Ana Sayfanız Yapın    
Sık Kullanılanlara Ekle


Ana sayfa
REHBERLİK
ÜNİVERSİTE
YURT DIŞI EĞİTİM
BURSLAR
PUAN TABLOSU
TERCİH ROBOTU
  Celalettin BAL 
MATEMATİK-İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ
ÖZEL DOĞUŞ KOLEJİ
Tel: 0542 255 92 07
Email:
[email protected]
 
 
.: ÜNİVERSİTEYE NASIL HAZIRLANMALI :.

 

4. ÜNİVERSİTEYE NASIL HAZIRLANMALIYIZ?

a) Cebir (Matematik) Dersini Nasıl Çalışmalısınız?

“Bana çözmem için bir soru sorulsa ve 1 saat süre tanınsa, tanın sürenin 45 dakikasını soruyu okumaya ve anlamaya, 10 dakikasını çözüm yolu geliştirmeye, kalan zamanı da çözmeye ayırırım.” diyor ünlü bilim adamı Albert Einstein.

Çocukluğumuzdan beri öğrenme konusunda aldığımız birçok nasihat da bu doğrultuda değil midir? Öğretmenlerimizin, “çocuklar! soruyu anlamak çözmenin yarısıdır” sözü halâ kulaklarımızdadır. Kaldı ki Einstein bu oranı %50’den %75’e çıkartarak “soruyu anlamının önemini” vurgulamıştır.

Gelelim matematik öğrenmeye...

Matematik öğrenme metotlarını uzaydan getireceğimizi zannetmeyin. Burada da size Einstein’ın tespitine benzer sabitler sunacağız. Ne Matematik yeni keşfediliyor, ne de Matematiği öğrenecek ilk insanlar sizlersiniz. Nasıl P (pi) sayısı değişmez bir sabittir, Matematik öğrenmenin yolları da bu kadar kesindir diyebiliriz.

Şimdi size bir soru; düşünün ve doğru cevabı verin.

Matematiksel geçmişinizi biliyor musunuz?

Eğer biliyorsanız aşağıdakilerden kendinize uyanı belirleyin:

q      İşlem kabiliyetim az ve konuları anlamıyorum,

q      İşlem kabiliyetim iyi fakat konulara yabancıyım,

q      Konuları anlıyorum fakat işlem kabiliyetim az,

q      İşlem kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum, fakat çok yanlış yapıyorum,

q      Matematiğim mükemmel, geliştirmek istiyorum.

Öğrenmenin ilk adımı “kişinin bilmediğini fark etmesidir.” Bilmediğini fark edemeyen  kişiler hayatları boyu cahil kalmaya mahkûm olurlar. Hatta diyebiliriz ki “İnsanın bilmediği konuları hissetmesi, bildiği konuların büyüklüğü nispetindedir.”

Bu konulardan hareketle bilmediklerinizi öğrenmeye, öğrendiklerimizi de geliştirmeye başlayabiliriz.

q    İşlem Kabiliyetim Az ve Konuları Anlamıyorum

Nasıl ki alfabenin harflerini bilmeyen kişi okuyamaz, yazamaz, Matematiğin temel kurallarını bilmeyen öğrenci de Matematik konularını anlayamaz.

Tabii ki iki kare farkının açılımını (x2–y2=(x–y) (x+y)), tam kare açılımını (x+y)2=x2+2xy+y2), Pisagor teoremini (a2=b2+c2), Öklit bağıntılarını (h2=p.k, c2=p.a, b2=k.a) bilmeyen öğrenciden Matematik konularını anlaması beklenemez. Matematiğin alfabesi de bu tür bağıntılardan oluşur.

Demek ki önce, Matematiğin temel özellik ve özdeşliklerini öğrenmek gereklidir. Bunu için aşağıda adlarını sıraladığım konuları ele almalısınız.

Rasyonel Sayılar ve işlemleri,

Üslü-köklü ifadeler,

Çarpanlara ayrıma ve özdeşlikler.

