
ODTU MEZUNLARI DERNEGI AYLIK YAYINIDIR.
Uzun hazirliklardan sonra yapim asamasina gelen Tesisimizin kaba insaati ile ilgili sozlesme 2 Nisan 1996 tarihinde EBI A.S. ile imzalandi.
Yapim modeli icin, bu konuda deneyimli bir cok mezunumuzla yapilan gorusmeler ve Yonetim Kurulumuzun titiz degerlendirmeleri sonucunda; Universitemizin kendi kurulusu olmasi, yoneticilerinin ayni zamanda dernegimizin uyesi bulunmasi, yapilacak ayni yardimlarin toplanmasinda olumlu etkilerinin beklenmesi, kampus alani icerisinde halen devam eden islerinin bulunmasi ve en onemlisi uygun fiyat teklifi vermis olmalari nedeniyle kaba insaatimizin gerceklestirilmesi gorevi 34 Milyar TL. bedelle EBI A.S.ye verilmistir. ODTU Gelistirme Vakfi'nin bir kurulusu olan EBI A.S.nin bu onurlu gorevi en iyi bicimde yerine getirecegine ve bizleri mahcup etmeyecegine inaniyoruz.
21 Nisan 1996 Pazar gunu de gorkemli bir torenle ve kalabalik bir ODTU'luler toplulugu huzurunda Tesisimizin temeline ilk harci koyduk. 1995 Ekim'inde sizlere sundugumuz program aksamadan yuruyor ve Agustos sonunda kaba insaatimizi tamamlamayi planliyoruz. Bunu takip eden on iki ay ise ince isler ve dekorasyon icin kullanilacak ve Tesisimiz 1997 sonunda hizmetinize acilmis olacak.
Dernek yoneticileri olarak bizler bu konuda elimizden gelen gayreti gosteriyor ve bugune kadarki gelismelerle de uzerimize dusen gorevi yaptigimizi dusunuyoruz. Simdi gayret gosterme sirasi sizlerde...
45.000 mezunumuzdan, 5025 dernek uyemizden Tesis Katilim Payi odeyen ODTU'lulerin sayisi 1140 ve toplanan bagislarin tutari 719.800 USD. Tesisimizin tamamlanabilmesi icin gereken miktar ise 2 milyon dolarin uzerinde...
Unutmayiniz sizlerin destegiyle ortaya cikacak bu eser ODTU'lu olmamizin anlam ve ayricaligini yansitacak ve adimizi gelecek nesillere tasiyacaktir...
Sevgi ve Saygilarimla.
Ugur TOLA
ODTU Mezunlari Dernegi
Yonetim Kurulu Baskani
Torene katilamayip, nazik mesajlariyla bizleri onurlandiran Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakani Sayin Husnu DOGAN, Ankara Milletvekili Sayin Ali DINCER,
Istanbul Milletvekili Sayin Tahir KOSE, Izmir Milletvekilleri Sayin Isin CELEBI ve Sayin Atilla MUT, Baskent Universitesi Rektoru Sayin Prof. Dr. Mehmet HABERAL,
Turk Patent Enstitusu Baskani Sayin Ugur G. YALCINER ve ODTU Kayseri Mezunlari Dernegi Yonetim Kurulu Baskani Sayin Sefik AKKOYUNLU'ya tesekkur ederiz.
21 Nisan'da temeli atilan Tesisimize "AYNI" yardimda bulunmak isteyen mezunlarimiz icin, kaba insaat bunyesine giren malzemelerin listesini asagida yayinliyoruz.
Tesis Katilim Payi bagislarini bu malzemelerle yapmak isteyen uyelerimizin acilen dernek mudurlugumuzle temasa gecmesini onemle duyururuz.
S.NO MALZEMININ CINSI MIKTARI BIRIMI
1 Cimento 170 Ton
2 Tuvenan Malzeme 1100 M3
3 0-3 Kum 120 M3
4 Fabrikasyon B 225 Betonu 1800 M3
5 Ince B.A. Demiri 30 Ton
6 Ince Nervurlu Demir 45 Ton
7 Kalin Nervurlu Demir 120 Ton
8 Tugla (19x19x8.5) 7 000 Adet
9 Hafif Beton Blok (15 Cm.) 170 M2
10 Hafif Beton Blok (25 Cm.) 3600 M2
11 2000 C Yalitim Pestili 2000 M2
12 Duz Siyah Sac (10 mm. Kalinliginda) 22 Ton
13 Duz Siyah Sac (8 mm. Kalinliginda) 50 Ton
14 Cesitli Ebatta Kosebent Demiri 3 Ton
15 Cesitli Ebatta NPU Demiri 24 Ton
16 4 cm. Poliuratan Dolgulu 2500
17 Aluminyum Panel
Sosyal Tesisimizin gerceklesmesine destek veren arkadaslarimiza, 16 Mart - 22 Nisan tarihleri arasinda 180 arkadasimiz daha katildi. Isimlerini asagida verdigimiz bu arkadaslarimizin katilimlari ile;
TOPLAM KATILIMCI SAYISI : 1140
KATILIMIN PARASAL MIKTARI : USD 719.800-
S. TANJU KALKAY ADM 1968
MINA TANSEL ADM 1969
AYCAN MUTEVELLIOGLU ADM 1982
ZELIHA BALCIOGLU ADM 1986
R. RACI BADEMLI ARCH 1967
MURAT OZLEN ARCH 1971
CENGIZ AYDIN ARCH 1971
MEHMET GOKER ARCH 1979
SULE BATIBAY ARCH 1981
MUGE BAHCECI ARCH 1986
DILEK BOLUKBASI ARCH 1988
GULPERI KARADENIZ BIOL 1986
AYSE BUKET BARUTCU BIOL 1989
BILGE FETHIYE GOKGUN BIOL 1993
A. TUGRUL TANKUT CE 1963
BIROL ONGOR CE 1966
ONDER MANTINI CE 1967
A. YILMAZ SURMELI CE 1968
ASIM SIREL CE 1968
SECKIN AYBARS CE 1968
OZGUR EGILMEZ CE 1969
ERDAL BINGOL CE 1970
ASKIN SENGUNLER CE 1970
HASIM MUTLU CE 1971
CIHAN CANDEMIR CE 1974
A. ORHAN KUMRAL CE 1975
DEMIR INOZU CE 1975
ALPER AKANSEL CE 1975
ALI ZAFER GIRIT CE 1976
ATILLA TIGREK CE 1976
S. CAGLAR EZEN CE 1976
TANER OZKURTOGLU CE 1978
ADNAN BILGIC CE 1978
CELAL AKIN CE 1980
ISMAIL HAKKI BAYDUR CE 1980
ERGIN AK CE 1981
KAMIL METE AKALIN CE 1982
LUTFULLAH TURANLI CE 1983
ALI RIZA OZTASDELEN CE 1983
NIHAT EKIN CE 1985
ALI PEKOZ CE 1986
MEHMET YARAMANOGLU CE 1986
M. NECATI YAGCI CE 1987
MEHMET FEZA KISAKUREK CE 1988
S. GUL BUYUKTANIR CE 1988
PIRIL SAHIN (DORUK) CE 1989
SERPIL KUZU CE 1990
KOKSAL AKIN CENG 1978
SERPIL BAKIR CENG 1983
ALI YALCIN ESKITOROS CENG 1986
OGUN KEMAL CETINKAYA CENG 1987
OKAN YURDAKUL CHE 1969
M. TANJU MEHMETOGLU CHE 1974
KIYMET GOKHAN CHE 1975
ERDAL ARI CHE 1979
ILKNUR BAYLAKOGLU CHE 1985
GULCIHAN OZBAY CHE 1986
IBRAHIM HANI CHE 1990
O. YAVUZ ATAMAN CHEM 1970
RIDVAN TOSYA CHEM 1979
A. UFUK TIMUR CHEM 1982
R. NERMIN OKTEM CHEM 1983
MEHMET TOMANBAY ECON 1976
HUSEYIN NEFTCI ECON 1985
H. ILKE DOLCEL ECON 1988
NAZLI ERMUT (KILAN) ECON 1988
GOKNUR PILLI ECON 1988
E. EMINE OZATA ECON 1989
MEHMET ONUR DOGAN ECON 1990
KADIR SADI ESEN EE 1964
EROL ARKUN EE 1971
AHMET TALAT ERKAN EE 1972
GOKHAN OGUN EE 1976
KEMAL BILGIN EE 1976
MEHMET NESIP ARAL EE 1979
ELVAN CEM KOK EE 1980
M. SAFFET BAYKA EE 1980
DILEK CAKILCIOGLU EE 1981
AYSE MUJDE VARDAR EE 1981
SEMA KENDIR EE 1982
ATES KAYGISIZ EE 1982
ALI YALCIN TOPKAYA EE 1982
GUREL POLATKAYA EE 1982
BURAK ERTURKUNER EE 1985
ERCAN POLAT EE 1986
TAYFUN ARDA EE 1986
M. YILDIRIM UCTUG EE 1986
BORA GULBUNAR EE 1987
A. VEDAT UNAL EE 1992
UMIT BIRKAN ERDEM EE 1992
EMRE BEHLUL UZUNCA EE 1994
A. RIFAT ERGUL EE 1994
ALPER CETIN EE 1995
ELIF BOYACIOGLU EE 1995
GOKHAN AVKAROGULLARI EE 1995
N. ZEYNEP ORANC ES 1986
HAKAN VARLI ES 1990
REMZI NEDIM INAL GEOE 1980
M. METE GUREL GEOE 1980
NILAY YENIAY GEOE 1982
ESAT CETIN BEBITOGLU GEOE 1986
LALE OZYURT GEOE 1989
M. KEMAL OZGIRIN IE 1982
ALI KORKMAZ IE 1987
YILMAZ KAYAASLAN IE 1988
SIBEL ARASLI IE 1990
TIJEN TANYA DEMIREL IR 1995
ABBAS ERENSU MAN 1973
TUNCAY UZUNHAN MAN 1974
SUKRAN KARAYEL MAN 1974
METIN ERTURK MAN 1976
NIHAT SANDIKCIOGLU MAN 1976
KEMAL FATIH EKICI MAN 1980
SADIYE YILMAZ MAN 1981
DENIZ AYSE US MAN 1981
TAMER KARAOGLU MAN 1985
ARZU BASBUG DAGLI MAN 1988
MUALLA YAGCI MAN 1988
MERYEM AYDAN EVREN MAN 1989
ONUR CAN CANSU MAN 1991
ERK HACIHASANOGLU MAN 1994
KERIME KARTALOGLU MATH 1995
ERCAN DAVUDOGLU ME 1963
GURHAN TURELI ME 1964
MEHMET ARTUN ME 1970
ERK INGER ME 1971
SAMIM UNLUSOY ME 1971
HALUK DIRESKENELI ME 1973
ONDER ORER ME 1973
COSKUN EVRENSEL ME 1974
MUSTAFA UNAN ME 1974
MEHMET CALISKAN ME 1975
