.: ÜNİVERSİTEYE NASIL HAZIRLANMALI :.
4. ÜNİVERSİTEYE
NASIL HAZIRLANMALIYIZ?
a)
Cebir (Matematik) Dersini Nasıl Çalışmalısınız?
“Bana çözmem için
bir soru sorulsa ve 1 saat süre tanınsa, tanın sürenin 45 dakikasını soruyu okumaya ve anlamaya, 10
dakikasını çözüm yolu geliştirmeye, kalan zamanı da çözmeye ayırırım.” diyor ünlü
bilim adamı Albert Einstein.
Çocukluğumuzdan
beri öğrenme konusunda aldığımız birçok nasihat da bu doğrultuda değil midir? Öğretmenlerimizin,
“çocuklar! soruyu anlamak çözmenin yarısıdır” sözü halâ kulaklarımızdadır. Kaldı
ki Einstein bu oranı %50’den %75’e çıkartarak “soruyu anlamının önemini” vurgulamıştır.
Gelelim
matematik öğrenmeye...
Matematik öğrenme metotlarını uzaydan
getireceğimizi zannetmeyin. Burada da size Einstein’ın tespitine benzer sabitler sunacağız. Ne
Matematik yeni keşfediliyor, ne de Matematiği öğrenecek ilk insanlar sizlersiniz. Nasıl P (pi) sayısı değişmez
bir sabittir, Matematik öğrenmenin yolları da bu kadar kesindir diyebiliriz.
Şimdi size bir
soru; düşünün ve doğru cevabı verin.
Matematiksel geçmişinizi
biliyor musunuz?
Eğer biliyorsanız
aşağıdakilerden kendinize uyanı belirleyin:
q
İşlem
kabiliyetim az ve konuları anlamıyorum,
q
İşlem
kabiliyetim iyi fakat konulara yabancıyım,
q
Konuları anlıyorum
fakat işlem kabiliyetim az,
q
İşlem
kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum, fakat çok yanlış yapıyorum,
q
Matematiğim mükemmel,
geliştirmek istiyorum.
Öğrenmenin
ilk adımı “kişinin bilmediğini fark etmesidir.”
Bilmediğini fark edemeyen kişiler hayatları boyu cahil kalmaya
mahkûm olurlar. Hatta diyebiliriz ki “İnsanın bilmediği konuları hissetmesi, bildiği
konuların büyüklüğü nispetindedir.”
Bu konulardan hareketle
bilmediklerinizi öğrenmeye, öğrendiklerimizi de geliştirmeye başlayabiliriz.
q
İşlem
Kabiliyetim Az ve Konuları Anlamıyorum
Nasıl ki alfabenin
harflerini bilmeyen kişi okuyamaz, yazamaz, Matematiğin temel kurallarını bilmeyen öğrenci de
Matematik konularını anlayamaz.
Tabii ki iki kare farkının
açılımını (x2–y2=(x–y) (x+y)), tam kare açılımını (x+y)2=x2+2xy+y2), Pisagor
teoremini (a2=b2+c2), Öklit bağıntılarını (h2=p.k, c2=p.a, b2=k.a) bilmeyen öğrenciden
Matematik konularını anlaması beklenemez. Matematiğin alfabesi de bu tür bağıntılardan
oluşur.
Demek ki önce,
Matematiğin temel özellik ve özdeşliklerini öğrenmek gereklidir. Bunu için aşağıda adlarını
sıraladığım konuları ele almalısınız.
– Rasyonel Sayılar ve işlemleri,
– Üslü-köklü ifadeler,
– Çarpanlara ayrıma ve özdeşlikler.
Bu konuları çalışmanız için Zirve Dergisi’nin ilgili sayılarıyla
birlikte GÜVEN-DER YAYINLARI ÖSS MATEMATİK kitabını tavsiye ediyorum. Anlayamadığınız
konuları, çözemediğiniz soruları okul veya dersanenizdeki öğretmeninizden mutlaka sorunuz.
q
İşlem
Kabiliyetim İyi Fakat Konulara Yabancıyım
İşlem
kabiliyetinizi iyi olması, Matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir. Çünkü, bir
binanın sağlamlığı temelinin sağlam oluşu nispetindedir. Sizin vakit geçirmeden yapmanız
gereken şey, hiç bilmediğiniz konulardan değil de, az bildiğiniz konulardan çalışmaya başlatmaktadır.