Bu konuları çalışmanız için Zirve Dergisi’nin ilgili sayılarıyla birlikte GÜVEN-DER YAYINLARI ÖSS MATEMATİK kitabını tavsiye ediyorum. Anlayamadığınız konuları, çözemediğiniz soruları okul veya dersanenizdeki öğretmeninizden mutlaka sorunuz.

q    İşlem Kabiliyetim İyi Fakat Konulara Yabancıyım

İşlem kabiliyetinizi iyi olması, Matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir. Çünkü, bir binanın sağlamlığı temelinin sağlam oluşu nispetindedir. Sizin vakit geçirmeden yapmanız gereken şey, hiç bilmediğiniz konulardan değil de, az bildiğiniz konulardan çalışmaya başlatmaktadır. Eğer konuyu az-çok biliyor ve konu üzerinde işlem yapabiliyorsanız, bu konuları tam anlamıyla öğrenme yolu açıktır.

Sonuç olarak, önce kendinizi eksik gördünüz konuları ele alın ve tamamlayın, daha sonra hiç bilmediğiniz konulara çalışın.

Böyle bir çalışmayı Zirve Dergisi’nin ilgili sayılarıyla birlikte GÜVEN-DER YAYINLARI Matematik Serisi kitaplarından yapabilirsiniz.

q    Konuları Anlıyorum Fakat İşlem Kabiliyetim Az

Konuları anlayabilmek, kültürünüzün o konuyu öğrenmeye yeterli olduğunun göstergesidir. İşlem kabiliyetinizin az oluşu da çok soru çözmediğinizi belirtir. İşlem kabiliyetinizi geliştirmenin en güzel yöntemi bol soru çözmektir.

Bu sayede hem konuları pekiştirmiş hem de hız kazanmış olursunuz. Biliyorsunuz ki üniversite sınavları belli bir zaman sınırlaması içerisinde yapılmaktadır.

Bir öğrenci konuları bilse fakat testleri yavaş çözse üniversite sınavlarında gereken başarıyı gösteremez. İstediğiniz bölümü kazanmak istiyorsanız bol test çözünüz.

Az sorulu bir çalışmayla, bol sorulu bir çalışmayı, az antrenman yapan bir sporcunun durumuyla çok antrenman yapan bir sporcunun durumunu kıyaslayarak anlayabilirsiniz.

Böylece bir çalışmayı daha verimli kılmak için kitaplarınızın arasına GÜVEN-DER YAYINLARI Matematik Soru Bankası ve FEM YAYINLARI Matematik soru bankası kitabını da koymayı unutmayın.

q    İşlem Kabiliyetim İyi Hem de Konuları Biliyorum Fakat Çok Yanlış Yapıyorum

Bu sizin aceleci bir ruh haline sahip olduğunuzu, çalışmalarınızı belli bir sistem çerçevesinde yapmadığınızı gösterir. Size tavsiyem bir bilene gidin ve kalan günlerinizi nasıl değerlendirmeniz gerektiğini programlatın.

q    Metamatiğim Mükemmel, Geliştirmek İstiyorum

Size tavsiyem sistemli çalışmanız, çalışkan insanlarla yarış ortamlarında birilikte olmanız ve Soru Bankaları ile dostluğunuzu ilerletmenizdir.

b) Geometri Dersini Nasıl Çalışmalısınız?

Geometri dersi, hem göze, hem zihne, hem de ruha hitabeden ender derslerdendir. Konularına karşı alışkanlık kazandıkça, soruları daha rahat çözecek ve çözdükçe zevk alacağınız bir ders.

Geometri dersine çalışmayı iki merhalede alabiliriz.

I.   Konuları öğrenme

II.  Test sorularını çözme

q    Konuları Öğrenme

Geometri konularını öğrenmede yardımcı olacak ve yol gösterecek bir rehbere ihtiyacınız olacaktır. Zirve Dergisi bu işlevi yerine getirecektir.

