|
|
|
|
"Bu sayfadaki yazılarda isim belirtilmesini
gerektiren genel konular dışında isim ve E-maillerinizi yayınlamıyorum. Eğer
isminizin yazılmasını istiyorsanız bunu mailinizde belirtiniz. Ayrıca, fikir beyan
eden bir yazı hakkında tartışmak istiyorsanız, yazarı izin verirse mailini
iletebilirim." DUYURU : Bilhassa
Çevre Mühendisliği öğrencileri İnternet üzerinde aradığı konu ile ilgili
Türkçe site adreslerini istemekte, fakat iş yoğunluğu nedeniyle herkese cevap
yetiştirmem mümkün olmamaktadır, kusuruma bakmayın. Bu arkadaşlar arama
sitelerinde Türkçe kelime kullanarak arama yapabilirler. İlginç bir site
olduğunda bana da haber verirlerse memnun olurum. |
|
|
|
|
Açıklama :
Üniversitelerdeki
akademik yükseltmeler, ne yazıkki Tübitak’ın da planladığı gibi teknoloji hedefli
değilde bilim hedefli olduğundan, ülkemize teknoloji değilde bilimsel yeni
buluşlar kazandırılmasının gerektiği düşünülerek daha fazla sayıda yabancı
dilde yayın yapmaya endekslendiğinden biz de zamanımızı bu yönde kullanmak
zorundayız. Bu nedenle, “Üniversite-Sanayi-Toplum İşbirliği” için oluşturmaya
çalıştığım bu istek sayfasındaki cevaplar ve yenilemeler gecikebilmektedir.
İsteklerinizi sürekli olarak iletebilirsiniz. İsteklerinizi önem sırasına göre
zaman buldukça cevaplandırabildiğim için gecikmeler olabilmektedir. Bu nedenle
şimdiden özür dilerim. Ülkemizin gelişememesindeki en önemli etkenlerden olan Araştırmacı
Üniversite-Uygulayıcı Kurumlar işbirliğinin oluştuğu ve geliştirildiği günleri
görmek dileğiyle.
1- Tavuk dışkısı-organik
gübre-anaerobik arıtma-lagün...
2- Anaerobik
arıtma-maliyet- Konya-kompost-İller Bankası-Ankara-işletme problemleri...
3- Anaerobik
arıtma-şeker sanayi-aktif camur-Çerkezköy-lagün-işletme problemleri...
Syn Gürdal KANAT;
Sizden istediðim
tavuk dýþkýsýný organik
gübre haline kolay bir yöntemle(bakteriler veya kimyasal) cevirmenin
yöntemi varmý bu konu hakkýnda bana bilgi
yollayabilirmisiniz
bu benim için çok önemli çünkü ben bir çiftçi çoçuðuyum
ve ailem heryýl suni gübreye yüklü paralar yatýrýyor
bölgemizde tavuk çiftlikleri olduðu halde bu çiftliklerde biriktirilen
dýþkýlar hiçbir iþe yaramadýðý için
orman içlerine dökülüyor ben yanýbaþýmda böyle
bir kaynak varken ve bedavayken gidip parayla suni gübre almak
istemiyorum zaten çok büyük paralar kazanan insanlar deðiliz
sanýrým sýkýntýmý anlamýþsýnýzdýr
þimdiden ilginize teþekkür eder iyi çalýþmalar dilerim. (Sent: Tuesday, December 03, 2002 9:49 PM)
Sayın Gürdal Bey,
Sayfanızda ismini bilemediğim arkadaşımızın mailini gördüm.
İzin verirseniz ben yardımcı olmaya çalışayım.
Cevabım.
Tavuk dışkılarından sizin için en kolay yararlanma yolu, bizim lagun tarzı
dediğimiz yöntem ve biyogazdır. Bu iki yöntemden biyogaz konusu yatırım
maliyeti yüksek ama geri ödeme süresi kısa olan bir işlemdir. Mailinizden
anladığım kadarıyla sizin için en ekonomik olabilecek çözüm lagun benzeri bir
işlem yapmanız olacaktır. Bu işlemde de en önemli etken bulunduğunuz bölgenin
yıllık sıcaklık ortalamasıdır. Lagun, organik atıkların sıvı bir ortamda
depolandığı ve geçirimsiz bir katmanla birlikte örtme materyali kullanılan
sonuçtada biyogaz oluşumu sağlayan bir sistemdir (örtme materyali ile havasız
ortam oluşturulur). Yatırım miktarı çok düşük olsada geniş bir alana ve bazı
özel ekipmanlara ihtiyaç duyulur. Bir biyogaz reaktörüne nazaran fermentasyon
sürecinin daha uzun olduğu ve daha uzun bekletme süresine ihtiyaç duyan bu
yöntem, büyük bir havuz yada geçirimsiz tabaka yapılarak halledilebilir. Lagun
(anaerobic lagoon,covered lagoon ) şeklinde internette tarama yaparsanız bu konu hakkında bolca
bilgi bulabilirsiniz. Ekonomik yönden çokta güçlü olmayan aile işletmeleri için
lagun konusu önemli olacak gibi gözüküyor. Bu konu hakkında ayrıntılı bir
çalışmaya girmedim fakat gerek bu mail ve bana gelen diğer maillerden anladığım
kadarıyla gerekli hesaplamaları öğrenmenin zamanı geldi gibi gözüküyor.
Arkadaşımızın mailindeki son paragraftaki cümlelere kesinlikle katılıyorum.
Çiftçilerimiz malesef ellerindeki kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmaktansa
gelirlerinin önemli bir kısmını sunii gübreye yatırıyorlar. Malesef çoğu
çiftçimiz ellerindeki kaynağı görmemekte ısrar ediyorlar. Bence bir çok bölgede
sunii gübreye boş yere yatırım yapılıyor. Ne kadar suni gübre kullanılırsa
kullanılsın, bir toprağın organik kaybını karşılamazsanız, toprağın verimi
giderek düşer. Toprağın canlı bölgesi, mutlaka organik yönden desteklenmek
zorundadır. Ülkemizdeki bu konudaki aksi görüşlere kesinlikle katılmam. Zira
tarım ülkesi Hollanda bile kanunlarla sunii gübre kullanımını gelecek 10 yıl
içinde %25 lere çekme kararı aldı.
Anaerobik arıtma-maliyet- Konya-kompost-İller Bankası-Ankara-işletme problemleri
Sayın Gürdal Bey, az önce sayfanıza bakarken aşağıdaki mail
ve cevabınız dikkatimi çekti. ASKİ'de kurulu atıksu arıtma tesisini iki kez
gezdim. Özelliklede çamur çürütücülerini detaylı inceleme imkanım oldu. Az
daha bakıma alınmış reaktörlerden birinin içine düşüyordum ve bende methan
üretimine katkıda bulunacaktım. Bir konuda haklısınız. Çamur çürütme
ünitelerinde yeterli bilgi birikimine sahip ve anlık sorunlarla baş edebilecek
elemanlar yok. Olası problemler ve çözümleriyle ilgili sorduğum bir çok soru
yanıtsız kaldı. Almanların kurduğu sistemde bir çok sorunu scada sistemi
otomatikman hallediyor. Teknisyenlerede genelde panoya bakıp oturmak
kalıyor. Fakat veri akışından bir sonuç çıkarmaları veya çürütme
sürecinin gidişi hakkında bi fikir sahibi değiller. En azından gaz
analizatörleri doğru çalışmıyor.