Eğer konuyu az-çok biliyor ve konu üzerinde işlem yapabiliyorsanız, bu konuları tam anlamıyla
öğrenme yolu açıktır.
Sonuç olarak, önce
kendinizi eksik gördünüz konuları ele alın ve tamamlayın, daha sonra hiç bilmediğiniz konulara çalışın.
Böyle bir çalışmayı
Zirve Dergisi’nin ilgili sayılarıyla birlikte GÜVEN-DER YAYINLARI Matematik Serisi kitaplarından
yapabilirsiniz.
q
Konuları Anlıyorum
Fakat İşlem Kabiliyetim Az
Konuları
anlayabilmek, kültürünüzün o konuyu öğrenmeye yeterli olduğunun göstergesidir. İşlem
kabiliyetinizin az oluşu da çok soru çözmediğinizi belirtir. İşlem kabiliyetinizi geliştirmenin
en güzel yöntemi bol soru çözmektir.
Bu sayede hem konuları
pekiştirmiş hem de hız kazanmış olursunuz. Biliyorsunuz ki üniversite sınavları belli
bir zaman sınırlaması içerisinde yapılmaktadır.
Bir öğrenci
konuları bilse fakat testleri yavaş çözse üniversite sınavlarında gereken başarıyı gösteremez.
İstediğiniz bölümü kazanmak istiyorsanız bol test çözünüz.
Az sorulu bir çalışmayla,
bol sorulu bir çalışmayı, az antrenman yapan bir sporcunun durumuyla çok antrenman yapan bir sporcunun
durumunu kıyaslayarak anlayabilirsiniz.
Böylece
bir çalışmayı daha verimli kılmak için kitaplarınızın arasına GÜVEN-DER
YAYINLARI Matematik Soru Bankası ve FEM YAYINLARI Matematik soru bankası kitabını da koymayı
unutmayın.
q
İşlem Kabiliyetim İyi Hem de Konuları Biliyorum Fakat Çok
Yanlış Yapıyorum
Bu sizin
aceleci bir ruh haline sahip olduğunuzu, çalışmalarınızı belli bir sistem çerçevesinde
yapmadığınızı gösterir. Size tavsiyem bir bilene gidin ve kalan günlerinizi nasıl değerlendirmeniz
gerektiğini programlatın.
q
Metamatiğim Mükemmel, Geliştirmek İstiyorum
Size tavsiyem sistemli
çalışmanız, çalışkan insanlarla yarış ortamlarında birilikte olmanız ve
Soru Bankaları ile dostluğunuzu ilerletmenizdir.
b)
Geometri Dersini Nasıl Çalışmalısınız?
Geometri dersi, hem göze,
hem zihne, hem de ruha hitabeden ender derslerdendir. Konularına karşı alışkanlık kazandıkça,
soruları daha rahat çözecek ve çözdükçe zevk alacağınız bir ders.
Geometri dersine çalışmayı
iki merhalede alabiliriz.
I. Konuları öğrenme
II. Test sorularını çözme
q
Konuları Öğrenme
Geometri konularını
öğrenmede yardımcı olacak ve yol gösterecek bir rehbere ihtiyacınız olacaktır. Zirve
Dergisi bu işlevi yerine getirecektir.
Konuları sırasıyla
inceleyip, özelliklerini yazarak tekrar ederseniz öğrenmeniz kolaylaşır. Konuların işleniş
sırasını dikkate alınız. Çünkü geometride bilgiler süreklilik gösterir. Konular birbiriyle
yakından ilgilidir. Verilen bilgileri ilgili örneklerle pekiştirip, bol bol çözümlü örnek inceleyiniz.