Konuları sırasıyla inceleyip, özelliklerini yazarak tekrar ederseniz öğrenmeniz kolaylaşır. Konuların işleniş sırasını dikkate alınız. Çünkü geometride bilgiler süreklilik gösterir. Konular birbiriyle yakından ilgilidir. Verilen bilgileri ilgili örneklerle pekiştirip, bol bol çözümlü örnek inceleyiniz. Konuyu iyi öğrendiğinize kanaat getirdiğinizde test çözmeye başlayabilirsiniz. Yanlışlarınız varsa ilgili sorunun ilgili bilgi kısmına bir kez daha göz atınız. Çözümü örnekleri önce kendiniz çözüp soru dergi ve kitaplardaki çözümle karşılaştırınız.

q    Test Çözme

Soruları çözerken dikkat edilecek noktalar;

Ø       Soruda verilen bilgileri şekle, doğru aktarabilmelisiniz.

Ø       İstenen sonuca ulaşmak için şekildeki verileri sorgulamalısınız, ne için verilmiş, nasıl kullanabilirim, bu veri ne işe yarar gibi sorular sormalısınız. Bu arada zihninizde, o konunun bilgileri canlanmalı ve kullanabilmelisiniz.

Ø       Ezberci olmadan mantıklı bir silsile ile ister denklem kurarak, isterseniz ilgili bağıntılardan istifade ederek problemi formülüze etmelisiniz.

Ø       Doğru işlemler ve sadeleştirmeler yaparak sonuca ulaştığınızdan emin olmalısınız.

Ø       Sonucu kontrol etmek için sondan başa doğru bir kontrol mekanizması geliştiriniz.

c) Fizik Dersini Nasıl Çalışırsak Başarılı Oluruz?

Fizik dersine çalışırken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

Ø       Fizik dersine ve diğer derslere çalışırken başarılı olmanız için evinizin fiziki şartlarını ders çalışmanıza uyun hale getirmelisiniz. Hedefe koşarken gücünüzü, motivasyonunuzu yüksek tutup hızınızı en uygun şekilde ayarlamalısınız.

Ø       Dersaneye gidiyorsanız öğretmeninizin anlattığı temel kavramları ve çözdüğü örnekleri çok iyi not alarak anlamaya çalışın. Eve geldiğinizde günübirlik, konuları tekrar edip iyice pekiştirdikten sonra soru çözümüne başlamalısınız.

Ø       Soru çözümüne kolaydan zora doğru ve özellikle çözümü yapılmış sorulardan başlamanız daha yararlı olacaktır. Çözmediğiniz soruları çözümünü inceleme imkanınız olur.

Ø       Daha sonra konu ile ilgili test soruları çözerek doğru ve yanlış oranlarınızı çıkarınız. Yanlış yaptığınız soruları yeniden ele alıp irdeleyiniz.

Ø       ÖSS Fizik soruları yorum ağırlıklı olduğundan dikkat ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle dikkatsizlikten yanlış yapma oranı oldukça fazladır. Burada dikkat edilecek şey sorunun açıklama ve esas vurgulanan kısmının çok iyi okunmasıdır

Ø       Altı çizili kelimelere dikkat edilmelidir. Özellikle olumsuz sorularda kesinlik ifade eden, en az, en çok gibi sorunun çözümünde anahtar görevini üstelenen kelimelerin altı çizilidir. Bu kelimelerin anlamlarına dikkat edilerek sorunun cevabı düşünülmelidir.

Ø       Bazı sorularda, bir olay verip ve o olayın açıklanmasında hangi ilkelerden yararlanılır diye sorulan sorularda, verilen ilkelerin hepsi tek başına doğru olabilir. Siz olayla ilgili olan ya da olayı açıklayan ilkeleri tespit edeceksiniz.

Ø       Formül ezberlemektense formülü sık sık kullanarak kalıcılığını sağlayınız.

Ø       Şekil çizimine önem verin ve gerekli gösterimleri şekil üzerinde yapın. Bu size zaman kazandıracaktır.

d) Kimya Dersinde Nasıl Başarılı Oluruz?

