Ana Sayfanız Yapın    
Sık Kullanılanlara Ekle


Ana sayfa
REHBERLİK
ÜNİVERSİTE
YURT DIŞI EĞİTİM
BURSLAR
PUAN TABLOSU
ÖSS BİLGİLERİ
TERCİH ROBOTU
  Celalettin BAL 
MATEMATİK-İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ
ÖZEL DOĞUŞ KOLEJİ
Tel: 0542 255 92 07
Email:
[email protected]

25 Ekim 2005, Celalettin BAL     

 
 
.: VERİMLİ DERS ÇALIŞMA :.

 

“Hiç kimse başarı merdivenlerine elleri cebinde tırmanmamıştır.”

(S. Keth Moerhad)

Verimli çalışmanın yapılabilmesi lüzumsuz vakit kaybının önlenebilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir.

A.     Çalışma yeri ders çalışmayı teşvik edecek şekilde olmalı.

B.    Çalışmayı engelliyen şeyler ortadan kaldırılıp başlayabilmeli ve çalışmayı sürdürebilmeli.

C.    Öğrenmede ders dinlemenin önemi iyi anlaşılmalı

D.    Okuyarak öğrenme metotları üzerinde durmalıdır.

E.     Hızlı okuma ne kazandırır.

F.     Unutkanlığı nasıl yenir.

G.    Tekrar etme ne kazandırır.

H.    Hafızayı nasıl kuvvetlendirebiliriz.

Şimdi bu hususları sırasıyla tek tek inceleyelim.

A. Çalışma Yerimizi Nasıl Olmalı

Çalışmaya kolay başlanabilmesi fikrin dağılmaması zaman kaybının önlenmesi, çalışmanın sağlıklı sürdürülebilmesi için çalışma odası düzenlenmelidir.

Çalışma odanızdaki eşyalar sizin ilginizi dağıtacak şekilde olmamalıdır. Odanız sabit olmalı, sade düşenmiş olmalıdır.

Çalışma yaptığınız masanız cama çok yakın olmamalı dışarıdaki şeylerin ilginizi dağıtması önlenmelidir.  Masanız ışık karşınızdan gelecek şekilde konulmalıdır. Odanız sık sık havalandırılmalı, oturacağınız sandalye ve masanız sizi uykuya sürükleyecek kadar çok rahat olmamalıdır. Çalışma yeriniz yatmaya müsait olan divan ve çekyat gibi bir yer olmamalıdır.

Masanız dağınık olmamalı odanızda aradığınızı hemen bulabilmelisiniz. Odanız fazla sıcak ve karanlık olmamalı. Gürültüden uzak olmalı.Sadece sizin kullandığınız bir yer olmalı (mümkünse)

Odanızda çağrışımlarla hayal kurmanızı sağlayacak eşya bulunmamalı, eviniz bir odanın sizin için ayrılmasına müsait değilse, bir köşeyi çalışma köşesi olarak hazırlamalısınız.

Çalışma masanız oturduğunuzda sizi ders çalışmaya sürüklemelidir. Mümkünse çalışma masanızda çalışmanın dışında işler yapmamalısınız.

Çalışma anında kullanılacak malzemeler masanızda hazır bulunmalıdır. Yatılı okullarda çalışma alanları kütüphaneler etüt salonları ve okuma salonlarıdır. Evinde çalışma için ortam bulamayanlar, kütüphane ve okuma salonlarında çalışmayı denemelidirler.

Bütün yukarıda anlatılanlara dikkat ettiyseniz şartların sizi çalışmaya zorlaması için bazı tavsiyelerimiz oldu. Bilhassa ders çalışmaya oturamıyorum diyenleri için çalışma ortamı nasıl olmalı anlatmaya çalıştık. Ancak bu tür şeylere bazıları için hiç gerek olmayabilir. Onlar her ortamda ders çalışabilirler.

B. Çalışmaya Başlamak Ve Devam Ettirmek

I) Çalışmaya Başlamak

“İnsanlık alemi başarıların akıl ve zekâdan çok iradesine ve cesaretine borçludur.”

Çalışmaya başlanabilmesi için insanın çalışmaya ruhen hazırlanması gerekir. Çalışma yasak savma kalbinden olmamalıdır. İnsan hayatının en büyük düşmanı umutsuzluk ve bezginliktir. Öğrencileri çalışmaktan alıkoyan genellikle bu duygulardır.

Başarılı bir insan olmayı istiyorsanız. Kendinize güvenmeli, iradenize hakim olmalı, ümitsizlikten uzaklaşmalı, azimle, gayretle düzenli bir çalışmaya başlamalısınız.