I. AYTUR CAYIRCILAR ME 1976
HAKKI BAYKA ME 1980
HALDUN SAKA ME 1980
RECEP DEVECI ME 1982
HALDUN OZGUMUS ME 1982
YUCE ERIM ME 1984
MUSTAFA YENEL ME 1985
M. SERDAR KALELI ME 1986
M. SELIM BINGOL ME 1986
CHOKRI KECHRID ME 1988
OZGUR DINCER ME 1990
AYDIN ULUCAN ME 1990
YAVUZ TOLGA BELEN ME 1990
AYSE TUNCA SENOL ME 1991
B. FIRAT DENGIZ ME 1994
PERVIN KABAK METE 1983
SABIT UMIT ERGIN METE 1994
IREM AYDOGDU MINE 1988
MESUT CELIK PETE 1969
REHA GULUMSER PETE 1976
BIROL DEMIRAL PETE 1979
ALI BOSUT PETE 1982
M. VERSAN KOK PETE 1983
TURGAY ZORLU PETE 1984
NIHAL TECER PHYS 1974
OMER OCAL GEBELEK PHYS 1976
LEVENT SUSOY PHYS 1980
MEHMET ERSAN PHYS 1981
YAVUZ SELIM AYDINONAT PHYS 1981
GURKAN BEBEK PHYS 1984
M. TANER OGUZ PHYS 1985
TULIN PINAR PHYS 1986
UMIT TURKAN PHYS 1988
ATTILA OZKANLI PHYS 1989
CELAL KILIC PHYS 1990
EMEL ALTINBICAK PSY 1985
NEVHIZ CERITOGLU SOC 1974
AYKUT EKZEN STAT 1967
INCI KAYSER STAT 1983
NECMETTIN SARAL ODTU
HALUK AGIRMATLIOGLU ODTU
ZIYA TINEL ODTU
CAHIT ERALP ODTU
ERSAN OZTUNA ODTU
SEYFI KARABAS ODTU
SOSYAL TESISIN GERCEKLESMESINDE
STANDART UZERINDE BAGISLARLA DESTEK VEREN ODTU'LULER
FIRMA BAGISLARI
FIRMA $
BAYINDIR HOLDING 15.000
MENSEL JVC 10.000
ZAFER INS. A.S. 10.000
BARMEK 10.000
BARK MUHENDISLIK 1.000
ADI SOYADI BOLUM M.YILI $
*** *** *** *** ACIK
*** *** *** *** ACIK
HASAN CANPOYRAZ CE 1969 10000
KAMIL GURBUZ MAN 1973 10000
*** *** CE 1976 5000
E. YASAR ALICLI ME 1970 5000
S. CENGIZ TURHAN MAN 1971 5000
KEMAL KURDAS 4000
UGUR YAVUZ PETE 1974 3000
SEVKI NUMANOGLU ARCH 1970 2500
F. SERMET KUZUCU CE 1971 2500
S. BARAN ASENA CE 1970 2000
UGUR TOLA CE 1969 2000
R. CIHAT KILIC CE 1971 2000
AYDINEL ALTINTAS CE 1972 2000
FARUK OZKUT ARCH 1973 2000
M. SUNER TUNCER CE 1969 2000
ALI FEHMI ULUC CE 1973 2000
MURAT BALKAN CHEM 1969 2000
I. CEYHAN GUNER MAN 1971 1500
*** *** ARCH 1974 1500
*** *** METE 1974 1500
S. YUCEL OZDEN CE 1964 1000
MEHMET YARIMAGAN CE 1969 1000
HAYRETTIN KUBLAY CE 1969 1000
MUSTAFA SELMANPAKOGLU CE 1970 1000
ATILLA TARMAN CE 1970 1000
CENGIZ KARACALIK IE 1981 1000
SELAMI ONUR IE 1981 1000
N. KEMAL GOKALP ME 1982 1000
ERGIL ERSU ME 1963 1000
CELASIN EGEL ME 1965 1000
TANERI YONAR ME 1966 1000
MEHMET YENICIOGLU CE 1963 1000
(*** : ADININ ACIKLANMASINI ISTEMEYEN UYELERIMIZ)
Yilbasi, bayram ve ozel kutlamalarini agac dikerek gerceklestiren kurum ve kuruluslar ile ogrencilerine agac dikme sevgi ve aliskanligini asilamak isteyen dersane ve yuvalar, ODTU Mezunlar Ormani'na agac dikmeyi surduruyorlar.
T.M.M.O.B ANKARA MIMARLAR ODASI
G & G CONSULTANT LTD
AZAK MUHENDISLIK LTD
YENIGUN A.S.
MTF LTD
BAKI YAPI
KUGU GOLU KUAFOR
KARON LTD
GELISIM DERSANESI
YUKSEL INSAAT ASKI SANTIYESI CALISANLARI
YUKSEL INSAAT A.S.
MENSEL J.V. CALISANLARI
GOLDEN HOME SAUDER
ERKEN BASARI COCUK YUVASI
Tarsus'da dogan Kartaloglu, ilk ve Orta egitimini Tarsus'da tamamladi.1995'de ODTU Matematik Bolumu'nden mezun oldu.
1988 yilindan bu yana ODTU Dans Tiyatrosu Toplulugu'nun uyesi olan Kartaloglu, uzun sure bu toplulugun baskanlik, kareograflik ve egitmenlik gorevlerini de ustlendi. Son olarak calistigi, Cagdas Sanat Merkezi Halkla Iliskiler Temsilciliginden ayrilarak Dernegimizde calismaya basladi.
Kerime Kartaloglu'nun, bir ODTU'lu olarak Dernegimize degerli katkilarda bulunacagina inaniyor, calismalarinda basarilar diliyoruz.
ODTU Mezunlari Dernegi'nin geleneksel Cumartesi Soylesileri Programi'nin 20 Nisan 1996 Cumartesi gunku konugu degerli sanat adami, tiyatrocu, Devlet Tiyatrosu Opera ve Balesi Calisanlari Vakfi Baskani Tamer Levent idi.
Cagdas, demokratik, laik, caliskan, basarili Ataturk Turkiye'si bireylerinin ulkedeki ve dunyadaki kultur ve sanat olaylarini anlayabilecek, izleyebilecek duzeyde genel kulture sahip olmasi geregine inanan ODTU Mezunlari Dernegi, bu soylesinin cok daha oncesinden beri ve son aylarda giderek artan sayilarda sanatsal faaliyetlere toplu katilimiyla sanata ve muzige sahip cikarak, yerinde izleyerek cagdisiliga karsi koydugunu bir kez daha kanitlamistir.
Degerli tiyatrocu Tamer Levent'in konusmaci olarak katildigi, cok sayida mezunumuzun bir araya geldigi sanat uzerine soyleside, sanat, kavramsal tanimindan bugunku gozledigimiz durumlara kadar pekcok ayrintida, gerceklikte, acik yureklilikle dile getirildi... Tamer Levent ozetle sunlari soyledi sanat uzerine soylesisinde.
� Turk aydininin, kaderci bir yaklasimla, sanatin tanimi yapilamaz, sanatci dogulur, sanat yetenek isidir gorusu yanlistir. Evet sanat yapilir. Sanatci olmak icin egitim gereklidir, bu formal egitimin de uzerine cagdas sanatcilarin farkli dunyalarin, ulkelerin sanatlarini, sanatcilarini surekli izleyerek, disa acilarak dunyayi takip etmeleri sarttir.
� Yasalara bakildiginda, calisma yasalarinda da bir sanatci tanimi yoktur. Sanatci teriminin cok yaygin bir mesguliyetler yelpazesine sahip insanlar icin kullanilmasi, herkese sanatci denmesi yanlistir. Resim ciziyorsa ressam, tiyatroda oynuyorsa tiyatro oyuncusu, film yildiziysa sinema oyuncusu terimleri kullanilmalidir. Sanat veya sanatci denilebilmesi icin de sanatin bir degere donusmesi olcut alinmalidir. Nedir bu degerler: Iyi, Guzel, Dogru. Iste, iyi, guzel ve dogrunun birlikteliginden sanat ortaya cikar. Bunu ortaya cikaran, guzeli yaratan da sanatcidir.
� Sanatin degere donusebilecegine inanmayanlar sanat egitiminin gereksizligine, sanatin formal egitime konmasinin gereksizligine inanmaktadirlar. Oysa ki cagdas estetik kavraminda sanat, duygu algilamasi, duyarli insanlarin egitilerek yetistirilmesidir ki bu duyarli insanlar demokrasiyi savunabilecek dusunce yapisinda insanlardir. Sanatin en buyuk ozelligi olan "baskalarini da kendin gibi dusun, baskalarinin ne dusundukleri, ne hissettikleri, nasil anladiklari senin icin olcut olsun" duyarliligi demokrasinin de en temel ozelligidir. Oyleyse duyarlilik egitimi olmadan gercek demokrasi de olmaz...
� Alti sanat dalindan birisi, mutlaka bir insan icindir diyor Joseph Boyce. Insanlarin bu gizli sanatci yonlerinin mutlaka ortaya cikartilmasi lazimdir. Bunun icin de amatorlugun ozendirilmesi, sayginlastirilmasi gereklidir. Gencliginde amator tiyatro oynadigi icin ben de tiyatro oyuncusuyum diyen bir bakkalla, sen tiyatro okulu mu gordun ki hayatinda, hic okul gormus, egitim almis bir tiyatro sanatcisi ile bir bakkal tiyatrocu bir olur mu efelenmesi ne buyuk gaflettir... Bir sanat dalinda egilimi olan insanlarin bu potansiyeli ortaya cikartilmali, gelistirilmeli, tesvik edilmelidir. Bu, insanin duyarlilik algisi egitimini gerceklestirecektir. Boylesi insanlardan, kurumlardan olusmus demokrasi getirecektir.
� Sanatin insan degerine donusumu olarak efektif kullanimi soz konusudur. Estetikte iyi, dogru, guzel kavramlari sorumluluk duygusuyla ele alinir. Bireyin kendine ve topluma karsi sorumlulugu...