Arkadaşlar, sınavda kimyadan rahat etmek istiyorsanız, öncelikle konu anlatımlı yeni sisteme göre yazılmış bir kaynak elinizin altında olmalıdır. Ayrıca yine yeni sisteme göre yazılmış soru bankası olmalıdır. Peki kitaplara nasıl çalışacağız?

Ø       Dersaneye giden öğrencilerimiz, kesinlikle derslerine devam etmelidir Dersanede öğretmeni dinledikten sonra, konuyu evde kitaptan ya da dergiden hızlı bir şekilde okumalıdır. Çözümlü soruları çözmelerini kapatarak çözmelidir. Yalnızca takıldığı zaman çözümüne bakmalıdır. Testler kolaydan zora doğru sıralı çözülmelidir. Kitapta konu bitirince soru bankasına geçilebilir. Bu aşamada Güvender soru bankası mutlaka çözülmelidir.

Ø       Dersaneye gitmeye öğrenciler dergiyi satır satır çalışmalıdır ve kendine özet çıkartmalıdır. Dergideki bütün soruları tek tek çözmelidir. Soru bankasına geçtiğinde takıldığı zaman dergiye geri dönmelidir.

Ø       Arkadaşları ile test değişimi yaparak piyasadaki soru tipleri konusunda tatmin olmalıdır.

Ø       Kitaplar tamamen bitirilince ÖSS-Kimya deneme sınavı olmalıdır. Yalnız bu sınavların iyi seçilmesi gerekir. Güvender ve Zirve yayınlarında tarih sıralamasına dikkat edilmelidir. Diğer yayınlardan çözmek isterseniz, sınavı danışmanınız yardımıyla seçiniz. Ancak deneme sınavları, konu tarama şeklinde olmamalı, tam ÖSS konu dağılımında olmalıdır.

Ø       Sınav analizleri iyi yapılmalıdır. Yaptığınız hataları not alarak, bunları diğer sınavda yapmamaya çalışmalısınız.

Ø       Neticeleri mutlaka ailenizle paylaşmalısınız.

Ø       En iyi öğrenme metotlarından birisi, sınav çıkışlarında soruları arkadaşlarınızla tartışmak ve varsa yapamadığınız soruları öğretmeninizle çözmektir.

Çıkmış soruları yıl içerisinde çözmeyin. Sınav yaklaştığında sanki sınavdaymış gibi yıl yıl çözmelisiniz. Yine bu soruların yalnızca Kimya bölümü değil, tamamını süreli çözmelisiniz.

e) Biyoloji Dersinden Nasıl Başarılı oluruz?

Biyolojiden ÖSS de çıkan soruların tamamı çalışıldığı zaman rahatlıkla çözülebilir. Bunun için konuları iyice çalışıldıktan sonra konuyla ilgili ÖSS’ye uygun sorular çözülmelidir.

Konu çalışırken ÖSS için yazılmış kitap ve dergiler kullanılmalıdır. Konular çabuk unutulduğundan kısa aralıklarla sürekli tekrar yapılmalıdır. Tekrarlar yaparken soru çözmeye öncelik verilmelidir. Çözemediğiniz sorularla ilgili konu tekrar gözden geçirilmeli, eksikler varsa tamamlanmalıdır.

Konu tekrarlarında öze konu anlatımlı kitaplar kullanılması zaman kaybı açısından avantaj sağlayabilir. Soru çözümünde daha önceki yıllarda çıkmış ÖSS sorularının çözülmesi ÖSS’de çıkabilecek soru tiplerinin anlaşılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda soru çözerken, yorum yapabilme yeteneğinizin de gelişmesi sağlanmış olur.

Sonuç olarak bütün derslerde olduğu gibi uygun bir plan yapılarak konular sindire sindire bitirmeli ve bütün konular gözden geçirilmelidir. Biyolojiye çalışmayı son günlere bakırım düşüncesi çok yanlıştır ve sınavda yapabilecek soru sayısını azaltacaktır.

