.: VERİMLİ DERS ÇALIŞMA :.
“Hiç kimse başarı
merdivenlerine elleri cebinde tırmanmamıştır.”
(S. Keth Moerhad)
Verimli çalışmanın yapılabilmesi
lüzumsuz vakit kaybının önlenebilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir.
A.
Çalışma yeri ders çalışmayı teşvik edecek
şekilde olmalı.
B.
Çalışmayı engelliyen şeyler ortadan kaldırılıp
başlayabilmeli ve çalışmayı sürdürebilmeli.
C.
Öğrenmede ders dinlemenin önemi iyi anlaşılmalı
D.
Okuyarak öğrenme metotları üzerinde durmalıdır.
E.
Hızlı okuma ne kazandırır.
F.
Unutkanlığı nasıl yenir.
G.
Tekrar etme ne kazandırır.
H.
Hafızayı nasıl kuvvetlendirebiliriz.
Şimdi bu hususları sırasıyla tek tek inceleyelim.
A. Çalışma Yerimizi Nasıl
Olmalı
Çalışmaya kolay başlanabilmesi
fikrin dağılmaması zaman kaybının önlenmesi, çalışmanın sağlıklı
sürdürülebilmesi için çalışma odası düzenlenmelidir.
Çalışma odanızdaki eşyalar
sizin ilginizi dağıtacak şekilde olmamalıdır. Odanız sabit olmalı, sade düşenmiş
olmalıdır.
Çalışma yaptığınız
masanız cama çok yakın olmamalı dışarıdaki şeylerin ilginizi dağıtması
önlenmelidir. Masanız ışık karşınızdan
gelecek şekilde konulmalıdır. Odanız sık sık havalandırılmalı, oturacağınız
sandalye ve masanız sizi uykuya sürükleyecek kadar çok rahat olmamalıdır. Çalışma yeriniz
yatmaya müsait olan divan ve çekyat gibi bir yer olmamalıdır.
Masanız dağınık
olmamalı odanızda aradığınızı hemen bulabilmelisiniz. Odanız fazla sıcak ve
karanlık olmamalı. Gürültüden uzak olmalı.Sadece sizin kullandığınız bir yer olmalı
(mümkünse)
Odanızda çağrışımlarla
hayal kurmanızı sağlayacak eşya bulunmamalı, eviniz bir odanın sizin için ayrılmasına
müsait değilse, bir köşeyi çalışma köşesi olarak hazırlamalısınız.
Çalışma masanız oturduğunuzda
sizi ders çalışmaya sürüklemelidir. Mümkünse çalışma masanızda çalışmanın dışında
işler yapmamalısınız.
Çalışma anında kullanılacak
malzemeler masanızda hazır bulunmalıdır. Yatılı okullarda çalışma alanları kütüphaneler
etüt salonları ve okuma salonlarıdır. Evinde çalışma için ortam bulamayanlar, kütüphane ve
okuma salonlarında çalışmayı denemelidirler.
Bütün yukarıda anlatılanlara
dikkat ettiyseniz şartların sizi çalışmaya zorlaması için bazı tavsiyelerimiz oldu.
Bilhassa ders çalışmaya oturamıyorum diyenleri için çalışma ortamı nasıl olmalı
anlatmaya çalıştık. Ancak bu tür şeylere bazıları için hiç gerek olmayabilir. Onlar her
ortamda ders çalışabilirler.
B. Çalışmaya Başlamak Ve Devam
Ettirmek
I)
Çalışmaya Başlamak
“İnsanlık alemi başarıların
akıl ve zekâdan çok iradesine ve cesaretine borçludur.”
Çalışmaya başlanabilmesi
için insanın çalışmaya ruhen hazırlanması gerekir. Çalışma yasak savma kalbinden
olmamalıdır. İnsan hayatının en büyük düşmanı umutsuzluk ve bezginliktir. Öğrencileri
çalışmaktan alıkoyan genellikle bu duygulardır.
Başarılı bir insan
olmayı istiyorsanız. Kendinize güvenmeli, iradenize hakim olmalı, ümitsizlikten uzaklaşmalı,
azimle, gayretle düzenli bir çalışmaya başlamalısınız.
Çalışmaya başlamak
için hayal kurmadan, endişeye kapılmadan, dikkat dağıtacak şeylerden uzaklaşarak, çalışma
ortamınızı iyi düzenleyerek iradenizi zorlamalısınız. Hedeflerinizi sık sık hatırlatmalı
kendinizi motive etmelisiniz.