Konuyu iyi öğrendiğinize kanaat getirdiğinizde test çözmeye başlayabilirsiniz. Yanlışlarınız
varsa ilgili sorunun ilgili bilgi kısmına bir kez daha göz atınız. Çözümü örnekleri önce
kendiniz çözüp soru dergi ve kitaplardaki çözümle karşılaştırınız.
q
Test Çözme
Soruları çözerken
dikkat edilecek noktalar;
Ø
Soruda verilen bilgileri
şekle, doğru aktarabilmelisiniz.
Ø
İstenen sonuca ulaşmak
için şekildeki verileri sorgulamalısınız, ne için verilmiş, nasıl kullanabilirim, bu veri
ne işe yarar gibi sorular sormalısınız. Bu arada zihninizde, o konunun bilgileri canlanmalı ve
kullanabilmelisiniz.
Ø
Ezberci olmadan mantıklı
bir silsile ile ister denklem kurarak, isterseniz ilgili bağıntılardan istifade ederek problemi formülüze
etmelisiniz.
Ø
Doğru işlemler
ve sadeleştirmeler yaparak sonuca ulaştığınızdan emin olmalısınız.
Ø
Sonucu kontrol etmek için
sondan başa doğru bir kontrol mekanizması geliştiriniz.
c) Fizik Dersini Nasıl Çalışırsak
Başarılı Oluruz?
Fizik
dersine çalışırken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
Ø
Fizik dersine ve diğer
derslere çalışırken başarılı olmanız için evinizin fiziki şartlarını
ders çalışmanıza uyun hale getirmelisiniz. Hedefe koşarken gücünüzü, motivasyonunuzu yüksek
tutup hızınızı en uygun şekilde ayarlamalısınız.
Ø
Dersaneye gidiyorsanız
öğretmeninizin anlattığı temel kavramları ve çözdüğü örnekleri çok iyi not alarak
anlamaya çalışın. Eve geldiğinizde günübirlik, konuları tekrar edip iyice pekiştirdikten
sonra soru çözümüne başlamalısınız.
Ø
Soru çözümüne
kolaydan zora doğru ve özellikle çözümü yapılmış sorulardan başlamanız daha yararlı
olacaktır. Çözmediğiniz soruları çözümünü inceleme imkanınız olur.
Ø
Daha sonra konu ile
ilgili test soruları çözerek doğru ve yanlış oranlarınızı çıkarınız.
Yanlış yaptığınız soruları yeniden ele alıp irdeleyiniz.
Ø
ÖSS Fizik soruları
yorum ağırlıklı olduğundan dikkat ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle dikkatsizlikten
yanlış yapma oranı oldukça fazladır. Burada dikkat edilecek şey sorunun açıklama ve esas
vurgulanan kısmının çok iyi okunmasıdır
Ø
Altı çizili
kelimelere dikkat edilmelidir. Özellikle olumsuz sorularda kesinlik ifade eden, en az, en çok gibi sorunun çözümünde
anahtar görevini üstelenen kelimelerin altı çizilidir. Bu kelimelerin anlamlarına dikkat edilerek sorunun
cevabı düşünülmelidir.
Ø
Bazı sorularda, bir
olay verip ve o olayın açıklanmasında hangi ilkelerden yararlanılır diye sorulan sorularda,
verilen ilkelerin hepsi tek başına doğru olabilir. Siz olayla ilgili olan ya da olayı açıklayan
ilkeleri tespit edeceksiniz.
Ø
Formül ezberlemektense
formülü sık sık kullanarak kalıcılığını sağlayınız.
Ø
Şekil çizimine önem
verin ve gerekli gösterimleri şekil üzerinde yapın. Bu size zaman kazandıracaktır.
d) Kimya Dersinde Nasıl Başarılı
Oluruz?
Arkadaşlar, sınavda
kimyadan rahat etmek istiyorsanız, öncelikle konu anlatımlı yeni sisteme göre yazılmış bir
kaynak elinizin altında olmalıdır. Ayrıca yine yeni sisteme göre yazılmış soru bankası
olmalıdır. Peki kitaplara nasıl çalışacağız?