ÖSS’de binlerce insan tek sınavda elendiğinden bir soru fazla yapmanın ne kadar önemli olduğu unutulmamalı ve Biyolojiye ona göre önem verilmelidir.

f) Türkçe Dersinden Nasıl Başarılı oluruz?

Her deste olduğu gibi Türkçe’de de bilgi çok önemlidir. Öncelikle konuyu bilmek ve iyice kavramak gerekir. Özellikle dilbilgisi konuları iyice örenildikten sora sorular çözülmelidir. Bu nedenle yeteri düzeyde konuyu öğrenmeden soru çözmenin bir faydası yoktur.

Yorum gerektiren sözcük ve cümle anlamı, paragraf bilgisi konularında ise durum biraz farklıdır. Burada da bilgi esastır ancak bununla beraber bol soru çözmekte gereklidir. Özellikle paragraf bilgisi konusunda çıkmış ÖSS sorularını çözmek büyük önem kazanmaktadır.

Bütün bunları göz önüne alarak çalışma yönteminizi belirlemeniz gerekir. Her öğrencinin anlama ve bilgi düzeyi farklı farklıdır. Öyleyse her öğrenciye ayrı bir yöntem gerekir. E.bette bu yöntemi size vereceğimiz genel özellikler arasında sizler seçeceksiniz. Özetle;

Ø            Her yiğidin yoğurt yemesi farklıdır. Kendinize göre bir çalışma programı belirleyin.

Ø            Türkçe konuları birbirinin devamıdır. Bu konuyu anlamadan diğerine geçmeyin.

Ø            Çıkmış sorular çıkabilecek soruların aynısıdır. İşe çıkmış soruların çözümünde başlayın.

Ø            Türkçe sorularının çoğu anlama dayalıdır. Bol soru çözerek anlama yeteneğini geliştirin.

g) Tarih Dersinden Nasıl Başarılı Oluruz?

Tarih diğer derslere oranla daha kolay öğrenilen bir derstir. Tarihi kolay öğrenme avantajının yanında kolay unutma dezavantajı vardır. Dolayısıyla unutmamanız için konuyu öğrendikten sonra bol bol soru çözmeniz gerekiyor.

Tarih dersine çalışırken dikkat edilmesi gereken noktalar;

Ø            Konular ile ilgili temel bilgiler öğrenilmelidir. Önemli olayların nedenleri ve sonuçları, önemli olaylar arasındaki etkileşim, günümüze kadar devam eden etkileri öğrenilmelidir.

Ø            Tarih konuları ile ilgili temel kavram ve terimler (merkezi otorite, siyasi birlik, feodalite, Rönesans, manda ve himaye vb.) iyi bilinmelidir.

Ø            Tarih konularıyla ilgili temel bilgiler ile temel kavramlar arasında bağlantı kurulmalıdır.

Ø            Tarih olayları arasındaki benzerlikler, ortak noktalar bilinmelidir.

Ø            Geçmiş yıllarda çıkmış ÖSS soruları çözülmelidir.

Ø            Konular kavrandıktan sonra ilgili test soruları ele alınmalıdır.

h) Coğrafya Dersinden Nasıl Başarılı Oluruz?

ÖSS’de Coğrafyadan 15 soru gelmektedir. Belirli yıllarda bazı konulara ağırlık verilmiş olmakla birlikte, her konudan soru çıkmaktadır. Bu sebeple, adaylar öncelikle bütün konuları öğrenmelidir. Adaylar konuları öğrenirken, derse sevgi, merak ve ilgi ile yaklaşırsa zevkli bir ders olduğunu hemen anlayacaklardır. Konuların daha iyi anlaşılması için atlaslardan, şekillerden ve resimlerden yararlanılmalıdır.