Üniteler
50,000,000 DM yapılmış ve doğru bir tabir kabül ederseniz kazıklamışlar.
Tesislerde kojen sistemi sürekli çalışır halde ve tesislerde elektrik
üretiminde %75 rakamı doğru (genede bu oran konusunda şüphelerim var).
Daha öncede belirttiğim
gibi biyogaz konusunda ağırlık verdiğim nokta hayvansal atıklar ve bunun içinde
de en önemli noktayı tavuk atıkları içeriyor.
Şükrü beyin size gönderdiği mailden anladığım kadarıyla aktif çamurla
birlikte tavuk atıklarını çürütmeyi (co-fermentation) düşünüyorlar. Bu noktada
yanlış yapılır düşüncesindeyim. Almanya şu anda stabil çamurun tarımda gübre
olarak kullanımını yasakladı (ağır metaller ve olası diğer etkilerden dolayı).
Diğer Avrupa ülkelerininde kısa zamanda aynı işi yapacağını sanıyorum. Diğer
önemli noktada organik gübre kompozisyonu. Tavuk atıkları bu konuda yeterli
kompozisyona sahip. Aktif çamurla kullanılarak fermente edilmesi ancak
kaliteyi bozar. Aynı zamanda ek birimlerden dolayı işin maliyetide büyür.
Ankara bölgesi tavuk çiftlikleri yönünden zengin bir bölge, Bu konuda
yaptığınız (aksi takdirde bu paralar çöp gibi toprağın içine gömülüp kalır)
yoruma %100 hak veriyorum.
Yazının
sahibi ismini vermiş ama ben de saklı kalsın. Burada ASKİ sadece örnek olarak
ismi geçen kuruluş (cevaplarını her zaman bekleriz) Konu bir kurum değil
Türkiye’deki arıtma tesisleri. Staj yapan öğrencilerimiz “hocam, arıtım
tesisleri düzgün çalıştırılmıyor, kaçak deşarjlar yapılıyor” diye bulundukları
yerleri şikayet ediyor. http://www.yildiz.edu.tr/~kanat/problemler.htm
sayfasında tartıştığımız gibi sadece 3 kamyon çöp gelip kapatılan ama milyarlar
harcanan Marmaris kompostlaştırma tesisi gibi örnekler var.
Sayın Gürdal Bey ~kanat/problemler.htm sayfasında işletme problemlerini çok iyi tesbit etmişsiniz. Söylediğiniz gibi en büyük problem işletme problemleri. Kanımca işletme problemlerinden daha önemli bir sorun var. Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum. Belki haberiniz olmuştur. Tuz gölü kanalizasyon atıklarıyla mahvoluyor diye bir çok kez gazete ve televizyonlarda haberler çıktı. Yapılan analizlerde böyle bir şeyin söz konusu dahi olmadığı ortaya çıktı. (Sent: Tuesday, June 25, 2002 5:08 PM Subject: Re: Ynt: ASKİ)
Bu analiz değerlerinden örnek
verebilirmisiniz?
Bir de
şunu vurgulamalıyız : Arıtma, doğrudan
kar getirmeyen, sanayiciler için denetimlerden dolayı fabrikada bulunması
gereken ve kontrol olması durumunda çalıştırılabilen, adaletli bir kontrol
olmaması durumunda rekabeti önemli ölçüde etkileyebilecek, bu nedenle
işletilmesi aptallık olacak bir tesis olarak görülmektedir. İller Bankasının şehirlere arıtım tesisi yapmasındaki
hedefi hala anlayabilmiş değilim. Gerçi diğer altyapı tesislerindeki sistem
olsa gerek ama kanal çalışmazsa halk müdahale eder, şehir dışındaki arıtma
çalışmazsa bir iki (genellikle teknik bilgisi olmayan) gönüllü dışında müdahale
eden bir toplum seviyesine ulaşmamışız gibi görünüyor. Bakanlık çok merkezi
çalıştığından (ve tahminim AB deki ileri arıtımları kapsayan teferruatlı
yasaları tercüme ve işlerliğiyle zaman kaybettiklerinden) ve üniversite veya
diğer kamu kuruluşlarıyla yeterli diyoloğu kuramadığından mevzuat karmaşasının
içinde kalmakta. Mühendisler, tesis
inşaatından yeterli parayı kazanabilmekte, işletme sorunlarında daha az
kazanabileceklerini düşündüğümden bu problemlere öncü olmalarını beklemiyorum.
Yine tek çare üniversitelerin işe el atmasına kalıyor. Bizim de yetkimiz
olmadığından yapılabilecek tek şey bakanlığa baskı yaparak denetlemelerin
ülkemiz ihtiyaçlarına ve şartlarına uygun hale getirilmesidir. Burada da en iyi
alternatif kirlilik yüküne bağlı para cezası gibime geliyor. Bu sayede tahminim
bütün tesisler işler hale gelecektir (İSKİ kanalı için iyi kötü en işler sistem
örneği bu).
Fakat herşeye rağmen arıtma tesisinin yapılması kararlaştırıldı ve KOSKİ'ye bağlı çevre mühendisleri takdire deyecek bir çalışmanın içine girdiler. Tebrik etmek lazım çünki bu konuda profesyonelce çalıştılar. Tesis belediyenin kendi öz sermayesiyle yapılacaktı. Tahmini maliyet 15 milyon doları buluyordu. Buraya kadar her şey iyi. bir müddet sonra İspanyol Kredisini çıkardılar ve şu anda da bakanlığın etkisiyle tesisin maliyeti 30-40 milyon doları bulacak. Burada asıl problem şu, kendi ülkemizde büyük bir tesisi dizayn edebilecek ve işletmeye alabilecek bir çok çevre mühendisimiz varken ne diye bakanlık da bu işlere dahil olup, maliyetler katlanarak yurt dışı firmalara yaptırılıyor?
Bu soruyu, bizleri yetştiren,
yüzlerce uluslararası yayını olan Profesör hocalarımıza sorsanız dahi iyi.
Neden bizim mühendislerimiz yapamıyor ve de işletemiyor. Ülkemiz bilim
politikası bize mühendisliği değil SCI adı verilen ve genellikle yeni birşey
keşfetmeyi içeren deney çalışmalarını zorunlu tutuyor. Mühendislik projelerinin
akademik yükselmede hiçbir etkisi yok, bunlar siz mühendislere kalmış durumda.
Ben sadece ülkeme kıyamadığım için bu konularla amatör olarak ilgileniyorum
ASKİ nin tesisinin son durumu hakkında bir bilgim şu an yok. Fakat son
gittiğimde çamur pompalarının üretim hatasından ötürü sık sık arıza yaptığını
öğrendim.Aynı zamanda yağmurlu günlerde by-pass yapma durumları var.
İst.da da durum aynı, yağmur
kanalı olup arıtma yapamayan bir ülke olduğunu duymamıştım, bize öğretmediler
herhalde. ASKİ de çamur ünitesini yabancılardan devraldıktan sonra proje
verilerinin ve süresinin %25'i kadar çalıştırabiliyorlarsa kendilerini tebrik
etmem gerekir, ilk örnek olurlar.
Katı atıklar konusuyla
uğraştığım konudan dolayı yakın ilgim oldu (sayfanızda değinmişsiniz). Geri
kazanım tesislerinin çoğunu izliyorum. Minareyi çalan kılıfını hazırlarmış.
