GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

HANGİ TARZ ÖĞRETMENSİNİZ

DUYGU MERKEZLİ
  ZİHİN MERKEZLİ   FİZİK MERKEZLİ
               
Fedakar  
Zeka  
Patron
İmaj  
Sorgulayıcı  
Barışçı
Sanatçı  
Seçenekçi  
Mükemmelci
         
His İnsanı
 
Vizyon İnsanı
 
Aksiyon İnsanı

1- Okulda öğretmensiniz yönetim tarafından meslektaşlarınızı değerlendirme komitesine seçildiniz. Değerlendirme yaparken hangi kritere göre hareket edersiniz?
a- Benim öğretme stilim etkileşime dayalıdır. Etkili iletişimle öğretmeye önem veririm. Daima kendime, öğrencilerin duygularına ne düzeyde hitap edip etmediğimi sorarım. Konuyu işlerken bu konuyu neden işlediğimi, bunun ne kazandıracağını, anlattığım şeylerin onları nasıl etkilediğini ve beni de nasıl gördüklerini sürekli düşünürüm. Benim için anlamlı bir şekilde herkesle ve her şeyle bağlantı kurmak çok önemlidir.
b- Benim öğretme stilim sezgiseldir. Ben neyin doğru, neyin yanlış, neyin makul, neyin makul olmadığını hissederim. Ben aşırı yoğunluk altında kalmaktan (kalabalık ve sıkıştırma) hoşlanmam. Özellikle;İşletmenin veya kurumun aşırı kuralcılığı,
Başkalarının yoğun beklentileri,Yaptığım standart işin dışında verilen işler
Bir işe girmeden önce yapılacak işle ilgili her türlü dikkat edilecek tedbir alınacak hususlar konusunda kendimi ifade etmek zorunda olduğumu hissederim.
c- Benim öğretme stilim zihinseldir. Ben insanların nasıl düşündükleriyle, bilgiyi nasıl işlediğiyle ve fikirleri nasıl ele aldığıyla ilgilenirim. Çünkü ben zamanımın çoğunu kafamın içinde kavramlar arası yolculuk yaparak geçiririm. Akılcılık ve mantıklılık benim için çok önemlidir.

2- Öğretme tarzınızın detayları konusunda düşünürken iletişim tarzınız, üslubunuz, eğitim öğretim malzemelerini kullanma biçiminiz nasıl olur?
a- Gördüğüm şeyi alırım, fantezi göz boyamayı, hilecilik, maniple etmeyi kullanmam. Anladığım şeyi en çarpıcı şekilde sunarım. Öğrenciler benim olayları nasıl anlattığım konusunda doğru söylediğimi hissederler.
b- Sunum, bağlantı, performans benim için önemlidir. Ortam mesaj demektir. Bundan dolayı ben anlattığım şeyleri bir şova dönüştürmeye çalışırım. Her şeyi bir gösteri haline getirmeye çalışır, konuyla ilgili temelleri, esasları zenginleştirici ifade nüanslarını bulur ve bunu kullanırım. Duyguları kullanırım ve her dersi şova dönüştürmeye çalışırım. Öğrencilerimin katılımcı öğrenciler olmasını yardım eden herhangi bir şeyi kullanmaktan çekinmem.
c- Ben olabildiğince anlattığım şeyleri kavramsal ve entelektüel, çarpıtmadan anlatmaya çalışırım. Ben öğrencilere sorular sorarım, şüpheci ve kuşkucu olmalarını öğütler; sorgulamadan kabul etmemelerini tavsiye ederim. Öğrencilerin kaliteli düşünür ve sorgulayıcı olmalarını isterim. (4N 1K). Daima görüntünün altına, olayların arka planına inmeye çalışırım. Eğer biz akılcı, mantıklı olan kritere tutunabilirsek, ölçüye sahip olursak ayakta kalır ve devamımızı sağlarız.
?3-Eğer siz değerlendiriliyor olsanız "niçin öğretmenliği tercih ettiğiniz" sorusuna ne cevap verirsiniz?
a- Ben zihinsel bir aktivite olması yönüyle, cevapları bulma yönüyle öğretirim. Genç zihinlerin olasılıklara açık olduğunu görmek, onlara büyük resmin bağlantı ve parçalarını göstermek yani sonuçlara ulaştığını görmekten gelen heyecan beni öğretmeye sevk ediyor. Sınıftaki zihinsel enerji benim düşünmemi aktive ediyor.
b- İnsanlara değer verdiğimi, onlarla temas ve bağlantının her çeşidinden hoşlandığım için öğretirim. Biz insanlarla bağlantılı duygular yaşadığımızda (acı - tatlı) ..... çünkü sınıf, dinleyiciler ve aktörler bir olduğu zaman yani empati üzerinde birlik oluşturduklarında sınıf (herkesin zevk aldığı) tiyatroya döner.
c- Ben genç insanların gelişmesini istediğimden ve onların kendilerini kapasiteli, başarılı tercihler yapabilmesini mümkün kılacak bir doğrultuda, yönde gelişmelerini istediğimden dolayı öğretirim. İnsanlar kendilerini olduğu gibi kendini ifade edebilme ve zorluklar karşısında yılmadan ayakta kalmalarını sağlamak için. Dünyayı anlamak zordur. Çok kolay bir şekilde her şeyinizi aniden kaybedebilirsiniz. Bundan dolayı insanların hayat yolculuklarını sağlıklı yapabilmeleri için bazı beceriler, bazı yöntemler yol haritaları vermek isterim.
?