ÖSS için konuların anlaşılması da yeterli olmamaktadır. Konuları bilmenin yanında yorum yapmak da çok önemlidir. Adaylar yorum yapmayı bol soru çözerek kazanabilirler. Bu nedenle ÖSS’de başarılı olmak isteyen adayların elinde Coğrafya soru bankası kitabı olmalıdır. Coğrafya soruları çözülürken şekil, grafik ve haritalar çok iyi incelenmelidir. Soruların ön bilgi kısmı varsa, bu ön bilgiler göz ardı edilmemeli, dikkatli bir şekilde okuyup anlaşılmalıdır. Yanlış yapılan sorulara tekrar bakılarak doğru cevabı ve sebebi mutlaka araştırılmalıdır. Bunu uygulamak, zamanla sorunun yanlış yapılmasını önleyecektir.

Şu hususu da hatırlatmakta fayda vardır. ÖSS’de gelen Coğrafya soruları, önceki yıllarda sorulanların az ya da çok benzerdir. Bu sebeple geçmiş yıllardaki çıkmış sorular mutlaka çözülmelidir.

Konuları çok iyi öğrenip, yeterli miktarda soru çözdükten sonra, adaylar coğrafya adına istedikleri seviyeye geleceklerdir. ÖSS’ye yakın günlerde de Coğrafya denemeleri çözmek adaylar için ölçücü olacaktır.

ı) Felsefe Dersinden Nasıl Başarılı Oluruz?

Sınava giren adayların çok olduğu, bir net fazla çıkarmanın başarı sıralamasını büyük ölçüde etkileyeceği bu sınavda, 10 sorunun başarınızın kilometre taşlarından olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Üniversite sınavlarındaki sorular, verilen şıklar içinde doğru cevabın tanınmasına dayanır. Tanımaya dayalı çözümün sağladığı kolaylığın yanında, felsefeden muhakemeyle yapılabilen soruların geldiğinin bilinmesi, bu sorulara cesaretle yaklaşabilmenin bir koşuludur.

Felsefe sorularını çözerken cesaretli olabilmenin bir diğer koşulu da, bu derslerin konularının belirli bir aşinalık düzeyinde bilinmesidir. Bu bilme kısa zaman aralığına sıkıştırılmış çalışmalarla değil de, zamana yayılmış bir çalışmayla gerçekleşirse kalıcı olur. Bu nedenle siz üniversite adaylarına, ÖSS’ye olan sürede pekiştirme amaçlı konu çalışmayı tavsiye ediyoruz. Şu noktaya da dikkatinizi çekmek istiyorum; mevcut soru kitaplarının tamamı ÖSS soruları için bir ölçü oluşturmayabilir. Tavsiyemiz, öncelikle çıkmış ÖSS sorularını gözden geçirerek, zihninizde ÖSS soru standartlarını oluşturmanız, sonra bu standartlardaki kitaplara yönelmenizidir. Çıkmış ÖYS sorularını çözmenizin de bilgi temelinizin oluşturulması bakımından faydası olacaktır.

Kısaca, kalan süre içinde bilgi temelini oluşturmak için anlatım zenginliği olan kitapları okumaya, kafa karışıklığı meydana getirmeyen sorular çözmeye şiddetle ihtiyacınız olduğunu belirtiyoruz. Yaptıklarınızı yeterli görmeyin, yapmadıklarınızı da gereksiz görmeyi. Yoksa ÖSYM sizi yetersiz görebilir.

ı) İngilizce Dersinden Nasıl Başarılı Oluruz?

Değişen sınav sistemiyle birlikte üniversiteyi kazanmayı hedeflemiş gençlerin zihninde şu düşünce oluşmaya başladı. Acaba şansımı Dil sınavında da denemeli miyim? Evet denenebilir. Ama önceden belli bir hazırlanma içine girmeden sınava girecekseniz, şansınızın olduğunu pek de söyleyemeyiz. Hazırlanılması gereken sürenin tamamını bu sınava hazırlanmayla geçirmemiş bir kişinin karşısında, şansımı bir de burada deneyeyim diyenlerin riskli davranış içinde olduklarını söyleyebiliriz.