Ø
Dersaneye giden öğrencilerimiz,
kesinlikle derslerine devam etmelidir Dersanede öğretmeni dinledikten sonra, konuyu evde kitaptan ya da dergiden hızlı
bir şekilde okumalıdır. Çözümlü soruları çözmelerini kapatarak çözmelidir. Yalnızca takıldığı
zaman çözümüne bakmalıdır. Testler kolaydan zora doğru sıralı çözülmelidir. Kitapta konu
bitirince soru bankasına geçilebilir. Bu aşamada Güvender soru bankası mutlaka çözülmelidir.
Ø
Dersaneye gitmeye öğrenciler
dergiyi satır satır çalışmalıdır ve kendine özet çıkartmalıdır. Dergideki
bütün soruları tek tek çözmelidir. Soru bankasına geçtiğinde takıldığı zaman
dergiye geri dönmelidir.
Ø
Arkadaşları ile
test değişimi yaparak piyasadaki soru tipleri konusunda tatmin olmalıdır.
Ø
Kitaplar tamamen
bitirilince ÖSS-Kimya deneme sınavı olmalıdır. Yalnız bu sınavların iyi seçilmesi
gerekir. Güvender ve Zirve yayınlarında tarih sıralamasına dikkat edilmelidir. Diğer yayınlardan
çözmek isterseniz, sınavı danışmanınız yardımıyla seçiniz. Ancak deneme sınavları,
konu tarama şeklinde olmamalı, tam ÖSS konu dağılımında olmalıdır.
Ø
Sınav analizleri iyi
yapılmalıdır. Yaptığınız hataları not alarak, bunları diğer sınavda
yapmamaya çalışmalısınız.
Ø
Neticeleri mutlaka
ailenizle paylaşmalısınız.
Ø
En iyi öğrenme
metotlarından birisi, sınav çıkışlarında soruları arkadaşlarınızla tartışmak
ve varsa yapamadığınız soruları öğretmeninizle çözmektir.
Çıkmış
soruları yıl içerisinde çözmeyin. Sınav yaklaştığında sanki sınavdaymış
gibi yıl yıl çözmelisiniz. Yine bu soruların yalnızca Kimya bölümü değil, tamamını
süreli çözmelisiniz.
e) Biyoloji Dersinden Nasıl Başarılı
oluruz?
Biyolojiden ÖSS de çıkan
soruların tamamı çalışıldığı zaman rahatlıkla çözülebilir. Bunun için
konuları iyice çalışıldıktan sonra konuyla ilgili ÖSS’ye uygun sorular çözülmelidir.
Konu çalışırken
ÖSS için yazılmış kitap ve dergiler kullanılmalıdır. Konular çabuk unutulduğundan kısa
aralıklarla sürekli tekrar yapılmalıdır. Tekrarlar yaparken soru çözmeye öncelik verilmelidir.
Çözemediğiniz sorularla ilgili konu tekrar gözden geçirilmeli, eksikler varsa tamamlanmalıdır.
Konu tekrarlarında
öze konu anlatımlı kitaplar kullanılması zaman kaybı açısından avantaj sağlayabilir.
Soru çözümünde daha önceki yıllarda çıkmış ÖSS sorularının çözülmesi ÖSS’de çıkabilecek
soru tiplerinin anlaşılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda soru çözerken, yorum yapabilme
yeteneğinizin de gelişmesi sağlanmış olur.
Sonuç olarak bütün
derslerde olduğu gibi uygun bir plan yapılarak konular sindire sindire bitirmeli ve bütün konular gözden geçirilmelidir.
Biyolojiye çalışmayı son günlere bakırım düşüncesi çok yanlıştır ve sınavda
yapabilecek soru sayısını azaltacaktır.
ÖSS’de binlerce
insan tek sınavda elendiğinden bir soru fazla yapmanın ne kadar önemli olduğu unutulmamalı ve
Biyolojiye ona göre önem verilmelidir.
f) Türkçe Dersinden Nasıl Başarılı
oluruz?