II) Çalışmayı Deva
m Ettirmek
Çalışmanın devam
ettirilebilmesi için insan fikrinin dağılmasına sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılması
gerekir. Ders çalışmağa tam başlamışken masanızdaki bir cihaz, karşınızdaki
bir resim, pencereden gözlediğiniz bir olay sizi hayal aleminize götürüp çeşitli çağrışımlar
yaptırabilir. Bunu önleyebilmek için daha önce bölümde temas ettiğiniz fikrinizin dağılmasını
sağlayacak faktörleri ortadan kaldırmanız gerekir.
Yine de kendinize ..... dakika ders çalışayım
15 dakika hayal kurmak için mükâfat vereceğim diyebilirsiniz. Keza hayalleriniz bitmesini bekleyip sonra çalışmaya
başlamayı deneyebilirisiniz.
Hayallerinizden kurtulamıyorsanız
yerinizi, oturuşunuzu değiştirerek uzaklaşmayı çalışabilirsiniz.
Ayrıca çalışmanın
devam ettirilmesinde en önemli engellerden birisi de öğrencinin taşıdığı endişelerdir.
Bu kadar dersi nasıl halledeceğim. Yeteri kadar vaktim yok. Bu konular zor gibi endişeler çalışmaya
devamı engeller.
Kendi kendinize düşündüğüm
endişelerim benim işimi kolaylaştırıyor mu? Başarılı olmama yardımcı
oluyor mu- Yoksa kendi kendimi daha da zor duruma mı sokuyorum? şeklinde sormalı ve hedefe varmanıza
engel olan bu endişelerden sıyrılmalısınız.
Bir engelde uzanarak çalışmaya
kalkışmaktır. Uzanma hali gevşemeyi arkasında da uykuyu getireceğinden çalışmayı
devam ettirmenizi güçleştirir.
Televizyon seyrederek veya müzik
dinleyerek de ders çalışma yapılmalıdır. Çünkü ders çalışma dikkat gerektirir.
İnsan dikkat gerektiren bir şeyi dikkati dağıtacak şeyle birlikte yapması mümkün değildir,
ya müzik dinlenir ya da ders çalışılır. Hele televizyon görüntülü olduğu için onda
dikkatin dağılması diğerine göre daha dolaydır.
Çalışmanızı devam
etmenizi engelliyecek bütün faktörleri ortadan kaldırıp planınızı uygulamalısınız.
Bazı öğrencileri de alışkanlıkları
çalışmaktan alıkoyar. Ahmet Haşim “İnsanların en zalim efendisi alışkanlıklarıdır.”
demiştir. Alışkanlıklarınızı planınıza uydurmaya çalışmalısınız.
Diğer planı aksatan faktörleri
hatırlayınız.
C. Dinleyerek Öğrenme
Bazı öğrenciler dersi
dinleyerek daha kola öğrendiklerini söylerler. İyi bir dinleyici olma başarıda önemli rol oynar.
Dinleyerek dersin iyi anlaşılabilmesi
için; öğrencinin o günkü konuya önceden hazırlık yapması şarttır. Hiç olmazsa konu ile
ilgili temel kavramlara yabancılık çekmemesi gerekir. Ayrıca ön hazırlık yaparken konunun ana
hatları neler. Konu ile ilgili hangi terimleri öğrenmeliyim. Konunun ana fikri nedir. Konudan hangi sorular çıkarabilir.
Bunları kendi kendinize sormalısınız. Derste öğretmeninize sorulmak üzere soru çıkarmalısınız.
Öğretmeniniz ders dinlerken
dikkatle onu takip etmeye ilgisinin başka yerlere kaymasını önlemeye çalışmalısınız.
Bu konuda anlatılanları
not alma size yardımcı olacak ilginizin dağılmasını önleyecektir.
Not tutarken konunun
ana fikrini yan fikirlerini sizin düşündüklerinizle karşılaştırarak bulmaya çalışın.
Öğretmeninizin vurgu yaparak, tekrar ederek, önemli diyerek anlattığı şeylerin altını
çizerek diğer notlarınızdan ayırmaya çalışın.
Öğretmeninize konu anlatılırken
önceden çıkardığınız o bölümle alakalı soruları sorun. Bu hem sizin hem de arkadaşlarınızın
dersi anlamalarını kolaylaştıracaktır. Öğretmeniniz daha canlı ders anlatacaktır.
Not tutmanın
dinlediğiniz şeyleri akılda kalmasını sağlar.
D. Okuyarak Öğrenme
Dinleyerek öğrenmenin yanında
okuyarak öğrenme de önemli bir hazırlanma metodudur. Bir dersi veya kitabı okumaya başlamadan önce
önsözünü konu ise özetini okuyarak işe başlayın. Önsözde veya özette konunun tamamının
ana fikri genellikle belirtilmiş olacağından, Bölümleri ana fikre göre değerlendirme fırsatını
bulursunuz.