Çoğu geri kazanım tesisi işletilemiyor. İşletilememesindeki en büyük problem
ekipman değil. Çünki kullanılan ekipmanlar tüm korrozif şartlara dayanıklı
malzemeden. Geri kazanımda gördüğüm iki büyük sorun var. 1:İşletme şartlarını
bilmeyen kişilerin işin başında olması, 2: Kompost üretiminde bakterilerin
kullanılmaması, Bu konuda sadece Konya şehri çöplerinin kompostlaştırılması
için gereken bakterinin yıllık maliyeti, 1,200,000 $. Bakterileri biz üretelim
önerisinde bulunduk. Tüm üretim ekipmanının maliyeti bu miktarın yarısını bile
bulmaz ve tüm ülkenin bakteri ihtiyacı tek merkezden sağlanabilir.Henüz cevabı
bekliyoruz. Aslına bakarsanız saf bakteri kullanılmasına da gerek yok. Çok ucuz
maliyetlere bakteri kullanımı yapılabir.
Sütü kaliteli bir yoğurtla mayalamaktan başka yapacak bir şey yok.
Çok istisnalar dışında bakteri
kullanıldığını duymadım. Bu konuyu biraz açmalısınız? Anaerobikmi tasarlanıyor?
Ülkemizdeki mühendislikle bunu yapabilirlermi?
Gürdal
Bey tekrar merhabalar,
Uzun
bir süredir yazamadım. Size önemli kuruluşların (bir devlet kuruluşu) çevre
konusunda ne kadar bilgili olabileceğine dair gülsekmi-ağlasakmı cinsinden bir
olayı anlatmak istedim. Konya şehrinde önemli iki çevre projesi var, bunlarda
birisi atıksu arıtma tesisi (geçen aylarda 28,000,000 $'a ihale edildi)
diğeride düzenli depolama alanı projeleri.
Şu anda
Konya Büyük Şehir Belediyesi bu iki proje yüzünden çevre konularına fıkra
olabilecek bir şekilde bir devlet kuruluşumuz tarafından mahkemelik oldu. Düzenli
depolama alanı projesinin tümhazırlık aşamaları Belediyemiz
tarafından tamamlandığı halde yıllardır ÇED raporu kabul edilmiyor. Sebep
uçus sahası içerisinde bulunan depolama alanında oluşabilecek kuş tehlikesi.
Buraya kadar normalmi? Normal gelebilir. Fakat adı üstünde düzenli
depolama sahası. Geri kazanımdan artan (organik kısımlarda komposta çevrilecek)
çöp sürekli kapatılacak. Dolayısı ile her hangi bir kuş tehlikesi söz konusu
olamaz. Hadi bunada tamam, fakat martı gibi kuşların çöp sahasında çoğalabileceğinden
bahsediyorlar. PES doğrusu! Konya'da martı bulunduğunu bilmiyordum. Düşünün
ılıman bir iklime ve denize sahip olmayan Konya'da martı populasyonu oluşacak.
Zannedersem bilgilerimi tekrar gözden geçirmem gerek. Konyada martı kuşunun
bulunduğunu ispatlarsam zannedersem National Geographic dergisine kapak
olurum. Aklıma gelmişken bir şey daha, eski çöp sahası aynı sahada ve ÇED
alınamadığı için düzensiz bir şekilde eski çöp sahası kullanılmak zorunda
kalınıyor.....
Hadi
bunlarada tamam, peki siz hiç bir atık su arıtma tesisinde su kuşlarının
bulunabileceğine dair bir şey duydunuzmu? Düşünün aerasyon havuzlarında
ördekler geziniyor,sedimentasyon havuzlarında pelikanlar alglerle besleniyor,
bu su kuşları mutlu bir hayat yaşıyorlar.
Bunlar
size şaka gelmesin. Malesef hepimizin çok saygı duyduğu bu devlet kuruluşumuz,
sahip olduğu ..........mantık yoktur sözünü tam manasiyle doğrulayan bir
şekilde, Yukarıda bahsettiğim sebeplerden , iki önemli çevre projesinin
önünü mahkemeler aracılığıyla kesiyor. Çevre bakanlığımızsa (biraz kuşlar
hakkında eğitim almaları gerek) bu kuruluşumuzun tarafını tutarak engel oluyor.
Bu arada Tuz Gölü konusunda bazı noktalarda yanılmışım. Yazları hariç,
kışları yağmur yüzünden kirliliğin bir kısmı göle ulaşıyormuş.
Saygılarımla,
Selim ÖZKÖK Sent:
Sunday, September 22, 2002 12:34 AM
Sayin
Gürdal Bey,
Uzun bir zamandan beri sayfaniza göz atiyorum. Biyogaz konusunda 5 yildir
çalisiyorum ve bu konuda özel bir sirketin
AR-GE'sinde proje sahibi ve yöneticisi olarak çalistim. Anaerobik
reaktörler konusunda MTR (mitochondrial tank reactor) adini verdigim UASB ve
filter reaktörlerin ortak yönlerini bünyesinde
toplayan ve özel hareketli bir dolgu materyali içeren reaktör modelini gelistiriyorum. Ülkemizde yapilan
çalismalara bakarak, organik atiklar
konusunda zannedersem en gelismis bioreaktör sistemini ben kurdum. Aktif
çamurdan ziyade agirlik hayvansal atiklar. Bu konuda ileri bir düzeye geldigimi söyleyebilirim. Özelliklede
bioreaktör sistemler konusunda oldukça
uzmanlastim (asi üretim processleri dahil). Su anda biyogaz konusunda DAGS
(deneysel arastirma-gelistirme simülatörü)
ismini verdigim modüler ve real time veri akisi saglayacak ikincil
gelistirilmis bioreaktör sistemini ortaya çikariyorum. Bu özel reaktörler sistemi
anaerobik konusunda bir çok noktayi
aydinlatacak ve bir çok arastirmaya da kapi açacak. Çevre
mühendislerinden uzak durmaya bakiyorum. Özelliklede geldigim noktada bundan mesleki rahatsizlik duyanlar
çok oluyor.. Çünki ben veteriner
hekimim ve hayatimin son 5 yilini sadece biyogaza adadim. Ekte organik
atik arastirmalari için yaptigim ikincil bioreaktör sisteminin resimleri var. Bu sistem tamamen evde yapildi ve
sistemin bulundugu yerde salonum.
Biyogaz konusunda hayvansal atiklar agirlikli
konularda bilgi isteyenlere e-mailimi verebilirsiniz. Çalismalarinizda
basarilar dilerim. Tekrar görüsmek dilegiyle. saygilar sunarim. Selim ÖZKÖK June 12+21, 2002.
Kusura bakmayin sinavlar nedeniyle cevap yazamadim, tatilde
uzun bir cevabi deneyecegim çünkü konu önemli. Bir diger önemli konu isin
maliyeti, kabaca da olsa bu hususta bilgi verebilirseniz sevinirim.
Iyi çalismalar.