İlk aylarımı ÖSS’ye hazırlanarak geçirsem, sonraki aylar YDS’ ye hazırlanmaya yeter demek çok yanlış bir düşünce. Çünkü bu sınavın karakteristiği olarak, adayların uzun bir süreç boyunca belli becerilerini geliştirdikten sonra sınava girmeleri başarı sağlayabilir. Bu beceri ise (ilerleyen satırlarda bunu anlatacağız) uzun bir süre okuma (reading) yaparak geliştirilecektir. Yani her zaman elinizde sabit bir kitap (bu gramer kitabı olabilir), devamlı onu çalışarak günleriniz geçmeyecek. Bu yeni çalışma yönetimi 1990’ların dilbilimcilerinin savunduğu düşünce. Siz artık 1970’lerin taktikleriyle Dilden hazırlanamazsınız.

Bu kez de “1970’lerle 1990’ların tarzı arasında ne fark var?” diyeceksiniz. 1970’lerde hedef bol bol gramer çalışarak, dilbilgisini öğrendikten sonra okumaya başlamaktı. Ama düşünün, siz anadilinizi önce gramer çalışarak mı, yoksa bol bol dinleyip okuyarak mı öğrendiniz? İşte 1990’ların tezi bu; yabancı dil de ana dil gibi aynı yöntemle öğrenilir.

Bunu kabul ettikten sonra İngilizce çalışmaya başlayabilirsiniz. İngilizce öğrenmek ise bu güne kadar çevrenizde gördüğünüz yöntemlerle zor olmaktadır. İngilizce’yi doğru şekilde kullanabilir hale gelebilmek için 2000’lere damgasını vuracak olan dil teorilerinin yönelişlerine uymak gerekir.

Günümüzde artık “acquisition, learning, difference (edinim-öğrenme farkı)” dilcilerin çok büyük bir kısmı tarafından kabul edilmektedir. Edinme, insanların bir şeyleri üretebilmelerinin ancak yeterli miktarda in put (girdi) almaları ile mümkün olabileceği anlamına gelir. Yani nasıl bir çocuk anadilini konuşmaya başlamadan önce 1-2 yıl dinlemekte, daha sonra da kendi bir şeyler söyleyebilmektedir. Aynen öyle de bir insan herhangi bir dilde bir şeyler üretebilmek, söyleyebilmek için bir süre dinlemeli/okumalıdır. Bütün okuyanlar bir zaman sonra farkında olmadan okudukları kaynaklardaki kelimeleri hatırlayabilmekte, farklı kaynakları anlayabilmektedir.

Acquisition, oluşan bir birikimin sonucu olarak kelimeler, orijinal cümleler üretebilmektir. Learning ise matematik ve benzeri konuların öğrenilmesidir. Gramer de dilin yapısı olduğundan overt (görünür) bilgidir, Learning’dir. Dolayısıyla öğrenilen bir gramer konusu kısa bir süre sonra unutulabilmektedir. Bunu çevrenizde kolaylıkla görebilir, kendiniz de fark edebilirsiniz. Bunun önüne geçmeniz mümkün değildir. Engellemenin tek yolu o gramerin aklınızda kalması sonucunu verecek olan İngilizce kaynaklarla içli dışlı olmaktır. Bunun ne anlama geldiğini şöyle örnekleyebiliriz: Ömründe gramer dersi almamış bir İngiliz’e “You can choose... book you want” cümlesinde boş bırakılan yere ne gelmesi gerektiğini sorsak bunun “Whenever” değil de “Whatever/Whichever” olacağını düşünme ihtiyacı hissetmeden kolaylıkla söyleyecektir. İşte bu acquisition’ın sonucudur. Benzer şekilde, İngilizce öğrenenlerde edinmeye ağırlık vererek kendilerini geliştirebilirler.

Şimdi gelelim YDS’ ye. Bu sınavda sorulan 100 sorudan sadece 30 civarındaki soru sizden saf gramer bilgisi isteyecektir. Fakat şunu savunmuyoruz: Gramer çalışmadan da bu iş başarılır. Hayır Gramer de şart ama, adayların asıl zorlandığı “Reading” diye sınıflayabileceğimiz, okuma hızı geliştirmeyi ve anlama beceresi kazanmayı gerektiren tip sorularda olmaktadır.