Okuyacağınız konunun
ana başlıklarını gözden geçirin böylece konunun bölümleri hakkında genel bilgi sahibi
olabilirsiniz. Daha sonra bölümleri sıra ile okumaya başlayın. Okuduğunuz bölümde ana fikir
olabilecek kısımların altını çizin veya not alın. O bölümün vermek istediği tema
nedir. Kendi kendinize sorun ve bulmaya çalışın. Bazı bölümlerin altını çizme kitabı
bir daha okumak istediğinizde tamamını okuyarak vakit kaybetmenizi engelliyeceği için faydalıdır.
Not tutma hem okuyarak
hem de dinleyerek öğrenmede oldukça önemlidir. Bu okurken veya dinlerken dikkatinizin dağılmasını
önleyecek. Konuya konsantre olmanızı sağlayacaktır. Öğrenilen konunun aklınızda
kalmasını kolaylaştıracaktır.
Vurgulanan kısımları
defterimizde farklı renkli kalemle yazarak, yıldız koyarak altını çizerek belirtiniz.
Tuttuğunuz notlarınızda
çok çok önemli bulduğunuz size devamlı lazım olacak şeyleri cebinize girecek küçük kartlara
yazarak yanınızda taşıyarak, herhangi bir yerde beklerken cebinizden çıkarıp bakmak
suretiyle tekrarı mümkün hale getirebilirsiniz.
Okuduğunuz kısmı kendi
kendinize anlatarak çalışmalarınızı pekiştirebilirsiniz. Kendi kendinize yüksek sesle soru
sorup cevaplayarak da tekrar işlemi yapılabilir.
E. Hızlı Okuma
Toplumumuzda hızlı okunan
şeyin anlaşılmayacağı; bir konunun anlaşılabilmesi için yavaş yavaş okunması
gerektiği, hızlı okunan bir şeyin çabuk unutulacağı fikri yaygındır.
Halbuki hızlı okuma anında;
dikkat toplanırsa anlama yavaş okunandan daha iyi olmaktadır.
Hızlı okumanın kazandırdığı
avantajlarda biri dikkati toplamayı kolaylaştırmasıdır. Bu arada okunan süre kısalır
yalnızca önemli görülen konulara dönülerek randımanlı bir sonuç alınabilir.
Bazıları vasat hızda
okumayı insan tabiatına daha uygun bulduklarından bunu ölçü kabul eder ve hızlı okumada randımanın
düşeceğini söylerler. Halbuki vasat hız normal değil, eğitim
noksanlığından gelen yanlış bir alışkanlıktır.
Sesli olarak okuma hızı yavaşlatacağı
için; hızlı okumak isteyenler sesli okumaktan vazgeçmelidirler. Çünkü okuma hızı konuşma hızından
yüksek olduğundan hız yavaşlar. Ayrıca birde telaffuz etme hızı yavaşlatacaktır.
Okuma anında göz düz bir çizgide
gidip geldiği zannedilir. Halbuki göz sıçramalı hareket etmektedir. Çünkü göz sabitken okuma işlemini
gerçekleştirir. Bir kelime okurken durur. (Sabitleşme) sonra sıçrayarak diğer kelimeye geçer. Hatta
bazen geri döner bazen üst satırlara atlama yapabilir.
Okuma anında geri dönmeler
anlamadım zannıyla yapılır. Sıçrama hareketleri anında göz bir süre sabit kalır.
Sonra diğer kelimeye geçer. Bu sabitleşme süresi okuma hızını düşürür.
Hızlı okuma alışkanlığı
kazanan birinde bu sabitleşme süreleri kısaltılmıştır. Ayrıca normalde her kelimede
bir sıçrama alışkanlığı kazanılmışken: Her üç dert kelimede bir sıçrama
yapılarak bir satırdaki sıçrama ve sabitleşme sayısı azaltılabilir. Geri dönmeler
engellenerek okuma hızı artırılır.
Bütün bu işlemler sonucu göz
daha az sıçrar daha kısa süre sabit kalır. Böylece okuma hızı artar.
Normal bir insan dakikada 200-300
kelime okurken hızlı okuma alışkanlığı kazanan biri dakikada 600-800 hatta 1000 kelime
bile okuyabilir.
Hızlı okumada sesli okuma hızı
yavaşlatır ancak parmakla takip etme hızı azaltmaz. Hatta gözün eğitiminde göz hareketlerine
yardımcı olacağı için hızlı okuma alışkanlığı kazanmada yardımcı
bile olabilir.