� Sanat kendini daha fazla tanimak, daha iyi anlamak icin aractir. Ancak sadece muzik dinlemek, sadece bir sanat daliyla ilgilenmek yeterli degildir. Ne duygular uyandirdigini aciklamasi, algiyi acmasi lazimdir. Ice donuk bir iyi sanat adami, muzik adami tam sanat, muzik egitimi almis demek degildir.
� Sanat egitimi acik, durust ve guvenli egitimdir.
� Insanlarin kendisini ifade etmesinde bir aractir sanat.
� Cumhuriyetin ilk yillari ile birlikte sanatcinin sanatciya tahakkumu ortaya cikmis, herkes kendi egocentrisminden yola cikarak tahakkum kurma yoluna gitmistir. Empati, kendini baskasinin yerine koyma kurali sanata uygulanamamistir. Demokrasi kurali olan kendine yapilmasini istemedigini baskasina da yapma ilkesi sanata yerlesememistir.
� Ulkemizde maalesef standart kultur degerleri, ortak kultur, sanat degerleri beklentilerimiz yoktur. En buyuk yerlesim bolgelerimizin hemen yani basindaki buyuk kasabalarda, koylerde tarihten gelen kultur varliklari da oldugu halde bir sanat kultur merkezi yoktur. Dahasi kimse boylesi bir beklenti icinde de degil... Bunun icin de oncelikle sanatin standart kultur degerlerinin yayginlasmasi icin bir sanat politikamiz, hepimizin icinde uygulama motivasyonumuz olmalidir.
Cumartesi soylesimiz kucuk bir kokteylle sona erdi.
Haber : Lutfiye OZTAS
1950 yilinda Izmir'de dogan Levent, Ankara Devlet Konservatuari yuksek bolumunden 1977 yili Yaz doneminde mezun oldu.
Devlet Tiyatrolarindaki oyunculuk gorevinin yaninda; Ankara Universitesi Egitim Bilimleri Fakultesi'nde; Eskisehir Anadolu Universitesi'nde; New York Universitesi Tiyatro Bolumu'nde; Berlin Yuksek Sanat Okulu Tiyatro Bolumu'nde; Ingiltere Yorkshire Bretton Hall College'da ve Warwick Unversitesi'nde 'Yaratici Oyunculuk' dersleri verdi.
Belcika, Luksenburg ve Macaristan'da Avrupa Parlamentosuyla birlikte duzenlenen, tiyatro bulusmalarinin prensiplerinin olusturuldugu komitelerde ve organisazyonlarda bulundu, seri atolye calismalari yonetti.
Fransa ve Tunus'ta uzun sureli atolye calismalari yaparak sonuclarini birer gosteri haline donusturen Levent, radyo ve televizyonda da dizi programlar gerceklestirdi. "Nicin Tiyatro?" isimli kitabi yayimlandi.
Onceki tiyatro sezonunda sahneye koydugu "Yeniden Yaratma" adli oyunla, Devlet Tiyatrolari ilk kez Rusya'ya turneye gitti. Tamer Levent ayrica FIA (Uluslararasi Aktorler Federasyonu) Turkiye temsilcisi olup, gecen yil Monako'da 21. si yapilan IATA (Uluslararasi Amator Tiyatrolar Birligi) genel kurulunca yonetim kuruluna secildi.
Daha sonra, 1995 yili 15-30 Temmuz tarihleri arasinda, "Ankara 95 Sanata Evet" adi ile anilan, ayni anda 3 etkinligin gerceklestirildigi organizasyon icinde, IATA'nin 22. Dunya Genel Kurulunu Ankara'da gerceklestirdi.
Oyunculuk ve yonetmenlik calismalarinin yanisira TOBAV (Devlet Tiyatrosu Opera ve Balesi Calisanlari Vakfi) genel baskanligini ustlenen Tamer Levent, Devlet Tiyatrolari'nda ilk kez gerceklestirilen bir uygulama ile Devlet Tiyatrolari calisanlarinin egilim yoklamasi sonucunda en yuksek oyu alarak Devlet Tiyatrolari Genel Mudurlugu yapmistir. SANATA EVET Kampanyasinin mimari olan Levent, evli iki cocuk babasidir. Halen Devlet Tiyatrolari Genel Mudur Yardimciligi gorevini de tasimaktadir.
ODTU'luler BULTENI"nin 50. sayisini da yayinlayip, yasamini daha da iyilestirerek surdurmesi nedeniyle, DERNEK Lokali'mizde bir kutlama kokteyli duzenlendi. Kokteyle, Rektor Suha SEVUK ve Rektor Yardimcisi Ural AKBULUT, DERNEK Yonetim Kurulu Baskan ve Uyeleri, ODTU'luler BULTENI Yayin Kurulu Uyeleri, Dernek eski Baskanlarindan Gazeteci-Yazar Emin COLASAN 'in da dahil oldugu basin-yayin mensuplari ve konuklar katildilar.
9 Nisan 1996 Sali aksami gerceklesen kokteyl cok sicak bir ortamda gecti. DERNEK Baskani Ugur TOLA, yaptigi acis konusmasinda, DERNEK tarafindan simdiye kadar yapilan onemli isleri anlatti. ODTU' lu Mezunlarin orgutlerinin Turkiye'de yayginlastigini, Ankara'da halen en buyuk toplulugun bulundugunu, DERNEK'in uye sayisinin da artmakta oldugunu belirtti. Baskan Ugur TOLA, daha sonra, ODTU'luler BULTENI'nin basarisini kutladi ve Sosyal Tesis Projesine deginerek, 21 Nisan 1996'da temel atilacagini ve 1997 yilinda tamamlanacagini soyledi.
Daha sonra, ODTU'luler BULTENI Yayin Kurulu adina Dernek eski Baskanlarindan Sureyya Yucel OZDEN konustu. Yayin Kurulu'nun diger uyelerini konuklara takdim eden Ozden, yaptiklari calismalari, izledikleri cagdas ilkeleri anlatti ve ODTU'luler BULTENI'ni, ODTU Mezunlarinin cagdas bir platformu olarak yayinlamaya devam edeceklerini soyledi. Ozden, kokteylde bulunan Emin COLASAN'i ve yine Dernek eski Baskanlarindan Rustu YUCE'yi mikrofona davet ederek, birer konusma yapmalarini istedi.
Rustu YUCE, boyle guzel bir toplulukta bulunmaktan mutlu oldugunu, ODTU'lulerin her zaman calisarak guzel isler basaracaklarini, ODTU' luler BULTENI'ni cok begenip takdir ettigini ve kutladigini, Sosyal Tesisin yapilmasiyla DERNEK'in onemli bir asamaya gelecegini belirtti.
Aksamin son konusmasini Gazeteci-Yazar Emin COLASAN yapti. Cesitli esprilerle konusan COLASAN, bir ODTU'lu olmaktan kivanc duydugunu, DERNEK'in yapacagi calismalari destekleyecegini soyledi ve ODTU'luler BULTENI'ni, 50. sayiyi da yayinlamis olmasindan dolayi kutladi.
Bu sayidaki yazimi hazirlamak uzere calisma ve arastirma yaparken, izledigim yabanci yayinlardan olan "The Atlantic Monthly" dergisinde ilginc bir yazi okudum. Derginin Mart 1996 sayisinda Stephen L. Carter tarafindan yazilan yazida, benim de uzun zamandir uzerinde dusundugum bir konu ele aliniyordu. "The Insufficiency of Honesty" basligi ile yer alan yazida, Honesty - Sereflilik ve Namusluluk kavrami ile Integrity - Tutarlilik, Durustluk, Dogruluk kavramlari inceleniyor ve "Sereflilik, tam olarak durustlugun veya dogrulugun karsiti degildir, esas olan durustluktur" deniliyordu. Biz de bunu dogruluk veya tutarlilik olarak niteleyebiliriz.
Bir Amerikan yayininda da olsa bu konunun ele alinmasi ilgimi cekti. Demek ki, orada da seref ve dogruluk kavramlari hala gecerliligini koruyor ve onlarin guclendirilmesi onem tasiyordu.
Bence, dogru ile yanlisin, siyah ile beyazin, guzel ile cirkinin birbirine karistirildigi ve bir cok deger olculerinin yikilmakta oldugu ulkemizde de seref ve namusluluk veya durustluk ve tutarlilik kavramlarinin tekrar gundeme getirilmesinde buyuk yarar vardir.
Ozellikle, su son aylarda, Turkiye'mizde politik olaylara bir goz atarsak, bu konuda ne kadar buyuk bir gereksinim oldugunu kolaylikla gorecegiz. Politikacilarimiz birbirleri hakkinda neler soylediler, sonra neler yaptilar?
Soz konusu yazida, yazar, durustluk veya dogruluk hakkinda soyle diyor: "Durustluk uc asamali bir sekilde tanimlanabilir. Once yanlis ile dogruyu birbirinden ayirdetmek, sonra, kisisel cikarimiza ters dusse bile yaptigimiz bu ayrima gore hareket etmek ve bu konuda dogru ve yanlis anlayisimiza gore davrandigimizi aciklikla soylemek. Dolayisiyla, birinci asama, insanda bir ahlak olcusu gerekliligini, ikinci asama sozunu her ne pahasina olursa olsun tutabilen ideal bir kisilik kalitesinin zorunlulugunu ve ucuncu asama da durust bir insana guvenilebilecegini sergilemektedir."
Bu sozcuklerde onemli bazi gercekler dile getirilmektedir. Hepimiz, zaman zaman, cesitli konulardaki duygu ve dusuncelerimizi aciklariz, ancak her zaman bu duygu ve dusuncelerimizin ne olcude dogru veya yanlis oldugunu dusunmeyiz. Inanclarimiza gore hareket ederiz ve bunun icin de serefli oldugumuzu soyleriz ama, o inandiklarimizin ne olcude dogru oldugunu arastirmiyorsak, tutarli davranmamis oluruz.
Ayrica, bildigimiz her seyi, onunu arkasini dusunmeden, zamanini ve yerini dogru secmeden soylemek de, dogruyu soyluyorum anlaminda serefli bir davranis degildir. Ornegin, olum yataginda olan bir erkek, kendisini cok seven karisina, onu yillarca once aldattigini vicdan azabi sonucu itiraf ederek serefli bir davranista mi bulunmus olacaktir? Hayir. Cunku, karisini uzerek bu dunyadan ayrilmis olacak, itirafinin hicbir riskini kendisi tasimayacak, sadece ve sadece karisini uzuntu, kirginlik ve huzursuzlukla basbasa birakmis olacaktir. Boylece, soylediklerimizle kime zarar verebilecegimize dikkat etmeliyiz. Eger bir zarar soz konusu ise, bunun baskalarina degil once kendimize gelmesini goze alabiliyorsak, o zaman gercekten serefli hareket etmis oluruz.