Çalışmaya başlamak için hayal kurmadan, endişeye kapılmadan, dikkat dağıtacak şeylerden uzaklaşarak, çalışma ortamınızı iyi düzenleyerek iradenizi zorlamalısınız. Hedeflerinizi sık sık hatırlatmalı kendinizi motive etmelisiniz.

II) Çalışmayı Deva m Ettirmek

Çalışmanın devam ettirilebilmesi için insan fikrinin dağılmasına sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılması gerekir. Ders çalışmağa tam başlamışken masanızdaki bir cihaz, karşınızdaki bir resim, pencereden gözlediğiniz bir olay sizi hayal aleminize götürüp çeşitli çağrışımlar yaptırabilir. Bunu önleyebilmek için daha önce bölümde temas ettiğiniz fikrinizin dağılmasını sağlayacak faktörleri ortadan kaldırmanız gerekir.

Yine de kendinize ..... dakika ders çalışayım 15 dakika hayal kurmak için mükâfat vereceğim diyebilirsiniz. Keza hayalleriniz bitmesini bekleyip sonra çalışmaya başlamayı deneyebilirisiniz.

Hayallerinizden kurtulamıyorsanız yerinizi, oturuşunuzu değiştirerek uzaklaşmayı çalışabilirsiniz.

Ayrıca çalışmanın devam ettirilmesinde en önemli engellerden birisi de öğrencinin taşıdığı endişelerdir. Bu kadar dersi nasıl halledeceğim. Yeteri kadar vaktim yok. Bu konular zor gibi endişeler çalışmaya devamı engeller.

Kendi kendinize düşündüğüm endişelerim benim işimi kolaylaştırıyor mu? Başarılı olmama yardımcı oluyor mu- Yoksa kendi kendimi daha da zor duruma mı sokuyorum? şeklinde sormalı ve hedefe varmanıza engel olan bu endişelerden sıyrılmalısınız.

Bir engelde uzanarak çalışmaya kalkışmaktır. Uzanma hali gevşemeyi arkasında da uykuyu getireceğinden çalışmayı devam ettirmenizi güçleştirir.

Televizyon seyrederek veya müzik dinleyerek de ders çalışma yapılmalıdır. Çünkü ders çalışma dikkat gerektirir. İnsan dikkat gerektiren bir şeyi dikkati dağıtacak şeyle birlikte yapması mümkün değildir, ya müzik dinlenir ya da ders çalışılır. Hele televizyon görüntülü olduğu için onda dikkatin dağılması diğerine göre daha dolaydır.

Çalışmanızı devam etmenizi engelliyecek bütün faktörleri ortadan kaldırıp planınızı uygulamalısınız.

Bazı öğrencileri de alışkanlıkları çalışmaktan alıkoyar. Ahmet Haşim “İnsanların en zalim efendisi alışkanlıklarıdır.” demiştir. Alışkanlıklarınızı planınıza uydurmaya çalışmalısınız.

Diğer planı aksatan faktörleri hatırlayınız.

C. Dinleyerek Öğrenme

Bazı öğrenciler dersi dinleyerek daha kola öğrendiklerini söylerler. İyi bir dinleyici olma başarıda önemli rol oynar.

Dinleyerek dersin iyi anlaşılabilmesi için; öğrencinin o günkü konuya önceden hazırlık yapması şarttır. Hiç olmazsa konu ile ilgili temel kavramlara yabancılık çekmemesi gerekir. Ayrıca ön hazırlık yaparken konunun ana hatları neler. Konu ile ilgili hangi terimleri öğrenmeliyim. Konunun ana fikri nedir. Konudan hangi sorular çıkarabilir. Bunları kendi kendinize sormalısınız. Derste öğretmeninize sorulmak üzere soru çıkarmalısınız.

Öğretmeniniz ders dinlerken dikkatle onu takip etmeye ilgisinin başka yerlere kaymasını önlemeye çalışmalısınız.

Bu konuda anlatılanları not alma size yardımcı olacak ilginizin dağılmasını önleyecektir.

Not tutarken konunun ana fikrini yan fikirlerini sizin düşündüklerinizle karşılaştırarak bulmaya çalışın. Öğretmeninizin vurgu yaparak, tekrar ederek, önemli diyerek anlattığı şeylerin altını çizerek diğer notlarınızdan ayırmaya çalışın.

Öğretmeninize konu anlatılırken önceden çıkardığınız o bölümle alakalı soruları sorun. Bu hem sizin hem de arkadaşlarınızın dersi anlamalarını kolaylaştıracaktır. Öğretmeniniz daha canlı ders anlatacaktır.

Not tutmanın dinlediğiniz şeyleri akılda kalmasını sağlar.