=============================
Sayin Gürdal Bey,
Ilginiz için tesekkür ederim. Biyogaz yatirimlari için net olarak sunu
söyleyebilirim: Biyogaz yatirimlari konusunda benim 3/1 ve 4/1 dedigim iki oran
var. Bu oranlar yurt disi firmalarin yada yurt disi ortakli verilen
tekliflerin, üçte birine veya dörtte birine (tesis modeline göre) anahtar
teslim fiyatina ülkemiz sartlarinda yapilabilecegidir. Bu konuda bir çok
kurulmasi muhtemel tesislerin genel fizibilite çalismalarini yaptim ve bu
oranin degisebilecegini sanmiyorum. Örnek vermek gerekirse Alman Uhde
firmasinin Aytaç hayvancilik tesislerine verdigi biyogaz tesisi fiyati
7,200,000 DM. Bu tesiste kojenerasyon uygulamasi yok ve sadece sicak buhar
üretimi önerisinde bulunmuslar. Ayni tesisin kojenerasyon sistemiyle birlikte
benim çikardigim maliyeti 1,700,000 -1,800,000 DM (sapma miktariyla birlikte).
Bu sadece bir tek örnek, diger örneklerde benzer sekilde 3/1 ve 4/1 oranina
uyuyor. Benzer sekilde Adams Consuld firmasinin Abalioglu grubuna önerdigi
tesis fiyati 2,100,000 dolar. Ayni tesisin ortaya çikan maliyetide 527,000
dolar. Maliyet üzerinden tam kapasitede sadece enerji gelirlerine göre geri
ödeme süresi 10 ay. (organik gübre satislari hariç). Tam kapasitede gübre
satislariyla birlikte geri ödeme süresi 3,8 ay gibi (maliyet üzerinden)
inanilmaz bir süre. Geri ödeme süreleri tam kapasite kullanima ve satislara
göre hesaplandi. Bu iki örnek büyük tesisler. Fakat su an için modüler aile
tipi (5-10 büyükbas hayvani olanlar için) bir reaktörün maliyetinin yaklasik
1,5 milyar TL düzeyinde olacagini tahmin ediyorum. Kesin rakam bu konuda ki
tasarim ve maliyet çalismalarim sonucu ortaya çikacak. Burada aile tipi reaktör
derken önemli bir konuyu açiklamak gerek. Bahsi geçen reaktörlerin Hint tipi ve
Çin tipi denilen tropik iklim reaktörleriyle alakasi yok. Zamaninda ülkemizde
denenen reaktörlerse bu iki tip reaktör. Mailimi veya ismimi yayinlamanizda hiç
bir sakinca yok. Bu konuda sorusu olanlara elimden geldigince yardimci olmaya
çalisirim. Niyetim mail atmadan Istanbul'da ziyaretinize gelip tanismakti,
fakat islerimin yogunlugu nedeniyle Istanbul görüsmelerimi iptal etmek zorunda
kaldim. En kisa zamanda görüsebilmek temennisi ile.
Saygılarımla.
Sayın
Gürdal Bey,
Daha önceki maillerimde hatırlarsanız "deneysel araştırma geliştirme
simülatörü" yada kısa adıyla DAGS sisteminden bahsetmiştim. Ekte şu anda
evde yaptığım bazı insanlara!!!!! cevap nitelikli organik atık reaktörünün
yeni resimlerini
bulacaksınız. Diğer resimse biraz konunun dışında olacak ama bir teklif olarak
sunduğum ve Ülkemizde bir ilki teşgil ettiğini düşündüğüm aşı üretim prosesinin
flow diyagramı. Ha ne alaka diyebilirsiniz. Bu konu gerçekten çokkarışık bir
teknoloji ve biz bu sistemi A danZ ye tasarladık ve teklif olarak sunduk.
Umarım bir yeterlilik olarak görürsünüz. (rüştü ispatlamak).
Şimdi asıl konuya değinmek istiyorum. Sizce DAGS sistemi için finans bulma
şanşımız nedir? Sistemin nerde kurulacağının hiç bir önemi yok. Önemli olan bu
istemin ortaya çıkması. Bu sistemle geri kaldığımız anaerobik, çevre
bakterileri üretimi vs vs gibi pek çok konuda hızlı adım atma imkanını elde
etmiş olacağız.Saygılarımla
Anaerobik arıtma-şeker sanayi-aktif
camur-Çerkezköy-lagün-işletme problemleri
Merhaba
Hocam, proje olarak Ankara ...... Fabrikasinin atiksuyunu aritma projesi
verildi bize. Biliyorsunuz aslinda bir aritma tesisi mevcut orda (aktif camur
unitesi ve depolama havuzlarindan olusuyor) ama rehabilitasyona ihtiyaci var.
Ben internetten sizin Seker Sanayi Atiksularinin Anaerobik Aritimina Etki Eden
Faktorler konulu yaziniza ulastim. Biz de bu sistem icin eldeki lagunlari
anaerobik lagun olarak kullanmaya ve ardindan da facultatif sistemle
verimliligi artirmayi amacliyoruz. Ama atiksu ortalamada 3000 mg/L BOD5 ve 3000
m3/d akisla geliyor ve tek bir anaerobik sistem istedigimiz kriterlere inmemizi
saglayamiyor. Biz de tam 3 anaerobik lagun dizayn ettik ama bunun verimliligi
ve ne kadar uygulanabilir oldugu hakkinda endiselerimiz var. Dunyada bunun
uygulamari oldugunu nette ogrendik ama Ankara gibi soguk bir iklimde calisip
calismayacagini bilemiyoruz. Bu konu hakkinda bizi yonlendirebileceginiz
herhangi bir adres ya da kaynak var mi? Ya da bu konu hakkindaki gorusleriniz
nasil? Biliyoruz cok yogunsunuz ve bu yogunlukta vaktinizi bu sekilde aldigimiz
icin ozur dileriz.
* Vakit bulduğum ölçüde size yardım etmekten memnuniyet
duyarım. Önce sizden 1-2 sorunun cevabını alabilirsem hata yapmadan sonuca
ulaşabilirz. Orada aritma tesisi
varmıydı hatırlayamadım. Niçin rehabilitasyona ihtiyaci var ?
"bu sistem icin eldeki lagunlari anaerobik lagun olarak kullanmaya ve
ardindan da facultatif sistemle verimliligi artirmayi amacliyoruz."
* Bu, bazı hususlar dikkate alındığı
takdirde, uygun bir çözüm gözüküyor. Ülkemiz gibi düşük gelirli ülkelerde
anaeorobik arıtım muhakkak değerlendirilmeli, bu arıtım teknolojisinin ilk
yatırımı pahalı gibi görülüyor ama bunun nedeni prosesi dışarıdan almamız, eğer
bizim mühendislerimiz yaparsa ucuza gelir. Bilirsiniz zengin Avrupalılar dahi
petrol krizinden etkilenip anaerobik arıtıma başlamış.
"Ama atiksu ortalamada 3000 mg/L BOD5 ve 3000 m3/d akisla geliyor ve tek
bir anaerobik sistem istedigimiz kriterlere inmemizi saglayamiyor."
* Tabiiki, ama yüksek bir veriminiz olabilir ve üstüne gaz elde ediyorsunuz,
"Biz de tam 3 anaerobik lagun dizayn ettik ama bunun verimliligi ve ne
kadar uygulanabilir oldugu hakkinda endiselerimiz var. Dunyada bunun uygulamari
oldugunu nette ogrendik ama Ankara gibi soguk bir iklimde calisip calismayacagini
bilemiyoruz."
* Dizayn verilerinizi bilmiyorum, birşey diyemem. Ama biliyorsunuz iyi bir
verim, bilhassa anaerobikte, sıcaklıkla doğru orantılı, bunun fizibilitesi iyi
yapılmalı yoksa yanlış bir müh. tasarımı yapılır.