4-Siz öğrettiğiniz çoğu öğrencilerle gayet iyi ve etkili diyalog kurmanıza rağmen çoğu zaman birkaç tane öğrenci sizin öğretme stilinizi eleştirir, neden?
a- Ben sınıfta bir şey anlatırken aşırı şekilde duygusallaşırım. Öğrenciler çoğunlukla benim onlarla etkileşimimi kendilerinin maniple edilmesi olarak algılarlar. Niçin ben düz, doğru, yalın şekilde anlatamam. Ben her bir meseleyi parlatmaya, cilalamaya çalışırım. Adeta herkesin onayına ihtiyacım varmış gibi bir durum ortaya çıkar.
b- Çünkü ben çok soyutum. Öğrenciler benden daha duygusal daha kişisel etkileşim beklerler. Onlarla etkileşime girdiğimde veya onları dinlerken gerçekten orada olmadığım ve kafamın başka şeylerle meşgul olduğu izlenimine sahip olurlar. Zaten ben de kafamda başka yere gitmişimdir. Öğrenciler benim de nerede olduğumu yakalamaya çalıştıklarında, öğrenciler etkileşime girmeye çalıştıklarında ben de bir o kadar kaçarım. Öğrenciler benim bu tavırlarımdan benim bir sorunum olup olmadığını herhangi bir olayın beni duygusal olarak etkileyip etkilemediğini merak ederler.
c- Kendi etrafımda sınırların olduğu hissine sahibim. Genellikle farkında olmasam da etrafımın sürekli şekilde kuşatıldığını düşünürüm. Ben bir meseleye konsantre olabilirim. Olduğumda etrafımdaki insanların söylediği ve yaptıkları beni pek etkilemez. Bundan dolayı ben aşırı şekilde savunucu, inatçı ve eleştirel olmakla suçlanırım. Genellikle ben kendimin insanlar üzerindeki etkimin ne olduğunun farkında değilimdir.