Her deste olduğu
gibi Türkçe’de de bilgi çok önemlidir. Öncelikle konuyu bilmek ve iyice kavramak gerekir. Özellikle dilbilgisi
konuları iyice örenildikten sora sorular çözülmelidir. Bu nedenle yeteri düzeyde konuyu öğrenmeden soru
çözmenin bir faydası yoktur.
Yorum gerektiren sözcük
ve cümle anlamı, paragraf bilgisi konularında ise durum biraz farklıdır. Burada da bilgi esastır
ancak bununla beraber bol soru çözmekte gereklidir. Özellikle paragraf bilgisi konusunda çıkmış ÖSS
sorularını çözmek büyük önem kazanmaktadır.
Bütün bunları göz
önüne alarak çalışma yönteminizi belirlemeniz gerekir. Her öğrencinin anlama ve bilgi düzeyi farklı
farklıdır. Öyleyse her öğrenciye ayrı bir yöntem gerekir. E.bette bu yöntemi size vereceğimiz
genel özellikler arasında sizler seçeceksiniz. Özetle;
Ø
Her yiğidin yoğurt
yemesi farklıdır. Kendinize göre bir çalışma programı belirleyin.
Ø
Türkçe konuları
birbirinin devamıdır. Bu konuyu anlamadan diğerine geçmeyin.
Ø
Çıkmış
sorular çıkabilecek soruların aynısıdır. İşe çıkmış soruların
çözümünde başlayın.
Ø
Türkçe sorularının
çoğu anlama dayalıdır. Bol soru çözerek anlama yeteneğini geliştirin.
g) Tarih Dersinden Nasıl Başarılı
Oluruz?
Tarih diğer
derslere oranla daha kolay öğrenilen bir derstir. Tarihi kolay öğrenme avantajının yanında
kolay unutma dezavantajı vardır. Dolayısıyla unutmamanız için konuyu öğrendikten sonra bol
bol soru çözmeniz gerekiyor.
Tarih dersine çalışırken
dikkat edilmesi gereken noktalar;
Ø
Konular ile ilgili temel
bilgiler öğrenilmelidir. Önemli olayların nedenleri ve sonuçları, önemli olaylar arasındaki etkileşim,
günümüze kadar devam eden etkileri öğrenilmelidir.
Ø
Tarih konuları ile
ilgili temel kavram ve terimler (merkezi otorite, siyasi birlik, feodalite, Rönesans, manda ve himaye vb.) iyi
bilinmelidir.
Ø
Tarih konularıyla
ilgili temel bilgiler ile temel kavramlar arasında bağlantı kurulmalıdır.
Ø
Tarih olayları arasındaki
benzerlikler, ortak noktalar bilinmelidir.
Ø
Geçmiş yıllarda
çıkmış ÖSS soruları çözülmelidir.
Ø
Konular kavrandıktan
sonra ilgili test soruları ele alınmalıdır.
h) Coğrafya Dersinden Nasıl
Başarılı Oluruz?
ÖSS’de Coğrafyadan
15 soru gelmektedir. Belirli yıllarda bazı konulara ağırlık verilmiş olmakla birlikte, her
konudan soru çıkmaktadır. Bu sebeple, adaylar öncelikle bütün konuları öğrenmelidir. Adaylar
konuları öğrenirken, derse sevgi, merak ve ilgi ile yaklaşırsa zevkli bir ders olduğunu hemen
anlayacaklardır. Konuların daha iyi anlaşılması için atlaslardan, şekillerden ve
resimlerden yararlanılmalıdır.
ÖSS için konuların
anlaşılması da yeterli olmamaktadır. Konuları bilmenin yanında yorum yapmak da çok önemlidir.