"Bu konu hakkinda bizi yonlendirebileceginiz herhangi bir adres ya
da kaynak var mi? Ya da bu konu hakkindaki gorusleriniz nasil? Biliyoruz cok
yogunsunuz ve bu yogunlukta vaktinizi bu sekilde aldigimiz icin ozur
dileriz."
* Gerçekten, özel arama yapacak vaktim yok ama kazara elime bir bilgi geçerse
size yazabilirim. Interneti bilemem ama eski yayınlarda çok bilgi var.
Kısa sorularınız olursa yardımcı olabilirim. Kolay gelsin.
Sayin
Kanat,
Oncelikle vakit ayirdiginiz ve cevap verdiginiz icin cok tessekkurler. Ne kadar
yogun oldugunuzu tahmin edebiliyoruz ve bu arada bize cevap vermeniz bizim icin
cok sevindirici.
Sistemde yapilmis bir aritma tesisi var. 4 tane lagun var ama sadece depolama
amacli kullaniliyor, sanki dengeleme tanki gibi. Ana unite aktif camur unitesi.
Ama dizayn edilirken bazi varsayimlar yapilmis (MLVSS konsantrasyonu, gelen BOD
konsantrasyonu gibi) ve sistem calismamis. Su anda atiksularini lagunlarda
biriktirip ASKI kanalina atiyorlar. Biz aktif camur dusunmedik cunku bu kadar
yuklu bi atiksu icin once anarobik aritma daha mantikli gibi gozuktu bize. O
yuzden 3 anaerobik lagunumuzla toplamda %80 (tek tek %50 aritim) aritma
dusunuyoruz. Ondan sonra da fakultatif bir sistemle (lagun sistemi gene) devam
edip lagunun sonuna bir kaya filtresi koyarak aritmayi bitiriyoruz ve eldeki
verilere gore (tamamen teorik) ankara cayina desarj edebilecek kadar
dusuruyoruz BOD ve AKMyi. Biz teoride herseyin mumkun gozukup pratikte
islememesinden korkuyoruz. 3 tane ardi ardina anaerobik sistemin pratikte
calismayacagini dusunuyoruz. Ama biz neden calismayacagina dair bir sey
bulamadik. Hatta nette calistigina dair dokumanlar var. O yuzden sizin de
yazinizi okuyunca belki bir fikir alabiliriz diye dusunduk. Sonucta seker
atiksuyunda toksik bi madde yok, ama acaba anaerobikte aritilan miktarin
cozunmus BOD olmasi mi onemli. Orda mi karisir isler bilemedik.
* Ülkemizdeki bir uygulama örneği olduğu için, vaktimi alıp
işlerimi geciktirdiğinizden dolayı cevap yazmayayım diyorum ama dayanamıyorum,
yetişen mühendislerimiz için bunlar bilim dediğimiz ve ülkemizde çoğu zaman
sadece kütüphane raflarını süsleyen çalışmalardan daha önemli.
"Sistemde yapilmis bir aritma tesisi var. 4 tane lagun
var ama sadece depolama amacli kullaniliyor, sanki dengeleme tanki gibi."
* Ne yazık, bilhassa kamu sektöründe sadece müteahhitlere
para kazandıran ama işletilemeyen tesisler yapılıyor. Bakanlıktan
üniversitelere, çevre müh. odasına kadar da kimse işlemeyen tesislerle
ilgilenmiyor, suçu sadece belediyelere yıkıyoruz.
"Biz aktif camur dusunmedik cunku bu kadar yuklu bi
atiksu icin once anarobik aritma daha mantikli gibi gozuktu bize."
* Tabiiki, kaybedilecek metan deposu organik atıkları eğer
aerobik arıtmaya tabi tutarsanız, hem hava kirliliği yapan kömürden üretilen
elektrik harcayacaksınız hem de çıkacak yaklaşık 4-5 ton/gün lük fazla çamuru,
İstanbul daki arıtmalarda olduğu gibi Mamak? taki vahşi depolama sahasına
göndermeniz gerekecek (gerçi İst. dakiler sızdırmaz depo).
"O yuzden 3 anaerobik lagunumuzla toplamda %80
(tek tek %50 aritim) aritma dusunuyoruz. Ondan sonra da fakultatif bir
...."
* Evet, seri bağlı reaktörler. Çok anlamlı olmayabilir,
benim aramaya vaktim yok, bahsettiğiniz internet adreslerini verirseniz
inceleyebilirim. Çevre müh. altın kurallarna gelelim ; 1- siz hiçbir arıtma
yapmasanızda org. madde doğada kendiliğinden arıtılır. 2- Havuz boyutları
ve sayısı, inşa-mekanik esaslar ve verime bağlıdır. Seri yerine paralel, uzun
bekletmeli yapmak daha uygun. Ülkemizde artık çevre piyasası olmalı, yani ucuza
inşa edilen mühendislik uygulanmış, UASB tipi, kısa sürede arıtma yapabilecek
anaerobik arıtma tesisleri kurabilen ve işletebilen mühendislerimiz olabilmeli,
batılılar 30'lu yıllarda çamur arıtma tesisleri kurmuş, biz de hala yok. Zaten
organik çamurundan biyogaz elde edilmeyen arıtma tesisinin çok bir anlamı
yoktur, sadece alıcı nehirde oksijen ve
katımadde kirliliği olmasın diye büyük paralar harcarsınız.
"acaba anaerobikte aritilan miktarin cozunmus BOD
olmasi mi onemli. Orda mi karisir isler bilemedik. "
* Tabii, madde türlerine göre kolay ve zor ayrışanlar var,
bunun için arıtılabilirlik ön çalışması yapmak gerekir. Elinizdeki bilgileri
iletirseniz belki daha fazla tartışabiliriz, iyi çalışmalar.
Bir de damlatmalı (kaya) filtre değil de aktif çamur tercih
edin. DF, ucuz olmakla birlikte zorlukları var, kamu sektörü için pahalı
olmasına rağmen kolay çalışanı tercih edin, yoksa onu da çalıştıramazlar,
harcanan paralar çöpe gider. Mesela
Çerkezköy arıtmada DF yi sorunlu diye iptal etmişler.
DAHA DÜŞÜNECEK, TARTIŞACAK ÇOK ŞEY VAR AMA KISMETSE BİR
BAŞKA SEFERDE DEVAM EDERİZ. Kolay gelsin, ülkemize faydalı olması dileğiyle.
Sayfanıza
tesadüfen rastladım ve içeriği çok hoşuma gitti. Baktım araştırma ve proje
sahiplerine yardımcı oluyorsunuz belki bizede bir fikir verebilir yada kaynak
gösterebilirsiniz diye düşündüm. Bu hafta izin için gittiğim memleketten yeni
döndüm(Erzincan/Kemaliye) . Bir arkadaşımın biyogaz ile ilgili çalışması vardı
fakat methodu yada ilmi hakkında yeterli bilgisi yok.İnternette de fazla bilgi
bulamadım. Bir köylü olarak araştırmacı ve yaratıcılığına hayran olup onun için
araştırma yaparak yardımcı olmak istedim. Kendisi 1.80 m yüksekliğinde 2 m
eninde tezek doldurmak için bir havuz yapmış ve üzerini kapatacak aşamaya
gelmiş. Bundan sonra ki aşamaları sağlıklı yapması için bize yardımcı
olabilirmisiniz.Saygılarımla. Hakan ÜNLÜATA
------------------------------------------------
Sayın ÜNLÜATA,
Benim gibi büyükşehirlerdeki araştırmacılar sanayi
atıklarından yada arıtma çamurundan biyogaz elde etmeyi araştırır. Hayvan
dışkısı üretim alanları bize uzak olduğundan ve bunlar genellikle gübre olarak
kullanıldığından konumuz dışındadır. Fakat, bu konu (biyokütleden enerji)
Hollanda, Danimarka gibi zengin, gelişmiş ülkelerde, 1973 petrol
krizinden sonra ve fakir Çin, Hindistan ve tropik ülkelerde araştırma
konusu olmaktadır.