O yazida verilen bir baska ornegi de aktarmak isterim. Bir isyerindeki mudur, diyelim ki, kadinlarin erkekler kadar verimli olamayacaklari konusunda bir inanca sahiptir. Bu dusunceyle emrindeki kadinlar yanlis yapinca onlara, erkek iscilere kizdigi kadar kizmaz, bu davranisini da tutarli olarak vasiflandirir, cunku onlardan daha fazla bir sey beklemedigini soyler. Bu ornekteki durumda, mudur, once kendi inancini yanlis veya dogru olup olmadigini arastirmamakla buyuk hata yapmakta, ayrica, emrindeki personele farkli davranmakla calistigi kuruma karsi hatali hareket etmektedir. Bu nedenle, durust ve tutarli degildir.
Yukaridaki ornekleri cesitlendirmek veya cogaltmak kolaydir. Butun bunlarla soylenmek istenen sudur: Serefli davranmak, tutarli olmak kosuluyla, gecerli olmalidir. Soyledigi sozun sorumlulugunu almayan o sozun nereye gidecegini dusunmeyen, sozleriyle davranislari birbirini tutmayan dogru ve yanlisin ne oldugunu arastirmadan hareket eden insanlar, serefli olma iddiasini ileri surerken, gercekten, biraz daha dikkat etmelidirler. Eger yapabilirlerse...!?
Turkiyemiz'de bu konu uzerinde bugunlerde daha cok dusunmek, daha cok durmak gerekiyor. Her gun onemli makamlarda bulunan kisilerin konusmalarini dinledikce ve okudukca, ulkemizi yoneten bu insanlarin, tutarlilik ve durustluk acisindan ne kadar cok noksanlari oldugu ortaya cikiyor. Halkimizin bu kavramlara daha cok onem vermesi, gelecekte bu tutarsiz politikacilarin sayisini azaltacaktir. Umitsiz olmayalim.
ADM Sevil Celebi (74) Orhan Buyuksarac (81) Ismet Besik (81) Arda Bayoglu (88)
ARCH K.Fugen Cetiner (72) Nesrin Aygun (78) Sezer Goktan (79) Sibel Cift (80) Selcuk Goktan (80) Fatih Kapusuz (80) Fahrettin Tokat (80) Devrim Yucel (92)
BIOL Burcin Buyukpamukcu (88) Buket Barutcu (89) Nilufer Akok (94)
CE Ugur Tola (69) Mustafa Selmanpakoglu (70) Bulent Belin (71) Cihat Kilic (71) Fehmi Uluc (71) H. Avni Ozduzen (72) Vahit Ekren (72) Erdal Yal (72) Mehmet Oner (73) Mustafa Selcuk Ersoy (73) Aydin Ergulen (74) Demir Inozu (75) Hasan Akdemir (75) Ataman Simsek (76) Zeki Kaymaz (77) M.Kudret Atay (78) Ali Eryigit (78) Fikret Gurdil (78) Omer Taskin (78) Vildan Ustunel (80) Ali Alptekin (80) Atayurt Balta (80) Serpil Isilay (80) Semih Nakip (80) Cetin Yurtkuran (80) Beyazit Sener (81) Dogan Torun (81) Yuksel Buyukkagnici (82) Ismet Ergul (82) Berrin Parla (83) Kubilay Tatar (83) Mehmet Mentese (84) Mehmet Peker (84) Sinan Turkili (84) Levent Sensoy (85) Hilmi Mentese (86) Ali Turan (87) Engin Atalay (88) Ilker Bayrak (88) Bahadir Koseoglu (88) Bilge Orman (89) Nurhan Oto (89) Korhan Gullu (90) Murat Ozyonum (93) Rahsan Bilgin (95) Burak Uyar (95)
CENG Nazan Titrek (83)
CHE Alev Bac (73) Songul Yeniceri (73) Nilgun Acikalin (76) Saziye Balku (78) Aygen Ermihan (78) Erkan Demirkan (79) Emine Demir Balta (82) Turhan Baran (93) Ayhan Gulsoy (93)
CHED Berna Gucum (82)
CHEM Okan Yurdakul (69) Nurgun Cevrem (76) Nilufer Demirkan (79) Neslihan Yuksel (79)
CP Ergun Ergani (74) Nezihi Cift (78) Kaya Urunay (78) Ali Eronat (79) Gulden Tatlisu (79)
ECON Gulnar Selamoglu (80) Sinan Sunay (80)
EDS Lutfiye Oztas (79) Guzin Binatli Buyukkurt (84)
EE Metin Demirbolat (73) Irfan Kafdagli (73) Ahmet Titrek (81) Ugur Sahin (84) Ibrahim Durmus (89) Serdar Hamamcioglu (89) Ogun Isildar (91) Zubeyde Kin (91) Ali Yuksel (95)
ELIT Deniz Ozden (88)
FDE Aysem Buyran (87) Burak Yucelyigit (93)
GEOE Husnu Aksoy (74) Ahmet Tokdemir (83) Resat Ulusoy (91)
IE Nurgun Ozdes (79) Bilgehan Gurlek (79) Nihal Yener (83) Ramiz Giray (89)
MAN Korhan Surek (73) Dilek Hakioglu (76) Sureyya Akay Demiroz (79) Berrin Esen (79) Sahin Tezer (79) Meral Unalan (81) Pinar Guler (88) Gul Sultan Dogan Kotil (93)
MATH Gonul Cetinel (73) Erol Kiranta (73) Bahadir Cetinel (74) Kerime Kartaloglu (95)
ME Akil Sakarya (72) Murat Onder (76) Cengiz Akin (76) Zafer Gencsoy (76) Necip Cubukcuoglu (78) Gurkan Onbilgin (78) Orhan Gullu (82) Necdet Ozyonum (83) Devrim Aslan (88) Yuce Alpan (89) Isik Er (89) Okan Toker (89) Sema Sahsuvar (90) Serdal Takac (90)
METE Z.Ivgen Ozdal (81) Ilhami Gulmez (82) Ali Han (82) Ilhan Bukulmez (84)
MINE Omer Unver (66) Yildirim Ozbayoglu (67) Dincer Ozer (67) Yucel Tuzmen (67) Nedim Cingoz (69) Cetin Hosten (73) Dincer Kara (73) Mehmet Kayadelen (73)
OR Ahmet Sevuk (76)
PETE Saner Alap (73) E.Ugur Yavuz (74) Ruhi Yetik (76) H.Nafi Ipek (82) Mehmet Izdes (83)
PHYS Erdogan Dundar (70) Hikmet Aydin (74) Nesrin Seyhan (74)
SOC Mehmet Kontas (82)
F Bulent Cetiner Lale Kocaman
Misafir Mehmet Cakir Ufuk Ozgelen, Muge Urunay, Aynur Atici, Nafiye Atalay, Huseyin Ayhan, Pinar Besik, Erol Duman, Nuriye Duman, Aynur Gurata, Ayda Kinikli, Gulay Karaca, Hayati Karatokus, Nilufer Korkmaz, Levent Kubilay, Necmettin Saral, Leyla Sevuk, Emrullah Turkmen, Ekin Titrek, Tulin Tola, Halit Tola,
Sosyal Tesisin kaba insaatini gerceklestirecek olan EBI A.S.'yi, uyelerimize tanitmak uzere sordugumuz sorulari EBI Genel Muduru Sayin M. Ali CEVREM (METE'74) yanitladi.
BULTEN : Sayin Cevrem, once Dernegimiz ile imzalanan sozlesme icin size hayirli olsun demek istiyoruz. Uyelerimizin daha yakindan tanimalari icin EBI'yi biraz tanimlar misiniz?
CEVREM : Tesekkur ederim. EBI'nin acilimi Elektronik Bilgisayar ve Insaat Ticaret ve San. A.S. 'dir. Turk Ticaret Kanunu hukumlerine gore kurulmus bir Anonim Sirkettir. Hisselerinin tumu Orta Dogu Teknik Universitesi Gelistirme Vakfi'na aittir. Vakfimiz gelir kaynaklarini cesitlendirmek ve Universite ile Sanayi arasinda saglikli ve rekabet ortamina dayali iliskileri arttirabilmek amaciyla cesitli sirketler kurmustur. EBI bu sirketlerin en onemlilerinden biridir. Hisselerinin Vakfimiza ait olmasi nedeniyle de tum kazanci dogal olarak Vakfimiza dolayisi ile Universitemize donmektedir.
BULTEN : EBI'nin calisma konulari belli olduguna gore bu konulardaki suren onemli hizmetlerini aciklayabilir misiniz?
CEVREM : Tabii ki insaat son yillarda gittikce buyuyen bir alanimiz. Su anda Universitemizde yuklenimimizde olan isleri siralarsak;
Kultur Sitesi Ikmal Insaati (2 adet 250 kisilik Konferans ve Tiyatro Salonu, 2 adet 100 kisilik toplanti salonu ve bir adet 350 kisilik Restoran), TUBITAK Bilgi Teknolojileri Arastirma Merkezi Insaati (4600 m 2), Ozel Kiz Ogrenci Konuk Evi ikmal Insaati, EBI Konuk Evi 2. Kisim Insaati en onemli Insaatlar olarak belirtilebilinir. Burada Universitenin bir organi olarak devamli yapageldigimiz kucuk onarimlar ve imalatlar dahil degildir. Bu hizmetlerin de Insaat grubumuz calismalarinda onemli bir yeri vardir.
Elektronik grubumuz ise tumuyle ODTU Arastirma- Gelistirme potansiyelinin bir urunu olan Endeks Okuma Cihazini yine ODTU icindeki EBI Elektronik Arastirma Merkezinde uretilmektedir. Bu cihaz, 1994 yilinda TEK tarafindan acilan Dunya Bankasi kaynakli ihaleyi, yurt disinda uretilen rakiplerine karsi kazanmistir ve su anda Turkiye'nin her bolgesindeki TEDAS Muesseselerinde 3 yildan beri basari ile kullanilmaktadir. Cihazin satis fiyatinin yabanci cihazlara gore 3 kez ucuz oldugunu ozellikle belirtmek isterim.
Bilgisayar grubumuz gelistirdigi ozel faturalama yazilimlarini kullanarak Turkiye'mizde 17 Il'in Elektrik Abone alt yapisini tutmakta ve Tuketim Faturalarini yine bize ait olan merkezde basmaktadir.