F. Unutkanlığı Yenme
“Unutmada zaman değil zaman içinde
gerekli çabanın gösterilmemesi rol oynamaktadır.”
Öğrenmenin unutma gibi olumsuz
bir yönü vardır. Çeşitli konuları hatırda tutabilme oranları aynı değildir. Öğrendiklerinizin
yarıya yakın kısmı 24 saat içinde unutulmaktadır. Dörtte üçe yakın kısmı ise
48 saatte hafızamızdan çıkmaktadır.
Hafızanın bu durumunu bilen
birinin ümidi yıkılabilir. Hatırlama olayı konuya gösterilen ilgiye ve tekrar bağlı olarak
değişmektedir. Yine okunan bir paçanın başlangıcında ve sonundaki kısımların
daha iyi hatırlandığı tespit edilmiştir.
Hatırlamayı kolaylaştırmak
için hafızanıza dinlenme fırsatını vermelisiniz, çalışma süreniz 30 dakikadan az ve
2 saatten fazla olmamalıdır. 1. konuya adaptasyon sağlanmadan biteceği için 2. de ise zamanla ilgi
azalacağı için zararlıdır.
Unutkanlığı yenmede
dinlenmenin sağlanması kadar, tekrar etmenin de önemi vardır.
G. Tekrar Etme
Tekrar edilmeyen bilgi ile öğrenilmemiş
bilgi arasında pek fark yoktur. Tekrarlar mümkün mertebe fazla aralık verilmeden yapılmalıdır.
Konu dilimlere ayrılmalı (30 dakika) o dilim bittiğinde 10-15 dakikalık bir tekrar hemen vakit geçirmeden
yapılmalıdır. Konunun yerleşmesi isteniyorsa bir gün sonra yeniden tekrar edilmelidir. Bu tekrar
birkaç dakikalık bir sürede bitecek şekilde olabilir. 3. tekrar etme işlemi bir hafta on gün içinde işlemleri
sizin en fazla yarım saatinizi alır. Ancak birkaç saatte hazırlandığınız çalışmalarınızın
boşa gitmesinin önlenmesi tekrar etmek için ayıracağınız bu yarım saatte bağlıdır.
Tekrarlar zamanında yapılırsa
bilgiler her defasında yeni öğreniliyormuşçasına vakit alıcı olamaz. Zamanında yapılmaması
halinde hem vakit kaybınız olur hem de sıkıcı olacağından çalışma azminiz kırılır,
ilginiz azalır.
Bugün çalıştığınız
bölümlerin yatmadan önce tekrarını yapmayı ihmal etmeyin. Unutma en çok uyku anında olmaktadır.
Tekrar yapılmazsa temel bilgiler
unutulacağından arkadan gelen bilgileri anlamak zorlaşır.
H. Hafızayı Kuvvetlendirme
Unutma ya konuya
dikkatli eğilmeden ya da tekrar etmemekten kaynaklanmaktadır. O halde hafızayı kuvvetlendirmek için
çalışılan konunun üzerine iyi eğilmek, dikkatin yoğunlaştırılması ve zamanında
düzenli tekrarların yapılması gerekmektedir.
Okuyarak hazırlananlarda not
tutarak çalışma, notları temize geçme, ana fikirleri küçük kartlara yazıp ara ara bakma hem öğrenmeyi
hem de hafızada tutmayı kolaylaştırır.
Hafızanın güçlenmesi çok
tekrarla mümkün olur. Konu adeta ezberlenmiş gibi belleğinize yerleşir. Bu yola öğrenme ise
bilgilerin unutulmasını önler. Hafızayı güçlendirir. Bazı şeyleri ezberlemede zorlanıyorsanız
kısaltmaları kullanabilirsiniz. Okullarda kimya derslerinde (H2SO4) için söylenen cinsten çağrışım
yaptıracak şeyleri kullanabilirsiniz. Öğrenilen şeylerin günlük yaşamınızda kullanılması
da hafızanın kuvvetlenmesine yol açar.
Siz kendinize göre
kolaylaştırıcı yollar bularak öğrenilen bilgilerin hafızanızda yerleşmesini sağlayabilirsiniz.
SONUÇ:
“Başarı
etkili çalışmadan geçer”le konumuza başlamıştık. Etkili çalışma yapabilmek için;
Önce hedeflerin tespit
edilmesi
Sonra hedefe uygun plan
yapılması
Sonra da plana uygun
olarak etkili ve verimli ders çalışma yapılması konularını inceledik.
Bundan sonra da bir öğrenci nasıl ders çalışmalı konusunu inceleyeceğiz.
|