D. Okuyarak Öğrenme

Dinleyerek öğrenmenin yanında okuyarak öğrenme de önemli bir hazırlanma metodudur. Bir dersi veya kitabı okumaya başlamadan önce önsözünü konu ise özetini okuyarak işe başlayın. Önsözde veya özette konunun tamamının ana fikri genellikle belirtilmiş olacağından, Bölümleri ana fikre göre değerlendirme fırsatını bulursunuz.

Okuyacağınız konunun ana başlıklarını gözden geçirin böylece konunun bölümleri hakkında genel bilgi sahibi olabilirsiniz. Daha sonra bölümleri sıra ile okumaya başlayın. Okuduğunuz bölümde ana fikir olabilecek kısımların altını çizin veya not alın. O bölümün vermek istediği tema nedir. Kendi kendinize sorun ve bulmaya çalışın. Bazı bölümlerin altını çizme kitabı bir daha okumak istediğinizde tamamını okuyarak vakit kaybetmenizi engelliyeceği için faydalıdır.

Not tutma hem okuyarak hem de dinleyerek öğrenmede oldukça önemlidir. Bu okurken veya dinlerken dikkatinizin dağılmasını önleyecek. Konuya konsantre olmanızı sağlayacaktır. Öğrenilen konunun aklınızda kalmasını kolaylaştıracaktır.

Vurgulanan kısımları defterimizde farklı renkli kalemle yazarak, yıldız koyarak altını çizerek belirtiniz.

Tuttuğunuz notlarınızda çok çok önemli bulduğunuz size devamlı lazım olacak şeyleri cebinize girecek küçük kartlara yazarak yanınızda taşıyarak, herhangi bir yerde beklerken cebinizden çıkarıp bakmak suretiyle tekrarı mümkün hale getirebilirsiniz.

Okuduğunuz kısmı kendi kendinize anlatarak çalışmalarınızı pekiştirebilirsiniz. Kendi kendinize yüksek sesle soru sorup cevaplayarak da tekrar işlemi yapılabilir.

E. Hızlı Okuma

Toplumumuzda hızlı okunan şeyin anlaşılmayacağı; bir konunun anlaşılabilmesi için yavaş yavaş okunması gerektiği, hızlı okunan bir şeyin çabuk unutulacağı fikri yaygındır.

Halbuki hızlı okuma anında; dikkat toplanırsa anlama yavaş okunandan daha iyi olmaktadır.

Hızlı okumanın kazandırdığı avantajlarda biri dikkati toplamayı kolaylaştırmasıdır. Bu arada okunan süre kısalır yalnızca önemli görülen konulara dönülerek randımanlı bir sonuç alınabilir.

Bazıları vasat hızda okumayı insan tabiatına daha uygun bulduklarından bunu ölçü kabul eder ve hızlı okumada randımanın düşeceğini söylerler. Halbuki  vasat hız normal değil, eğitim noksanlığından gelen yanlış bir alışkanlıktır.

Sesli olarak okuma hızı yavaşlatacağı için; hızlı okumak isteyenler sesli okumaktan vazgeçmelidirler. Çünkü okuma hızı konuşma hızından yüksek olduğundan hız yavaşlar. Ayrıca birde telaffuz etme hızı yavaşlatacaktır.

Okuma anında göz düz bir çizgide gidip geldiği zannedilir. Halbuki göz sıçramalı hareket etmektedir. Çünkü göz sabitken okuma işlemini gerçekleştirir. Bir kelime okurken durur. (Sabitleşme) sonra sıçrayarak diğer kelimeye geçer. Hatta bazen geri döner bazen üst satırlara atlama yapabilir.

Okuma anında geri dönmeler anlamadım zannıyla yapılır. Sıçrama hareketleri anında göz bir süre sabit kalır. Sonra diğer kelimeye geçer. Bu sabitleşme süresi okuma hızını düşürür.

Hızlı okuma alışkanlığı kazanan birinde bu sabitleşme süreleri kısaltılmıştır. Ayrıca normalde her kelimede bir sıçrama alışkanlığı kazanılmışken: Her üç dert kelimede bir sıçrama yapılarak bir satırdaki sıçrama ve sabitleşme sayısı azaltılabilir. Geri dönmeler engellenerek okuma hızı artırılır.

Bütün bu işlemler sonucu göz daha az sıçrar daha kısa süre sabit kalır. Böylece okuma hızı artar.

Normal bir insan dakikada 200-300 kelime okurken hızlı okuma alışkanlığı kazanan biri dakikada 600-800 hatta 1000 kelime bile okuyabilir.

Hızlı okumada sesli okuma hızı yavaşlatır ancak parmakla takip etme hızı azaltmaz. Hatta gözün eğitiminde göz hareketlerine yardımcı olacağı için hızlı okuma alışkanlığı kazanmada yardımcı bile olabilir.