Ayrica Mersin'de 25 kisilik bir EBI kadrosu tum sehrin Su ve Elektrik abonelerinin endekslerini okumakta, faturalarini basmakta ve tahsilati gerceklestirmektedir. Bu hizmetin onemini vurgulamak icin EBI operasyonu ile TEDAS ve MESKI (Mersin Su ve Kanal Idaresi) tahsilatlarinda % 70 oraninda artis oldugunu belirtmek isterim.
BULTEN : Tum bu alanlarin disinda baska calismalariniz da var mi?
CEVREM : Tabii ki var, Birincisi EBI Konuk Evi. ODTU'muzun artan yurt istemine yanit verebilmek icin 200 ogrenci kapasiteli bir ozel Konuk Evi insa ettik. Bu bina Yap- Islet- Devret modeli ile tamamen EBI'nin oz kaynaklari ile yapildi ve isletim suresi sonunda Universitemize devir edilecek. Boylelikle 200 gencimizin konaklama sorununu cozduk. Yine ayni modelle insa ettigimiz bir Alis Veris Merkezi ODTU icinde hizmetini surduruyor. Bu merkez sayesinde Sosyal gereksinmeler disinda bir ODTU ogrencisi hicbir sekilde kent merkezine bagli kalmadan her turlu gereksinimini Universite icinden karsilayabiliyor.
Ankara'da da en fazla begenilen ve sinirli kontenjan nedeni ile kayit sikintisi cektigimiz Ingilizce dil kurslarimiz yil boyunca hizmet vermektedir. M.E.B. sertifikasina da sahip olan bu kursumuz yine ODTU icinde Yabanci Diller Yuksek Okulu Ogretim Gorevlileri ile yaptigimiz isbirliginin guzel bir ornegidir.
BULTEN : Tesekkur ederiz.
23 Nisan'da
Gelecegin ODTU'luleri ile Birlikteydik
ODTU Mezunlari Dernegi ve ODTU Gelistirme Vakfi'nin ortaklasa duzenledigi "SYS Dusler Evi Cocuk Tiyatrosu"nun sergiledigi "Seker Ulkeleri" adli cocuk oyununu Mahir Canova Sahnesi'nde birlikte izledik.
Cocuklarimiza bir nebze keyif aldirabilmissek ne mutlu bizlere.
Arkadaslik, dostluk ve "dayanisma" gibi sozcukler toplumda sikca kullanilir. Insanlar bazen kendilerine karsi gorevlerinin, baskalarina karsi olan gorevleriyle catistigini ileri surup kendilerinden yana tavir alirlar. Bazen yasamda karsilastiklari aci ve asagilamalarin duyarsizliga neden oldugunu soylerler. Daha ileri noktada, hor gordukleri dunyanin, onlerinde diz cokmesini beklerler. Hayat bu...
Orhan Hancerlioglu'nun "Felsefe Sozlugu" adli kitabinda dayanisma su sekilde tanimlanmistir; "Bir butunu meydana getiren ogelerin birbirini kollayip gozetmeleri..." Durkheim ise, "Toplumsal Isbolumu Ustune" adli kitabinda dayanisma icin, "Soyut bir dayanisma yoktur. Toplumdan topluma degisen birtakim dayanismalar vardir. Her toplumda kendine ozgu bir dayanisma saptanabilir. Ornegin Roma sitesindeki bireyler arasindaki dayanisma, bizim bugunku toplumlarda bireyleri birbirine baglayan dayanismaya benzemez. Aile dayanismasi, meslek dayanismasi vb. icin de boyledir. Gecmis caglarin aile ve meslek dayanismasi ile bugunku aile ve meslek dayanismasi arasinda derin farklar vardir. Bundan dolayi dayanisma aile ile birlikte incelenebilir" demektedir.
Amerikali felsefe profesoru Richard Rorty de, "Dayanisma, ortaya cikarilacak, taninacak bir olgu degildir. Erisilmesi gereken bir hedeftir" demektedir. Dayanismanin zaten varolan ve bizim su ya da bu seklide kesfettigimiz birsey degil, yaratilmasi gereken birsey oldugunu soyluyor. Prof. Rorty, insanlar arasindaki dayanismanin nasil yaratilacagini su sekilde acikliyor;
"Dayanisma hedefine, baska insanlari, istirap ceken insanlarimiz olarak gorme konusundaki tahayyul yetenegimiz sayesinde ulasiriz. Insanlari "onlar" degil, "bizden biri" olarak gormeye baslamaliyiz once. Sonra da onlarin ve kendimizin ayri ayri ne oldugunu yeniden tanimlamaliyiz. Ancak boylelikle o insanlarin aci ve yoksunluklarini en ince noktasina kadar tanir, duyarliligimizi arttiririz."
Baska insanlarin bilmedigimiz aci ve yoksunluklarini bize en ince ayrintilarina kadar anlatan araclar ise televizyon, sinema, mizah, gazete haberleri ve kitaplardir.
Kitaplar, bize belli bir tur insanin baska insanlarin sikintilari karsisinda nasil da kor kaldigini gosterirler. Yine kitaplar bizim kisisel ozelliklerimizin baskalari uzerindeki etkilerini gormemize yardimci olurlar. Ornegin Charles Dickens'in Oliver Twist ya da David Copperfield gibi romanlari da bize, insanoglunun daha once bilmedigimiz ne tur istiraplara katlandigini anlatirlar. Victor Hugo, Henry James gibi yazarlara gelince, onlari okudugumuzda da, gozu kapali kabul ettigimiz toplumsal uygulamalarin bizi nasil zalimlestirdigini anlariz.
Kisacasi kitaplar, duyarli olmanin, baskalarina karsi kayitsiz kalmamanin ana araclarindan biridir.
Yazimi, Rorty'nin dusunceleriyle bitirmek istiyorum. "Gerekli olan ilkelere dayanan ahlak degil, anlatilar kuran bir ahlaktir. Ahlaki incelemenin ana araclari da kultur alaninda romanlar, filmler ve gazete haberleridir. Insanlarla duygudaslik kurabilme, onlari bu anlamda "bizden biri" olarak gorebilme yetenegimizi ancak boyle yaratabiliriz."
Prof. Rorty dogru mu soyluyor? Bilemem. Ancak, "Olumsallik, Ironi ve Dayanisma" adli kitabinda yazdiklari okumaya deger.
Kitap Yazari
Yureginin Goturdugu Yere Git Susanna Tamaro
Anilar ve Dusunceler Erdal Inonu
Sofi'nin Dunyasi Jastein Gaarder
Vehbi Koc Can Kirac
Kendimi Tebrik Ederim Selahattin Duman
Tek Ses Icin Susanna Tamaro
Kalkik Horoz Baskin Oran
Geceyarisi Sarkilari Ahmet Altan
Saclarinin Kardes Kokusu Cezmi Ersoz
Yedinci Papirus Wilbur Smith
Ankara Devlet Opera ve Balesinin sahneledigi Tosca operasinda izleyiciler hem cok duygulu, zevkli guzel sarkilarla suslu, hem de dusundurucu ve yurekleri urperten saatler yasadi.
Emegi gecen tum sanatcilara, basta Tosca - Sule Durham ile Cavaradossi - Ihsan Ekber'e, eseri yorumlayan, yoneten, sahneye hazirlayan herkese gonulden tesekkurler. Sizleri seviyoruz, olaganustu calismalarinizi takdir ediyoruz. Yarattiginiz butunsel guzellige katkimiz ciceklerimizle olmasa bile alkislarimizla, ama hic dinmeyecek, daima surecek alkislarimizla...
Tosca operasinin bazi bolumleri, Recondita Armonia, Vissi de Arte Vissi de Amore, Elucevanle Stellen unlu sarkilar olarak sik sik dinlenir... Eserin tum oyku butunlugunde bu parcalarin anlamini cozebilmek, eseri her sahnelenisinde izledikten sonra yapilan degisiklikleri, degisik yorumlari nedenleriyle anlayabilmek, farkli sanatcilarin performanslarini karsilastirabilmek eser hakkinda daha cok, daha cok bilgi toplamak amaci operayi ilk izledigimden bu yana yillardir bir tutku haline gelmisti.
Ingiliz Ulusal Operasi yayinlarinda eserin hem orjinal metnini hem de cevirisini bulup okudugumda ve Sant'Angelo kalesini gezdigimde artik rahatlamistim. Ama hemen anladim ki "bildiklerim bilmediklerimin yaninda hic"ti...
Operanin konusu 1800 yilinda Roma'da gecer. Ressam Mario Cavaradossi kiliseye buyuk bir tablo yapmaktadir. Hapisten kacip kiliseye siginan Angelotti, ressamin da ozgurluk taraftari oldugunu anlar ve saklanmak icin yardim ister. Ressam evinde saklanmasini onerir. Angelotti'nin pesinde olan polis sefi Scarpia durumu fark eder, ressamin sevgilisi Tosca'dan bilgi alabilmek icin onu kiskandirir... Tosca ofkelenir ve Cavaradossi'nin evine gider. Onu takip eden polis sefinin adamlari Angelotti'yi bulamaz ama Cavaradossi'yi tutuklayip iskence ederler. Bir sartla olumden kurtulabilecektir: Tosca, Scarpia'nin olursa... Genc kadin razi olur.
Tosca ve ressam sevgilisinin kacabilmeleri icin polis sefi bir izin kagidi imzalar ve ressamin bos kursunlarla sozde idam edilmesi emrini verir. Bu sirada Tosca yemek masasindaki bicakla Scarpia'yi bicaklar ve "iste Roma'da Neron gibi teror yaratan adamin sonu" diyerek odadan ayrilir...
En guzel aryanin okundugu son perde Castel Sant'Angelo'da gecer, uzaktan St. Peter's kilisesi gorulmektedir. Kalenin eteklerindeki bir cobanin sarkisi duyulur, sabaha karsi, safak vaktinde kursuna dizilecek ressam Cavaradossi'yi bir gardiyan teslim alir. Ressam altin yuzugune karsilik, gardiyandan Tosca'ya yazacagi mektubu sarkiciya goturmesini rica eder. Cavaradosi bir kac satir yazdiktan sonra gecmisin guzel anilarini dusunerek, en guzel sarkisini soylemeye baslar: "Yildizlar isildardi... Lucevan le stelle" artik yasama ve askina veda etmektedir...
