gerekli önemin verilmesi günümüzde kabul edilen en geçerli çözümdür.                             
Aşılama, mikropların tamamının ya da belirli işlemlerden geçmiş parçalarının canlılara verilmesi ile onlarda önemli bir sorun oluşturmadan o hastalığa yakalanmamasını sağlayan bir işlemdir. Aşılama ile bazı hastalıklara karşı 5-10 yıl, bazılarına karşı ise ömür boyu bağışıklık sağlanır. Dünyada aşı uygulaması ilk kez 1796'da James Phipps adlı bir çocuğa, ineklerde oluşan çiçek püstüllerinin kullanılması ile başlamıştır.
1885 yılında Louis Pasteur'ün bir devrim niteliğindeki buluşu olan ilk başarılı kuduz aşısı uygulamasıyla devam etmiştir.
Aşıyla bağışıklama, hem tek tek kişilerin hem de toplumların infeksiyon hastalıklarından korunması bakımından en kolay ve en ucuz yöntemdir. Edsall bunu "infeksiyon hastalıklarının önlenmesinde, insanlık tarihinde aşılamadan daha iyi ve ucuz bir yöntem geliştirilmemiştir" tümcesi ile tanımlamıştır. Tıbbın infeksiyon hastalıklarına karşı kazandığı en büyük zafer, aşılama ile bazı hastalıkların tamamen yok edilmesidir. Çiçek ve poliomyelit (felç) bunun en güzel örnekleridir. Çiçek hastalığı 1977 yılında dünyadan silinmiş; o tarihten bu yana birkaç laboratuvar kazası dışında hiçbir vakaya rastlanmamıştır.
Günümüzde rutin olarak uygulanan aşılama programları değişik ülkelerde bazı farklılıklar gösterir. Örneğin birçok batı ülkesinde yenidoğan tetanosu tümüyle, tüberküloz ise büyük oranda ortadan kalktığından gebelere tetanos, yenidoğanlara da BCG aşısı uygulaması bu ülkelerin aşı programlarında yer almaz.
Her ülkenin kendine göre bir aşı takvimi olmalı; her yıl yeniden gözden geçirilmelidir.
Hosted by www.Geocities.ws