Arkadaşınız bazı bilgiler almışki tesis inşa ediyor, nereden
bilgi almış acaba ? İnternette bilgi olması gerekir, bulabilirsem adreslerini
bildiririm. Bu konuda birçok araştımanın (sadece) mevcut olduğunu biliyorum,
ama vakit bulabilirsem size kısa bilgiler göndermeye çalışırım.
…….. Belediyesi
atıksu arıtma tesisleri yeni faaliyete geçti. Buradan çıkan çamurun nasıl
değerlendirileceği hakkında bilgi sahibi olmak istiyoruz.Bununla ilgili
analizler ve bu analizler sonucuna göre nasıl değerlendirilebileceği hususunda
bilgi verebilirseniz sevinirim.E-Mailinizi bekleyeceğim.
------------------------------------------------
Çamur konusunda 200-300 sayfalık kitaplar mevcuttur, 1-2
cümle ile verilecek bilgi yeterli olmaz ama kısaca:
Arıtımı pahalı olduğundan en basit çözüm atık (çöp) olarak
uzaklaştırmaktır. Bir çok detayı olan analizleri uygun ise arazide kullanma
dahil diğer alternatifler uygulanabilir.
Sonuç : Arıtma düşünüldüğü kadar basit bir uygulama değildir.
Detaylı bilgiler için vaktimiz müsait olmadığından çok
sayfalı kitapları tavsiye edeceğim.
İyi çalışmalar.
=================================
E-mailimi
cevaplamnızdan dolayı teşekkür ederim.
Ankara
Büyükşehir Belediyesi(ASKİ) Atıksu Arıtma tesislerinde çamurdan biyogaz elde
edilip elektrik enerjisine dönüştürüldüğünü ve tesisin toplam elektrik enerjisi
tüketiminin % 75'ini biyogaz enerjisinden karşıladıklarını biliyoruz. Burada
zannediyorum çamur kalitesi en önemli parametre. Zira çamur içeriğinde
biyolojik aktivasyonu olumsuz yönde etkileyecek inhibitör maddelerin var olup
olmadığı ve Çamur içeriğindeki carbon içeriği bunların analizini fakültenizde yapıyormusunuz.Yapıyorsanız
ücreti mükabili yaptırmayı düşünüyoruz.Analiz sonuçlarına göre biyogaz eldesi
çalışmaları yapmayı düşünüyoruz.Eğer sonuçlar olumsuz çıkar ise Tarımsal amaçlı
gübre olarak kullanıp kullanamayacağımızı araştıracağız.Sonuçlar yine olumsuz
çıkar ise çöp alanına dökmek son çare olacaktır.
Ayrıca Tavuk çiftliklerin in fazla olmasından dolayı bu gübre ile birlikte
biyogaz üretmeyide düşünüyoruz. Tavuk gübresinin fazla olmasından dolayı
istenmeyen koku ve kara sinekle mücadelede de biyogaz üretimi ile başaçıkmayı
düşünüyoruz. Ayrıca bu konularla ilgili dökümanlara nasıl ulaşabileceğim
hakkında veya kitap isimleri verirseniz sevinirim.
Şimdiden
teşekkürler. İyi Çalışmalar. Saygılar
------------------------------------------------
Şükrü Bey,
İlk olarak dileklerimi ileteyim. Tavuk gübresi de olduğuna göre
biyogazın kurulması çok iyi olur ama internet sitemde de bahsettiğim gibi bizde
çok süslü projeler yapılıyor ama işletilmesi hiç dikkate alınmıyor. Uzaktan ne
kadar olabilir bilemiyorum fakat bu konuda size yardımcı olmaya çalışırım.
Benim bildiğim kadarıyla ASKİ de çamurun çürütülüp enerjiye dönüştüğünü
zannetmiyorum, o sadece kağıt üzerindeki planlama, elinizde yeni veriler varsa,
gönderirseniz sevinirim. Durum İstanbul da da aynı, daha arıtım dahi tam
verimine ulaşmadı. Çamur arıtımı tecrübeli elemanlar gerektirir ve asıl sorun
maliyettir. Toplam arıtım maliyetinin %20-40 kadarı çamur kısmında olabiliyor
(hesabını siz yapın). http://www.yildiz.edu.tr/~kanat/altin.htm
sayfasında belirttiğim gibi projede gözüken değerler de uygulamada yanıltıcı
olabilmektedir.
Çamurla ilgili (yeterli yada değil ama) uymak zorunda olduğunuz bir Yönetmelik
var, Katı atıkların kontrolu. Buna bakarsak;
-
6 ayda bir çamur analizi
yapılıp kayıtları korunacak,
-
Toprağın da analizi
yapılarak takip edilecek,
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Ve kullanılması yasak
bazı alanlar verilmiş.
Yine http://www.yildiz.edu.tr/~kanat/wmanag.html
adresli sayfamda belirtildiği gibi çevre yatırımları ve düzenli olarak
işletilebilmesi, ülkedeki kişi başına gelirle orantılı, yani bizim 3000 $/kişi
kadarlık bir yatırım gücümüz var. Bu parayı da israf etmemek için ülke
şartlarına (Avrupa ve Amerika özentisine göre değil) en uygun şekilde
hazırlanmış planlar yapmalıyız, aksi takdirde bu paralar çöp gibi toprağın
içine gömülüp kalır. Burada sizin de tesisinizi finanse ettiğini düşündüğüm
İller Bankası kararlarını incelemek gerekir.
Aradığınız kitaplar Üniversitelerde mevcut, almak isterseniz kitap
evleri size getirtebileceği listeleri verebilir. İngilizce bilen birisiyle
internette çok sayıda bilgi bulabilir, Amerikan Çevre Kurumu EPA nın sitesinden
de çamur ile ilgili yapılmış çalışma raporlarını isteyebilirsiniz.
İyi çalışmalar.
sayın
gürdal kanat,
marmaris
….. köyünde 78 ev+gazinodan olusan sitemizin evsel atıksuları için arıtma
tesisi yaptırmak istiyoruz ancak benim gibi diger ortaklarımazın aklına takılan
firmaların ise geciştirmeye calıştıgı bir soruyu size sormak ve fikrinizi almak
istedim.konu şu:arıtmadan cıkan su dereyi veya bitki sulamasında bitkilere
zarar verirmi yani icindeki deterjan,sabun gibi kimyasal maddelerden de
arıtılmış olunurmu?
ikinci
bir husus,web sayfanıxda bahsedilen biyogaz nedir,nasıl elde edilebilir,kaynak
ve proje bilgilerini nasıl alabilirim?
göstereceginizi
umdugum ilginiz için şimdiden tesekkür eder,saygılar sunarım.
mustafa
genel
---------------------------------------- (Cevabım)
Sayın Mustafa Bey,
Deterjan vb. maddeler az miktarda olduğundan bir zararı
olmaz. Yani düzgün bir arıtma çıkışının bitkilirde bir zararı olacağını tahmin
etmiyorum. Ancak arıtılmış suda daha çok patojen mikroorganzima riski vardır.