Tosca kosarak gelir, elinde izin kagidi vardir, Mario olanlari duyunca sasirip kalir, o kucucuk eller bu isi nasil yapabilmistir... Askerler Cavaradossi'ye ates ettiklerinde cansiz yere duser, tipki Tosca'nin tarif ettigi gibi... Tosca yanina gelip seslendiginde Mario'dan ses cikmaz, ustelik kanlar icindedir... Polis sefi son kozunu oynamis, Tosca'nin sevgilisini gercekten idam ettirmistir. O sirada sesler duyulur, askerler gelirler, polis sefinin cesedi bulunmus, herkes Tosca'yi aramaktadir. "Bu sucunu odeyeceksin" diye uzerine yuruyen askeri siddetle iten Tosca "hayatimla" diyerek kendini surlardan asagi atar. Ve salondaki izleyicilerin heyecanli yurek urpertileri buyu bir alkis tufanina donusuverir...
Giacomo Puccini'nin dramatik, huzunlu, elemli o kadar da guzel sarkilarla orulu Tosca operasinin bu tutkulu, gizemli buyusu neydi? Iyi bir ressam olan Cavaradossi, ozgurluk sempatizani oldugu halde, ozgurluk taraftarlarinin Angelotti gibi evinde Volter'in kitaplari bulundu diye hapse atildigi bir donemde, tum politik goruslerini saklayarak duzenin en guclusu kiliseye buyuk bir Meryem Ana tablosu yapan ama ayni zamanda, hapisten kacan ozgurluk taraftari Angelotti'yi de saklamaktan cekinmeyen bir kahraman mi idi?
Unlu sarkici Tosca siki baski rejiminin en korkulan polis sefine karsi koyan, onun olmayan bir kahraman mi idi? Yoksa ona karsi koydugunu zannederek sevinen, kendi akli ve mantiginin ustun olduguna inanan, aslinda bu baski rejimi adaminin onu her zaman maglup edebilecegini dusunemeyen kiskanc bir sarkici mi idi? Hem duzenin en gozde, aranan kadiniydi, hem de polis sefinin emellerini gerceklestirmiyordu cunku gercek askina sadikti, olacak sey miydi bu?... Ve polis sefi soyle ifade ediyordu "git Tosca git ama artik kaderin benim elimde"...
Daha pek cok sorular dusunceler, korkarim daha cok, o donem tarihini okumami gerektiriyor veya en iyisi baska bir sanat eserini incelemege baslamak..
Hezarfen Ahmet Celebi, Evliya Celebi, Lagari Hasan Celebi ve Bekri Mustafa'dan olusan dort kafadarin, astigi-astik, kestigi-kestik Padisah 4. Murat doneminde gecen seruvenlerini beyaz perdede seyretmeye ne dersiniz? Tip kokenli genc yonetmenimiz Mustafa ALTIOKLAR'in Turkiye-Hollanda ve Ispanya ortak yapimi olan bu ilginc filmi, 1 milyon dolar gibi ulkemiz sartlarina gore buyuk bir butceyle cevrilmis. Yasadiklari caga gore ileri fikirler tasiyan dort kafadardan Hezarfen Ahmet Celebi ve Lagari Hasan Celebi'nin ucma tutkusu, sertligiyle taninan Padisah 4. Murat'in onceleri belli bir sempati ve destegini sagliyor ama tutucu cevrelerin etkisiyle uzun surmeyen bu destek kahramanlarimizi hazin sonlarindan kurtaramiyor. Tum bu ilgincligine ragmen filmin tam bir basariyi yakalayabildigini soyleyebilmek guc. Zaman zaman gerek teknik, gerekse senaryodan kaynaklanan aksakliklar filmin inandiriciligini zedeliyor. Yine de tum zenginligine ragmen tarihimizle ilgili cevrilmis fazlaca film olmadigi goz onune alinirsa, boyle bir firsatin sinema severlerin ilgisini hakettigi dusuncesindeyiz.
Italyan kokenli Amerikan yonetmen Martin Scorsese'nin yeni filminde favori oyuncusu Robert De Niro'ya son yillarin sansasyonel yildizi, yuksek IQ'lu Sharon Stone eslik ediyor. Daha onceki filmlerinde de Amerikan yeralti dunyasindan kesitler veren unlu yonetmen, Casino'da Mafya ile Las Vegas kumarhane sektorunun iliskilerini beyaz perdeye yansitiyor. Yaklasik uc saat suren filmde konu usta yonetmenden beklenilen titizlikte islenmis. Bazi seyircilere film fazlaca uzatilmis gibi gelse de, bu turun meraklilarindan ozellikle Scorsese, Robert De Niro, Sharon Stone (Bu filmdeki roluyle en iyi kadin oyuncu dalinda Oscar adayi idi) hayranlarina tavsiye edilir.
YERINIZI AYIRTTINIZ MI?...
HAZIRAN GEZILERI
AVANOS - IHLARA VADISI
KARADENIZ YAYLALARI
ASPENDOS FESTIVALI
GRUPLAR OLUSTURULUYOR
REZERVESYON ICIN DERNEGI ARAYINIZ
Eski fotograflara bakmak garip duygular verir... Kimi zaman yasanmis guzel gunlerin, kazanilmis zaferlerin, bazen bitmis bir ask hikayesinin, belki de artik hayatta olmayan insanlarla kutlanmis bir dogum gununun canli birer anisidir fotograflar. Gecip gitmis zamanin en guzel delilleridir eski fotograflar...
Evet, zaman gecip gidiyor dur durak dinlemeden. Ve yasananlar bir hamur gibi sekillendiriyor insanlari... Kadercilikten yana degilim, ama birseyi kabul etmek gerektigine inaniyorum... Her ne kadar insanlar kendi yollarini cizmekte ozgur ve yetkin olsalar da, kimi insanlarin onune digerlerinkinden daha guzel, daha gunesli yollarin ciktigi da bir gercek... Sans belki de bunun adi... Bazi insanlara dogustan bahsedilen nimetler... Saglik gibi, akil gibi, iyi bir aile gibi, bazi yetenekler gibi ve ODTU gibi...
Son zamanlarda, yani mezun oldugumdan beri gozumun onunden hic eksik etmedigim fotograflar mezuniyet fotograflari. Gururla bakiyorum onlara ve bir bir gozumun onunden geciyor ODTU'lu gunlerim...
Simdi kendi ayaklarimin ustunde duruyorum, umut doluyum, hayata guvenle bakiyorum cunku arkamda daglar kadar guclu ODTU'yu hissediyorum... Onun bana yillar boyunca vermis oldugu guveni, hayata bakis acisini, onun kazandirdigi o genis dunya ufkunu aynen yansitiyorum simdi hayatima... Insanlarin "ODTU'luyum" dedigimde gozlerindeki piriltiyi goruyorum, ODTU'lulere nasil da guven ve saygiyla yaklastiklarina tanik oluyorum ve bunlari ODTU'ye borclu olduguma inaniyorum...
Fotograflara bakarken gozlerimden suzulen birkac damla yasima engel olamiyorum, belki de olmak istemiyorum. Cunku cok yogun duygularin simgesi o goz yaslari.. ODTU'ye ve ODTU'lulere duydugum sevginin, guvenin ve ODTU'nun bize verdigi degerlerin en dogal ifadesi o gozyaslari......
Biz genc mezunlar ODTU'yu bugunlere getiren, bugun herbiri hayatlarinda yuksek yerlere gelmis tum eski mezunlara minnettariz. ODTU'yu yarattiginiz icin yasattiginiz icin ve ODTU'yu ODTU yaptiginiz icin sonsuz tesekkurler.
Onumuzde boylesine gurur verici ornekler varken, onlarin yolundan gitmekten baska bir yolu secmemiz olanaksiz sanirim... Ve simdi bizler, tum gencligimiz ve benligimizle, ODTU'yu her gun bir adim daha ileri goturmek icin kenetlenmeye haziriz, en az bizden oncekilerin iclerinde tasidiklari kadar yogun bir cosku ve tutkuyla icimizde....
Dernegimizce baslatilan Burs Fonuna bagislar gectigimiz ay beklenen duzeyde olmasa da devam etti. Bu konuda ODTU'luleri daha duyarli olmaya ve konunun onemini cevrelerine yaymaya cagiriyoruz.
NISAN 1996 BAGISLARI
Gonul Kamer (5.000.000), Tayyar Durmus Sen (3.500.000) ve Ethem Oz (3.000.000) TL bagista bulundular. Kendilerine tesekkur ederiz.
EN YUKSEK BAGISLAR
BALO GELIRI 352.183.000
THBT'li Mezunlar 189.000.000
FIRMA BAGISLARI
PROKON - EKON 204.000.000
Kamil Gurbuz (ORTEK) 150.000.000
Mehmet Nazif Gunal (MNG) 96.000.000
Sami Gurel (SAMTEK) 24.000.000
SAHIS BAGISLARI
Seyhan Cengiz Turhan 100.000.000
MESA Mesken Calisanlari 67.800.000
Mehmet K. Yenicioglu 50.400.000
Mehmet Dogan 50.000.000
A. Fehmi Uluc 48.000.000
Mustafa Mac 42.000.000
F. Nese Ozdemir 36.000.000
M. Erdal Eren 36.000.000
Timur Oztekin 36.000.000
Veysel Sever 36.000.000
Adnan Ignebekcili 24.000.000
Askin Kocacimen 24.000.000
Cihat Kilic 24.000.000
Enver Haydaroglu 24.000.000
Huseyin Esenergul 24.000.000
Melih Sevgor 24.000.000
Ugur Tola 24.000.000
Multiple Sclerosis (MS) nedeni ve tedavisi halen bilinmeyen bir sinir sistemi hastaligidir. Merkezi sinir sistemi ile organlarin bilgi iletisimini saglayan sinirlerin etrafindaki miyelin tabakasinin henuz bilinmeyen bir nedenle zarar gormesi sonucu normal iletisim belirli bir sure icin veya surekli olarak aksamaktadir. Bu durumda hasar goren miyelin tabakasinin yerini sertlesmis dokudan olusan plaklar (sclerosis) almaktadir. Bu plaklar sinir sisteminin bircok (multiple) noktasinda meydana gelmektedir.
MS hastaliginin seyri, siddeti ve semptomlari kisiden kisiye degismektedir. Genel olarak, hastalik bir dizi atak veya siddetlenme donemi sonrasinda kismi veya tamamen iyilesme biciminde bir seyir izlemektedir. MS hastaliginin yaklasik dortte ucu ilk ataklarini 20 ila 40 yaslari arasinda gecirmektedirler. Ulkemizde yaklasik 35.000 ve dunyada 2 milyon MS hastasi oldugu tahmin edilmektedir.