Adaylar yorum yapmayı bol soru çözerek kazanabilirler. Bu nedenle ÖSS’de başarılı olmak isteyen
adayların elinde Coğrafya soru bankası kitabı olmalıdır. Coğrafya soruları çözülürken
şekil, grafik ve haritalar çok iyi incelenmelidir. Soruların ön bilgi kısmı varsa, bu ön bilgiler göz
ardı edilmemeli, dikkatli bir şekilde okuyup anlaşılmalıdır. Yanlış yapılan
sorulara tekrar bakılarak doğru cevabı ve sebebi mutlaka araştırılmalıdır. Bunu
uygulamak, zamanla sorunun yanlış yapılmasını önleyecektir.
Şu hususu da hatırlatmakta
fayda vardır. ÖSS’de gelen Coğrafya soruları, önceki yıllarda sorulanların az ya da çok
benzerdir. Bu sebeple geçmiş yıllardaki çıkmış sorular mutlaka çözülmelidir.
Konuları çok iyi
öğrenip, yeterli miktarda soru çözdükten sonra, adaylar coğrafya adına istedikleri seviyeye
geleceklerdir. ÖSS’ye yakın günlerde de Coğrafya denemeleri çözmek adaylar için ölçücü olacaktır.
ı) Felsefe Dersinden Nasıl
Başarılı Oluruz?
Sınava giren adayların çok olduğu, bir net fazla çıkarmanın başarı sıralamasını
büyük ölçüde etkileyeceği bu sınavda, 10 sorunun başarınızın kilometre taşlarından
olduğunu belirtmemiz gerekiyor.
Üniversite sınavlarındaki sorular, verilen şıklar içinde doğru cevabın tanınmasına
dayanır. Tanımaya dayalı çözümün sağladığı kolaylığın yanında,
felsefeden muhakemeyle yapılabilen soruların geldiğinin bilinmesi, bu sorulara cesaretle yaklaşabilmenin
bir koşuludur.
Felsefe sorularını çözerken cesaretli olabilmenin bir diğer koşulu da, bu derslerin konularının
belirli bir aşinalık düzeyinde bilinmesidir. Bu bilme kısa zaman aralığına sıkıştırılmış
çalışmalarla değil de, zamana yayılmış bir çalışmayla gerçekleşirse kalıcı
olur. Bu nedenle siz üniversite adaylarına, ÖSS’ye olan sürede pekiştirme amaçlı konu çalışmayı
tavsiye ediyoruz. Şu noktaya da dikkatinizi çekmek istiyorum; mevcut soru kitaplarının tamamı ÖSS
soruları için bir ölçü oluşturmayabilir. Tavsiyemiz, öncelikle çıkmış ÖSS sorularını
gözden geçirerek, zihninizde ÖSS soru standartlarını oluşturmanız, sonra bu standartlardaki
kitaplara yönelmenizidir. Çıkmış ÖYS sorularını çözmenizin de bilgi temelinizin oluşturulması
bakımından faydası olacaktır.
Kısaca, kalan süre içinde bilgi temelini oluşturmak için anlatım zenginliği olan kitapları
okumaya, kafa karışıklığı meydana getirmeyen sorular çözmeye şiddetle ihtiyacınız
olduğunu belirtiyoruz. Yaptıklarınızı yeterli görmeyin, yapmadıklarınızı da
gereksiz görmeyi. Yoksa ÖSYM sizi yetersiz görebilir.
ı) İngilizce Dersinden Nasıl
Başarılı Oluruz?
Değişen sınav sistemiyle birlikte üniversiteyi kazanmayı hedeflemiş gençlerin zihninde
şu düşünce oluşmaya başladı. Acaba şansımı Dil sınavında da denemeli
miyim? Evet denenebilir. Ama önceden belli bir hazırlanma içine girmeden sınava girecekseniz, şansınızın
olduğunu pek de söyleyemeyiz. Hazırlanılması gereken sürenin tamamını bu sınava hazırlanmayla
geçirmemiş bir kişinin karşısında, şansımı bir de burada deneyeyim diyenlerin
riskli davranış içinde olduklarını söyleyebiliriz.
İlk aylarımı ÖSS’ye hazırlanarak geçirsem, sonraki aylar YDS’ ye hazırlanmaya
yeter demek çok yanlış bir düşünce. Çünkü bu sınavın karakteristiği olarak, adayların
uzun bir süreç boyunca belli becerilerini geliştirdikten sonra sınava girmeleri başarı sağlayabilir.
