|
|
 |
 |
 |
| 100. yılında çizgi roman (devam) |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Çizgi romanın bugünkü düzeye ulaşmasında, 20. yüzyıl boyunca yaşanan büyük ahlaki ve düşünsel devrimin payı büyük. Ayrıca 100 yıl boyunca yaşanan her türlü ekonomik - sosyolojik - kültürel değişim de çizgi romanı besledi. İki büyük savaşın tüm kutsal değerleri yok edişi, sınıf mücadeleleri, teknoloji devrimi, cinsel devrim, protest hareketi, bilgi devrimi, çevrecilik, dönem dönem parapsikolojinin yükselişi, devlet yapılarının kokuşmuşluğu, mafya, ırkçılık.. Çizgi roman bunların hiçbirine karşı tavırsız kalmadı. |
 |
| Hatta bir anlamda, son 25 yılda, kritik konuların ele alınıp tartışılmasında diğer sanat biçimlerine ve medyaya öncü oldu. Amerika'da uyuşturucu, Vietnam savaşı, suç olaylarındaki artış, evsizlik, işsizlik, ırkçılık, çevre gibi güncel konularda 1970'lerden itibaren giderek muhalif, sorgulayıcı bir tutum sergilemeye başladı. Avrupa'da da, örneğin cinsellik gibi devasa bir alanı, sınırsız düşünsel - felsefi - psikolojik boyutlarıyla ve tümüyle kendine özgü bir şekilde tekrar tekrar gündeme getirdi.
Bu öncülük özelliği, çizgi romanın özünde "underground", "delidolu", "pervasız" bir sanat biçimi oluşundan kaynaklanıyor. En "düzen yanlısı" örneklerinde bile var bu öz. Uslu Amerikan çizgi romanlarından biri sayılan Captain America'da Watergate skandalıyla ilgili bir öyküye yer verilmesi - üstelik skandal patlak vermeden önce - bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak hâlâ belleklerde.
Baskılar gelişimi hızlandırdı
Ama çizgi romanın delidoluluğu bir yandan da hep birtakım kısıtlamalarla karşılaşmasına neden oldu. Amerikan çizgi romanı McCarthy döneminde, insanları ahlâksızlığa ve suça yönelttiği zannıyla ağır bit baskı altında tutuldu; yüzlerce çizgi romanın yayınlanması yasaklandı, binlercesi değiştirilmeye zorlandı. Devlet yaptırımlarına sivil toplumun destek verdiğini gösterme amacı taşıyan kampanyalarda, çocuklar ve gençler evlerindeki tüm çizgi romanları toplayıp getirdiler, okullarının bahçesinde yığıp SA kıtaları benzeri ateşe verdiler (Bugün o yıllara ait çizgi romanların çok az bulunabilmesinin ve astronomik fiyatlara sarılmasının bir nedeni de bu.)
Avrupa'da da yaşanan çok farklı değildi. Örneğin İngiltere'de yıllarca çıplak kadın göğsü çizilemedi. Yüzdeki ter tanecikleri bile sansürün gazabına uğradı.
Ama 1960'larda, protest akımlar ve politik grupların öncülüğünde gelişen özgürleşme hareketi, cinsel devrimle birlikte rahat bir soluk aldırdı çizgi romana. Çizgi romanın seksle tatlandırılması ilk kez 1964'de Jean-Claude Forest'ın "Barbarella"sıyla oldu. Ve gene bu dönemde çizgi roman giderek daha yoğun bir biçimde yetişkinlere yöneldi. Sadece konuda değil, resim ve içerikte de yetişkin okur talebinin dayatmasıyla değerli yazar ve çizerler birbiri ardına piyasaya girmeye başladı.
Çocuk artık gayrımeşru değil!
Bugün, başta Amerika, Avrupa ve Japonya (yıllık 2 milyar nüshalık çizgi roman üretimiyle dünyanın en büyük pazarı) olmak üzere, tüm dünyada yoğun bir çizgi roman üretimi ve tüketimi var. Ürünlerin önemli bir kısmı hâlâ çocuklara ve alt entelektüel düzeylere yönelik olmakla birlikte, artık sadece yetişkinlere yönelik geniş bir üretim alanı da mevcut. Bu alanda ortaya çıkan çizgi romanlar ise, 8. sanat çizgi romanın meşruluğunu kesin olarak kanıtlamış durumda. Çizgi roman artık, onu ortaya çıkaran resim ve edebiyat ile "kuzeni" sayılabilecek sinemayla aynı düzlemde ele alınmaya fazlasıyla lâyık.
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
|