5-Öğrencilerinizin bir tanesini kötü, ağır bir hata, suç yüzünden yakaladınız. Bu durumu siz gördünüz. Bu durumda ne yaparsınız?
a- Ben ona bu davranışın neden olduğunu, ayrıntılarını içeren bir mektup gönderirim. Böyle yapmamın nedeni olan olaylarla ilgili düşünmesini sağlarım. Böyle yapmakla duygulardan arınmış objektif, mantıklı bir görüşme yapabileceğimize inanırım. Çünkü o, benim kişisel olarak ne hissettiğimi bilir. Ona duyuracağımız bir ceza disiplindir, kabullenecektir.
b- Ben onu çağırırım. Ona doğru dürüst olmasını, her şeyi açıkça yüzüne söylerim. Çünkü biz birbirimizi tanıyoruz. Bu kabahat benim onunla ilişkimi hiç etkilemez. Fakat benim için çocukla herhangi bir konuşma yapmaksızın bu tutum ve davranışımı sürdürmem çok zordur. Hiçbir zaman konuşmadan onu görmezlikten gelip hiçbir şey olmamış gibi ilişkimi devam ettiremem, yüzleşirim.
c- Ben bu görevi yapmaktan hoşlanmam ve bu durum beni sıkar ve rahatsız eder. Çünkü o durumu aynen yaşamış gibi kendimde hisseder onun duyduğu rahatsızlığı anlarım. Ve bu durumu en kısa nasıl çözebilirim ifadesi zihnimi meşgul etmeye başlar. Ve kabul etmek istediğimden daha fazla düzeyde beni strese sokar. Fakat benim söylemem en uygun olsa bile yine de ben bunu söylemek istemem.

6- Müdürünüz, bütçe kesintileri yüzünden zümrenizdeki bir öğretmenin işine son verileceğini söylüyor. Bu kişinin siz olduğunu düşünüyorsunuz. Buna tepkiniz ne olur?
a - İnkar ederim, kabul etmem. Evet bütçe kısıtlanır ama bizim bölüme gelmemeli. Çünkü ben kalbimi verdim. Bu okula her şeyimle bağlantılıyım, bu hislerimi aşamam. Bu yüzden bizde böyle bir şey olmaz diye düşünüyorum.
b - Zaten ben böyle bir olayın olacağını öngörmüştüm. Çünkü bütün işaret ve sinyaller olayın geldiğini gösteriyordu. Yalnızca benim başıma geleceğini tahmin etmezdim. Eğer baştan beri benim gördüğüm sinyaller dikkate alınsaydı akıllı ve mantıklı bir şekilde ........
c - Bu beni rahatsız eder. İnanılmaz bir öfke ve kızgınlık içimi kapsar. Çünkü bu dünyada benim başka gidebileceğim hiçbir yer yok. Ben buradayken bana herhangi istekte bulunan herkese elimden gelen her şeyi yaptım. Bana karşı nankörlük yapıldığı hissi beni sarar, öfke ve kızgınlığım bütün bedenime bu durumun havasını yansıtır. Bu da benim ta çocukluğumdan hissettiğim "yaşam adil değil ve yaşam zor" hislerimi destekler. Benim hatam, başıma böyle bir şey geleceğini hissetmeme rağmen önlemimi almamam ve tedbirsizliğim yüzünden başıma bunun gelmesidir.


7- Büyük bir eğitimci olmak istiyorsunuz. Bu durum rüyalarınıza bile giriyor. Bu derecedeki tutku neden kaynaklanmaktadır?
?a- Bende bir hissiyat vardır. İnsanların benle çok rahat iletişim kurabildiğini hissediyorum. Benim dürüst, etkin bir ve iyi bir eğitimci olmaya özelliklerimin yeterli olduğuna inanıyorum. Adeta insanlarla etkileşmek, bağlantı kurmak için yaratılmış olduğunu hissediyorum. İnsanlarla kolayca iletişim kurabilir, onlarla uyumlu olabilirim ve insanları anlayabilirim. Kalbimden bunun böyle olduğunu hissediyorum.?b- Daima içimde bir his vardır. Yapmayı düşündüğüm işlerde doğru yerde ve zamanda olduğuma kanaat getiririm. Kafam, gönlüm ve bedenim bir araya gelip yaptığım iş üzerinde yoğunlaşır. Bundan dolayı da duyduğum his beni yalancı çıkarmaz. İnandığım ve yaptığım şeye bütün kuvvetimle konsantre olurum. Şayet ben bir meseleyi içimde hissetmezsem bu işe kendimi veremem.
c- Ben grup için faydası olacağına inandığım birinci dereceden kaliteli fikirlere sahibimdir. Ve kavramlar noktasından ben yenilikçi, vizyoner açılımlar üretirim. Eğer fikirlerimin geçerliliği konusunda kendim inanmasaydım ben iyi bir öğretmen olamazdım. Eğer fikir ve düşünce olarak (yüksek kalitede) katkılarımın olacağına inanmasaydım bu işe girmezdim.