F. Unutkanlığı Yenme

“Unutmada zaman değil zaman içinde gerekli çabanın gösterilmemesi rol oynamaktadır.”

Öğrenmenin unutma gibi olumsuz bir yönü vardır. Çeşitli konuları hatırda tutabilme oranları aynı değildir. Öğrendiklerinizin yarıya yakın kısmı 24 saat içinde unutulmaktadır. Dörtte üçe yakın kısmı ise 48 saatte hafızamızdan çıkmaktadır.

Hafızanın bu durumunu bilen birinin ümidi yıkılabilir. Hatırlama olayı konuya gösterilen ilgiye ve tekrar bağlı olarak değişmektedir. Yine okunan bir paçanın başlangıcında ve sonundaki kısımların daha iyi hatırlandığı tespit edilmiştir.

Hatırlamayı kolaylaştırmak için hafızanıza dinlenme fırsatını vermelisiniz, çalışma süreniz 30 dakikadan az ve 2 saatten fazla olmamalıdır. 1. konuya adaptasyon sağlanmadan biteceği için 2. de ise zamanla ilgi azalacağı için zararlıdır.

Unutkanlığı yenmede dinlenmenin sağlanması kadar, tekrar etmenin de önemi vardır.

G. Tekrar Etme

Tekrar edilmeyen bilgi ile öğrenilmemiş bilgi arasında pek fark yoktur. Tekrarlar mümkün mertebe fazla aralık verilmeden yapılmalıdır. Konu dilimlere ayrılmalı (30 dakika) o dilim bittiğinde 10-15 dakikalık bir tekrar hemen vakit geçirmeden yapılmalıdır. Konunun yerleşmesi isteniyorsa bir gün sonra yeniden tekrar edilmelidir. Bu tekrar birkaç dakikalık bir sürede bitecek şekilde olabilir. 3. tekrar etme işlemi bir hafta on gün içinde işlemleri sizin en fazla yarım saatinizi alır. Ancak birkaç saatte hazırlandığınız çalışmalarınızın boşa gitmesinin önlenmesi tekrar etmek için ayıracağınız bu yarım saatte bağlıdır.

Tekrarlar zamanında yapılırsa bilgiler her defasında yeni öğreniliyormuşçasına vakit alıcı olamaz. Zamanında yapılmaması halinde hem vakit kaybınız olur hem de sıkıcı olacağından çalışma azminiz kırılır, ilginiz azalır.

Bugün çalıştığınız bölümlerin yatmadan önce tekrarını yapmayı ihmal etmeyin. Unutma en çok uyku anında olmaktadır.

Tekrar yapılmazsa temel bilgiler unutulacağından arkadan gelen bilgileri anlamak zorlaşır.

H. Hafızayı Kuvvetlendirme

Unutma ya konuya dikkatli eğilmeden ya da tekrar etmemekten kaynaklanmaktadır. O halde hafızayı kuvvetlendirmek için çalışılan konunun üzerine iyi eğilmek, dikkatin yoğunlaştırılması ve zamanında düzenli tekrarların yapılması gerekmektedir.

Okuyarak hazırlananlarda not tutarak çalışma, notları temize geçme, ana fikirleri küçük kartlara yazıp ara ara bakma hem öğrenmeyi hem de hafızada tutmayı kolaylaştırır.

Hafızanın güçlenmesi çok tekrarla mümkün olur. Konu adeta ezberlenmiş gibi belleğinize yerleşir. Bu yola öğrenme ise bilgilerin unutulmasını önler. Hafızayı güçlendirir. Bazı şeyleri ezberlemede zorlanıyorsanız kısaltmaları kullanabilirsiniz. Okullarda kimya derslerinde (H2SO4) için söylenen cinsten çağrışım yaptıracak şeyleri kullanabilirsiniz. Öğrenilen şeylerin günlük yaşamınızda kullanılması da hafızanın kuvvetlenmesine yol açar.

Siz kendinize göre kolaylaştırıcı yollar bularak öğrenilen bilgilerin hafızanızda yerleşmesini sağlayabilirsiniz.

SONUÇ:

“Başarı etkili çalışmadan geçer”le konumuza başlamıştık. Etkili çalışma yapabilmek için;

     Önce hedeflerin tespit edilmesi

     Sonra hedefe uygun plan yapılması

     Sonra da plana uygun olarak etkili ve verimli ders çalışma yapılması konularını inceledik.

Bundan sonra da bir öğrenci nasıl ders çalışmalı konusunu inceleyeceğiz.


Copyright © 2002  [Celalettin BAL]
1
Hosted by www.Geocities.ws