CV
Bibliography
Sample works
Pics
Links
Go to initial page
E-mail

|
|
"NOKTA VİRGÜL"
ŞİİR KİTABINDAN
ŞİİROLOJİ
DAĞLARLA KURU SOHBET
Bin bir gölden su getirdim sana
Elimle içirdim kana kana
Sımsıcak güler yüzün var iken
Bağırmaz mıyım ben dört bir yana
Senin 'çin bir hayat varsın gitsin
Göz çeşmeleri kurusun bitsin
Saniyesi bir ömür oldukça
Bu fanî dünyayı bırak gitsin
Kızıl yanakları bir gül gibi
Ah o nazik sesi bülbül gibi
Korkarım dokunursam sürpmesin
İncecik derisi sümbül gibi
Nerden çıktı bu şiir biçimi
Bir anda altüst etti işimi
Unuttum kaybettim kimliğimi
(Bari)
Devam edeyim ben bildiğimi:
uzak dağlar
yakın dağlar
sensiz berbat
şimdi ağlar
gel dağlar
yaklaş dağlar
güzel yüzü
elin bağlar
koş dağlar
atla dağlar
hassas eli
zevki sağlar
hadi dağlar
canım dağlar
onun yanı
erir yağlar
kötü dağlar
nankör dağlar
onu aldın
ölü dağlar
kim gördü kim görmedi
kim böldü kim bölmedi
kim okudu okudu
yarın tekrarı yok bunun
[...]
1'DEN 2'YE
Öğlen güneşin yarattığı
yarattığı gölgeler benim
benim olsa ne işe yarar
ne işe yarar bütün bu söylediklerim
söylediklerimin cinsiyeti var mı
var mı yaratıkların cinsiyeti
cinsiyeti neylersin nesnelerde
nesnelerde geleceği bulmalıyım
bulmalıyım geçmişin sonuçlarını
sonuçlarını bugünün gören var mı
var mı hiçliği seven
seven sevdiğini bulur mu
bulur mu dalgaların kaynağını
kaynağını sözlerin korumak gerek
gerek ben, gerek sen sistemsisiz
sistemsisiz günlerimizi bulamayınca
bulamayınca acı gecelerin sonunu
sonunu zaten isteyen yok
yok olsun ağaçlar, dağlar
dağlar saklar seni benden
benden fışkıran ideleri kurutma
kurutma istek nehirlerimi
nehirlerimi balıklar yaşatsa keşke
keşke balık olsaydım, suda yaşardım
yaşardım çatalın ucunda olsa bile
olsa bile vücudum toprak
toprak seni ister, ekerdim seni bana
bana verirdin dünyanın en güzel güllerini
güllerini koklayıp ömrümü yaşardım
yaşardım insan yansımalarından uzak
uzak yerleri gezmek görmek tercihleri
tercihleri çoğu kez istemem
istemem etrafım sensiz olsun
olsun, versin Allah sana sağlığını
sağlığını koruyan yok değil
değil miydi bağırmalar aldatıcı
aldatıcı var mı ki ortada
ortada beni gördüğün yalan
yalandır beni dokunduğun
dokunduğun her şey bir peridir
peridir dinlediğin bütün sözler
sözler masallara girer, bense dönmezliğe
EAST VİLLAGE'DE YARATSAM
gitsem buralardan
yok olsa bütün tecrübelerim
yeniden doğsam başka yerlerde
sanat ile çöplerin birleştiği yerde doğsam
hür hissetsem kendimi
dünyanın yüksekliğini aşağıda öğrensem
renklerin çeşitlerini orada görsem
ırkların, dillerin, cinslerin değerini
hayatın değerini küçük bir yerde görsem
New York'ta olsam
onun East Village'inde olsam
orada olsam, yaşasam, yaratsam...
[...]
GİZLİ ODA
Uzun uzun bakıyorum tavana
sıcaklık duygusu tenimin üzerinde oynuyor
nefes alırken dudaklar arasından ağzıma
reddedilmesi zor bir sıcaklık, soluk geliyor
dil uçları araştırıcı "alien" maddelerini
sindirecek
gövde ayırımı oluyor bir saniye, ben ise
vaziyetten yararlanarak duş altına gidiyorum
sıcak su mahmurluğumu çekti, aktı borulardan
ağaç yaprağını taşımadan yırtılıyorum odada
yine
derinin üzerinde hâlâ su damlaları
yumuşak dudakları hissettim hemen damlaları yok
ederken
emerken kaynadı kanım, emerken emmek istedim
atıldım yatağa vuruşun yarısında
belimde bacak, göğsümde göğüs, ağzımda dil
dilli dil kulağımda lirik dizeler okur sessiz sessiz
sonraları bi' Coke, bir de büyük teneffüs
konuşmadan serilmişim uzunluğuna, yatağın üzerine
tekrar uzun uzun bakıyorum tavana
tekrar düşünmeden bomboş boru sesini tekrarlıyorum
GÜNÜN ÖLÜMÜ
Bitpazarı'ndan geçerken akşam
Farkediyorum, ölüyor günlük yaşam
Geriye kalan artıklardan leş kokuyor her tarafı
Toz ve duman işgal etmiş havayı
Işıklarını yakmış, eve gidiyor arabalar
Televizyon önünde giderilecek yorgunlular
Yahya Paşa Camii'nden ezan sesleri
Durduruyor yatsı üzere nefesleri
Herkes yorgun bitkin gidiyor evine
Gençler buluşmalara koşuyor sevine sevine
Dükkânlar kapalı, mallar yarını bekliyor
Çöp tenekesi yanında bir kedi yavrucağı emekliyor
Bir Gün daha yorgun yorgun gidiyor
Sanki arkadan bir başkası onu tarihe itiyor
Çevremdeki hava uykusuz bile mahmur
Gözlerde yatak olmalı ki, insanlarda bu umur
Sabahları hava taze, akşamları yorgun
Bir Gün daha mezara gidiyor, oysa olgun
Kalmamış artık Çingene, Arnavut, sigara satıcıları
Kulüpler almış götürmüş yabancıları
Evlerinde şimdi çakmakçılar, pilciler
Koşuyor sokaklara cadılar ve cinler
Müşteri bekliyor kendini satan Sırp kızları
Cebine birkaç kuruş girirse, parlıyor yıldızları
Hava kirliliğinden yok ne ay, ne yıldız
Köy gelinleri eve gidiyor, yüzleri yaldız
Terziye gideceğim de, ben de oldum yaya
Tozlardan dönüştüm yürüyen kayaya
Balkonlarda çanaklar, Türkiye ekranlarda
Uykuyu beklerken, programlar diziliyor ard arda
Sokaklarda acizane yanan ışıklar
Ölüm öncesi sanki yedek pilleri karşılar
Baş yastığa konunca, derin nefes alıyorum
Gün öldü, oysa bir gün daha yaşlanıyorum.
[...]
YAKALADIM KENDİMİ
duvardaki boş kâğıda baktım
ne kadar uzun baktım, hatırlamıyorum
elim uzanmış bir defa
kafam kahvelerden uyuşuk
kâğıda Sex Pistols yazarken
yakaladım kendimi,
şaşkın şaşkın kalkıp
deliğe dönüşmüşüm meğer
kapı duvar tanımdan
anarşiye atarken
yakaladım kendimi,
havada gördüm oynaşan
bir ayak bir de kol
herkes istiyor to-fuck-n-roll
[...]
|