?8-Bir okula öğretmenlik için müracaat ettiniz. Alacak olan ekibin huzurundasınız. Ve sizi özelliklerinizden dolayı alacaklarından eminsiniz. Çünkü;
a - Ben fikir üreten, düşünce, açılım üreten bir kişiyim. Hiç kimse yaptığım şeyin kavramsal düşünce olarak kalitesini ve zihinsel olarak önemini sorgulayamaz. Benim referanslarım teorik düşünme kabiliyetimi ve olayların nasılını, niçinini ....... Ben piyasada var olan entelektüel bazda sağlam bir öğretmenim.
b - İnsanlarla iletişim ve etkileşim kayıtlarımı izlediğimizde göreceksiniz ki, her nerede olursam olayım (sınıf, komite, futbol maçı) daima insanların kendilerini grubun bir parçası olarak görmelerini sağlayacak şekilde onlarla ilişki kurmuş, herkesi evinde hissettirmişimdir. Ben insanları bilirim. İnsanlar benim hayatımdır. İçinde bulunduğum komiteye bütün dünyayı sığdırırım.
c - Ben bu işin benim için doğru olduğunu biliyorum. Çünkü bu işe tam uyarım. Bu konuda da bütün duygularım buna işaret ediyor. Çünkü tekrar tekrar kanıtlanmış net başarılarımı sayabilirim. Pek çok insan benim önsezilerimden yararlanarak hayatta başarılı oldular. %100 inandığım işlerde ben müracaat ederim. Zaten başarılı olamayacağıma inansaydım müracaat etmezdim. Öğrenciler benimle nasıl ilişkiye gireceklerini bilirler. Bu da onların kendilerini nasıl hissettiklerini gösterir. İnsanlar benim davranışlarımda verdiğim dengeli ve tutarlı halimden dolayı bana karşı nasıl davranacaklarında zorlanmazlar.

9-Sizi yılın en iyi öğretici ödülüne aday göstermek istiyorlar. Tepkiniz ne olur?
a- Bu ödül benim öğrettiğim şey hakkında düşündüğüm tarzın ve zihinsel enerjimin eğitim öğretime getirdiğim yüksek zihinsel yaklaşımımın kanıtlanabilir objektif bir göstergesidir. Zihinsel aktivitelerin ölçülebileceğinin bir kanıtıdır. Bu da beni memnun etmiştir. Fikrin değerli görülüp ödüllenmesi beni memnun eder. (fikirlere de değer veriliyormuş, bunun için ödülü hakkettim)
b- Benim gayretlerimin herkes tarafından bilinmesi güzel bir davranış. Çünkü ben yaptığım şey değilim. Bu mükafat yaptığım şeyi değiştirmeyecek. Hayatıma yeni bir anlam katmayacak. Verilen "yılın öğretmeni" ödülü benim statümde, gelir düzeyimde ya da makamımda bir değişikliğe uğratmayacağı için böyle bir ödülü almam benim için çok da önemli değil. Zaten ben elimden gelenin en iyisini yapmaktayım. Yapmaya da devam edeceğim.
c- Ben zaten en iyi öğretmen olduğumu biliyorum ki... Bundan dolayı bu ödülü hak ediyorum fakat bir çok meslektaşım da iyi öğretmen olabilir. Onlar da bu ödüle layık. Önemli olan arkadaşlarım tarafımdan bu ödüle layık görülmem. Çünkü bunun anlamı "dünyalar benim olur"dur. Yeterince insan beni biliyor, değer veriyor. İşte gerçekten beni etkileyen takdir etmeleri ve ödülle karşılık vermeleridir.


Sizin tarzınız nedir ?

1a 2b 3b 4a 5c 6a 7a 8b 9c Duygusal
1c 2c 3a 4b 5a 6b 7c 8a 9a Zihinsel
1b 2a 3c 4c 5b 6c 7b 8c 9b Fiziksel

www.egitimplatformu.net 'ten..

 
   
Hosted by www.Geocities.ws

1