MS Ne Degildir?
Oncelikle MS olumcul bir hastalik degildir. Arastirmalar MS'in ortalama yasam suresini dogrudan olumsuz etkilemedigini gostermektedir. MS daha cok yasam kalitesini olumsuz etkilemektedir.
Ikinci olarak, MS bulasici bir hastalik degildir.
Ucuncu olarak MS bir akil hastaligi degildir. Halk arasinda sinir hastaligi teriminin akil hastaligi olarak kullaniliyor olmasi nedeni ile daha cok Turkiye'de karsilasilan bu problem, MS'in bir sinir sistemi hastaligi olmasindan kaynaklanmaktadir.
Ayrica, MS kalitimsal bir hastalik degildir. MS'li anne veya babalardan cocuklarina aktarilmaz.
Turkiye Multipl Skleroz Dernegi Ankara Subesi kuruldu
Turkiye Multipl Skleroz Dernegi "kamu yararina calisan dernek" statusu ile calismalarini surdurmekte ve merkezi Ingiltere'de bulunan Uluslararasi Multipl Skleroz Dernekleri Fedarosyonu (International Federation of Multiple Sclerosis Societies) uyesidir.
Arastirmalar surduruluyor, ancak henuz bir cozum bulunabilmis degildir. Bu durumda tutunacak bir dalimiz kaliyor: BIZIM BIRBIRIMIZE, DAYANISMAYA, IHTIYACIMIZ VAR. MS DERNEGINE UYE OLABILIRSINIZ. Sadece kendiniz uye olmakla kalmayip, akrabalarinizi, arkadaslarinizi, dostlarinizi da uye kaydettirebilirsiniz.
Uye olabilmek icin asagidaki adresimize mektupla, telefonla veya sahsen basvurabilir, gerekli bilgileri alabilirsiniz.
Adres: Atac Sokak 31/1, Kizilay, Ankara � Tel: 432 53 16
Banka Hesap No.:
T.C. Ziraat Bankasi, Mithatpasa Subesi, 30440 - 2191 - 6
1990 yilindan bu yana TMMOB Kimya Muhendisleri Odasi (KMO) bunyesinde orgutlenen Gida Muhendisleri, oda icerisinde olusturulan Yarkurul araciligiyla calismalarini surdurmektedir.
Tum bunlarin sonucunda, Gida Muhendislerinin, haklarini gerektirdigi gibi savunmasi, mesleki faaliyetlerini gelistirmesi, ayrica istihdam olanaklarinin arttirilmasi icin GIDA MUHENDISLERI ODASI (GMO) kurulmasi zorunlulugu dogmustur.
Oda kurulmasinda uye sayisinin onemli oldugu goz onune alinarak, Gida Muhendislerinin bolgelerindeki KMO Subelerine uye olmalarini, bu olusuma iliskin gorus ve onerilerini asagida belirtilen adres ve faksa iletmelerini rica ediyoruz.
KMO Gida Muhendisleri Yarkurulu
Adres: Karanfil sok. No: 19/5 Kizilay - Ankara
Tel: 0 312 418 20 51 Faks: 0 312 417 35 63
Ayrintili Bilgi icin:
Ankara: H.Ahmet Kocak Tel: 0 312 433 00 41 - 431 04 63
Istanbul: Sureyya Kalkan Tel: 0 216 410 33 77
Izmir: Metin Cetin Tel: 0 232 342 55 67
Gaziantep: Coskun Dalgic Tel: 0 342 360 12 00 / 23 21
Uygarligin kaynagi olan kentler, uygarligi yok edebilecek bir noktaya gelmistir. Kentsel yoksulluk, evsizlik ve yetersiz konut, issizlik, etnik gerilimler, siddet, islevini yitirmis kentsel altyapi, toplumsal degerlerin cozulmesi, trafik sorunlari, hava, su ve gurultu kirliligi, yeterli egitim olanaklarinin yoklugu, salgin hastaliklar vs.
Aslinda sosyal, siyasi ve ticari alanlarda hareketin, ureticiligin, yaraticiligin merkezi olmasi gereken, insanliga ve gelecege umut vermesi gereken kentler, bu sorunlar nedeniyle kendilerinden bekleneni verememektedirler. Dunyanin tum kentleri, New York ya da Nairobi, Pekin ya da Rio, Istanbul ya da Paris acil cozum bekleyen ayni sorunlarla karsi karsiyadir.
Bu sorunlara iliskin ilk Birlesmis Milletler Insan Yerlesmeleri Konferansi, yani Habitat I, 1976'da Kanada'nin Vancouver kentinde yapilmistir. Konut, yerlesme ve kentlesme sorunlarinin dunya olceginde ele alindigi bu toplantida daha cok, hukumetlerin izlemesi gereken politika ve programlar uzerinde durulmustur. 1992 yilinda Brezilya'nin Rio de Jonerio kentin de yapilan Birlesmis Milletler Cevre ve Kalkinma Konferansi'nda, insan yerlesim sorunlarinin ele alinacagi yeni bir Birlesmis Milletler Konferansi duzenlemesi gundeme gelmis ve Birlesmis Milletler Genel Kurulu'nun Aralik 1992'de aldigi kararla Habitat II'nin 3-14 Haziran 1996'da Istanbul'da yapilmasi kesinlesmistir.
Habitat II, uluslararasi toplumun 21. yuzyilin gundemini saptamak icin harcadigi cabalarin son halkasidir. Daha once yapilan bir dizi Birlesmis Milletler Konferansi'ndan guc alan Habitat II, bu konferansta ortaya konan amaclarin hayata gecirilmesi icin atilacak onemli bir adimdir.
Habitat II Kent Zirvesinin genel amaclari, "toplumsal ilerleme ve ekonomik buyumenin onemli girdisini olusturan insan yerlesmelerinin tasidigi potansiyel ve karsilastigi sorunlar konusunda dunya da bilinc duzeyini yukseltmek" ve "dunya liderlerinin kendimizi ve tum yerlesimlerimizi saglikli duzenli, adil ve surdurulebilir kilma amacini benimsemelerini saglamak" biciminde tanimlanmistir. Bu cercevede, Habitat II'nin temel hedefleri, dunyada surdurulebilir ve yasanabilir bir yerlesim sistemi olusturmak ve herkese yeterli konut saglamaktadir. Habitat II'nin bu hedefleri gerceklestirmedeki basarisi, ele alinacak konularda somut onerilerin ve uygulanabilir eylem planlarinin olusturulmasina ve bunlara genis toplumsal destek saglamasina bagli olacaktir.
Bugune kadar, kent sorunlarina devletlerin izleyecekleri politika ve programlarla cozum getirebilecegine inaniliyordu. Yani cozumun ana ekseni devletlerdi. Bu yaklasimin yetersiz kaldigini biliyoruz, daha otesinde, yasiyoruz. Habitat II, simdi bize yeni bir yaklasim oneriyor ve yeni bir donem baslatiyor. Habitat II, insan yerlesimlerine iliskin sorunlarin cozumu icin, bu yerlesimlerdeki tum taraflarin yani yerel yonetimler, ozel sektor, meslek orgutleri ve sivil toplum kuruluslarinin etkin katilimini gerekli bulmaktadir. Ve Habitat II, bu amacla, soz konusu taraflari guclendirilmelerini istemekte, yonetenlerle yonetilenler arasindaki iliskilerin yeniden tanimlandigi yeni bir yonetim anlayisini yerlestirmeye calismaktadir.
Habitat II ile yeni bir bilinc, yeni bir anlayis, yeni bir davranis.
Kentine sahip cikma bilinci: Kentine sahip cikma bilinci sorumluluk duymak demektir. Kentlerimizin yasanabilir olmasi icin, daha iyi yasamak icin, kendi yasamimiz icin sorumluluk duymak demektir. Sorunlarinizi cozmek, yeni cozumler onermek, onerilen cozumleri etkin hale getirmek konusunda sorumlulugu paylasmak demektir.
Cozumde ortaklik anlayisi: Cozumde ortaklik anlayisi biraraya gelebilmek, isbirligi yapabilmek demektir. Once kent sorunlarini yasayanlar biraraya gelebilmeli, sivil toplum kuruluslarina katilarak yenilerini kurarak orgutlenebilmeli, sonra taleplerini, cozum onerileri devletle, yerel yonetimlerle ve birbirleriyle isbirligi yaparak gerceklestirebilmelidir. Bu isbirliginde tum taraflar kendilerine dusen sorumluluklari yerine getirecek guce sahip kilinmali, yapabilir kilinmalidir.
Aktif katilim: Aktif katilim, kent sorunlarinin cozumunde karar ve uygulama asamalarina katilabilmek demektir. Kentlerimizin yasanabilir olmasi icin, daha iyi yasamak cozum uretmek, uretilen cozumleri denetlemek, dogrudan yer alabilmek demektir.
Daha iyi yasamak icin sizde Habitat II'ye katilarak katkida bulunabilirsiniz. Yerel yonetimler, ozel sektor, akademisyen ve arastirmacilar, profesyoneller, sivil toplum kuruluslari, vakiflar, isci sendikalari ve parlamenterlerin katilimiyla yapilacak sekiz foruma siz de bireysel olarak katilabilirsiniz.
Habitat II ile ilgili daha fazla bilgi icin:
HABITAT II PROJE KOORDINASYON BIRIMI
ABDI IPEKCI CAD. 65/2 MACKA 80200 ISTANBUL
Tel: 0 212 - 231 67 67
Fax: 0 212 - 231 02 06 - 07
Kaynak: Toplu Konut Idaresi Baskanliginin Habitat II - kitapcigi
Dernegimiz, 3-7 Nisan 1996 tarihleri arasinda Ankara Altinpark Fuar Merkezi'nde yapilan KOMATEK '96 4. Uluslararasi Is ve Insaat Makinalari, Teknoloji ve Ekipmanlari Ihtisas Fuari'na ODTU Mezunlari Dernegi standi kurarak katildi.
Standimizda fuara katilan firmalarda gorevli olan ya da fuari gezen ODTU mezunlarindan dernegimize uye olanlarla iletisim baglari guclendirildi, uyelik yenileme konusunda yardimci olundu. Uye olamayanlara ise etkinliklerimiz anlatildi, uye olmalari dogrultusunda calismalar yapildi. En onemlisi dernegimizin yaptiracagi yeni Sosyal Tesisin maketi standimizda sergilendi, proje konusunda bilgi verildi, katilim payinin onemi anlatildi.