Çok yoğun bir bilgiyi içeren ve bu konuda da yüzlerce sorunun ve seçeneğin okunmasını gerektiren Reading bölümü kısa sürede yoğun bir okuma becerisini geliştirememiş adayları bunaltmakta ve soruların tamamını cevaplayamadan (yeterli süre olsa da) pes etmeye sebep olmaktadır.

Dilden hızlanmak en başta elinize geçen her soruyu çözmek değildir. Önemli olan plansızlık içinde çok soru değil, bir plan dahilinde az dahi olsa taktik geliştirici sorularla ilgilenmektir. İlk önce altyapı olarak gramer bilginizi oluşturmalı ya da geliştirmelisiniz. Bunu ise bu tarzda gramer konularını ayrıntıya girmeden sizin gereksiniminiz kadar veren Güvender yayınlarında Revealign Advanced Grammar kitabından öğrenebilirsiniz. Bu öğrenme işini kolaylaştıracak bir şey vardır ki pek çok işi tarafından bilinmemektedir. İşte o şey bolca okumaktır. Okumak, okuma kabiliyet ve hızını artıracaktır. Bolca okuyarak bu kabiliyetinizi geliştirirken aynı zamanda gramer ve cümle yapılarını da sıkça gördüğünüzden adeta farkına varmadan onları, öğrenmiş olacaksınız. Yani ezberden öte, o yapıları edinmiş, kazanmış, sizin malınız yapmış olacaksınız. Diğer bir deyişle o yapılar gerek duyulduğunda zihninizde istem dışı, otomatikleşen bir tarzda ortaya çıkacak ve ihtiyacınızı karşılayacaktır.

Peki okumayı (reading) nasıl yapacağız? İçeriği küçük parçalar veya paragraflardan oluşan bir kitaptan yararlanmanız gerekecektir. O kitapta şuna dikkat edeceksiniz: Sorular açık uçlu yani boşluk doldurma şeklinde değil çoktan seçmeli olmalıdır. Bu konuda da yine Güvender yayınlarından “Deep into Meaning” adlı kitaptan yararlanabilirsiniz. Gazete-dergi okumak yerine düzeyi “level/stae” olarak ayarlanmış hikaye kitapları okuyarak okuma hızınızı geliştirip, küçük metinlerden ve onlarla ilgili klasik olmayan sorulardan oluşan kitapları da çalışarak anlama bezerinizi geliştirebilirsiniz.

Grameri halledip, okuma becerisi kazandıktan sonra veya tüm bunları yaparken anı zamanda YDS tarzı soruları da çözmeye başlayabilirsiniz. Bunun için kitap piyasasında, içeriğinde YDS’de karşınıza çıkacak 10 ayrı soru tipinden de soru bulunan ve 1980’lerde çıkan ve günümüzde artık çıkmayan soru tiplerinin yer almadığı kitapları seçmeniz mantıklı olacaktır.

Kitap piyasasında gerçekten YDS standardında yazılmış kitap bulmak çok kolay oluşmaktadır. Önerimiz YDS için hazırlanmış kitapların içeriğine göz atarak gerçekten o sınava hitap ediyorsa almanızdır. Bunun yanında KPDS için hazırlanmış kitapları da (sadece KPDS’ye hitap eden) belli bölümlerini hariç tutarak amacınız doğrultusunda kullanabilirsiniz. Quiz Master ve Double Score adlı kitaplarla bizim tavsiyelerimiz doğrultusunda karşılayabilirsiniz.

Bir şey daha belirtmemde yarar var. YDS tarzı soruları çözmeye başlamadan önce Güvender Yayınları - son 18 yılın soru ve çözümleri kitabı yardımıyla geçmişte çıkmış soruların nasıl sorulmuş olduğunu araştırarak ve çözümlerini de detaylı şekilde görerek bir ön hazırlık yapmanızda yarar da vardır.


Copyright © 2002  [Celalettin BAL]
1
Hosted by www.Geocities.ws