Sulamada kullanılırken daha çok bu yönde tedbir alınır. Bunun içinde, bir
havuzda güneş ışığında tutma, yüzey sulama, vs. gibi basit tedbirlerden daha
karmaşık tedbirlere kadar uzanan önlemler alınır.
Biyogaz tesislerinin illk yatırımı pahalı olduğundan,
sizinki gibi küçük tesislerde şimdilik ekonomik değil. Eğer başka bir maksatla
bunu istiyorsanız detayları bildrirmeniz gerekir. İyi çalışmalar.
Sayın
Gürdal Bey,
İlginize
tekrar teşekkür ederim. Arıtma firmaları arıtilmış suyu bitki sulamada
kullanabllineceğini yazıyor,siz ise bir havuzda güneş ışğında tutma,yüzey
sulama vs gibi tedbirler alınmalı diyorsunuz.Sizi fazla meşgul
etmiyorsam,bahsettiğiniz tedbir konusunda bilgiler verebilirmisiniz?Örnegin
havuzda tutmada sivrisinek yuvası olmamasını nasıl sağlayabiliriz?Bu
tedbirrlerle ilgili proje ve dökümanları nasıl bulabilirim?
Selam ve
saygılarımla...
---------------------------------------- (Cevabım)
Önce bu konunun tam uzmanı
olmadığımı, genel bilgilerle cevap verdiğimi belirteyim. Ben hastalık yapıcı
bakterilerden bahsettim. Sulama yaparken hijyenik kurallar dikkate alınmalı.Normalde arıtma suyunuzu nereye
verecektiniz. Verdiğiniz derede de sivrisinek oluşur. Bunun için genel
tedbirleri alacaksınız. Havuzu ilaçlamak belki bitkilere zararlı olabilir. O zaman bizim aklımıza
gelen basit bir çözüm : Havuz üstüne sineklik
(yumurtlamayı önlemek için) konulabilir, sulama zemin altından
yapılabilir. Bu tür zahmetlere katlanabilirseniz sulama yapılabilir. Hazır bir
proje şablonu var mı bilmiyorum. Genel mühendislik ve sağlık kuralları dikkate
alınarak yapılır. Zahmetli ve su kıtlığı olan yerlerde uygulandığından çok
yaygın bir uygulama değil.
----------------------------------------
Biraz vaktim oldu, şimdi konuyu gözden geçirelim ;
Hocam,
Uzun
zamandan beri sayfanızdaki yenilikleri pek takip edemiyordum. Ama eskisine göre
inanın çok çok daha iyi olmuş..Başarılarınızın devamını diledikten sonra bir
iki şeyde ben eklemek isterim..
Firmamıza gelen pek çok soruyu bizlerde elimizden geldiği kadar
cevaplamaya çalışıyoruz. Özellikle atıksu arıtımı ve baca gazı arıtımı
konusunda detaylı bilgilerin bulunduğu ve ayrıca soru - cevap kısmının yer
aldığı teknik bilgi sayfalarımızın internet adresi http://www.welcome.to/aktifaritma
dır.
Ayrıca görüş ve istekler kısmında yorumlarını dile getiren arkadaşlarla
ilgili bir iki şey daha söylemek isterim... Örneğin Demir 3 Klorür üretici
firmadan yazan arkadaşımız kimyasal ve biyolojik arıtmanın bir alternatif
olduğu görüşünden yola çıkmış. Demir üç klorür söylendiği gibi flokülan değil
koagülanttır. Ve çok iyi tanınmaktadır. Hem bazı atıksular kimyasal arıtma ile,
bazıları biyolojik arıtmayla , bazıları ise kimyasal + biyolojik ile işlem
görür. FeCI3 ün çok iyi bir koagülant olduğu bir gerçektir ama renk problemine
yol açtığı unutulmamalıdır. Herşeyden önemlisi , koagülant seçiminde dahi bırakın
arıtma metodunu, bir takım bilimsel prosedürleri takip etmeniz gerekir (Jar
Test gibi).
Not :
Fransız bir firmanın yaptığı Elmalı barajındaki terfi pompalarının yanlış (daha
büyük) seçiminden dolayı kaynaklanan bakım - servis ve elektrik enerjisi maliyeti
her sene son model bir mercedes otomobile denk geliyor...
Tolga SEMERCİ
Çevre Mühendisi
Sayın KANAT, Öncelikle Çevre Mühendisliği, Çevre konusunda
hazırlamış olduğunuz web siteniz için teşekkür ederim. Yaklaşık üç yıldır Ankarada
ÇED Raporları hazırlayan bir firmada çalışmaktayım. ÇED Raporlarının
Hazırlanması hakkında bilgi almak isteyen arkadaşlarla irtibat kurmak için mail
adresimi sayfanızda yayınlarsanız memnun olurum. Ayrıca ülkemizde birçok
üniversitede Çevre Mühendisliği bölümü var iken ve bu bölümler her yıl yüzlerce
çevre mühendisi mezun verirken, arıtma tesisi olan fabrika ve benzeri
tesislerde çevre mühendisi çalıştırma zorunluluğunun kanunlaştırılmaması
hakkında sizin ve diğer arkadaşların görüşlerini almak isterim. Bu konuda yeni
gelişmeler var ise haberdar olmak isterim.TEŞEKKÜRLER.......... Ahmet
Uçman mail: [email protected] tel iş: 0 312 419
41 20
Sayın
Yar.Doç.Dr.Gürdal Kanat
Internetteki
Sayfalarınızı okudum,fakat Kimyasal Arıtma hakkında malesf yeterli bilgi
bulamadım. Biz İzmit/Derincede kurulu bulunan bir Kimya Fabrikası olup,Kimyasal
arıtma işleminde Flokulasyon maddesi olarak kullanılan Fe Cl3 {Demir üç
Klorür] üretmekteyiz.Bu Flokulan Organize Sanayi Bölgelerinde,Otomotiv
Sektöründe,Tekstil de(özellikle Kumaş,iplik boya Sanayii) vede Küçükbaş hayvan
Kesimhanelerinde çok başarılı bir Şekilde kullanılmaktadır.
Firmamızın
ismi ……… Sanayi ltd. dir.Bugüne kadar Sanayi den edindiğim bulgulara göre malesf
bu Kimyasal Arıtma Metodu Türkiyede yeterince tanınmamaktadır.Hocam biz şunu
iddia ediyoruz Biyolojik arıtmada kullanılan Elektrik masrafı Kimyasal arıtmada
kullanılacak FeCl3 Flokulan masrafından daha fazladır vede üstelik COD ve BOD
değerleri Kimyasalda daha iyidir. İşte size güzel bir Araştırma tezi,ne
dersiniz araştırmaya değmezmi?
Bazı
Referanslarımız; …………..
---------------------------------------- (Cevabım)
Tabii ki
gelecek dönemlerde size stajer öğrenci göndermek bizim için de faydalı olacaktır.
(Bir Hocamızın yorumu ise : Kimyasal Aritma ile ilgili Turkiyede
yapilan (ITU, Marmara,Yildiz, ODTU,9 Eylul) cok sayida calisma var. Bu
calismalari (Master, doktora .Makale) arastirsinlar ve iddia ettikleri noktayi
bilimsel olarak kanitlasinlar. Bilimde kuru iddia yoktur. Bilim adami olarak
biz ilmi sonuclara bakariz.