Bu beceri ise (ilerleyen satırlarda bunu anlatacağız) uzun bir süre okuma (reading) yaparak geliştirilecektir.
Yani her zaman elinizde sabit bir kitap (bu gramer kitabı olabilir), devamlı onu çalışarak günleriniz
geçmeyecek. Bu yeni çalışma yönetimi 1990’ların dilbilimcilerinin savunduğu düşünce. Siz
artık 1970’lerin taktikleriyle Dilden hazırlanamazsınız.
Bu kez de “1970’lerle 1990’ların tarzı arasında ne fark var?” diyeceksiniz. 1970’lerde
hedef bol bol gramer çalışarak, dilbilgisini öğrendikten sonra okumaya başlamaktı. Ama düşünün,
siz anadilinizi önce gramer çalışarak mı, yoksa bol bol dinleyip okuyarak mı öğrendiniz?
İşte 1990’ların tezi bu; yabancı dil de ana dil gibi aynı yöntemle öğrenilir.
Bunu kabul ettikten sonra İngilizce çalışmaya başlayabilirsiniz. İngilizce öğrenmek
ise bu güne kadar çevrenizde gördüğünüz yöntemlerle zor olmaktadır. İngilizce’yi doğru şekilde
kullanabilir hale gelebilmek için 2000’lere damgasını vuracak olan dil teorilerinin yönelişlerine uymak
gerekir.
Günümüzde artık “acquisition, learning, difference (edinim-öğrenme farkı)”
dilcilerin çok büyük bir kısmı tarafından kabul edilmektedir. Edinme, insanların bir şeyleri
üretebilmelerinin ancak yeterli miktarda in put (girdi) almaları ile mümkün olabileceği anlamına gelir.
Yani nasıl bir çocuk anadilini konuşmaya başlamadan önce 1-2 yıl dinlemekte, daha sonra da kendi bir
şeyler söyleyebilmektedir. Aynen öyle de bir insan herhangi bir dilde bir şeyler üretebilmek, söyleyebilmek
için bir süre dinlemeli/okumalıdır. Bütün okuyanlar bir zaman sonra farkında olmadan okudukları
kaynaklardaki kelimeleri hatırlayabilmekte, farklı kaynakları anlayabilmektedir.
Acquisition, oluşan bir birikimin sonucu
olarak kelimeler, orijinal cümleler üretebilmektir. Learning ise matematik ve benzeri konuların öğrenilmesidir.
Gramer de dilin yapısı olduğundan overt (görünür) bilgidir, Learning’dir. Dolayısıyla
öğrenilen bir gramer konusu kısa bir süre sonra unutulabilmektedir. Bunu çevrenizde kolaylıkla görebilir,
kendiniz de fark edebilirsiniz. Bunun önüne geçmeniz mümkün değildir. Engellemenin tek yolu o gramerin aklınızda
kalması sonucunu verecek olan İngilizce kaynaklarla içli dışlı olmaktır. Bunun ne anlama
geldiğini şöyle örnekleyebiliriz: Ömründe gramer dersi almamış bir İngiliz’e “You
can choose... book you want” cümlesinde boş bırakılan yere ne gelmesi gerektiğini sorsak
bunun “Whenever” değil de “Whatever/Whichever” olacağını düşünme ihtiyacı
hissetmeden kolaylıkla söyleyecektir. İşte bu acquisition’ın sonucudur. Benzer şekilde, İngilizce
öğrenenlerde edinmeye ağırlık vererek kendilerini geliştirebilirler.
Şimdi gelelim YDS’ ye. Bu sınavda sorulan 100 sorudan sadece 30 civarındaki soru sizden saf
gramer bilgisi isteyecektir. Fakat şunu savunmuyoruz: Gramer çalışmadan da bu iş başarılır.
Hayır Gramer de şart ama, adayların asıl zorlandığı “Reading” diye sınıflayabileceğimiz,
okuma hızı geliştirmeyi ve anlama beceresi kazanmayı gerektiren tip sorularda olmaktadır.