Fuar faaliyetlerinin belirgin sonucu ise ODTU mezunlarinin toplumdaki gucunun belirlenmesine katki ve bu gucun ivmelenmesi icin moral asilanmasi oldu.
Bursa ODTU Mezunlari Dernegi 26 Mayis 1996 Pazar gunu, Doganci Baraji'nda "Saglikli Yasam Yuruyusu" gerceklestiriyor.
I
ODTU Mezunlari Dernegi Istanbul Subesi eski yerinden yasal zorunluluklar nedeniyle ULUS'daki ODTU arazisine tasiniyor. Yapimi suren barakalar tamamlanincaya kadar Dernek Merkezi olarak otobus-ofis kullanilacaktir. Gecici olarak Eymir Kultur Vakfi telefonlarini kullanacak olan Dernegin telefon ve adresi asagidaki gibidir.
Tel: (212) 287 29 05 Faks: (212) 287 29 06
Adres: Korkadi Mah. Aydinlik sok. Robert Kolej ust kapi yani ISTANBUL
Kayseri ODTU Mezunlari Dernegi'nde yonetim degisikligi oldu. Yeni Yonetim Kurulu asagidaki sekilde isbolumu yapti.
Baskan : Sefik Akkoyunlu (MINE'76)
Baskan Yard.: Kemal Kusakoglu (EE'76)
Sekreter: Suat Ozeler (ME'89)
Sayman: Lale Hatice Argin (CE'85)
Uye: Ayse Akkan (CHEM'72)
Uye: K. Sebahattin Dusmez (EE'83)
Uye: Suleyman Yalcin (ME'87)
Mersin ODTU Mezunlari Dernegi'nin gerceklestirdigi Genel Kurul sonucunda yeni Yonetim Kurulu belli oldu. Genel Kurul sonunda, Yonetim Kurulu Baskanligi'na Orhan BEKER, (CP'79), Baskan Yardimciligina Zuhal KARAMEHMET (ADM'70), Sekreterlige Prof. Dr. Ozden BASTURK (CHEM'73), Uyeliklere Soner KARAKULLUKCU (IE'86), Adnan SARI (CHEM'74), ve Meltem URGUN (CHE'92) secildiler.
Bu arada, dernek geleneksellestirdigi Bahar Piknigi'ni 12 Mayis 1996 Pazar gunu ODTU Deniz Bilimleri Enstitusu'nde yapacak.
Avustralya ODTU Mezunlari Kulubu'nun gerceklestirdigi olagan Genel Kurul toplantisi sonucu Yonetim Kuruluna asagidaki uyeler secilerek gorev bolumu yapilmistir.
Baskan: Oner Olcerel (EE'73)
Baskan Yardimcisi: Melda Sen (EDS'88)
Sekreter: Vecihi Basarin (CHE'70)
Sayman: Zeki Dugan (EE'84)
Uye: Adnan Altay Altinors (CE'94)
Uyelerimizden Birkan ERDAL (EE'74) Basbakanlik Mustesarligi; Talat GUNSOY (CE'71) Ulastirma Bakanilgi Mustesar Yardimciligi; Prof. Dr. Dogan ALTINBILEK (CE'65) DSI Genel Mudurlugu; Mustafa VURUSKANER (ME'72) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi Mustesar Yardimciligi gorevlerine atandilar. Kendilerine yeni gorevlerinde basarilar diliyoruz.
ODTU Mezunu, Fen ve Matematik ogretmenleri 18 Mart 96 gunu Dernegimiz lokalinde bir araya geldiler. Bu birliktelige katilan arkadaslarimiz Veli Buzlu (CHED'83), Necati Ozturk (PHED'83), Berna Buyukyildirim (MED'89), Figen Cayiroglu (CHED'82), Sayeste Hasipek (CHED'81), Derya Huyuklu (CHED'82), Husniye Demrcioglu (CHEM'76), Gulsen Kocaturk (CHED'83), Turkan Yazicioglu (MED'81), Selma Akin (MED'81), Fahriye Ercan (MED'83), Kamuran Kocyigit (PHED'84), Belgin Oztecir (CHEM'83).
Gecmisteki anilarin tazelendigi dakikalardan sonra konusulanlar, bu tur toplantilar araciligiyla mezunlar ve guzel anilarla ayrildigimiz ODTU arasindaki kopukluklari gidererek mezun ogretmenler arasinda isbirligi, dayanisma ve dostlugun daha ileri boyutlara ulastirilmasiydi.
Bu baglamda mezun ogretmenlerimizin bir baska dilegi de ODTU Fen Bilimleri Egitimi Bolumu'nun egitim teknolojisinde yeni gelismeler, ogretim hedeflerine yonelik laboratuar calismalari, egitimde bilgisayar kullanimi gibi konularda seminer ve toplantilarin duzenlenmesiydi.
Siklikla tekrarlanmasi istenen bu birlikteliklerin, daha genis katilimla gerceklesmesi dilekleriyle ayrildik.
Bu yil 10. kez yapilacak olan ODTU Uluslararasi Bahar Senliginin ilki 1987 yilinda duzenlenmis olup, her yil etkinlik sayisi ve boyutu gerek uluslararasi alanda gerekse diger universite ve sivil kuruluslarin katilimi acisindan artarak, kulturel, sosyal, sanatsal ve sportif etkinlikler araciligiyla herkese sevgiyi, kardesligi paylasmaya davet etmektedir. Bahar senligi bu yil 10. su olmasi ve ODTU'nun 40. kurulus yildonumune denk gelmesi itibariyle daha da onem kazanmistir. Bahar senligi etkinlikleri su sekilde gruplandirilabilir:
a) Stadyum Etkinlikleri: Gunduz rock, pop-jazz agirlikli, gece de hit konserlerin yeraldigi stadyum etkinlikleri, cok sayida izleyicinin yararlanmasini saglayacak durumdadir.
b) Mimarlik Anfisi Etkinlikleri: Senligin kulturel etkinlik yogunlugunu tasimaktadir. Klasik ve hafif muzik konserleri, dans gosterileri, tiyatro oyunlariyla degisik zevklere hitap eder.
c) Acik Hava Etkinlikleri: Panayirda ogrenciler cesitli esyalar satip ulke ekonomisine katkida bulunurken acik hava etkinlikleri meydaninda ise topluluklar stand acarak kendilerini tanitmaktadirlar.
d) Uluslararasi Etkinlikler: Senligin uluslararasi boyutu 2 grupta toplanabilir. Bir tarafta ODTU'deki 64 ulkeden 1150 yabanci ogrencinin katildigi acilis, international fair-food festival gibi etkinlikler yeralirken diger taraftan Italya, ABD, Avusturya, Rusya, Macaristan, Kanada, Slovakya, Gurcistan, Tayland gibi ulkelerden gelen 100'u askin konuk ozgun gosterileri ile senlige renk katmaktadirlar.
Senlik 18 Mayis Cumartesi gunu Yeni Turku konseri ve kapanis partisi Dorm-Disco ile son bulacaktir.
Senlik oncesi, sonrasi destek ve yardimlariniz icin Uluslararasi Genclik Toplulugu'na basvurabilirsiniz
Tel: 210 21 52
Kurtulus Savasi ve sonrasinda Ataturk Devrimleri'yle kazanilan degerlerin tehlikeye dustugu bir ortamda laik, demokratik Turkiye istemeyenlere karsi birarada olabilmek icin kurulan Ataturkcu Dusunce Topluluklari, hem kulturel etkinlikler duzenlemek hem de Mustafa Kemal'in gosterdigi cagdaslik yolunda ilerleyebilmek icin calismaktadir. Bu gucu biraraya getirme dusuncesinin sonucu olarak birlesme geregi olustu. Bu asamada, Genclik, Baris ve Dusun senliginin ilki gecen yil 17, 18, 19 Mayis tarihlerinde Ankara ve Istanbul ADT'ler tarafindan Bogazici Universitesi'nde gerceklestirildi. Bu yilki senligi ODTU ADT 18,19 Mayis'ta Ankara'da gerceklestirecek. Senligin bu yilki tarihsel gorevi birlikteligin tum Turkiye'ye duyurulmasi ve yenilerin eklenmesidir.
Senlik programi ile Cagdas Turkiye icin birarada bulunmayi kabul eden kurumlarin duyurulabilmesi icin maddi kaynaga ihtiyac vardir. Bu konuda saglanabilecek yardimlar icin asagidaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.
Adres: Kultur Isleri Mudurlugu 06531 ODTU ANKARA
Tel: 0-312-210 20 00 / 6011 (Not birakilmasi icin 210 21 50) � Faks: 0-312-210 12 23
Hesap No: Is Bankasi ODTU Subesi (4229) 047 51 45
***Makbuzu da fakslayiniz
Gectigimiz yil cesitli kuruluslardan dernek uyelerimize ozel indirimler almis, 95 uye kartimizla ozel indirimli alisverisler yapmistik.
96 yilinda calismalarimiza devam ediyor, once saglik diyerek, saglik sektorunde dernek uyelerimize indirim uygulayan kuruluslari sizlere sunuyoruz.
Ayrintili bilgi icin lutfen dernek sekreterligimizi arayiniz.
BAYINDIR HAYAT SIGORTA 467 55 65
Ozel Saglik Sigortasi : Alternatif-1, Alternatif-2,Altin Anahtar Pesin odeme %10 indirim 6 esit taksit imkani
GARANTI AGF-HAYAT SIGORTA 212 38 39
MEDNET SAGLIK SIGORTASI : Alternatif-1, Alternatif-2, Alternatif-3
Pesin odeme %20 indirim, 12 esit taksit imkani
CAG TIP MERKEZI 419 05 75 - 425 22 33
Nukleer Tip, Ultrason EKG, Mikrobiyoloji, Endoskopi, Check-Up vb. testler
Turk Tabibler Birligi gecerli fiyatlarindan pesin odemede % 35 indirim.
SIHHIYE KLINIK ANALIZ MERKEZI 229 79 04
� Biyokimya, Bakteri, Seroloji, Hemotoloji,
Turk Tabibler Birligi gecerli fiyatlarindan pesin odemede %40 indirim
� Kulak-Burun-Bogaz, Cildiye, Kadin Dogum, Uroloji, % 25 indirim
KINESIO FIZIK TEDAVI ve REHABILITASYON LTD.STI. 418 88 68 - 417 63 98
Fizik Tedavi ve Ozel Hizmetler
Turk Tabibler Birligi gecerli fiyatlarindan pesin odemede %20 indirim