Pillerin çevreye verdiği zararlar ile ilgili yazınızı okudum
ve bu konuda
daha fazla bilgi edinmek istiyorum bana yardımcı olurmu sunuz? yani pillerle
ilgili bir projem var geriye dönüştürme olayı nasıl oluyor bilginiz var mı?
Bu konudaki çalışmaları devam ettiremedik. Bu nedenle
size yweterli bilgi veremeyeceğim.
Fakat benim bildiğim kadarıyla Büyükşehir belediyesi Çevre Koruma Dairesi
Başkanı hocam Mustafa Öztürk bu tür çalışmalar yaptı. Size yardımcı olacağını
tahmin ediyorum.
iyi çalışmalar
Merhabalar,
Ben ..….
Yıldız Teknik Üniversitesi Kimye Mühendisliği Bölümü Mezunuyum.
Yağ Kapanlarının
temizliği ve Arıtma Tesislerinin Temizliği ile ilgili çalışmaya başlamaktayım.
Şu anda …….Bio adlı bir Amerikan şirketi ile görüşme yapmaktayız. Nisan
ayında Amerika ya gidip temsilcilik almak istiyoruz. Bu firma ürettikleri
bakteriler ile yağ kapanlarını, fosptikleri, şehir suyu şebekesini vs.
temizliğini yapmakta.
Mümkünse
sizden bu teknoloji ile ilgili bilgi rica ediyorum
----------------------------------------
Hemen cevap verilecek bir konu değil. Siz kimyacısınız,
sihirli bir bakteri türü olmadığına daha fazla dikkat etmelisiniz. Daha detaylı
bilgileriniz varsa ve ben vakit bulabilirsem tartışabiliriz.
Firmanın yaptığı çok özel bir teknoloji değil gibi
görünüyor. Bizde her zaman uygulanan "biyolojik arıtma", en fazla
olsa olsa yapay üretilmiş bir bakteri türü kullanıyorlardır. Tabii ki zengin
fabrikalara süslü ithal teknolojiyi satmak kolay oluyor. Size tavsiyem ve
ricam, firma ile sıkı pazarlık yapıp Türkiye de üretilebilecek teknolojiyi
oradan getirmemeniz, burada yapabilmeyi sözleşmeye koyabilmeniz. (Çünkü
İngilizlerin, Üniversite iyileştirme projesinde bize “kum” dahi sattığını
biliyorum)
Görüşmek ve tartışmak dileğiyle, iyi çalışmalar.
İyi günler efendim.
Ben karadeniz Bölgesinde Ç.E.D. raporlarını hazırlıyan ve tek başına çalışan
bir mühendisim. Bildiğiniz üzere bakanlık artık yetki belgesi olan şirketlere
ancak bu yetkiyi tanımakta ve bu doğrultuda 3 aylık bir geçiş
süreci tanımıştır.
Firmamız bu bağlamda noksanlıklarını tamamlamak doğrultusunda son 3 yıldır
raporlar ile çalışmış 5 yıllık mühendisleri işe alacak olup bu konuda bölgede
sıkıntı yaşamaktadır.
Sizden Ricamız bu konu ile ilgilenen bey/hanım-efendilerin aşağıda
verilen e-maile not birakmaları ve bize ulaşmalarıdır. Birbirinden farklı
meslek gruplarından olması gereken sözkonusu arkadaşlar için böyle bir
girişimde bulunmanız, bu siteyi açmakla yaptığınız destek tamamlanmış
sayılacağından ve fakat sitenin " İş bulma-verme" sitesi olmadığını
bilmemizi , Yüksek iranıza sunar Ç.E.D. raporları hususunda size tüm
yeniliklerin size bildirmekten memnun oluruz. Teşekkür ederiz... Caner
Kardesseven [email protected]
----------------------------------------- (Cevabım)
Ben de size teşekkür ederim.
Çevre mühendislerinin internette faal olmasından memnuniyet duyduğum için tabii
ki isteğinizi sayfama koyacağım. Hatta "iş imkanları" adı altında bir
sayfa dahi açmak isterim, yeterki talep olsun. Alanımızda faydalı olabilecek
her şeyi sayfama yerleştirmek isterim.
Sayın Kanat,
Hastane atıkları konusunda araştırma yaparken siteniz ile karşılaştım.
Öncelikle böylesine hassas bir konuya zaman ve emek ayırdığınız için teşekkür
ederim. Umarım sitenizi zaman iiçerisinde geliştirerek istediğiniz noktaya
ulaştırırsınız.
Hastane atıkları yönetmeliği üzerine bildiğiniz herhangi bir site var ise
lütfen [email protected] 'e bildirirseniz sevinirim. Çalışmalarınızda başarılar,
teşekkürler.
----------------------------------------- (Cevabım)
Çalışmalarıma dalıp size cevap
vermeyi unutmuşum, kusura bakmayın. Ne yazikki ben de sadece
http://www.yildiz.edu.tr/~kanat/kanun.html
bağlantımdaki yönetmelik sayfaları haricinde internette birşey bulamadım, onlar
da şimdilik başarılı olmasına rağmen tabii ki yeterli değil. İyi çalışmalar
dilerim.
Sayın Yetkili,
Firmamizin çevre grubu olarak vermekte oldugu hizmetleri bilginize arz
ederiz. ;
Baca gazi analiz cihazlari gürültü
ölçüm cihazlari Titreşim ölçüm
cihazlari Hava kalitesi ölçüm
sistemleri Su ve atik su analiz
cihazlari Baca gazi analiz
cihazlarinin bakim onarim ve kalibrasiyonu
ÇEV-TEK
Ltd. Sti
Yüksel cad. No: 34/9 KIZILAY/ANKARA
Tel: 0 312 430 39 84-85 Fax: 0 312 433 09 10
e-mail : [email protected]
http:// www.cevtek.8m.tr
Sayin
Kanat,
Sitenizi ilgiyle ziyaret ettim. 18 senedir Amerika'da cevre kimyası
konusunda calısmaktayım. Eger buradan bilgilere ihtiyaciniz olursa,
sitenize katkida bulunmak isterim. Daha once US EPA'de calistim.
Simdi ozel sektorde kalıte kontrol direktoru olarak calismaktayim.
Herhangi bir sekilde yardimim dokunursa memnun olurum.
Saygilarimla,
Sevda Küpoğlu (Aleckson)
----------------------------------------- (Cevabım)
Oncelikle 18 yildir ABD de oldugu halde
Türkiye yi takip eden birisiyle tanismis olmaktan çok memnun olduğumu belirtmek
istiyorum. Sizin gibi ‘background’ u olan bir kisinin tabiki bize faydasi olur,
en azinda “bir mahsuru yoksa” ilgilenen mezun ögrencilerimize adresinizi
veririm. Mesleginizin tecrübelerini veya Türkiye de yapilmasini istediginiz
çalismalari iletirsiniz bunlari sitemde yayimlamaktan memnun olurum.
Attach olarak gönderdiginiz EPA ve Envirolink sayfalarini ne için
gönderdeginizi anlayamamis olabilirim, bu konuda da (ne yönden faydalilar) bir
iki cümle yazarsaniz sevinirim.
iyi çalismalar dilerim.
|
|
DÜNYA, BİZE ATALARIMIZDAN BİR MİRAS DEĞİL, TORUNLARIMIZIN
EMANETİDİR. (Kızılderili Atasözü) |
----------------------------------------