Çok yoğun bir bilgiyi içeren ve bu konuda da yüzlerce sorunun ve seçeneğin okunmasını
gerektiren Reading bölümü kısa sürede yoğun bir okuma becerisini geliştirememiş adayları
bunaltmakta ve soruların tamamını cevaplayamadan (yeterli süre olsa da) pes etmeye sebep olmaktadır.
Dilden hızlanmak en başta elinize geçen her soruyu çözmek değildir. Önemli olan plansızlık
içinde çok soru değil, bir plan dahilinde az dahi olsa taktik geliştirici sorularla ilgilenmektir. İlk önce
altyapı olarak gramer bilginizi oluşturmalı ya da geliştirmelisiniz. Bunu ise bu tarzda gramer konularını
ayrıntıya girmeden sizin gereksiniminiz kadar veren Güvender yayınlarında Revealign Advanced
Grammar kitabından öğrenebilirsiniz. Bu öğrenme işini kolaylaştıracak bir şey
vardır ki pek çok işi tarafından bilinmemektedir. İşte o şey bolca okumaktır. Okumak,
okuma kabiliyet ve hızını artıracaktır. Bolca okuyarak bu kabiliyetinizi geliştirirken aynı
zamanda gramer ve cümle yapılarını da sıkça gördüğünüzden adeta farkına varmadan onları,
öğrenmiş olacaksınız. Yani ezberden öte, o yapıları edinmiş, kazanmış,
sizin malınız yapmış olacaksınız. Diğer bir deyişle o yapılar gerek duyulduğunda
zihninizde istem dışı, otomatikleşen bir tarzda ortaya çıkacak ve ihtiyacınızı
karşılayacaktır.
Peki okumayı (reading) nasıl yapacağız? İçeriği küçük parçalar veya
paragraflardan oluşan bir kitaptan yararlanmanız gerekecektir. O kitapta şuna dikkat edeceksiniz: Sorular açık
uçlu yani boşluk doldurma şeklinde değil çoktan seçmeli olmalıdır. Bu konuda da yine Güvender
yayınlarından “Deep into Meaning” adlı kitaptan yararlanabilirsiniz. Gazete-dergi okumak yerine
düzeyi “level/stae” olarak ayarlanmış hikaye kitapları okuyarak okuma hızınızı
geliştirip, küçük metinlerden ve onlarla ilgili klasik olmayan sorulardan oluşan kitapları da çalışarak
anlama bezerinizi geliştirebilirsiniz.
Grameri halledip, okuma becerisi kazandıktan sonra veya tüm bunları yaparken anı zamanda YDS tarzı
soruları da çözmeye başlayabilirsiniz. Bunun için kitap piyasasında, içeriğinde YDS’de karşınıza
çıkacak 10 ayrı soru tipinden de soru bulunan ve 1980’lerde çıkan ve günümüzde artık çıkmayan
soru tiplerinin yer almadığı kitapları seçmeniz mantıklı olacaktır.
Kitap piyasasında gerçekten YDS standardında yazılmış kitap bulmak çok kolay oluşmaktadır.
Önerimiz YDS için hazırlanmış kitapların içeriğine göz atarak gerçekten o sınava hitap
ediyorsa almanızdır. Bunun yanında KPDS için hazırlanmış kitapları da (sadece
KPDS’ye hitap eden) belli bölümlerini hariç tutarak amacınız doğrultusunda kullanabilirsiniz. Quiz
Master ve Double Score adlı kitaplarla bizim tavsiyelerimiz doğrultusunda karşılayabilirsiniz.
Bir şey daha belirtmemde yarar var. YDS tarzı soruları çözmeye
başlamadan önce Güvender Yayınları - son 18 yılın soru ve çözümleri kitabı yardımıyla
geçmişte çıkmış soruların nasıl sorulmuş olduğunu araştırarak ve çözümlerini
de detaylı şekilde görerek bir ön hazırlık yapmanızda yarar da vardır.
|